GENEL - 14 Haziran 2023 Çarşamba 18:03

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “Azerbaycan, Türkiye ve KKTC, Türklük dünyasının bana göre yeni zeminini oluşturmaktadır”

A
A
A
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “Azerbaycan, Türkiye ve KKTC, Türklük dünyasının bana göre yeni zeminini oluşturmaktadır”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bizim gönlümüzde bir millet üç devlet Azerbaycan, Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türklük dünyasının bana göre yeni zeminini oluşturmaktadır” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bizim gönlümüzde bir millet üç devlet Azerbaycan, Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türklük dünyasının bana göre yeni zeminini oluşturmaktadır” dedi.



KKTC Kurucu Başkanı Rauf Denktaş’ın heykelinin açılışı için KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bolu’ya geldi. Bolu’ya giriş yapan Tatar’ın ilk durağı Bolu Valiliği oldu. Valilik ziyaretinin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bolu Bilim ve Sanat Merkezi’nde Ombudsman Şeref Malkoç’un katılımıyla düzenlenen ‘Ombudsman Bolulularla Buluşuyor’ programına katıldı. Tatar programda konuşma yaparak Azerbaycan, Türkiye ve KKTC’nin Türklük dünyasında yeni bir zemin oluşturduğunu ifade etti.



“Kendimizi malumunuz olduğu üzere büyük Türk milletinin bir parçası olarak görürüz”


Bolu’ya KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı rahmetli Rauf Denktaş’ın heykelinin açılış töreni için geldiğini ifade eden Tatar, “Kurucu Cumhurbaşkanımız rahmetli Rauf Denktaş’ın büstünün açılış töreni dolayısıyla aldığım bir davet üzerine buradayım. KKTC esasında benim gönlümde Türkiye’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Kendimizi malumunuz olduğu üzere büyük Türk milletinin bir parçası olarak görürüz. Hep öyle olarak böyle devam edecek. Dolayısıyla Bolu’da bu Anadolu’nun Türkiye’nin en güzel müstesna yerlerinden bir tanesinde bu güzel şehirde sizlere beraber olmak, onun bana nasip olması, böyle bir toplantıda bulunmak ve sizlere kısa da olsa bu hitabı yapmam benim için büyük bir onur, şeref, beni buraya daveti için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.



“Türkiye’ye, milletimize olan bağlılığımızın da altını çizerek bir kez daha ifade ediyorum”


Türkiye’ye ve Türk milletine bağlılıklarını bir kez daha bildiren Ersin Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak Kıbrıs Türk halkının lideri olarak burada geçmişte yaşadığımız acılar, soykırımlar, göçler ve Kıbrıs adasının bir Yunan adası olması için her türlü mezalime, her türlü girişime karşı baş koyan şehitler veren bedeller ödeyen ve her zaman yanında Anadolu Türkiye’yi gören Kıbrıs Türk halkının cumhurbaşkanı olarak hitap ederken Anadolu’ya, Türkiye’ye, milletimize olan bağlılığımızın da altını çizerek bir kez daha ifade ediyorum” diye konuştu.



“100 ülkenin taramasından çok daha iyisi bizi Türkiye’nin tanımasıdır”


Dünyanın KKTC’yi tanımadığını ancak Türkiye’nin tanımasının daha önemli olduğunu ifade eden Ersin Tatar, “Şimdi biz dediğim gibi bir mücadele içerisindeyiz. Dünya bizi tanımıyor. Ama hepimiz şöyle diyoruz. Rauf Denktaş da kurucu Cumhurbaşkanımıza öyle diyordu; ‘100 ülkenin taramasından çok daha iyisi bizi Türkiye’nin tanımasıdır.’ Türkiye bizi tanıyor tanımaya da devam ediyor. Bakınız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yemin töreninden sonra geçen gün ilk ziyaret ettiği ülke KKTC olmuştur. Bu bizim için büyük bir onurdur. Orada da ifade ettim, kendisine ve güçlü heyetine bizlere sahip çıkmasını. KKTC vardır, var olacaktır, yaşayacaktır. Kıbrıs Türk halkının da Anadolu Türkiye tamamıyla arkasında ve şimdi hamdolsun büyük Türk dünyasının bir parçası olarak en güneydeki bir Türk devleti olarak Doğu Akdeniz’deki varlığımızı sürdürmek, bahtiyarlığı ve mutluluğu içerisindeyiz. Çünkü coğrafyaya baktığınızda az önce Kıbrıs gazileriyle de buluştuk. Onlara da ifade ettim. Gelecek sene 2024’te 50 sene geçmiş olacak. Kıbrıs Barış harekatından 50 yıl sonra Doğu Akdeniz’de bir cumhuriyetimiz vardır. Türk Devleti vardır. Bunun anlamı çok büyüktür. Hem orada yaşayan sizlerin kardeşleri bizlerin selameti, bizlerin geleceği, bekası, aynı zamanda da bütün Türkiye’nin kendi güvenliği oradan geçmektedir. Çünkü Doğu Akdeniz, mavi vatan, hava sahası, gökler, her türlüsüyle o önemli bölgeler, birtakım jeostratejik jeopolitik, güvenlik meselelerinin her geçen gün daha önem kazandığı o bölgede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle serhat bekçileri olarak Türkiye’yle birlikte var olmanın bizler için ne kadar önemli olduğunu zaten hepiniz çok iyi biliyorsunuz” diye konuştu.



“Bizim gönlümüzde bir millet üç devlet Azerbaycan, Türkiye Cumhuriyeti, KKTC”


Azerbaycan, KKTC ve Türkiye’nin yeni Türklük Dünyası’nın yeni zeminini oluşturduğunu ifade eden Tatar, “Anadolu, İstanbul, Doğu Akdeniz, Kıbrıs... Cumhurbaşkanımıza ziyaretinde de ifade ettik, bizim gönlümüzde bir millet üç devlet: Azerbaycan, Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Bütün bu enerji meselelerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin iletim hakları ile, batı dünyasına, Avrupa’ya, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla birlikte Süveyş Kanalı ve Doğu Akdeniz’deki ticaret yollarının orada geçmesi, bu büyük coğrafyada Azerbaycan’dan İstanbul’a kadar uzanan ve en güneyde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte Türklük dünyasının bana göre yeni zeminini oluşturmaktadır. İşte bu yeni zemin üzerine kendi insanlarımıza hakkıyla, hukukuyla, insan haklarıyla daha müreffeh bir gelecek sunabilirsek, işte gelecek nesiller çok daha sürdürülebilir bir yapı içerisinde, bu coğrafyada milletimizin ecdadına yakışır bir şekilde varlığını sürdürebilecektir. Temennimiz ve dileğimiz bu, bize düşen kendi insanımıza umut vadedebilmek” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Göç İdaresi Başkanlığı uluslararası öğrencilerle iftar yemeğinde bir araya geldi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için iftar programı düzenledi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için Ankara Vilayetler Evi’nde gerçekleştirilen iftar programı düzenlendi. Birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı buluşmada, Göç İdaresi yönetimi öğrencilerle iftar sofrasında bir araya gelerek misafirleriyle yakından ilgilendi. Samimi bir ortamda geçen görüşmelerde Türkiye’nin misafirperverliğine dikkat çekilirken öğrencilerin deneyimleri ve talepleri de doğrudan dinleme fırsatı bulundu. "Gönül bağınızı koparmayın" İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, yaptığı konuşmada uluslararası öğrencilere yönelik geleceklerini inşa ederken üzerinde yükselecekleri yapının iki sağlam ayağının olması gerektiğini belirtti. Bakan Yardımcısı Cangir, "Bu köprünün ilk ayağı, şu an üniversite veya yüksek lisans eğitimi aldığınız ülkemiz Türkiye’dir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından sağlanan kolaylıklardan faydalanarak burada kalmanızdan ve kariyerinize Türkiye’de devam etmenizden büyük memnuniyet duyarız. Ancak rotanız neresi olursa olsun, sizlerden istirhamımız bu ayağı her zaman sağlam tutmanızdır. Mezuniyet sonrası kendi ülkenize dönseniz veya üçüncü bir ülkeye gitseniz dahi burayı unutmayın; kendi aranızdaki iletişimi ve Türkiye ile olan hem gönül hem de fiziki bağınızı koparmayın. Bu sürekliliğin hem sizler hem de bizler için son derece kıymetli olacağına inanıyorum" diye konuştu. Köprünün ikinci ayağının öğrencilerin anavatanları olduğunu vurgulayan Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burayı ikinci vatanınız olarak görseniz de kendi topraklarınıza dönme arzusunda olmanız, oraya hizmet etme gayesi taşımanız son derece doğal ve ulvi bir amaçtır. Ancak kendi ülkenize yerleşseniz bile Türkiye ile olan ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkilerinizi devam ettirmenizi özellikle rica ediyorum. Nerede olursanız olun, kurduğunuz bu bağları korumanız, ülkelerimiz arasındaki dostluk köprüsünü her zaman diri tutacaktır." "415 bin öğrenciye hızlı hizmet" Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ise konuşmasında öğrencilere hitap ederek, "Evinizden, ailenizden, sevdiklerinizden ve ülkenizden kilometrelerce uzakta olsanız bile, Göç İdaresi Başkanlığı olarak sizlerin yanında bulunmaktan ve sizleri ülkemizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz" dedi. Kök, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören öğrencilerle iftar sofrasını paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bugün burada sizlerle bir iftar sofrasını paylaşıyor, dostluğumuzu geliştiriyor ve aynı zamanda ortak geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl ile kurum yöneticileri ve uluslararası öğrenciler katıldı.
Elazığ FHGC’den yapay zekanın kötü kullanımına tepki Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC), özellikle yapay zeka teknolojilerinin son zamanlarda kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığını ve yeni bir tehdit alanı oluşturduğunu aktardı. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) yapay zeka kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu. FHGC’den yapılan açıklamada, "Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya mecralarında sahte hesaplar üzerinden yapılan belaltı yazışmalar, iftiralar, hakaretler, montaj içerikler ve itibar suikastları ne yazık ki artış göstermiştir. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılarak ses, görüntü ve metin üzerinden kurgu içerikler üretilmesi; kamuoyunu yanıltmaya ve hedef gösterilen kişileri itibarsızlaştırmaya yönelik yeni bir tehdit alanı oluşturmuştur. Kimliği belirsiz hesaplardan yürütülen bu kirli faaliyetler; yalnızca hedef alınan kişi ve kurumları değil, toplumun huzurunu ve kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır. FHGC olarak; özellikle son günlerde Elazığ’da bürokratlara, siyasilere ve iş dünyasının temsilcilerine yönelik sahte hesaplar üzerinden yürütülen şantaj, montaj, yapay zeka destekli kurgu içerikler ve karalama girişimlerini şiddetle kınıyoruz. Bu tür girişimler, Elazığ kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara sebep olmakta ve telafisi güç sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır.Daha önce de benzer olayların yaşandığı, birçok kişinin fake hesaplar üzerinden hakaret ve iftiralara maruz kaldığı bilinmektedir" denildi. Açıklamanın devamımda, "Bugün gelinen noktada ise yapay zeka araçları kullanılarak gerçekle ilgisi olmayan içeriklerin üretilmesi, meselenin boyutunu daha da tehlikeli bir aşamaya taşımıştır. Bu durum, sadece bireysel hak ihlali değil; aynı zamanda toplumsal güven ortamına yönelik organize bir saldırı niteliği taşımaktadır. Basın meslek ilkeleri; doğruluk, sorumluluk ve kamu yararı esasına dayanır. Sahte hesaplar ve yapay zeka ile kurgulanan algı operasyonları ise basın özgürlüğüyle değil; açıkça suç ve ahlaki sorumluluk eksikliğiyle ilişkilidir. Bu nedenle yalnızca bireylerin değil, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda açık ve net bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda FHGC olarak: Sahte hesaplar üzerinden yürütülen her türlü iftira, hakaret ve itibar suikastını kınıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin kötüye kullanılarak kamuoyunun manipüle edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Hukukun ortaya çıkaracağı her türlü gerçeğin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Güvenlik birimlerimizin süreci hassasiyetle yürüttüğüne ve bu tür organize girişimlerin çökertileceğine olan inancımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Yasal düzenlemelerin varlığını biliyoruz; ancak hukuki süreçlerin tamamlanmasını beklemeden, toplum vicdanının bu tür karanlık faaliyetleri asla kabul etmeyeceğini açıkça ifade ediyoruz. Elazığ’ın sağduyulu insanlarının bu kirli yöntemlere prim vermeyeceğine inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki; anonimlik arkasına saklanarak yapılan saldırılar ne cesaret ne de özgürlüktür. Gerçek cesaret, kimliğini gizlemeden doğruları savunabilmektir" ifadelerine yer verildi.