KÜLTÜR SANAT - 21 Kasım 2024 Perşembe 11:23

Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda 109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı

A
A
A
Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda 109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda bu yıl yapılan kazılarda 65’i çocuk mezarı olmak üzere 109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı.


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yıl Türkiye genelinde başlattığı "Geleceğe Miras" projesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz başkanlığında Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda da yürütülüyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan 210 dönümlük alan üzerinde bulunan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nın "Seyitler" bölümünde eylül ayı ortalarında başlatılan ve şu ana kadar 7 bin 200 metrekare alanda yapılan yeni kazı ve restorasyon çalışmalarında tamamen veya kısmen toprak altında olan 65’i çocuk mezarı olmak üzere 109 mezar gün yüzüne çıkarıldı.


Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ve eski Ahlat Şehri Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz, "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Selçuklu Meydan Mezarlığı’nın Seyitler bölümünde yürüttükleri çalışmalarda 230 mezara müdahale ettiklerini söyledi. 7 bin 200 metrekare alanda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında açma ve çeşitli yükseklik aralıklarında seviyeye inme çalışması yaptıklarını belirten Kulaz, “Eylül ayının ortalarından itibaren bakanlığımızın izin ve destekleriyle başladığımız ‘Geleceğe Miras’ projesi çalışmaları devam ediyor. İklim şartları el verdikçe de çalışmalarımız devam edecek ve bakanlığımız da zaten bunu destekliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu sene başlattığı ‘Geleceğe Miras’ projesi bütün Anadolu’da yaygın olarak sürdürülen çok büyük bir proje. Biz de bunun Ahlat kısmını yürütüyoruz. Bakanlığımızın destekleriyle bu sene şu ana kadar yaklaşık 7 bin 200 metrekarelik alanda çalışma gerçekleştirdik. Her geçen gün bu alan biraz daha genişleyerek devam ediyor. Tabii sadece yüzey toprağını alıp zemin düzeltme ya da çevre düzenleme yapmıyoruz. Bununla beraber alanda bulunan bozulmuş, kırılmış, sağa sola savrulmuş mezar taşlarını da restorasyona tabi tutuyoruz. Bu çalışma kapsamında daha doğrusu çalıştığımız alanda yaklaşık 230 şahide ve sandukaya bu sene müdahale ettik. Bu 230 mezar taşının yaklaşık 109 tanesi yeni çıkan ve envantere kaydı olmayan mezar taşlarından oluşuyor. Biz bunlara geçici envanter kaydı veriyoruz. Daha sonra bunları zaten bakanlığımızın kültür envanterine kaydedeceğiz. Bu mezarlardan 65 tanesi çocuk mezarı. Çocuk mezarları toprak altından daha çok çıkıyor. Çünkü geçmişten bugüne yani mezarlığın kuruluşundan bugüne Ahlat birçok deprem yaşadı ve ayrıca alanda köstebek yuvaları fazlasıyla var. Onun dışında her geçen gün yüzey toprağı birikiyor. Büyük mezar taşlarına göre daha küçük ebatlı oldukları için çocuk mezarları daha çok toprak altında kalıyor ve çoğu da şahidesiz sadece sandukadan oluşan mezar taşlarıdır. Bunlar gün yüzüne çıkarılıp envantere kaydediliyor” dedi.


Hava şartları el verdiği müddetçe çalışmaları sürdüreceklerini belirten Kulaz, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Hava şartları umarım elverişli olur ve güneş açar. Biz de mümkün mertebe alanda çalışmayı devam ettiririz. 4-5 yıl içerisinde bakanlığımızın destekleriyle 210 bin metrekarelik alanın tamamında bu çalışmayı gerçekleştirmek istiyoruz. Alanda ne kadar bozulmuş, kırılmış mezar taşı varsa hepsine müdahale etmek, zemin düzeltmesi yapmak, çevre düzenlemesi yapmak ve böylece mezarlığı turizme hazır hale getirmek ve her metrekaresini dolaşılabilir ve onarılmış duruma getirmek temel amacımız. Çalışmalarımızda zaten bu yönde devam ediyor.”



Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda 109 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Başkan Seçer: "Mersin’de 400 bin depremzede kardeşçe ağırlandı" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, deprem sürecinde Mersin’in sergilediği dayanışma örneğine dikkat çekerek, yaklaşık 400 bin depremzedenin kentte kardeşlik içinde ağırlandığını söyledi. Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği 10. Yuhanna Yazıcı ve beraberindeki heyet, Başkan Vahap Seçer’i ziyaret ederek deprem sürecindeki desteklerinden dolayı teşekkür etti. Heyette; Halep Metropoliti Elias Malouli, Lazkiye Metropoliti Alber Athanasios, Patrik Baş Sekreteri Haddo Allati, Tarsus Episkoposu Bayram Orduluoğlu, Mersin Rum Ortodoks Kilisesi Vakıf Başkanı Münir Yazırlıoğlu ile Kilise Pederi İspir Coşkun Teymur da yer aldı. "400 bin depremzede Mersin’de kardeşçe ağırlandı" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Seçer, deprem sürecinde yaşanan zorluklara dikkat çekerek, yaklaşık 400 bin depremzedenin Mersin’de dayanışma içinde ağırlandığını söyledi. Seçer, kente gelen vatandaşların kimlik, inanç ya da kökenine bakılmaksızın destek gördüğünü vurguladı. Mersin Büyükşehir Belediyesinin hem deprem bölgesinde hem de kente gelen afetzedeler için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Seçer, sivil toplum kuruluşları ve farklı inanç gruplarıyla iş birliği içinde önemli bir dayanışma örneği sergilendiğini ifade etti. "Mersin bir kardeşlik kentidir" Mersin’in çok kültürlü yapısının en büyük zenginlik olduğunu belirten Seçer, kentte huzur, barış ve kardeşlik ortamının korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Türkiye’nin laik yapısına vurgu yapan Seçer, tüm inanç gruplarının eşit şekilde devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. 2019’dan bu yana en büyük hedefinin ’Mersin’de huzuru sağlamak’ olduğunu dile getiren Seçer, kentte yaşayan herkesin güven içinde hayatını sürdürdüğünü ve sürdürmeye devam edeceğini kaydetti. "Mersin bizim için çok önemli" Antakya Patriği 10. Yuhanna Yazıcı ise deprem sürecinde gösterilen destek ve dayanışma için Başkan Seçer’e teşekkür etti. Kilisenin de depremzedelere yönelik yoğun bir çaba içerisinde olduğunu belirten Yazıcı, Mersin Büyükşehir Belediyesinin katkılarının çok kıymetli olduğunu ifade etti. Mersin’in kendileri için önemli bir şehir olduğunu dile getiren Yazıcı, kentteki hizmetler ve Hristiyan cemaatine yönelik desteklerin takdirle karşılandığını söyledi.
Rize Bakan Çiftçi: "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere geldiği Rize’de Valiliği ziyareti sonrasında Rize Sahil Camii’nde cuma namazını kıldı. Bakan Çiftçi, ardından Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ve Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ile birlikte Yeşilay Yaşam Kampüsü’nün açılışına katıldı. Açılışta konuşan Çiftçi, bugün artık cebe taşınan, evin içine kadar giren ekranın oluşturduğu bağımlılığa vurgu yaptı. Bakan Çiftçi, "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Aileyi etkiler, eğitim hayatını sekteye uğratır, suça zemin hazırlar ve nihayetinde toplumun huzurunu tehdit eder. Yeşilay, yüz yılı aşkın köklü geçmişiyle bu mücadelenin en önemli yapı taşlarından bir tanesidir. Önleme, farkındalık ve rehabilitasyon alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da örnek gösterilen bir model ve çalışmalar ortaya koymaktadır. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, eğitim programları, gençlik faaliyetleri ve bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz kampüsler, bağımlılıkla mücadelede insan odaklı, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımın neticesidir. Yeşilay yalnızca bağımlılıkla mücadele eden bireyleri değil, onların ailelerine de destek vermekte, rehberlik etmektedir. Bugün Rize’de muhterem Cumhurbaşkanımızın memleketinde açılan bu kampüs de işte bu anlayışın bir tezahürüdür. Burada gençlerimiz bilinçlenecek, destek alacak, sosyal ve kültürel faaliyetlerle güçlenecek ve hayata daha sağlam adımlarla hazırlanacaktır inşallah" diye konuştu. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriye "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bağımlılıkla mücadeleyi çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyoruz" diyen Bakan Çiftçi, "Bir yandan güvenlik güçlerimizle uyuşturucu üretimi, ticareti ve dağıtımına karşı kesintisiz operasyonlar yürütürken, zehir tacirlerine de göz açtırmıyoruz. Diğer yandan özellikle gençlerimizi hedef alan risklere karşı önleyici çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Emniyet ve jandarma birimlerimiz aracılığıyla okullarımızda, mahallelerimizde ve üniversitelerimizde bilgilendirme faaliyetleri yürütüyor, ailelerimize rehberlik ediyoruz. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriyelerimizle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumaya yönelik çalışmalarımızı da her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Ayrıca diğer bakanlıklarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde rehabilitasyon, sosyal uyum ve yeniden topluma kazandırma süreçlerini de destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Çiftçi, dualarla yapılan açılışın ardından Yeşilay Yaşam Kampüsü’nü gezerek, yetkililerden bilgi aldı.
Ağrı Sağlık Bakanlığı’ndan İran’a ikinci etap insani yardım amaçlı tıbbi malzeme gönderildi Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından İran’a 6 tır insani yardım amaçlı tıbbi malzeme ve ilaç gönderilmiştir. Van İl Sağlık Müdürlüğü’nde hazırlanan 107 palet yardım malzemesi Ağrı Doğu Bayazıt Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. İran’a gönderilmek üzere 107 palet ilaç ve tıbbi sarf malzemesi hazırlandı 104 palet 361 kalemden oluşan yaklaşık 1,8 milyon tıbbi sarf malzemesi, 2 palet 78 kalemden oluşan yaklaşık 10 bin ilaç, 1 palet 22 kalemden oluşan 385 soğuk zincir ilaç, İran’a gönderilmek üzere Van İl Sağlık Müdürlüğü’nün deposuna nakledildi. Acil müdahale ve cerrahi işlemler için tıbbi sarf malzemeleri tırlara yüklendi İran’a gönderilen yardım kolilerinde enjektörler, cerrahi maskeler, steril eldivenler, oksijen maskeleri ve koruyucu ekipmanlar başta olmak üzere çok sayıda tıbbi sarf malzemesi yer alıyor. Bu malzemeler, acil müdahale ve cerrahi işlemler başta olmak üzere sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi açısından önem taşıyor. Yardım tırlarında temel ilaçlar ve onkoloji ilaçları da bulunuyor İran’a gönderilen tırlarda tıbbi malzemelerin haricinde, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve endokrin ilaçları gibi temel ilaçlar yer alırken; soğuk zincir ilaçlar arasında onkoloji ilaçları da bulunuyor. Sağlık Bakanlığı İran’a ilk etapta 3 tır ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemesi göndermişti Sağlık Bakanlığı İran’a aynı ay içerisinde ikinci kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderdi. İlk etapta 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a gönderilmiş; röntgen, ultrason, ventilatör ve hasta başı monitör gibi kritik ekipmanlar bölgeye ulaştırıldı.