KÜLTÜR SANAT - 20 Ağustos 2024 Salı 12:09

Delikli Mağara kazısında 5 bin yıllık objeler bulundu

A
A
A
Delikli Mağara kazısında 5 bin yıllık objeler bulundu

Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde yürütülen "Delikli Mağara" kazısında günümüzden 5 bin yıl öncesine dayanan İlk Tunç Çağı’na ait obsidiyen aletler, seramikler ve hayvan kemikleri gün yüzüne çıkarıldı.


Adilcevaz ilçesindeki Van Gölü kıyısında bulunan "Delikli Mağara" kazısı, Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle Ahlat Müze Müdürlüğü başkanlığında Van YYÜ Arkeoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Sinan Kılıç’ın bilimsel danışmanlığında yürütülüyor. Yaklaşık 1,5 aydır yürütülen kazıda ulaşılan İlk Tunç Çağı’na ait kalıntılar bölge tarihine ışık tutacak. 20 yıldan fazladır Van Gölü Havzasında prehistorik dönemlere ait araştırmalar yaptığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Sinan Kılıç, Adilcevaz ilçesinde ilk defa prehistorik bir kazı yaptıklarını ve Adilcevaz başta olmak üzere bölge tarihine katkı sunacak izlere rastladıklarını söyledi.



“Bu mağaradan elde ettiğimiz kalıntılar hem Van Gölü çevresinin hem de Adilcevaz’ın tarihine önemli katkılar sunacak”


Delikli Mağara’nın doğu girişinde yaptıkları sondaj kazılarında en eskisi günümüzde 5 bin yıl öncesine ait İlk Tunç Çağı diye tabir edilen dönemle ilişkendirilen obsidiyen kesici aletler, ok uçları, seramik ve hayvan kemikleri bulduklarını anlatan Kılıç, “2006 yılında Delikli Mağara’nın batı kısmında yol yapımı için çakıl alımı yapılmış. Bu sayede biz arkamda gördüğünüz mağara içindeki döngünün kesitini görmüş olduk. Fark ettik ki bugünkü mağara tabanının 2,5 metre altında bir arkeolojik dolgu başlıyor. Bunu daha önceden bilmiyorduk. Bu dolgu bize çok eski dönemleri yani bu bölgenin tarih öncesi dönemleriyle ilgili bir takım izler olduğunu gösterdi. Pek fazla bu bölgenin tarih öncesi dönemiyle ilgili bilmediğimiz bir dönem olduğunu düşünerek kazı yapmaya karar verdik. Geçen yıl Adilcevaz bölgesinde bir mağara araştırmasıyla bu işe başladık. Bir sürü mağara inceledik, hatta mağaralardan birinde boyalı mağara resimleri de bulduk. O zaman buradaki Delikli Mağara ve etrafında bulunan mağaralarda insan faaliyetleri ile ilgili kalıntılara rastladık. Önümüzdeki birkaç sene daha burada çalışma yapmayı düşünüyoruz. Bu çalışmalar sonucu elde edilecek bilgiler hem Van Gölü çevresinin hem de Adilcevaz’ın tarihine önemli katkılar sunacaktır” dedi.


Tarih öncesi dönemlere ait kazıların Van Gölü çevresinde de yapıldığını belirten Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Tilki Tepe dediğimiz alan bugün ki Van Havaalanı sınırları içerisindeki bölgede en eski döneme ait kazılar yapılmıştı. Buradan başlamak üzere zaten bölge tarihi öncesiyle ilgili bir fikrimiz var. Fakat bizim burada bilmediğimiz ilk tarımcı topluluklarla bu Van Gölü çevresinin ilişkisi, bunu aydınlatmaya çalışıyoruz. Bu mağarada da böyle bir potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Acaba güneydeki bu tarımcı topluluklar bu bölgeye geldiler mi? Ne amaçla geldiler? Burada yaşadılar mı? Bugüne kadar bir iz bulamamıştık. Bölgede 1960’lardan sonra başlayan bir arkeolojik çalışma rutini var. Ancak bu rutin Urartu Krallığı dönemiyle ilgili Demir Çağı ile ilgili halende devam ediyor. Adilcevaz Kef Kalesi’nde de bu anlamda bir kazımız var. Son çalışmalar Demir Çağı ile ilgili olduğu için ve Demir Çağı’nda da yazı ilk defa Urartularla bölgeye geldiği için demek ki bu bölgenin prehistoryası tarih öncesi dönemleri biraz ihmal etti. Ben bir prehistoryacı olarak bu bölgenin prehistorik dönemlerine yönelik araştırmalarım oldu. Çok yeni şeylerde keşfetmiş olduk. Daha önce 1990’ların başlarında hocalarımızın kazdığı prehistorik yerleşim yerleri oldu. Bunların hepsi milattan önce İlk Tunç Çağı yerleşimleriydi. Bunların öncesi acaba, başlangıç evresi yani İlk Tunç Çağı toplulukları buraya ne zaman geldi, yani hangi şartlarda yaşadılar? Nerelerde oturdular? Bu konuda da pek bir fikrimiz yok. Bu konuda da burası bir potansiyel oluşturuyor, çünkü İlk Tunç Çağı’nın başlangıç evresiyle ilgili burada bir takım şeyler çıkacağını düşünüyoruz. Çok evreli bir kamp yeri burası, sezonluk yerleşim yeri. Bütün bu bilgileri bir araya getirdiğimiz zaman hem Adilcevaz’ın tarihine bir katkı olmuş olacak hem Van Gölü çevresinin tarih öncesi dönemlerine katkı olmuş olacak. Tabi ki bütün bölge yani Doğu Anadolu, Güney Batı Asya diye düşünürsek bu bölgedeki tarih öncesi dönemlere önemli katkılar sunacağını düşündüğümüz bir kazı yeri burası.”



Delikli Mağara kazısında 5 bin yıllık objeler bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dışişleri Bakanı Fidan, Üç Deniz Girişimi Zirvesi için Hırvatistan’a gidiyor Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan’da düzenlenecek Üç Deniz Girişimi 11. Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı’nı temsilen katılacak. Türkiye, "Stratejik Ortak" sıfatıyla ilk kez zirvede yer alacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan’ın ev sahipliğinde 28-29 Nisan tarihlerinde Dubrovnik’te düzenlenecek Üç Deniz Girişimi (ÜDG) 11. Zirvesi’ne katılmak üzere 28 Nisan’da ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, zirveye Cumhurbaşkanı’nı temsilen katılım sağlayacak. Türkiye ilk kez "Stratejik Ortak" sıfatıyla katılacak Zirve, Türkiye’nin 28-29 Nisan 2025’te Varşova’da düzenlenen ÜDG Zirvesi’nde "Stratejik Ortak" olarak kabul edilmesinin ardından bu sıfatla katılım sağlayacağı ilk toplantı olması bakımından önem taşıyor. Bakan Fidan’ın zirvede yapacağı konuşmada, günümüzde bağlantısallığın yalnızca fiziksel altyapıyla sınırlı olmadığına dikkat çekmesi bekleniyor. Bu kapsamda bağlantısallığın; ulaşım, enerji, dijital ağlar, finans ve yönetişim alanlarını kapsayan çok boyutlu bir yapıya dönüştüğünü vurgulayacağı ifade ediliyor. Tedarik zincirleri ve enerji hatlarında çeşitlilik vurgusu Bakan Fidan’ın, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ekonomi ve arz güvenliği üzerindeki etkilerine işaret ederek, tedarik zincirleri ile enerji hatlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Türkiye iş birliğini derinleştirmeye hazır mesajı Türkiye’nin ÜDG’yi bölgesel sahiplenmeyi güçlendiren kapsayıcı bir platform olarak gördüğünü dile getirmesi beklenen Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin jeostratejik konumu sayesinde girişime "Stratejik Ortak" olarak katkı sunmaya ve iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ifade etmesi bekleniyor. Türkiye-AB ilişkileri için "yeni anlatı" mesajı Fidan’ın ayrıca, günümüzün karmaşık ve birbiriyle bağlantılı sınamaları karşısında Türkiye-AB ilişkilerinde somut ilerleme sağlayacak yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu vurgulaması ve bağlantısallık gündeminin bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu belirtmesi öngörülüyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu vurgusu Konuşmada, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin küresel ticarete sunduğu fırsatlara değinilmesi, Türkiye’nin bağlantısallık koridorlarını rekabet unsuru olarak değil, birbirini tamamlayan yapılar olarak değerlendirdiğini ifade etmesi bekleniyor.
İstanbul Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: "2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvede açılış konuşmasını yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, " OECD tarafından 2016’da Norveç’te başlatılan Beceriler Zirvesi’nin altıncısına; Portekiz, Slovenya, Kolombiya ve Belçika’nın ardından Türkiye olarak biz ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizin beceri politikalarında karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Geleceğimizi belirleyen, yetiştirdiğimiz insan kaynağı ve ona kazandırdığımız becerilerdir. Bugün burada, her yaştan insanın potansiyelini hayata geçirebildiği, fırsatların kuşaklar arasında adil biçimde paylaşıldığı ve kimsenin geride kalmadığı bir geleceği birlikte inşa etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır" Bakan Işıkhan, önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranının tarihi seviyelere ulaşacağını söyleyerek, " Dünyamız; yaşlanan nüfus, dijital ve yeşil dönüşümün iç içe geçtiği derin bir değişim sürecinden geçmektedir. Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır. Bu durum; iş gücü piyasalarını, beceri politikalarını, sosyal koruma sistemlerini, kamu maliyesini ve toplumsal dayanışmanın temellerini doğrudan etkileyen küresel ölçekte bir kırılma noktası olacaktır. Bu dönüşüm yeni fırsatlar sunmakla birlikte, bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı, büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Özetle, bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur" Ahilik geleneğinin asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olduğuna değinen Bakan Işıkhan, " Türkiye olarak bu konuda fazlasıyla tarihi tecrübemiz bulunmaktadır. 13. yüzyılda Anadolu’da doğan ve mesleki yetkinliği ahlaki sorumlulukla harmanlayan Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur. Bu köklü gelenek; usta-çırak ilişkisi üzerinden sağlam temeller kurmayı, değişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyerek uyum kapasitesini canlı tutmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle sürdürülebilir bir beceri mirası oluşturmayı esas almıştır. Günümüzde Ahilikten yapay zekaya uzanan dönüşüm sürecinde temel mesele, yalnızca becerilerin nasıl geliştirileceği değil; bu becerilerin güven, adalet ve sorumluluk ilkeleri temelinde nasıl şekilleneceğidir. Türkiye’nin beceri ekosistemi, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ehil ellerde, geçmişin tecrübesiyle geleceğin ihtiyaçlarını buluşturan bir anlayış üzerine yükselmektedir" ifadelerini kullandı. "3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz" Bakan Işıkhan, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon genci istihdama ve üretime kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, " Bu kapsamda Ulusal İstihdam Stratejimiz yoluyla OECD ile uyumlu ve beceri temelli bütüncül bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede demografik fırsat penceremizi en iyi şekilde değerlendirmek ve özellikle kadın ve genç istihdamını artırmak için çaba sarf ediyoruz. Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. Bu ilerlemede önemli katkılar sağlayan ve iki yıl önce başlattığımız İş Pozitif programı ile eğitim, istihdam ve destek mekanizmalarını entegre ederek, 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık. Bu projeyle teşvikler, mesleki eğitim ve bakım destekleriyle istihdamda kalıcılığı hedefledik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, zatıalinizin liderliğinde Ocak ayında hayata geçirdiğiniz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile gençlerimizin nitelikli istihdama daha erken ve daha hızlı katılımını artırmayı hedefliyoruz. Bu süreci; İŞKUR’un dijitalleşme adımları, açık iş haritası, aday havuz sistemi ve yapay zeka eşleştirme altyapısıyla güçlendiriyoruz. Beceri envanteri yaklaşımı ve meslek standartları, beceri odaklı proaktif ve teknoloji temelli bir istihdam ekosistemi kurarak, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, kıymetli misafirler; artık şunu çok net biliyoruz: Gelecek, kaynakları en fazla olanların değil, insanına en doğru becerileri kazandıranların olacaktır" dedi.
Balıkesir Şüheda Park ve dönel kavşak için geri sayım başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından halkçı belediyecilik anlayışıyla yapımına başlanan Şüheda Parkı’nda sona gelindi. Kuvayı Milliye Mahallesi’nde yıllardır yapılması planlanan ancak hayata geçirilmeyen çalışma, mahallenin çehresini de değiştirecek. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin yoğun çabalarıyla hayata geçirilmeye hazırlanan Şüheda Parkı ve çevre düzenlemelerinde geri sayım başladı. Yalnızca park yapımıyla değil peyzaj düzenleme projesiyle de mahalle sakinlerinin sosyal yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen park çalışmasında sıcak asfalt dökümü ve kontrolsüz kavşak düzenlemesi de gerçekleştiriliyor. Kontrolsüz kavşak yerini dönel kavşağa bıraktı Yaklaşık 10 dekarlık alana inşa edilecek olan parkta; 245 m genişliğinde bir çocuk oyun alanı, 360 metre uzunluğunda bir yürüyüş parkuru, spor alanı, çok amaçlı spor sahası, Kıbrıs Barış Harekâtı Anıtı ve tören alanının yanı sıra; 4.500 m yeşil alan ile doğal peyzaj dokusu korunarak mahalleye nefes aldıran bir açık alan oluşturulması hedefleniyor. Yapılacak olan düzenlemeler dışında mahalle sakinlerinin daha rahat ve konforlu bir alana sahip olması amaçlandığından Şüheda Parkı önü bölgesinde bulunan kontrolsüz kavşakta da önemli bir düzenleme çalışması hayata geçirildi. Önceki yapısıyla sürücüler ve yayalar açısından güvenlik riski oluşturan, trafik akışını olumsuz etkileyen ve zaman zaman düzensiz geçişlere neden olan bu alan, modern şehircilik anlayışı çerçevesinde yeniden ele alınarak dönel kavşak olarak tasarlanarak kısa sürede kullanıma açıldı. Aynı zamanda kavşak çevresine sıcak asfaltlama yapılarak mahallenin ulaşım ağı güçlendirildi. Bu düzenlemeler ile Kuvayı Milliye Mahallesi’nde, sürdürülebilir kent estetiğinin zarafetini yansıtan bir yaşam mekânı hayata geçirilmiş olacak. Doğal hayatın yeşiliyle modern çizgilerin buluşacağı Şüheda Park böylece sosyal yaşamın yeni buluşma noktası haline getirilecek. ‘Bütün çalışmalarımızı Büyükşehir yapıyor’ Çalışmaları yerinde inceleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Karesi ilçemizde Şüheda Parkımızı tamamlamak üzereyiz. Hem onu görmeye geldik hem de Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin kendi asfalt plentinden çıkan asfaltımız, kendi makinelerimiz ve kendi öz kaynaklarımızla asfaltlama işlemlerimiz tüm Balıkesir’in 20 ilçesinde başlamıştır. Burada olduğu gibi ihtiyaç bulunan her noktada vatandaşlarımızın modern şartlarda ulaşımını sağlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bütün bu çalışmaları yol dairemizle birlikte yapıyoruz. Yani biz kendimiz yapıyoruz. İhaleye çıkmıyoruz. Bütün yapılan çalışmaları Büyükşehir’imizin kendi bünyesinde yapıyoruz. Bizim işimiz halka hizmet. Ve halka hizmet, Hakk’a hizmettir. O anlayışıyla Balıkesir’imin 20 ilçesinde hem yol çalışmalarımız hem altyapı çalışmalarımız hem kanalizasyon çalışmalarımız, tüm çalışmalarımızı yapıyoruz" ifadelerini kullandı.