ASAYİŞ - 11 Aralık 2025 Perşembe 15:16

78 kişiye mezar olan oteli denetleyen bakanlık yetkililerinin ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
78 kişiye mezar olan oteli denetleyen bakanlık yetkililerinin ifadesi ortaya çıktı

Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’deki yangına ilişkin davada yurt dışı çıkış yasağı getirilen bakanlık personellerinin ifadeleri ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, "Grand Kartal Otel’de 2021’deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel’de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır" dedi.


Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulundan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı. 32 sanığın yargılandığı davada aralarında otel sahibi ve belediye yetkililerin de bulunduğu 11 sanığa 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34’er kez müebbet hapis, yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44’er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11’er ay hapis cezası verilmişti. Diğer 18 sanığa da değişen oranlarla ceza verilirken, 3 sanık da beraat etmişti.



9 şüpheli bürokrata yurt dışı çıkış yasağı getirildi


Danıştay 1. Dairesi’nin Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelleri hakkında soruşturma izni almasının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 bürokrat, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan Bolu 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, önceki Genel Müdür Şennur Aldemir Doğan ile bakanlık bürokratları ve genel müdürlük personelinden Levent Kırcan ve Elçin Şimşek Öncü, Bülent Çınar Çavuş, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan ve Barış Başayvaz, 28 Kasım ile 1 ve 2 Aralık tarihlerinde ifade verdi. Aynı tarihlerde Bolu 1 ve 2. Sulh Ceza hakimliklerine SEGBİS ile bağlanan 9 şüpheli hakkında, "yurt dışına çıkamama" şeklinde adli kontrol kararı alındı.



"Tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim"


Soruşturma kapsamında ifade veren Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, otelde en son 21 Ocak 2021’de denetim yaptığını belirtti. Denetim raporunda, 88 yataklı personel lojmanının krokiye eklenmesinin uygun olacağının bildirildiğini aktaran Araz, savunmasında şunları kaydetti:


"Denetim raporunda 88 yataklı personel lojmanının denetimde temin edilen krokiye eklenerek bildirilmesinin uygun olacağı, Tarım ve Orman Bakanlığından ’uygun’ görüş gelmesi halinde işlem yapılması, 8 Mart 2021 tarihli inceleme araştırma raporunda, ana firma olan belge sahibi Kartal Otel San. A.Ş. bünyesindeki 3 yıldızlı otel-oberj turizm işletme belgesi olan tesise belgenin yenilenmesinin uygun olacağını dosya üzerinde inceleyerek inceleme ve araştırma raporu sunulmuştur. Grand Kartal Otel’de 2021’deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel’de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır. Bu denetim turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümleri kapsamında yapılmış denetimdir."



"Bizim geçmişte yaptığımız tespitlerin bize sorumluluk getirmeyeceğini düşünmekteyim"


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın başkontrolörlerinden Barış Başayvaz ise can ve mal güvenliğine ilişkin denetimlerin ilgili bakanlık müfettişlerine ait olduğunu savunarak, "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 131’inci maddesinde, can ve mal güvenliğine ilişkin denetiminden sorumlu kişilerin, bakanlıkların müfettişlerine ait olduğu kanaatindeyim. Bizim geçmişte yaptığımız tespitlerin bize sorumluluk getirmeyeceğini düşünmekteyim. Yapılan tespitler de zaten ilgili mevzuatımızda bulunmayan aykırı tespitlerdir" ifadelerini kullandı.



