POLİTİKA - 25 Ağustos 2024 Pazar 15:25

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terör sopasıyla siyasetin dizayn edildiği, toplumun hizaya sokulduğu, ülkemize istikamet çizildiği günler geride kalmıştır"

A
A
A

Bitlis’te Kamu ve Özel Sektör Yatırımları Toplu Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör sopasıyla siyasetin dizayn edildiği, toplumun hizaya sokulduğu, ülkemize istikamet çizildiği günler geride kalmıştır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bitlis’te Kamu ve Özel Sektör Yatırımları Toplu Açılış Töreni’nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümünü anmak için bugün Bitlis’in yarın da Muş’un misafiri olacaklarını belirtti. Erdoğan, Bitlis halkının 31 Mart seçimlerinde verdikleri söze sadık kalarak tercihini yine AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın hizmet siyasetinden yana kullandığını söyleyerek Bitlis halkına teşekkür etti.

Bugün hepsi birbirinden önemli kamu ve özel sektör yatırımlarını şehre kazandırmanın sevincini yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, "Sağlık alanında Adilcevaz, Mutki, Ahlat ve Tatvan’da tamamlanan aile sağlık merkezleri ve 112 istasyonlarını Gençlik ve Spor’da Bitlis merkezde inşa ettiğimiz bin 500 kişilik kapalı spor salonunu beş bin kişilik kayak evi, kamp eğitim merkezi ve Şems-i Bitlisi Öğrenci Yurdunu, Milli Eğitim’de şehrimizin merkez ve ilçelerinde yapımını tamamladığımız anaokulu ilkokul, ortaokul ve lojmanlarını bugün resmen açıyoruz. Kültürde, anıtlar müdürlüğümüzde yapımı tamamlanan çevre ve meydan düzenlemelerini, Devlet Su İşlerimizin yaptığı taşkın koruma projelerini, kara yollarımızın bitirdiği köprü ve restorasyon işlerini Bitlis halkının istifadesine sunuyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Farklı kamu kurumlarına ait hizmet binaları ve hükümet konaklarını da yine bu vesileyle resmi olarak hizmete açtıklarını söyleyen Erdoğan, "Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bitlis Belediyemizin öncülüğünde Ahlat, Hizan, Yolalan belediyelerimiz, emanetlerini taşıdıkları vatandaşlarımıza hizmet etmeyi sürdürüyor. Toplam yatırım tutarı 210 milyon liraya ulaşan bu proje eser ve hizmetleri de bugün sizlerin emrine veriyoruz. TOKİ başkanlığımız Tatvan’da Aydınlar Mahallemizde sosyal donatıları, altyapısı ve çevre düzen birlikte millet bahçesini tamamladı. TOKİ, ayrıca Ahlat’ta 1 milyar 96 milyon liralık bir yatırımla 218 konut ile iki ticaret merkezi işaretlerini bitirdi. Bitlis merkez, tarihi şehir merkezi kentsel dönüşüm yenileme ve çevre düzenlemesi projesinde de sona geldik. Toplam 1 milyar 229 liralık yatırım olan bu önemli projenin de açılışını gerçekleştiriyoruz. Şu çarpıcı rakama özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim. Şehrimize sadece çevre ve şehircilik alanında son 22 yılda yaptığımız yatırımların güncel değeri 26 milyar liraya ulaşmıştır. Bitlis’e hükümetlerimiz döneminde yapılan yatırımların toplamı ise 76 milyar lirayı aşmıştır. Eğitimden sağlığa, tarımdan ulaştırmaya, sosyal yardımlardan enerjiye, her alanda şehrimizin çehresini değiştirecek eserlere imza attık. Bitlis’te şu an 1 milyar 766 milyon liralık çevre ve şehircilik yatırımımız devam etmektedir. İnşallah bunları da tamamladıkça sizlerin emrine vereceğiz" diye konuştu.

Bitlis’in özel sektör yatırımlarında adeta şaha kalktığını gördüklerini bildiren Erdoğan, "Geçen sene binlerce kardeşimize ekmek kapısı olma yanında şehrimizin ekonomisini güçlendirecek pek çok fabrikanın açılışını yapmıştık. Bugün de açılış zincirimize yeni halkalar ekliyoruz. Kiler Holding tarafından 200 dönüm araziye inşa edilen 3 etaptan oluşan pamuk ipliği ve tekstil fabrikasının ilk etabının açılışını yapıyoruz. Halihazırda 217 kardeşimizin çalıştığı fabrikamızın kalan etapları da bittiğinde günlük 60-65 ton pamuk girdisiyle 50 ton iplik üretebilecek. Proje maliyeti 2 milyar 640 milyon lira olan fabrikamızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Burada Kiler Holding’i bu önemli yatırımı için tebrik ediyorum. Biliyorsunuz geçen yıl Eren Holding’in iplik üretim tesisinin ilk etabını devreye almıştık. Toplam 3 milyar 525 milyon lira kritik projenin bugün ikinci etabını hizmete veriyoruz. İnşallah yıl sonuna doğru da tesisimizin üçüncü etabı devreye girecektir. Böylece Bitlis, ülkemizin önemli tekstil üretim merkezlerinden biri olacaktır. Bu tesisimizin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" açıklamalarında bulundu.

Erdoğan, savunma sanayi alanının da son 22 yılda destan yazdıkları alanların en başında geldiğini, yüzde 80 yurt dışına bağımlı olan Türkiye’yi kendi uçağını, kendi gemisini, kendi silah ve mühimmatını üretir hale getirdiklerini vurguladı.

Aksaz Tersane Komutanlığında TCG Piri Reis Deniz Altı donanmasını saflarına kattıklarını hatırlatan Erdoğan, "Bugün de Bitlis’te toplam 1 milyar 525 milyon lira yatırım bedeliyle hayata geçirilecek patlayıcı madde, üretim tesisini temelini atıyoruz. 220 bin metrekarelik alanda inşasına başlanan nitrovan, patlayıcı maddeler fabrikamız tamamlandığında yaklaşık bin kişilik istihdam oluşturacak güvenlik kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu mermilerin bir kısmı inşallah burada üretilecektir. Bu savunma sanayi yatırımımızın da şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Terörün karanlık gölgesi Doğu ve Güneydoğu illerinden çekildikçe şehirlerin yıllardır atıl kalan potansiyelinin de ortaya çıktığını belirten Erdoğan, "Turizm ve yatırımlar başta olmak üzere bölge illerimiz çok farklı bir ivme yakaladı. Korkunun yerini huzur, endişenin yerini güven aldı. Geri kalmışlık artık bölgemizin makûs talihi olmaktan çıktı, çıkıyor. Bölgemiz genelinde huzur ortamı güçlendikçe, hamdolsun yatırımlar çok daha hızlı şekilde ilerliyor. Düşünün, daha düne kadar terör yuvası olan Gabar Dağı’ndan bugün ülkemizin en büyük petrol rezervlerinden birini çıkarıyoruz. Türkiye’nin 110 bin varile yaklaşan günlük petrol üretiminin yarısını Gabar’daki keşfimizden elde ediyoruz. Farklı illerimizde yeni kuyuları açmak için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki bu başarıların hiçbiri tesadüfi değildir. Tüm bunları Bitlis’in ve teröre karşı dik duran vatandaşlarımızın desteğiyle başardık. Siz bize sahip çıktınız, hükümetimize sahip çıktınız. Size hizmet edenlere, sizin için ter dökenlere mücadele edenlere sahip çıktınız. Biz de Bitlis’te birlikte tüm Türkiye’yi kardeşliğimizi bugünlere taşıdık. Şunu bugün bir kez daha açık açık söylemek istiyorum. Eski Türkiye artık tamamen geride kalmıştır. İnsanımızın kökeninden, inancından, dilinden dolayı ötekileştirildiği günler artık geride kalmıştır. Terör sopasıyla siyasetin dizayn edildiği, toplumun hizaya sokulduğu ülkemize istikamet çizildiği günler geride kalmıştır. Yasakların, baskıların, yokluk ve yoksullukların olduğu o eski günler artık bir daha gelmemek üzere tamamen geride kalmıştı" ifadelerini kullandı.

