POLİTİKA - 25 Ağustos 2024 Pazar 16:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizler bu toprakların emanetçisi değil asıl sahipleriyiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizler bu toprakların emanetçisi değil asıl sahipleriyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizler bu toprakların emanetçisi değil asıl sahipleriyiz. Bu toprakların altında da üstünde de biz varız. Her karışında bir şehit yatan Anadolu bizim öz yurdumuzdur" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’te Ahlat Etkinlik Alanı’nda düzenlenen programda konuştu. Erdoğan, Ahlatlı ve Bitlisli vatandaşlara ev sahiplikleri, samimi misafirperverlikleri için teşekkür etti. Erdoğan, Okçular Vakfı’nı da bu program için hassaten tebrik ederek bu vesileyle bir kez daha Ahlat’ı Ahlat yapan, Ahlat’ı vatan yapan, sanat yapan, dünyada benzeri olmayan şaheserleri mühür misali bu topraklara tek tek nakşeden büyükleri minnetle yad etti. Erdoğan, yiğitlerin serdarı Sultan Alparslan’ı ve o gün gazaya katılan her askerini rahmetle anarak şu ifadeleri kullandı:


"İlk gazilerden ve ilk şehitlerden bu yana Ahlat’ın tarihimizdeki büyük yolculuğuna şahitlik eden Selçuklu mezarlığında yatan her biri sanatımızın, devlet teşkilatımızın kültür ve edebiyatımızın mümtaz temsilcileri olan ecdadımızı, manevi huzurlarında rahmetle yad ediyorum. ‘Ahlat’ın altında küçük iskele, sekiz yaşında gittim askere’ diye türkülere konu olan yakın tarihimizde, Balkan Harbi’nde, Birinci Dünya Harbi’nde, İstiklal Harbi’nde toprağı kanlarıyla şereflendiren şehitlerimizi minnetle anıyorum. Ahlat’ın köklü ailelerinden ecdatları devletimize hizmet etmiş, kale komutanlıkları yapmış Bayındırlık davamıza emeği geçen bu toprakların evladı, birlikte çalıştığımız kardeşim merhum Zeki Ergezen’i de burada rahmetle yad ediyorum. Bundan 5 sene önce Ahlat yolunda elim bir trafik kazasında aramızdan ayrılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun hocamıza da bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ahlat’ı asli hüviyetine ve kimliğine uygun olarak ihya etmek, inanıyorum ki onların da ruhlarını şad edecektir. Karşımdaki şu muhteşem kardeşlik tablosu eminim onların da ruhlarını mesut ve mesrur edecektir. Rabbim hepsinin ruhunu şad, mekanlarını cennet eylesin diyorum."


Ahlat’ın, Anadolu’da okun ilk düştüğü yerlerden, ocağın kurulduğu ilk yurtlardan olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ecdadın konakladığı, nefeslendiği, zamanını doğru okuduğu Ahlat bin yıl öncesinden bugüne kurulan bir iman, kültür ve medeniyet köprüsüdür. Burası Anadolu’daki tarihimizin yapılmasında ve yazılmasında daima pergelin sabit noktası olmuş konumuyla ve kimliğiyle iftihar duyduğumuz bir şehirdir. Ahlat’ta bin yıldır atan nabız milletimizin ve devletimizin nabzıdır. Bin yıldır bu topraklarda tüten ocak devletimizin ve milletimizin ocağıdır. Bin yıldır bu toprakların sanat eserine dönüştürerek taşa toprağa işlediği hafıza, devletimizin ve milletimizin hafızasıdır. Ahlat’ın kıymetini bilmek, Anadolu’daki varlığımızın, medeniyetimizin kültürümüzün bizi bir kimlik sahibi kılan değerlerin değerini bilmektir. Her biri dünya yazı sanatının taş işçiliğinin mezar mimarisinin eseri olan Ahlat eserleri hüdayinabit olarak yerden bitmemiş, bizim daha önceki medeniyet birikimimizin semeresi olarak tezahür etmiştir. Ahlat’ın sanat eserleri mana itibarıyla geçmişimizi ve geleceğimizi temsil eden abidelerdir. Bunların kıymetini anlamak bizim olduğu kadar gelecek nesillerin de kimliklerinin şerefli bir nişanesi olacaktır. Yahya Kemal’in dediği gibi ’Türkiye sadece mevcut nüfusundan ibaret değildir.’ Türkiye’nin nüfus varlığı sayılamayacak, ölçülemeyecek, istatistikle ifade edilemeyecek kadar büyüktür, geniştir, güçlüdür. Bünyesinde milletimizin başka coğrafyalardaki hayatlarının remizlerini ve manalarını da mücessem hale getiren Ahlat Malazgirt’te birlikte muazzam bir coğrafyada fetih ve medeniyet rüzgarı estirmiştir. Toynaklarından kıvılcımdan çıkararak batıya doğru koşan atlar, binlerce yıllık değerlerimizi doğudan batıya taşıyan rüzgar kanatlı atlardır. Ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandıran asıl rüzgar o rüzgardır. Ahlat, fatihler doğuran, başkentler doğuran, fiziki varlığından daha büyük görevler, manalar ihtiva eden şehirler anası bir şehirdir. 8 bin 200 ecdat mezarıyla Ahlat bize kim olduğumuzu nereden gelip nereye gittiğimizi de hatırlatırız. Göreve geldiğimiz günden bu yana Ahlat’ı yeniden bir başkent gibi ihya etmeyi vazife olarak gördük. Hep bu şuurla hareket ettik" dedi.


Ahlat’ı kökleriyle buluşturmak, tarihteki yerine uygun şekilde yeniden tarih, kültür ve cazibe merkezi haline getirmek için çok çalıştıklarını aktaran Erdoğan, "Çalışmalarımız ve çabalarımız neticesinde Ahlat, hamdolsun küllerinden yeniden doğdu. Etkinlikler dışında da gençlerimiz buralara geliyor. Kökleriyle tanışıyor. Ahlat’ın bin yıllık tarihine bizzat tanıklık ediyor. Bugünkü toplu açılış törenimiz ve akşam gerçekleştireceğimiz kabine toplantımızda Ahlat’a verdiğimiz ehemmiyeti bir kez daha gösteriyoruz. Burada şunu özellikle ifade etmek Selçuklu kabristanındaki her bir şahideyi milli varlığımızın aynı zamanda bir hafıza kaydı olarak görüyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bu hafızayı korumaya güç istikbalimizin teminatı olan gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz. Bin yıl önceden kalpler arasında kurulan köprü bugün olduğu gibi inşallah sonsuza kadar ayakta kalacaktır" diye konuştu.


Bin yıl önce gönüllerde edinilen yerin bu vatanın çimentosu, kalesi, sigortası ve yıkılmaz gök kubbesi olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ataların Anadolu’ya ektikleri muhabbet, kardeşlik ve dayanışma tohumları öylesine kök saldı, öylesine büyüdü ki bin yıldır bu kardeşlik hukukunu bozmaya ve yok etmeye kimsenin gücü yetmedi. Etnik köken üzerinden bizi bölmeye çalıştılar. Mezhep, meşrep üzerinden bizi ayırmak istediler. Siyasi görüş farklılıkları üzerinden nifak çıkarmaya kalkıştılar. Bölücü terör örgütü eliyle aramıza nefret duvarları örmeye kalktılar. Daha bunun gibi nice hain ve kalleş oyunla kardeşliğimizi dinamitlemek, bizi kolay yutulur, lokma haline getirmek istediler. Allah’ın yardımı, aziz milletimizin basiretiyle hepsinin üstesinden geldik. 85 milyon olarak her birbirimize her zamankinden daha sıkı kenetlendik. Bugün de aynısını yapıyoruz, vatanımıza yönelik senaryoları yırtıp atarak yolumuza devam ediyoruz. Şunun bilinmesini isterim. Bizler bu toprakların emanetçisi değil asıl sahipleriyiz. Bu toprakların altında da üst de biz varız. Her karışında bir şehit yatan Anadolu bizim öz yurdumuzdur. Buradaki varlığımızı hala hazmedemeyenleri, hala hayaller peşinde koşanları bekleyen büyük bir boz yıkımdır, ağır bir mağlubiyettir. Şunu da söylemek isterim milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğini bozmaya çalışanlar ne yaptılarsa bir türlü muvaffak olamadılar. Bu topraklardaki kardeş hukuku, tarihimizin hiçbir döneminde mezhebe, meşrebe, etnik kökene göre belirlenmedi. Birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukumuzu ortak kadere, orta imana ortak geçmiş ve geleceğe göre şekillendirdik. Bin yılın yol arkadaşları, dava arkadaşları, mücadele ve kader arkadaşları olarak şimdi de istikbale yürüyoruz. Herkes şunu bilsin, anlasın. Ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde 85 milyon biriz, beraberiz, tek yüreğiz. Türk, Kürt, Arap, Zaza, Laz, Çerkez, hepimiz bu topraklar üzerinde biriz, beraberiz, kardeşiz. Sünni, Alevi bu topraklar üzerinde biriz, beraberiz kardeşiz. Biz hep birlikte Türkiye’yiz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum" şeklinde konuştu.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizler bu toprakların emanetçisi değil asıl sahipleriyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dışişleri Bakanı Fidan, Üç Deniz Girişimi Zirvesi için Hırvatistan’a gidiyor Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan’da düzenlenecek Üç Deniz Girişimi 11. Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı’nı temsilen katılacak. Türkiye, "Stratejik Ortak" sıfatıyla ilk kez zirvede yer alacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan’ın ev sahipliğinde 28-29 Nisan tarihlerinde Dubrovnik’te düzenlenecek Üç Deniz Girişimi (ÜDG) 11. Zirvesi’ne katılmak üzere 28 Nisan’da ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, zirveye Cumhurbaşkanı’nı temsilen katılım sağlayacak. Türkiye ilk kez "Stratejik Ortak" sıfatıyla katılacak Zirve, Türkiye’nin 28-29 Nisan 2025’te Varşova’da düzenlenen ÜDG Zirvesi’nde "Stratejik Ortak" olarak kabul edilmesinin ardından bu sıfatla katılım sağlayacağı ilk toplantı olması bakımından önem taşıyor. Bakan Fidan’ın zirvede yapacağı konuşmada, günümüzde bağlantısallığın yalnızca fiziksel altyapıyla sınırlı olmadığına dikkat çekmesi bekleniyor. Bu kapsamda bağlantısallığın; ulaşım, enerji, dijital ağlar, finans ve yönetişim alanlarını kapsayan çok boyutlu bir yapıya dönüştüğünü vurgulayacağı ifade ediliyor. Tedarik zincirleri ve enerji hatlarında çeşitlilik vurgusu Bakan Fidan’ın, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ekonomi ve arz güvenliği üzerindeki etkilerine işaret ederek, tedarik zincirleri ile enerji hatlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Türkiye iş birliğini derinleştirmeye hazır mesajı Türkiye’nin ÜDG’yi bölgesel sahiplenmeyi güçlendiren kapsayıcı bir platform olarak gördüğünü dile getirmesi beklenen Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin jeostratejik konumu sayesinde girişime "Stratejik Ortak" olarak katkı sunmaya ve iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ifade etmesi bekleniyor. Türkiye-AB ilişkileri için "yeni anlatı" mesajı Fidan’ın ayrıca, günümüzün karmaşık ve birbiriyle bağlantılı sınamaları karşısında Türkiye-AB ilişkilerinde somut ilerleme sağlayacak yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu vurgulaması ve bağlantısallık gündeminin bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu belirtmesi öngörülüyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu vurgusu Konuşmada, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin küresel ticarete sunduğu fırsatlara değinilmesi, Türkiye’nin bağlantısallık koridorlarını rekabet unsuru olarak değil, birbirini tamamlayan yapılar olarak değerlendirdiğini ifade etmesi bekleniyor.
İstanbul Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: "2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvede açılış konuşmasını yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, " OECD tarafından 2016’da Norveç’te başlatılan Beceriler Zirvesi’nin altıncısına; Portekiz, Slovenya, Kolombiya ve Belçika’nın ardından Türkiye olarak biz ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizin beceri politikalarında karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Geleceğimizi belirleyen, yetiştirdiğimiz insan kaynağı ve ona kazandırdığımız becerilerdir. Bugün burada, her yaştan insanın potansiyelini hayata geçirebildiği, fırsatların kuşaklar arasında adil biçimde paylaşıldığı ve kimsenin geride kalmadığı bir geleceği birlikte inşa etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır" Bakan Işıkhan, önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranının tarihi seviyelere ulaşacağını söyleyerek, " Dünyamız; yaşlanan nüfus, dijital ve yeşil dönüşümün iç içe geçtiği derin bir değişim sürecinden geçmektedir. Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır. Bu durum; iş gücü piyasalarını, beceri politikalarını, sosyal koruma sistemlerini, kamu maliyesini ve toplumsal dayanışmanın temellerini doğrudan etkileyen küresel ölçekte bir kırılma noktası olacaktır. Bu dönüşüm yeni fırsatlar sunmakla birlikte, bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı, büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Özetle, bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur" Ahilik geleneğinin asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olduğuna değinen Bakan Işıkhan, " Türkiye olarak bu konuda fazlasıyla tarihi tecrübemiz bulunmaktadır. 13. yüzyılda Anadolu’da doğan ve mesleki yetkinliği ahlaki sorumlulukla harmanlayan Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur. Bu köklü gelenek; usta-çırak ilişkisi üzerinden sağlam temeller kurmayı, değişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyerek uyum kapasitesini canlı tutmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle sürdürülebilir bir beceri mirası oluşturmayı esas almıştır. Günümüzde Ahilikten yapay zekaya uzanan dönüşüm sürecinde temel mesele, yalnızca becerilerin nasıl geliştirileceği değil; bu becerilerin güven, adalet ve sorumluluk ilkeleri temelinde nasıl şekilleneceğidir. Türkiye’nin beceri ekosistemi, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ehil ellerde, geçmişin tecrübesiyle geleceğin ihtiyaçlarını buluşturan bir anlayış üzerine yükselmektedir" ifadelerini kullandı. "3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz" Bakan Işıkhan, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon genci istihdama ve üretime kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, " Bu kapsamda Ulusal İstihdam Stratejimiz yoluyla OECD ile uyumlu ve beceri temelli bütüncül bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede demografik fırsat penceremizi en iyi şekilde değerlendirmek ve özellikle kadın ve genç istihdamını artırmak için çaba sarf ediyoruz. Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. Bu ilerlemede önemli katkılar sağlayan ve iki yıl önce başlattığımız İş Pozitif programı ile eğitim, istihdam ve destek mekanizmalarını entegre ederek, 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık. Bu projeyle teşvikler, mesleki eğitim ve bakım destekleriyle istihdamda kalıcılığı hedefledik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, zatıalinizin liderliğinde Ocak ayında hayata geçirdiğiniz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile gençlerimizin nitelikli istihdama daha erken ve daha hızlı katılımını artırmayı hedefliyoruz. Bu süreci; İŞKUR’un dijitalleşme adımları, açık iş haritası, aday havuz sistemi ve yapay zeka eşleştirme altyapısıyla güçlendiriyoruz. Beceri envanteri yaklaşımı ve meslek standartları, beceri odaklı proaktif ve teknoloji temelli bir istihdam ekosistemi kurarak, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, kıymetli misafirler; artık şunu çok net biliyoruz: Gelecek, kaynakları en fazla olanların değil, insanına en doğru becerileri kazandıranların olacaktır" dedi.