78 kişiye mezar olan oteli denetleyen bakanlık yetkililerinin ifadesi ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ın Kardeniz’i beyaza büründü Sivas’ta bulunan ve her mevsim farklı güzelliğe bürünen Dipsizgöl ve şelalesi, yağan kar ile birlikte eşsiz manzaralar oluşturdu. Timsah gözüne benzetilen Dipsizgöl soğuk havaya rağmen donmazken Dipsizgöl Şelalesi’nde devasa buz sarkıtları oluştu. Sivas’ın Karadeniz’i olarak adlandırılan bölge, dron ile havadan görüntülendi. Sivas’ın doğal güzellikleri ile ön plana çıkan ilçesi olan Doğanşar’da yoğun kar yağışı etkili oldu. Kent merkezine 82 kilometre uzaklıkta bulunan ve ziyaretçilerine her mevsim farklı bir manzara sunan Dipsizgöl ve şelalesi, kar yağışı ile birlikte beyaza büründü. Kar kalınlığının 1 metreyi geçtiği alan, kış şartları nedeniyle sessizliğe büründü. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Tabiat Parkı ilan edilen Dipsiz göl ve şelalesinde eşsiz manzaralar oluştu. Kentteki bütün göller dondu, Dipsizgöl donmadı Sibirya soğuklarının etkili olduğu Sivas’taki birçok göl buz tutarken Dipsizgöl donmadı. Ziyaretçilerine 4 mevsim farklı bir manzara sunabilen Dipsizgöl, 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce "nitelikli doğal koruma alanı" olarak tescillenmiş, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilmişti. Yüzeyini kaplayan yosun tabakası nedeniyle timsah gözüne benzetilen göl, karla kaplı arazide mest eden görüntüler sundu. Dipsizgöl Şelalesi’nde devasa buz sarkıtları oluştu İlkbahar aylarında yeşile bürünen, yaz aylarında ferahlatan suyu ile ün salan Dipsizgöl Şelalesi, sonbahar ve kış aylarında da farklı bir güzelliğe bürünüyor. Çevredeki su ve ağaç zenginliği nedeniyle Karadeniz Bölgesi’ni benzetilen alan, bölgede etkili olan kar ile birlikte resim tablolarına benzetiliyor. Dipsizgöl’den akan suyun kayalıklardan dökülmesiyle oluşan Dipsizgöl Şelalesi, soğuk havanın etkisiyle dondu. Yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülen suyun donmasıyla birlikte devasa buz sakıtları oluştu. Buz sarkıtlarının boyu 5 metreye kadar ulaşırken şelale sessizliğe büründü. Sivas’ın önemli turistik doğal güzellikleri, dron ile havadan görüntülendi. "Çok etkileyici bir güzelliği var" Dipsizgöl ve şelalesini merak ettiğini ifade eden İlayda Korkmaz, "Daha önce hiç gelmemiştim. Sunduğu güzel manzara sebebiyle ziyaret etmek istedim. Ama şelalenin yanına inemedim. Çok fazla kar yağmıştı. Şelaleyi dron ile izledim. Çok etkileyici bir güzelliği var. Doğanın güzelliklerini gözler önüne seriyor" dedi. (RM-
Bilecik Özel eğitim öğrencileri BŞEÜ’de oyunla öğrenmenin keyfini yaşadı Özel eğitim öğrencileri Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) oyunla öğrenmenin keyfini yaşadı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlüğü koordinasyonunda, Bilecik Özel Eğitim Uygulama Okulu iş birliği ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öncülüğünde düzenlenen ‘Oyunla, Sevgiyle, Birlikte’ başlıklı etkinlik kapsamında özel eğitim öğrencileri Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesini ziyaret etti. Etkinlik çerçevesinde Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi kampüsünde ağırlanan öğrenciler, Çocuk Gelişimi Laboratuvarında özel olarak hazırlanan eğitsel materyaller ve oyun etkinlikleriyle keyifli vakit geçirdi. Program süresince Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi öğrencileri, çocuklarla birebir ilgilenerek oyun süreçlerinde rehberlik etti. Bu sayede özel eğitim öğrencilerinin sosyal uyum ve iletişim becerilerinin desteklenmesi amaçlanırken, üniversite öğrencileri için de mesleki bilgi ve becerilerini uygulamaya aktarabilecekleri önemli bir deneyim alanı oluşturuldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Üniversitemiz, toplumsal sorumluluk bilinciyle her kesime dokunan çalışmalar yürütmektedir. Özel eğitim öğrencilerimizi kampüsümüzde ağırlamak, onların oyunla öğrenmelerine katkı sunmak bizler için son derece kıymetlidir. Bu tür etkinliklerle hem çocuklarımızın gelişimine destek oluyor hem de öğrencilerimizin mesleki deneyim kazanmalarını sağlıyoruz" dedi.
Bilecik Pazaryeri’ne kavşak ve 7 kilometrelik duble yol müjdesi Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, İstanbul-Antalya D650 Karayolu üzerinde Bilecik’te en fazla kazaların yaşandığı noktalardan biri olan Pazaryeri yol ayrımı için beklenen müjdenin geldiğini söyledi. Başkan Tekin, uzun süredir gündemde olan kavşak düzenlemesi ve 7 kilometrelik duble yol projesinin Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı yatırım planına alındığını açıkladı. Tekin, "Yapılacak kavşak ve duble yol çalışmasıyla birlikte hem trafik güvenliğinin artırılması hem de bölgedeki ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale getirilmesi hedefleniyor. Özellikle sık sık yaşanan ölümlü ve yaralanmalı kazaların önüne geçilmesi açısından projenin büyük önem taşıyor. Bu önemli yatırımın ilçemize kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na Karayolları Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Gülşen’e, Karayolları 14. Bölge Müdürümüz Sayın Umut Akyazı’ya, AK Parti Bilecik İl Başkanımız Sayın Serkan Yıldırım’a ve AK Parti Bilecik Milletvekilimiz Sayın Halil Eldemir’e teşekkür ediyorum. Pazaryeri’miz için hayati öneme sahip bir projeyi daha yatırım planına aldırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Öte yandan Pazaryeri’nde uzun süredir beklenen bu proje, hem sürücüler hem de bölge sakinleri için can güvenliği açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Çalışmaların yatırım programı sürecinin tamamlanmasının ardından hayata geçirilmesi bekleniyor.
Tekirdağ Trakya’da su alarm veriyor Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Trakya Bölgesi’nde giderek derinleşen su krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, suyun yalnızca çevresel bir konu değil; bölgenin ekonomik, sosyal ve üretimsel sürdürülebilirliği açısından stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. Başkan Ahmet Çetin, ülkemizin "altın boynuzu" olarak nitelendirilen Trakya’nın su fakiri bir bölge olduğunun altını çizerek, yer altı su kaynaklarının kritik seviyelere gerilediğini ifade etti. Geçmiş yıllarda daha sığ derinliklerden temin edilen suyun bugün 400–500 metre derinlikten çıkarılabildiğine işaret eden Çetin, bu tablonun mevcut kaynakların hızla tükendiğinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti. "Su olmadan ne yaşam sürdürülebilir ne de üretim" Son yapılan araştırmalarda Trakya Bölgesi’ndeki yer altı sularının yüzde 85’inin tükendiğinin görüldüğünü belirten Başkan Ahmet Çetin, su sorununa yaklaşımın günü kurtaran çözümlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Başkan Ahmet Çetin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Suyun olmadığı bir bölgede ne sanayiden ne tarımdan ne de sağlıklı bir yaşamdan söz edemeyiz. Bölgemizin kalkınması ancak planlı, sürdürülebilir ve bütüncül bir su yönetimi ile mümkündür. Bölgemizde sanayi ve yaşam döngüsünün sürdürülebilir şekilde devam etmesi adına su güvenliğini ivedilikle sağlamalıyız. Devam eden su depolama altyapıları acilen tamamlanmalı, yeni su depolama yapıları planlanmalı; sürdürülebilir ve iklim duyarlı su yönetimi teknikleri yaygınlaştırılmalıdır." Trakya’da yıllık 2,4 milyar metreküp su kullanıldığını hatırlatan Başkan Çetin, Meriç Nehri’nden akan suyun yaklaşık 2,5 milyar metreküplük kısmının uluslararası anlaşmalar çerçevesinde kullanım imkânı bulunduğunu belirterek, buradan iç bölgelere su transferine yönelik projelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Çetin, "Bu proje maliyetli görülebilir. Ancak Trakya’dan sanayinin ve yaşamın kopmasının maliyeti çok daha ağır olur. Susuzluğun