Zorlu mücadeleler neticesinde çok ağır bedeller ödeyerek elde edilen kazanımları kimsenin almasına müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, "Elini kırdığımız, nefesini kestiğimiz, sınırlarımız içinde artık kıpırdayamaz hale getirdiğimiz terör tehdidinin tekrar hortlatılmasına izin vermeyiz. Hukuk ve demokrasi içinde anayasal zeminde şehir hizmet için çalışanlarla herhangi bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Ama eski günleri özleyenlere çatışmayı, terörü, gerilimi, şiddeti, baskıyı özleyenlere, bizi eski karanlık günler tekrar çekmek isteyenlere ise asla eyvallah etmeyiz. Kökü dışarıda olan yularını Türkiye düşmanlarının tuttuğu provokatörlerin oyunlarına asla gelmeyeceğiz. Her zaman söylediğim gibi ‘bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.’ Farklılıklarımız zenginlik kaynağı, ortak bir vatanda tek bir bayrağın altında, tek bir millet olarak ortak bir geleceğe yürüyeceğiz" dedi.

Tek bir dertleri olduğunu, onun da 85 milyona hizmet etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz millete ve ülkeye eser kazandırmanın derdindeyiz. Muhalefetin neyin peşinde koştuğunu sizler de görüyorsunuz. Yıllarca çevre üzerinden bize ders vermeye kalktılar. Şimdi İstanbul’un en nadide çevre hazinesini, para babalarına peşkeş çekiyorlar. Sabah akşam güya liyakat üzerinden, ahlak tüccarlığı yapıyorlardı. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım akraba çiftliğine çevirdiler. Meydanlarda söz verdikleri halde binlerce belediye işçisini gelir gelmez kapı dışarı ettiler. Halkçılık maskesinin arkasından Avrupa başkentlerinde halkın paralarıyla keyif çatan, gösteriş müptelası bir elitizm çıktı. Kendi siyasi ikballeri, kendi gelecekleri, kendi şahsi menfaatleri dışında hiçbir gündemleri yoktur. Yetkiyi milletten aldıkları halde hizmeti hapisteki teröristlere veriyorlar. Bakınız buna geçen hafta yüce meclisin çatı altında bir kez daha şahit olduk. Gazi Meclis’in adabına yakışmayacak şekilde provokatörlük yapan bir marjinale kimlerin kol kanat gerdiğini hep birlikte takip ettik. Milletin meclisinde, milletin kürsüsünde, millete hakaret eden, milli iradeye hakaret eden, dilinden kin ve nefret akan bu provokatörü ellerinden gelse ‘demokrasi havarisi’ ilan edeceklerdi. Muhalefetin koro halinde böyle bir şahsın arkasına ip gibi dizilmesi açık söylüyorum teslimiyet işaretidir. Milletle ve milletin değerleriyle kavgalı bir avuç marjinal ana muhalefeti ve diğer muhalefet partilerini esir almış, parmağında oynatmaktadır. Halktan, sokaktan, milletin gündeminden tamamen kopmuş durumdalar. Milletimiz de bunların ne olduğunu, hangi niyetle siyaset yaptıklarını, neyin peşinde koştuklarını çok iyi görmektedir. Ana muhalefetten ve yol arkadaşlarından ülke ve millete hayır gelmesi, fayda gelmesi mümkün değildir. Türkiye’yi sıkıntılarından kurtaracak olan da yeni hedeflere koşturacak olan da yine biziz, AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Bitlis halkından ve tüm milletimizden bize güvenmeye devam etmelerini bekliyorum. Son 22 yılda nice zorluğun üstesinden nasıl geldiysek nice olmaz denilen, yapılmaz denilen, hayal denilen şeyi başardıysak inşallah Türkiye Yüzyılı’nı da hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle bir kez daha açılışını yaptığımız eser, hizmet ve tesislerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserleri şehrimize kazandıran herkesi tekrar tebrik ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mehmet Kalay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İşletmelere e-ihracat uyarısı Küresel ölçekte daralan ekonomiler ve iç pazardaki talep yavaşlaması karşısında e-ihracatın işletmeler için bir tercihten ziyade hayatta kalma meselesine dönüştüğü, bu süreçte salt ciroya odaklanmak yerine finansal okuryazarlık ve karlılık odaklı stratejilerin benimsenmesi gerektiği belirtildi. Ekonomi uzmanları, artan operasyonel maliyetler ve enflasyonist baskılara karşı şirketlerin finansal sürdürülebilirliklerini koruyabilmeleri için sınır ötesi e-ticareti en güçlü alternatif olarak gösteriyor. Geleneksel ticaret modellerinin kar marjlarını giderek kaybettiği bu dönemde döviz girdisi sağlayan e-ihracat ekosistemi, yerel pazarlara sıkışan işletmeler için yeni bir "nefes alanı" oluşturuyor. Ancak sektör temsilcileri, global pazarlara açılmanın sadece ürün listelemekten ibaret olmadığı, ciddi bir finansal okuryazarlık, stratejik planlama ve devlet desteklerinin doğru kullanımı ile mümkün olabileceği konusunda uyardı. "Eski alışkanlıklarınızdan vazgeçin" Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, e-ticarette yaşanan yapısal dönüşümle birlikte geleneksel "al-sat" devrinin tamamen kapandığını ifade etti. Daralan ekonomilerde yeni çıkış yolunda kalıcı olabilmek için eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, e-ihracata yönelen firmaların "ciro illüzyonu" tuzağına karşı dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu. Demir, "Bugün birçok işletme, e-ticaret platformlarındaki yüksek satış hacimlerine bakarak büyüdüğünü zannediyor. Ancak arka plandaki gizli maliyetler, iade oranları, yanlış fiyatlama stratejileri ve lojistik giderleri hesaplanmadığında, artan ciro sadece illüzyondan ibaret kalıyor. Günün sonunda şirketler, kâr ettiklerini düşünürken aslında sermayelerini eritiyor. Daralan ekonomilerde ayakta kalmak isteyen bir işletmenin, finansal okuryazarlığı merkeze almadan global pazarlarda başarılı olma şansı sıfırdır" dedi. "Ezbere ihracat devri bitti" İç pazarda sıkışan bir işletmenin global pazarlara açılırken ilk adımı nasıl atması gerektiğini de anlatan Demir, "Bu noktada yapılan en büyük stratejik hata hesap açıp katalog yüklemek. İlk adım operasyonel değil, tamamen analitik olmalıdır. ’Elimde bu ürün var, bunu satayım’ mantığı yerini ’Hedef pazardaki veri ne söylüyor, hangi ürüne ihtiyaç var ve benim birim maliyetim (unit economics) bu rekabeti kaldırır mı?’ sorularına bırakmalı. Pazar yeri dinamiklerinin analizi, rakip araştırması ve doğru fiyatlandırma stratejisi kurulmadan sınır ötesine geçen tek bir ürün bile markaya zarar yazar. Biz e-ihracatı operasyon değil, uçtan uca tasarlanması gereken zihniyet dönüşümü olarak görüyoruz" diye konuştu. "Devlet teşvikleri küresel rekabette çarpan etkisi oluşturuyor" Demir, Ticaret Bakanlığının e-ihracatçılara sunduğu desteklerin dünyadaki en kapsamlı paketlerden biri olduğuna işaret ederek, dijital pazarlamadan sipariş karşılama (fulfillment) hizmetlerine ve E-Turquality programına kadar uzanan bu teşviklerin oyun değiştirici gücüne vurgu yaptı. Demir, "Birçok firma bürokratik süreçlerden çekindiği veya bilgi eksikliği yaşadığı için bu haktan mahrum kalıyor. Oysa sağlam finansal planlamayla entegre edilen devlet teşvikleri, sadece maliyetleri düşürmekle kalmaz, yerel KOBİ’yi global markaya dönüştüren çarpan etkisi oluşturuyor" şeklinde konuştu. E-ihracat vizyonu Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor Sektördeki dönüşüme rehberlik eden Global Seller Academy, bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek Türkiye genelinde "e-ihracat seferberliği" yürütüyor. Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumlarıyla sağlanan stratejik işbirlikleri sayesinde e-ihracat vizyonu metropollerin dışına taşınarak Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor. Kamu-özel sektör dayanışmasıyla hayata geçirilen projeler, yerelde üretim yapan sanayici ve KOBİ’lerin ürünlerini doğrudan global tüketiciyle buluşturuyor. Akademinin verilerine göre, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya ulaşılarak yerel üreticilerin sınır ötesi pazarlara entegrasyonu sağlandı. Uzmanlar, yürütülen bu seferberliğin yerel üreticilerin döviz kazanma kapasitesini artırmanın yanı sıra istihdamı koruyarak Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına da stratejik ve kalıcı katkı sunduğunu belirtiyor.
