ASAYİŞ - 12 Ekim 2024 Cumartesi 15:40

Bitlis’te kaplıcaya giren baba ve oğlu hayatını kaybetti

A
A
A
Bitlis’te kaplıcaya giren baba ve oğlu hayatını kaybetti

Bitlis’in Güroymak ilçesine baba ve oğlu girdikleri kaplıcada hayatını kaybetti.


Edinilen bilgiye göre olay, Budaklı köyündeki kaplıcada meydana geldi. Muş merkez Kırköy köyünde ikamet eden 42 yaşındaki Cuma Bayri (42) ve oğlu İ.B. (14), sıcak su havuzunda yüzdükleri esnada bir anda gözden kayboldular. Cuma Bayri, yakınları tarafından ilk anda sudan çıkarılarak Güroymak Devlet Hastanesine sevk edildi. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Cuma Bayri kurtarılamadı. İhbar üzerine bölgeye, jandarma, 112 Acil Servis, Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığı ile Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen AFAD ve UMKE yaptıkları çalışmada suyun altından İ.B.’nin cansız bedenine ulaşıldı. İ.B.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Güroymak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.



Bitlis’te kaplıcaya giren baba ve oğlu hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa "Doğru tedavi ve alışkanlıkların düzenlenmesiyle astım hastaları, günlük hayatlarına güvenle devam edebilir" Astım, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Nalcı Savaş, doğru tedavi ve alışkanlıkların düzenlenmesiyle kişilerin günlük hayatlarına güvenle devam edebileceğini söyledi. Astım hastalarının günlük hayatta karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Medicana Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Nalcı Savaş, hastalığın yalnızca ataklardan ibaret olmadığını vurguladı. Savaş, "Astım, çoğu zaman sadece nefes darlığı ile ilişkilendirilse de aslında günlük hayatı pek çok açıdan etkileyen kronik bir hastalıktır. Bazen gece uykusunu bölen bir öksürük, bazen merdiven çıkarken hissedilen göğüs sıkışması ya da gün içinde artan yorgunluk astımın bir parçası olabilir" dedi. "Sadece akciğerleri değil, hayat kalitesini de etkiler" Astımın yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı olmadığını belirten Savaş, hastaların günlük hayatta birçok zorlukla karşılaştığını ifade etti. Soğuk hava, sigara dumanı, parfüm kokuları, toz ve hava kirliliği gibi faktörlerin hastalar için önemli tetikleyiciler olduğunu belirten Savaş, astım hastalarının sıkça yaşadığı sorunları ise şu şekilde sıraladı: "Gece öksürük nedeniyle bölünen uyku. Sabah yorgun uyanma. Günlük işlerde çabuk yorulma. Merdiven çıkarken nefes darlığı. Spor yapmaktan kaçınma. Sosyal ortamlarda endişe." Astım hastalarının zaman zaman kendini yalnız hissedebildiğini ifade eden Savaş, "Dışarıdan sağlıklı görünseler bile, içten içe sürekli bir nefes kontrolü ve atak endişesi yaşayabilirler. Bu durum zamanla stres, yorgunluk ve sosyal geri çekilmeye yol açabilir. Aslında, astım kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Düzenli hekim takibi ve doğru tedavi önemlidir. Özellikle inhaler ilaçların doğru teknikle kullanılması tedavi başarısında kritik rol oynamaktadır. İnsanların önemli bir kısmı, inhaler cihazlarını doğru kullandığını düşünse de teknik hatalar nedeniyle yeterli fayda göremeyebiliyor. Bu sebeple tedavi düzenli olarak gözden geçirilmelidir" dedi. Dr. Savaş, şu soruların hastalar için yol gösterici olabileceğini belirtti: "Geceleri öksürük oluyor mu? Haftada kaç kez nefes darlığı hissediliyor? Günlük aktiviteler kısıtlanıyor mu? İlaçlar düzenli ve doğru kullanılıyor mu? Bu sorulara verilen cevaplar önemlidir. Şikayetlerin devam etmesi halinde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekir. Astım teşhisi, hayatı kısıtlamak zorunda olmadığımız bir sağlık sorunudur. Doğru tedavi ve takip ile hastalar aktif ve kaliteli bir hayat sürdürebilirler. Nefes almak hayatın en temel konforudur. Bu konfor bozulduğunda yalnızca fiziksel değil, ruhsal ve sosyal hayat da etkilenir. Yaşanan sıkıntıları normalleştirmeyiniz. Daha rahat nefes almak herkesin hakkı."
Bursa Çeşme sakızı ile Fransız koçunu birleştirdi, verimi katladı Denizli’nin Pamukkale ilçesinde büyükbaş hayvancılığı bırakarak küçükbaş üretime yönelen iki kardeş, farklı ırkları melezleyerek et veriminde yüksek başarı sağladı. Pınarkent Mahallesi’nde hayvancılık yapan Atilla ve Cemil Doğan, Çeşme sakızı koyunu ile etçil "Ile de France" koçunu çiftleştirerek verimi katladı. Hobi amaçlı başladıkları üretimde kısa sürede sürüsünü büyüten Doğan kardeşler, süt verimi yüksek olan sakız koyunlarını, et verimiyle bilinen Fransız menşeli ile de France koçlarıyla birleştirdi. Yapılan melezleme sonucunda dördüz ve beşiz doğum oranlarında artış yaşanırken, kuzuların gelişim hızı ve karkas ağırlığı üreticilerin yüzünü güldürdü. Bir yılda iki turda yüksek kuzu verimi Üretim sürecine ilişkin bilgi veren 47 yaşındaki Atilla Doğan, sakız koyununun süt veriminden memnun olduklarını ancak et randımanını artırmak için böyle bir yöntem izlediklerini belirtti. Doğan, "Sakız koyunlarını Ile de France koçuyla çiftleştirdik ve çok güzel sonuçlar aldık. İlk turda 43 koyundan 112, ikinci turda ise 53 koyundan 138 kuzu aldık. Doğum verimi oldukça yüksek." dedi. Kurbanlık olarak satışa çıkardılar Elde edilen melez kuzuların et veriminin yüksek düzeyde olduğunu vurgulayan Doğan, şu bilgileri paylaştı: "Kuzularımız 120 günlük olduklarında 38-40 kilogram ağırlıklara ulaşıyor. İkiz ve üçüz doğanlarda ise canlı ağırlık 65 kilogramı bulabiliyor. Hem çoklu doğum avantajını hem de et kalitesini aynı anda yakaladık. Şu an ekim ve kasım doğumlu olan kuzularımızı piyasanın altında fiyatlarla kurbanlık olarak satışa sunduk."
Kütahya Milli takım seçmelerinde kıyasıya mücadele yaşandı Kütahya’nın Domaniç ilçesinde düzenlenen Türkiye Oryantiring Federasyonu Milli Takım Seçme Yarışmaları’nın ikinci turu sporcuların kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerinde elde ettikleri derecelerle seçmelere katılmaya hak kazanan sporcular, harita ve pusula yardımıyla belirlenen hedeflere en kısa sürede ulaşmak için doğayla iç içe parkurlarda yarıştı. Üç gün süren organizasyonun ilk etabı, Tavşanlı’ya bağlı Ayvalı Köyü Göleti parkurunda gerçekleştirilen uzun mesafe yarışıyla başladı. Sporcular, zorlu arazi şartlarında hem dayanıklılıklarını hem de yön bulma becerilerini ortaya koydu. Yarışların ikinci gününde ise Topuk Yayla Tabiat Parkı parkuru heyecana ev sahipliği yaptı. Orta mesafe yarışlarında milli sporcular, teknik parkurda hız ve strateji odaklı performans sergiledi. Domaniç İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Naci Uzuncan, organizasyona ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde düzenlenen yarışlarda derece elde eden 82 sporcunun Domaniç’te mücadele ettiğini belirtti. Uzuncan, burada başarılı olan sporcuların milli takım kadrosuna seçileceğini ve uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil edeceğini ifade etti. Seçmelerin son etabı ise Tavşanlı merkezde gerçekleştirilecek sürat yarışlarıyla tamamlanacak. Üç etap sonunda dereceye giren sporcuların belirlenmesinin ardından organizasyon, ödül töreniyle sona erecek.