bedeli, üretim kaybı, istihdamın zayıflaması ve yaşam kalitesinin düşmesiyle katlanarak büyür" dedi. Başkan Çetin, yer altı su kaynaklarının korunmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu; alternatif su kaynakları, yüzey sularının etkin değerlendirilmesi ve bölgesel ölçekte büyük ölçekli projelerin gündeme alınmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Uzun vadeli yatırımların maliyetli olabileceğini, ancak susuzluğun maliyetinin çok daha ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı. Ortak akıl ve kurumsal iş birliği şart Başkan Ahmet Çetin, su sorununun tek bir kurumun ya da tek bir yerel yönetimin çözebileceği bir mesele olmadığını belirterek; merkezi idare, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum ve basının ortak akıl ve güçlü iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Göreve geldiği ilk günden bu yana su sorununu gündemde tuttuklarını belirten Başkan Çetin, şunları kaydetti: "Israrla bu sorunun üzerinde durduk. Üniversitelerimizle akademik çalışmaları değerlendirdik. Namık Kemal Üniversitesi’nden kıymetli akademisyenlerimiz sunumlar gerçekleştirdi ve ortaya konulan tablo, acil önlemler almamız gerektiğini net biçimde gösterdi. Bu toplantılarda bölgemizde 141 milyon metreküp su açığı olduğu da ifade edilmiştir. Ayrıca kayıp-kaçakların ivedilikle önüne geçilmesi gerekmektedir. Tüm paydaşlarımızla temas halinde, çözüm odaklı çalışmalara katkı sunmayı sürdürüyoruz." Gelecek nesiller için sorumluluk Başkan Ahmet Çetin, suyun yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkı olduğunu vurgulayarak; atılacak her adımda çevresel dengeyi gözeten, bilimsel verilere dayalı ve uzun vadeli planlamaların esas alınması gerektiğini belirtti. Su kaynaklarının bilinçli kullanımı ve korunmasının, Trakya’nın üretim gücünü ve yaşam kalitesini korumanın temel şartı olduğunu ifade etti. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası olarak bölgenin en önemli yapısal sorunlarından biri olan su meselesinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Çetin, bu konunun ertelenemez ve vazgeçilemez bir öncelik olduğunu vurguladı. Açıklamasında, konuya gösterdikleri duyarlılık nedeniyle bölge basın mensuplarına da teşekkür eden Başkan Ahmet Çetin, sözlerini şöyle tamamladı: "Atalarımızdan bize, bizden gelecek nesillere emanet olan bölgemizde; sanayi ve yaşam döngüsünün bir arada devamı için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam etmeliyiz."
Bilecik BŞEÜ Rektörü Kaplancıklı araştırma merkezlerinde incelemelerde bulundu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, üniversite bünyesindeki araştırma merkezlerinde incelemelerde bulundu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi, Doğal Taş Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen program kapsamında ilgili merkezlerde yürütülen çalışmalar hakkında düzenlenen toplantıda yetkililerden bilgi alan Rektör Prof. Dr. Kaplancıklı, merkezlerin mevcut altyapısı, laboratuvar olanakları ve devam eden projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın devamında laboratuvarları gezen Rektör Prof. Dr. Kaplancıklı, araştırma ve uygulama faaliyetlerinde kullanılan cihazlar ile teknik donanımları yerinde inceleyerek, yürütülen akademik ve bilimsel çalışmaların Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin araştırma kapasitesine sağladığı katkılara dikkat çekti. İncelemeler sırasında araştırma merkezlerinin mevcut durumu ele alınırken, altyapı imkânlarının güçlendirilmesi ve yürütülen bilimsel çalışmaların daha etkin hale getirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Araştırma merkezlerimiz üniversitemizin bilimsel üretim gücünü artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Altyapımızı güçlendirerek bilimsel çalışmaların daha etkin ve verimli şekilde yürütülmesini sağlamayı hedefliyoruz" dedi.