Nevşehir Nevşehir’de akıllı durak kazası kameralara yansıdı Nevşehir kent merkezinde yeni kurulan akıllı otobüs durağı bu kez teknolojisiyle değil, ilginç bir olayla gündeme geldi. Montajı tamamlanan durağa girmek isteyen bir vatandaş, kapıyı fark edemeyince doğrudan cama çarptı. O anlar çevredeki kameralar tarafından saniye saniye kaydedildi. Çarpmanın ardından kısa süreli şaşkınlık yaşayan vatandaşın yaptığı savunma ise adeta olayın önüne geçti. Talihsiz adam, "Camda bir işaret olacak, kapının açık olduğu belli olacak. Yoksa şekil A’da görüldüğü gibi kafanı vurursun" diyerek durumu esprili bir dille değerlendirdi. Olayı gören bir başka vatandaş ise, "Suç kendinde, gözüm görmüyor demiyor" yorumuyla dikkat çekti. Henüz hizmete tam anlamıyla girmeden gündem olan yeni nesil akıllı duraklar, şehirde hem konfor hem de teknoloji vaadiyle dikkat çekiyor. Ancak ilk ’test kazası’ sosyal medyada da espri konusu olmaya başladı. Nevşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen akıllı ve kapalı duraklar, klima sistemi, LED bilgilendirme ekranları, ses sistemleri ve NevKart dolum noktalarıyla donatılıyor. Kışın sıcak, yazın serin olacak şekilde tasarlanan duraklar, vatandaşlara modern bir bekleme alanı sunmayı hedefliyor. Ancak yaşanan bu olay, teknolojinin yanında küçük detayların da ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Şeffaf cam tasarımıyla dikkat çeken durakların, görünürlük açısından yeni düzenlemelerle daha güvenli hale getirilmesi bekleniyor. Nevşehir’de daha şimdiden konuşulmaya başlayan akıllı duraklar, görünen o ki sadece konforuyla değil, yaşanan ilginç hatıralarıyla da gündem olmaya devam edecek.
Kayseri Birlik Vakfı’ndan dev eser Birlik Vakfı Kayseri Şubesi Kültür Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren Tiyatro Kulübü; dijitalleşen dünyada yitirilen değerleri ve aile bağlarını mercek altına alan ’Anlatacak Çok Şeyimiz Var’ isimli oyunuyla izleyiciyle buluştu. Toplumun kanayan yaralarına parmak basan eser, sanatın iyileştirici gücünü sahneye taşıdı. Kayseri’nin yeni kültür duraklarından Kayseri Kültür Merkezi I. Alaaddin Keykubad Salonu’nda gerçekleştirilen gösterim, salonu dolduran sanatseverlerden tam not aldı. Yazarlığını ve yönetmenliğini Arife Güler Kaftancı’nın üstlendiği oyun; akran zorbalığından siber zorbalığa, teknoloji bağımlılığından TV programlarındaki kurgusal yozlaşmaya kadar pek çok kritik meseleyi sarsıcı ve bir o kadar da zarif bir dille ele aldı. Eserin kurgusunda, teknolojinin gölgesinde birbirine yabancılaşmış bir aile profili ile kadim değerlerine tutunan bir ailenin iletişimi kıyaslandı. Arife Güler Kaftancı’nın usta yönetimiyle sahneye taşınan bu tezatlık, dijital araçların hayatımızdaki yerini sorgulatan güçlü bir aynaya dönüştü. Sahne tasarımında dijital unsurların ölçülü kullanımı, oyunun ’farkındalık’ mesajını daha berrak bir hale getirdi. Sahnenin bir köşesinde ’tüketim çılgınlığı’ sorgulanırken, diğer köşesinde Hz. Mevlana ve Seyyid Burhanettin Hazretleri (Seyyid-i Sırdan) gibi manevi mimarların nasihatleriyle toplumsal bir çıkış yolu arandı. Kudüs davasından siber zorbalığa kadar geniş bir yelpazede mesajlar veren oyun, izleyiciyi derin bir muhasebeye sevk etti. Oyunun sonunda sahneye davet edilen Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, oyuncuları