GÜNDEM - 20 Ağustos 2024 Salı 13:09

Alevlerin arasında ölümle burun buruna gelen ateş savaşçısı o anları anlattı

A
A
A

Bolu tarihinin en büyük orman yangınına müdahale eden ekiplerin rüzgarın ters esmesiyle alevlerin arasında kalan ateş savaşçısı o anları anlattı. Şefinin geride kaldığını ve onun için döndüğünü ifade eden Mustafa Nazlı, "Şefim, ’Beni bırak, kendi canını kurtar’ dedi ancak vicdanım el vermedi. Şefimi orada bırakamazdım, bıraksam ömür boyu vicdan azabı çekecektim" diye konuştu.

Bolu’nun Göynük ilçesinde 72 saat sonra söndürülen orman yangınında soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangına müdahalenin 2’ncü gününde Mengen Orman İşletme personellerinden 4 kişi, rüzgarın tersten esmesiyle çevrelerini saran alevlerin arasında kaldı. Alevler ile aralarında 5 metre olan personeller alandan uzaklaşmaya başladı. Dik yamaçtan daha fazla kaçamayan işletme şefi, ’Beni bırakın, siz devam edin’ demesine rağmen ateş savaşçılarından Mustafa Nazlı, geriye dönerek şefini yalnız bırakmadı. O anları İHA’ya anlatan orman personeli Mustafa Nazlı, "Ömrümde öyle bir şey görmedim, Allah bir daha göstermesin" dedi.

Alevlerin arasında ölümle burun buruna gelen ateş savaşçısı o anları anlattı

"Saniyeler içinde yangın metrelerce ilerledi"

Yaşananları anlatan orman personeli Mustafa Nazlı, "Yangının ortasında kaldığımız alan çok dik araziydi. Arazinin yapısı kayaydı. Bastığımız yer kayıyordu. Şefimizle beraber yangını söndüre söndüre 500-600 metre aşağıya indik. Az daha ilerlediğimizde alevler harlanmaya başladı. Hortum istedik ancak gelmedi. Şefimiz telsizden helikopterden bulunduğumuz yere sorti yapmasını istedi. Sorti de gelmedi. Bu sefer ateş harlandı. Saniyeler içinde yangın metrelerce ilerledi. 50 metre yukarımızda olan müdür yardımcımız, ’Kaçın’ diye bağırmaya başladı. Herkesin koştuğunu gördüm, hemen depar attım herkesi geçtim" diye konuştu.

"Şefim, ’Kendi canını kurtar’ dedi, kabul etmedim"

Şefinin geride kaldığını söyleyen Nazlı, "Zaten ondan önceki günden dolayı yorgunduk. Alevler L şeklinde etrafımızı sardı, kaçacağımız taraf kapandı. Şefim, ’Ben gelemiyorum. Gelemeyeceğim, beni bırak git. Kendi canını kurtar’ dedi. Kabul etmedim ve arkadaşlara seslendim ancak herkes kendi derdine düşmüştü, duymadılar. Şefimin koluna girerek dik yamaçta koşmaya başladık ancak çok yorulduk, ciğerimiz şişti. Her yer duman altı oldu. Her taraf yandı, kaçacak bir taraf kalmadı. Şefime, ’Herhalde biz burada yanacağız. Biz öldük’ dedim. Çünkü kaçma şansımız yok. Dereye insek, dere yanıyor. Yukarı çıksan ateş önümüze geçti. ’Bittik’ dedim. Çünkü alevler çok yüksekti" şeklinde konuştu.

Alevlerin arasında ölümle burun buruna gelen ateş savaşçısı o anları anlattı

"Şefimi orada bırakamazdım, bıraksam ömür boyu vicdan azabı çekecektim"

Rüzgarın tersten esmesiyle yolun biraz açıldığını söyleyen Nazlı, "25 dakikada yukarı çıkabildik. Çaprazdan alevlerin etrafından dolanarak çıktık. Gözlerimiz doldu, şefim; "Sen olmasan orada kalmıştım" dedi. Şefimi orada bırakamazdım, bıraksam ömür boyu vicdan azabı çekecektim. Oradaki alevleri ve yaşadığımız durumu anlatmam tarifsiz bir durum. Şu an bile olayı anlatırken o anı yaşıyormuşum gibi hissettim. Titriyorum, kalbim atışı yükseldi. Binlerce hayvan telef oldu. Bir tane tavşan kurtarmak bana nasip oldu. İnsanlar orman yanınca sadece ağaçların ve örtülerin yandığını zannediyor ama binlerce hayvan telef oluyor. Hepsinin yuvaları yanıyor. Bolu tarihinin en büyük yangınıydı, çok büyüktü. Ömrümüzde öyle bir şey görmedik. Allah da bir daha göstermesin" ifadelerini kullandı.

Enes Özkan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı