ÇEVRE - 23 Şubat 2024 Cuma 16:19

Her yıl göç eden leylek bu yıl göç etmedi

A
A
A
Her yıl göç eden leylek bu yıl göç etmedi

Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Budaklı köyünde elektrik direğine yuva yapan leylek bu yıl göç etmedi.


Köyün girişinde bulunan elektrik direği üzerine yuvasını yapan leylek, havaların soğumasıyla sıcak memleketlere bu sene göç etmedi. Karın başkenti olarak bilinen Bitlis’te kış aylarına ve kar örtüsüne rağmen kenti terk etmeyen leylek herkesi hayretler içerisinde bıraktı.


Leyleğin yıllardan beri aynı yerde yuvası olduğunu belirten köy sakinleri, “Her yıl havaların soğumasıyla göç eden leylek bu yıl kaldı” dediler.



Her yıl göç eden leylek bu yıl göç etmedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’tan TÜBİTAK yarışmasında gururlandıran başarı: Türkiye üçüncülüğü geldi Kars’ta eğitim alanında yürütülen nitelikli çalışmalar, ulusal düzeyde önemli bir başarıyla taçlandı. Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu Bilim ve Sanat Merkezi ile Gülahmet Aytemiz Güzel Sanatlar Lisesi iş birliğinde hazırlanan proje, TÜBİTAK tarafından düzenlenen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Türkiye üçüncülüğü elde etti. "Âşıklık geleneği geleceğe taşınıyor"** "Genç Çıraklar Diyor ki: Âşıklık Kültürümüzdür! Kadim Geleneği Geleceğe Hep Birlikte Taşımaya Var mısınız?" başlıklı proje, Türk Dili ve Edebiyatı alanında, Kültürel Miras teması kapsamında hazırlandı. Projede, Anadolu’nun köklü değerlerinden biri olan âşıklık geleneğinin genç kuşaklara aktarılması hedeflenerek, kültürel sürekliliğe dikkat çekildi. "59 bini aşkın öğrenci arasında büyük başarı" Bu yıl 57’ncisi düzenlenen yarışmaya Türkiye genelinden 59 bin 26 lise öğrencisi katıldı. Toplam 29 bin 739 projenin değerlendirmeye alındığı organizasyonda yoğun bir rekabet yaşandı. Kars’ı temsil eden proje, bu zorlu süreçte sıyrılarak Türk Dili ve Edebiyatı alanında Türkiye üçüncülüğü elde etmeyi başardı. "Genç yetenekler ve güçlü danışmanlık" Projede BİLSEM öğrencisi Zeki İlgar ile Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri Defne Tazegül ve Ali Kemal Kurum aktif rol aldı. Çalışmanın danışmanlığını ise BİLSEM Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Evren Özgür Abbasoğlu yürüttü. Öğrencilerin disiplinli çalışmaları ve danışman öğretmenin rehberliği, elde edilen başarının temelini oluşturdu. "Kurumlar arası iş birliği meyvesini verdi" Elde edilen derece, yalnızca bireysel başarıyı değil, aynı zamanda kurumlar arası güçlü iş birliğini de gözler önüne serdi. Eğitimde ortak akıl ve koordinasyonun önemini bir kez daha ortaya koyan bu sonuç, Kars’ın akademik alandaki yükselen ivmesini de pekiştirdi. Kars’tan çıkan bu anlamlı başarı, hem öğrenciler hem de eğitim camiası için büyük bir gurur kaynağı olurken, gelecekte daha büyük projelerin de habercisi olarak değerlendiriliyor.
Malatya Öğrenciler bilim şenliğinde heyecan dolu bir gün yaşadı Gündüzbey Şehit Levent Coşkun İlkokulu ve Ortaokulunda düzenlenen Bilim Şenliği; Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Caner Güler, İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gültek, okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Şenlikte; İnönü Çocuk Üniversitesi bünyesindeki Kimya, Biyoloji, Fizik, Sosyal Bilgiler, Temel Eğitim ve Özel Eğitim Toplulukları ile Milli Teknoloji Atölyeleri yer alarak öğrencilere bilim dolu anlar yaşatıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından programda Okul Müdürü Selahattin Kılıç, bilim şenliğinin öğrencilerin merak duygusunu geliştirmesi açısından önemli olduğunu belirterek etkinliğin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında proje tabanlı öğrenmeyi ve bilimsel okuryazarlığı destekleyen çalışmalarla hazırlandığını ifade etti. Prof. Dr. Ahmet Gültek ise bilimin yalnızca laboratuvar ortamıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak merak etmenin bilimsel sürecin başlangıcı olduğunu dile getirdi. Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Caner Güler ise, "İnönü Üniversitesi, ilçedeki okullarda daha önce de benzer etkinlikler düzenledi. Bu tür organizasyonlar öğrencilerin bilime olan ilgisini arttırıyor. Okullardaki laboratuvar imkânları her zaman yeterli değildir. Bilim şenliği gibi etkinlikler, öğrencilere deney yapma fırsatı sunuyor" dedi. Bilim Şenliği kapsamında yüz boyama etkinlikleri, birçok deney ve uygulamalı çalışma yapıldı. Şenlik, halay etkinliği, yemek ikramı ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Bursa Uludağ Düşünce Buluşmaları "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" ile başladı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), kampüste entelektüel derinliği artırmak ve güncel akademik çalışmaları masaya yatırmak amacıyla "Uludağ Düşünce Buluşmaları" isimli yeni bir etkinlik serisini hayata geçirdi. Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesi’ndeki ilk program, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Çolak, "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" adlı kitabı çerçevesinde Türkiye’nin modernleşme dinamiklerini değerlendirdi. Programın açılışında söz alan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin sadece teknik ve mesleki bilginin üretildiği bir kimlikle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda derinlikli düşünce kulvarlarının özgürce tartışıldığı entelektüel mecralar olması gerektiğini vurguladı. Bu amaçla başlatılan "Uludağ Düşünce Buluşmaları" serisinin ilk konuğu olarak Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Rektör Yılmaz, akademik faaliyetlerin katı disipliner sınırların dışına çıkarak farklı alanları birbirine bağlayan bir zeminde yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Sosyal bilimler alanındaki bu tür nitelikli buluşmaların, hem akademisyenler hem de öğrenciler için ufuk açıcı bir düşünce platformu sunacağını ifade eden Yılmaz, üniversitenin toplumsal hafızayı diri tutan ve bugünü anlamlandırmaya yardımcı olan her türlü entelektüel üretimin merkezi olmaya devam edeceğinin altını çizdi. Kitabın yazılış serüveni ve temel tezi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yılmaz Çolak, çalışmasının temel amacının Türkiye’deki kültürel iktidarın oluşum sürecini tarihsel bir süreklilik içerisinde okumak olduğunu belirtti. Modernleşmenin sadece belli bir döneme hapsedilemeyecek kadar köklü bir geçmişi olduğunu ifade eden Çolak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolan idari ve sosyal mirasın, yeni kurulan sistemin kültürel kodlarını nasıl şekillendirdiğini analiz ettiğini aktardı. Kitabın, Türkiye’nin kendi özgün şartları içerisinde geliştirdiği modernleşme tecrübesini, ideolojik tartışmaların ötesinde akademik bir perspektifle anlamlandırmayı hedeflediğinin altını çizdi. Konuşmasının devamında Türkiye’de kültürel iktidarın oluşumuna etki eden faktörlere değinen Prof. Dr. Yılmaz Çolak, bu sürecin bir sonuç değil, sürekli kendini yenileyen bir akış olduğunu vurguladı. Eğitim politikalarından dil ve kültür alanındaki dönüşümlere kadar pek çok unsurun bu iktidar yapısının inşasında rol oynadığını belirten Çolak, devlet ve toplum arasındaki etkileşimin bu yapıyı nasıl dengelediğini anlattı. 1930’lu yıllardan itibaren hayata geçirilen projelerin toplumsal yapıdaki yansımalarını sosyolojik bir bakış açısıyla ele alan Çolak, geçmişteki tecrübelerin günümüz Türkiye’sinin kültürel ve siyasi atmosferini anlamak için anahtar bir rol oynadığını ifade etti. Program, katılımcılardan gelen soruların yanıtlaması ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.