Balıkesir Şüheda Park ve dönel kavşak için geri sayım başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından halkçı belediyecilik anlayışıyla yapımına başlanan Şüheda Parkı’nda sona gelindi. Kuvayı Milliye Mahallesi’nde yıllardır yapılması planlanan ancak hayata geçirilmeyen çalışma, mahallenin çehresini de değiştirecek. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin yoğun çabalarıyla hayata geçirilmeye hazırlanan Şüheda Parkı ve çevre düzenlemelerinde geri sayım başladı. Yalnızca park yapımıyla değil peyzaj düzenleme projesiyle de mahalle sakinlerinin sosyal yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen park çalışmasında sıcak asfalt dökümü ve kontrolsüz kavşak düzenlemesi de gerçekleştiriliyor. Kontrolsüz kavşak yerini dönel kavşağa bıraktı Yaklaşık 10 dekarlık alana inşa edilecek olan parkta; 245 m genişliğinde bir çocuk oyun alanı, 360 metre uzunluğunda bir yürüyüş parkuru, spor alanı, çok amaçlı spor sahası, Kıbrıs Barış Harekâtı Anıtı ve tören alanının yanı sıra; 4.500 m yeşil alan ile doğal peyzaj dokusu korunarak mahalleye nefes aldıran bir açık alan oluşturulması hedefleniyor. Yapılacak olan düzenlemeler dışında mahalle sakinlerinin daha rahat ve konforlu bir alana sahip olması amaçlandığından Şüheda Parkı önü bölgesinde bulunan kontrolsüz kavşakta da önemli bir düzenleme çalışması hayata geçirildi. Önceki yapısıyla sürücüler ve yayalar açısından güvenlik riski oluşturan, trafik akışını olumsuz etkileyen ve zaman zaman düzensiz geçişlere neden olan bu alan, modern şehircilik anlayışı çerçevesinde yeniden ele alınarak dönel kavşak olarak tasarlanarak kısa sürede kullanıma açıldı. Aynı zamanda kavşak çevresine sıcak asfaltlama yapılarak mahallenin ulaşım ağı güçlendirildi. Bu düzenlemeler ile Kuvayı Milliye Mahallesi’nde, sürdürülebilir kent estetiğinin zarafetini yansıtan bir yaşam mekânı hayata geçirilmiş olacak. Doğal hayatın yeşiliyle modern çizgilerin buluşacağı Şüheda Park böylece sosyal yaşamın yeni buluşma noktası haline getirilecek. ‘Bütün çalışmalarımızı Büyükşehir yapıyor’ Çalışmaları yerinde inceleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Karesi ilçemizde Şüheda Parkımızı tamamlamak üzereyiz. Hem onu görmeye geldik hem de Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin kendi asfalt plentinden çıkan asfaltımız, kendi makinelerimiz ve kendi öz kaynaklarımızla asfaltlama işlemlerimiz tüm Balıkesir’in 20 ilçesinde başlamıştır. Burada olduğu gibi ihtiyaç bulunan her noktada vatandaşlarımızın modern şartlarda ulaşımını sağlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bütün bu çalışmaları yol dairemizle birlikte yapıyoruz. Yani biz kendimiz yapıyoruz. İhaleye çıkmıyoruz. Bütün yapılan çalışmaları Büyükşehir’imizin kendi bünyesinde yapıyoruz. Bizim işimiz halka hizmet. Ve halka hizmet, Hakk’a hizmettir. O anlayışıyla Balıkesir’imin 20 ilçesinde hem yol çalışmalarımız hem altyapı çalışmalarımız hem kanalizasyon çalışmalarımız, tüm çalışmalarımızı yapıyoruz" ifadelerini kullandı.