tebrik ederek başladığı konuşmasında şunları söyledi; "Kayseri’nin kültürel hayatına böylesine derinliği olan bir eser kazandırılması çok kıymetli. Sanat, toplumun kendiyle yüzleşmesini sağlayan en güçlü aynadır. Kültür Müdürlüğü olarak, Kayseri’ye yeni kazandırmış olduğumuz ve her ayrıntısını düşünerek hazırlamış olduğumuz I. Alaaddin Keykubad Salonu’muzda böylesine, toplumun önemli konularına değinen projelerin her zaman destekçisiyiz." Birlik Vakfı Kayseri Şube Başkanı Bilal Habeş Bulut ise vakfın misyonuna vurgu yaparak katılımcılara teşekkür ederken; "Birlik Vakfı Kayseri olarak bizler, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla hareket ediyoruz. ’Anlatacak Çok Şeyimiz Var’ aslında hepimizin ortak dertlerinin bir sahne tezahürüdür. Bu muazzam eseri kaleme alan, yöneten ve büyük bir titizlikle sahneye koyan Arife Güler KAFTANCI hanımefendiye ve tüm tiyatro ekibimize gönülden teşekkür ediyorum. Sergiledikleri performans sadece bir sanat faaliyeti değil, aynı zamanda toplumsal bir görevdir. Dinleyecek gönüller olduğu sürece anlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gecenin sonunda protokol üyeleri, yönetmen Arife Güler Kaftancı ve oyuncular, günün anısına hatıra fotoğrafı çektirirken; izleyiciler, aile bağları üzerine kurulan bu gösterimi ayakta alkışladı.
Antalya Büyükşehir’den Yat Limanı’nda deniz dip temizliği Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarına sayılı günler kala deniz temizliğinde farkındalık oluşturmak amacıyla Sivil Toplum Kuruluşları ve gönüllü dalgıçlarla Kaleiçi Yat Limanı’nda deniz dip temizliği yaptı. Bir saatlik dalışta denizden çıkan çöpler görenleri şaşkına çevirdi. Yaklaşık 5 ton çöp çıkartılırken, denizin dibinden araç lastiği, demir parçaları ve teneke şişelere kadar birçok çöp atığı çıktı. Antalya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Konyaaltı Belediyesi, Antalya Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü, QTerminals, Akdeniz Yunus Dalış, Neta Cankurtaran, Vertical Diving Deep Walker Diving, Denizcilik Platformu gibi çeşitli STK’lar ve vatandaşların katılımıyla Kaleiçi yat limanında "Mavi Akdeniz" sloganıyla deniz ve kıyı temizliği etkinliği düzenlendi. Kaleiçi Yat Limanı’nda gerçekleştirilen dalış etkinliğinde 30 dalgıç bir saat deniz dip temizliği yaptı. Bir saatlik dalışta, dalgıçların denizin dibinden çıkarttığı çöpler görenleri şaşkına çevirdi. Yat Limanı’nda yapılan temizlikte araç lastiğinden, demire, teneke şişelere kadar birçok atık çıkartıldı. Farkındalık oluşturmak istedik Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Dr. Mustafa Yıldırım, bu çalışmayı yaz sezonu öncesinde dört noktada gerçekleştireceklerini belirterek, "Bu ikinci dalış etkinliğimiz. İlkini Konyaaltı Sahili’nden başlattık. Dalgıçlarımız kısa sürede denizden önemli miktarda çöp çıkarttı. Bu etkinliği ‘Mavi Deniz Akdeniz’ sloganıyla yürütüyoruz. Deniz çöpleri eninde sonunda denize ulaşıyor ve bu durum yaşam alanlarımızı olumsuz etkiliyor. Amacımız farkındalığı artırmak. Vatandaşlarımızın denizlerimize karşı daha duyarlı olmasını istiyoruz" dedi. QTerminals Sağlık Emniyet ve Kalite Müdürü Mehmet Savaş Akyürek ise STK’lar olarak bu faaliyetin paydaşları olmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti.