ASAYİŞ - 15 Eylül 2025 Pazartesi 19:41

Grand Kartal faciasında mütalaa açıklandı: 7 sanığa 78’er kez ’olası kastla öldürme’ suçlaması

A
A
A

Bolu’da Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği ve 137 kişinin yaralandığı yangın faciasına ilişkin davada, cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada aralarında otel yöneticileri ve belediye görevlilerinin de bulunduğu 7 sanığın 78 kişiye yönelik "olası kastla öldürme" ve çok sayıda kişiye yönelik "olası kastla yaralama" suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan mütalaada, otel yöneticileri Halit Ergül, Emir Aras, Ahmet Demir ve Kadir Özdemir ile Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve İtfaiye Eri İrfan Acar’ın "olası kast" ile hareket ettikleri değerlendirildi. Savcılık, bu sanıkların tespit edilen hayati riskleri bilmelerine rağmen "olursa olsun" mantığıyla hareket ederek öngördükleri neticeyi kabul ettiklerini belirtti. Mütalaada, otelin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın da aralarında bulunduğu otel müdürü, teknik sorumlular, iş güvenliği uzmanları, denetçi firma yetkilileri, aşçılar ve LPG bakım görevlilerinden oluşan çok sayıda sanığın ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması talep edildi. Bolu İl Özel İdaresi personeli olan 4 sanık hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ceza talep edilirken, aşçı şefi Enver Öztürk hakkında ise sorumluluğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi yönünde görüş bildirildi.

Yangın arızalı ve temizlenmemiş ızgaradan başladı

Savcılık mütalaasında, yangının çıkış anına ve yayılmasına ilişkin detaylı tespitlere yer verildi. Buna göre yangın, 21 Ocak 2025’te saat 03.17 sıralarında otelin restoran katındaki "show alanı" bölümünde bulunan "grill plate" isimli elektrikli ızgaradan başladı. Cihazın termostatlarından birinin arızalı olduğu, aşırı ısınmaya yol açtığı ve altındaki yağ toplama haznesinin temizlenmemiş olması nedeniyle biriken hayvansal yağların alev almasıyla yangının başladığı kaydedildi.

"LPG tesisatı facianın büyümesinin asıl sebebi"

Mütalaada, küçük bir parlama ile başlayan yangının faciaya dönüşmesindeki en büyük etkenin projesiz ve onaysız kullanılan LPG tesisatı olduğu vurgulandı. Alevlerin LPG bağlantı hortumlarını eritmesi ve mutfakta gaz akışını kesecek otomatik bir vananın bulunmaması nedeniyle ortama yüksek basınçla yayılan gazın yangını saat 03.24 itibarıyla patlama ve parlama seviyesine taşıdığı belirtildi. Bilirkişi raporuna atıf yapılarak, "Yaşanan çok sayıdaki can kayıplarının asıl sebebinin bu hızlanma etkisi olduğu" ifade edildi.

İptal edilen itfaiye raporu da mütalaada yer aldı

Mütalaanın en dikkat çekici bölümlerinden birini, yangından yaklaşık bir ay önce 16 Aralık 2024’te Bolu Belediyesi İtfaiyesi tarafından yapılan denetim ve bu denetimin iptal edilmesi süreci oluşturdu. İtfaiye eri İrfan Acar tarafından yapılan denetimde tahliye çıkışlarının, acil aydınlatmaların ve yönlendirme levhalarının yetersiz olduğu, yağmurlama (sprinkler) sisteminin bulunmadığı, yangın algılama ve alarm sistemlerinin faal durumda olmadığı, duman tahliye sisteminin yetersiz olduğu gibi hayati eksiklikler tespit edildiği ancak otel yönetimi adına sanık Kadir Özdemir’in 24 Aralık 2024’te yaptığı başvuru ve sanık Ahmet Demir’in sanık Sedat Gülener ile yaptığı görüşmeler neticesinde bu denetim raporunun 25 Aralık 2024’te Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener tarafından iptal edildiği belirtildi. Savcılık, bu iptal işleminin hem otel yönetimi hem de belediye yetkilileri için "olası kast" suçlamasının temelini oluşturduğunu değerlendirdi. Mütalaada ayrıca, otelde yangın eğitimi ve tatbikatı yapılmadığı, personelin yangına müdahale konusunda bilgisiz olduğu ve panikle açtıkları kapıların yangını daha da hızlandırdığı kaydedildi.

Mütalaada muhasebe müdür yardımcıları Cemal Özer ve Mehmet Salun’un eksiklikleri bildikleri halde gerekli önlemleri almadıkları için bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan, teknik sorumlular Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü’nün elektrik ve LPG tesisatındaki eksiklikleri gidermemeleri nedeniyle yine bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sorumlu tutuldukları belirtildi. Ayrıca kahvaltı şefi Faysal Yaver’in cihazları kontrol etmeyip grill plate’i açık bırakması, personel Reşat Bölük’ün ise show alanındaki cihazı açık unutması nedeniyle yangının başlamasında kusurlu bulunduğu ve bu kişilerin taksirle ölüme sebebiyet verme suçuyla cezalandırılmasının talep edildiği ifade edildi.

Davanın bir sonraki duruşmasında sanıkların ve avukatlarının mütalaaya karşı son savunmalarını yapmaları bekleniyor.

Enes Özkan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Denizli Kendini ve sevdiklerini korumak için aşılan Dünya Aşı Haftasında aşının önemine dikkat çeken Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, aşılamanın her yıl milyonlarca insanın hayatını kurtaran en başarılı, etkili ve düşük maliyetli sağlık müdahalelerinden birisi olduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından bu yıl "Her Nesilde Aşılar İşe Yarıyor" temasıyla kutlanan Dünya Aşı Haftası’nın, bağışıklamanın bireyler ve toplumlar üzerindeki hayati rolünü bir kez daha hatırlattığını belirten İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, aşının sadece bireysel değil toplumsal bir koruma sağladığını vurguladı. Aşılama hizmetlerinin toplum sağlığı açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Öztürk; "Her yıl Nisan ayının son haftasında kutlanan Aşı Haftası’nın amacı, aşılamanın önemi hakkında toplumsal farkındalığı artırmak ve daha fazla çocuğun ve yetişkinin aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunmasını, bu hastalıklardan kaynaklanan sekellerin ve ölümlerin önlenmesini sağlamaktır. Bu yılki Aşı Haftası’nın DSÖ tarafından belirlenen ‘Her nesilde aşılar işe yarıyor’ teması ile aşıların; nesiller boyunca bireylerin, ailelerin, toplumların sağlığını koruduğu ve geleceğimizi güvence altına aldığı belirtilmektedir. Aşılar sayesinde geçmişte büyük salgınlara ve ölümlere yol açan pek çok hastalık günümüzde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da kontrol altına alınmıştır. Aşılama çalışmaları, yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını koruyan güçlü bir kalkan görevi görmektedir. Bu nedenle her yaştan bireyin aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Aşı hayatı korur; kendini ve sevdiklerini korumak için aşılan" İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Türkiye’de uzun yıllardır başarıyla sürdürülen Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında çocukluk döneminde birçok hastalığa karşı ücretsiz aşı uygulandığını vurguladı. Dünya genelinde bazı hastalıkların tamamen yok edilme aşamasına geldiğini hatırlatan Öztürk, ancak bazı hastalıkların hâlâ risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi ve şöyle konuştu: "Ülkemizde 1981 yılından buyana Genişletilmiş Bağışıklama Programı ve çocukluk çağı aşı takviminde 13 hastalığa karşı (Difteri, Boğmaca, Tetanos, Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Tüberküloz, Çocuk Felci, Hepatit-B, Hepatit-A, Suçiçeği, Haemophilus İnfluenzae, Tip B ve Pnömokoka Bağlı Hastalıklar) aşı uygulanmaktadır. İlimizde 2025 yılında Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında yaklaşık 340 bin doz aşı uygulanmıştır. İnsanlık tarihinde büyük salgınlara ve ölümlere yol açan pek çok hastalık günümüzde aşılama sayesinde görülmemektedir. Aşı sadece bebek ve çocukların değil, yetişkinler, risk grubu hastalıklara sahip kişiler (Diabet, KOAH, Astım, İmmün Yetmezlik, kanser, vb), bazı meslek grupları, tetanos riskli yaralanmalar, kuduz riskli ısırıklar ve gebeler için de büyük bir önem taşımaktadır. Aşılama her birey için hayattır, her bireyin sağlıklı yaşama hakkı vardır. Çocuklarını aşılatmak ebeveynlerin en önemli sorumluluklarından biridir" dedi.
Bitlis Tatvan’da tehdit paylaşımlarına kamu davası açıldı Kahramanmaraş’ta geçtiğimiz günlerde meydana gelen okul saldırısının ardından Bitlis’in Tatvan ilçesinde meydana gelen iki ayrı olayla ilgili kamu davası açıldı. Kahramanmaraş’ta geçtiğimiz günlerde yaşanan okul saldırısının ardından başlatılan geniş kapsamlı dijital denetimler, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarındaki içeriklere yönelik soruşturmaları da beraberinde getirdi. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dijital platformlar, sosyal medya hesapları ile ihbar üzerine incelenen yazışma grupları üzerinden yürütülen soruşturmalar kapsamında, ilçedeki bir ortaokulun sosyal medya hesabındaki paylaşıma "Tatvan Selahaddin Eyyubi Ortaokulu cuma bekleyin" şeklinde yorum yaptığı tespit edilen suça sürüklenen çocuk E.M.A. ve yine sosyal medya üzerinden "Yarın Saadettinde kıyamet kopacak canını seven gelmesin" şeklinde paylaşım yaptığı belirlenen Z.İ. hakkında işlem başlatılmıştı. Yürütülen soruşturmalar kapsamında her iki şüpheli hakkında da "Basın ve yayın yoluyla halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit" suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 213/1 ve 218/1 maddeleri kapsamında ayrı ayrı kamu davası açıldı. İsnat edilen suçların nitelikli haliyle birlikte ceza aralığının 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası olduğu bildirilirken, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın benzer olaylara karşı soruşturmaları titizlikle sürdürdüğü öğrenildi. Öte yandan; uzmanlar, sosyal medya üzerinden yapılan bu tür paylaşımların hem hukuki hem de toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, ailelerin çocuklarıyla ilgili bu konularda daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında dinlenen gizli tanık Yaprak: "Bildiklerimi duyduklarımı net bir şekilde anlattım" Aziz İhsan Aktaş davasında dinlenen gizli tanık Yaprak "İfadelerim genel olarak duyduklarımla ilgilidir. Ben bildiklerimi, duyduklarımı net bir şekilde anlattım" dedi. Gizli tanığın beyanlarının ardından duruşma, sanık avukatlarının savunmalarının alınmasıyla devam edilmek üzere yarına ertelendi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara’nın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 11’i tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada gizli tanık Yaprak dinlendi. SEGBİS sistemi ile duruşmaya bağlanan ve sesi değiştirilerek dinlenen gizli tanık Yaprak beyanında "Vermiş olduğum ifadeyi tekrar ediyorum, diyeceklerim bundan ibaret. İfadelerim genel olarak duyduklarımla ilgilidir. Soruşturma aşamasında verdiğim beyanlarım geçerlidir. Aziz İhsan Aktaş hakkında duyduklarımın tamamını ifademde anlattım. Ben ihale mevzuatını bilen biri değilim. Ben ihaleci değilim. Ben bildiklerimi duyduklarımı net bir şekilde anlattım. Benim Aziz İhsan Aktaş ile bir husumetim yok" dedi. Mahkeme başkanı, beyanlarını duruşmada anlatmaması ve savcılık ifadesini tekrar ettiğini söylemesi üzerine gizli tanığa "O şekilde olmuyor. Mahkeme huzurunda anlatman gerekiyor. Beyanlarımı tekrar ediyorum diyerek olsaydı 2 dakikada biterdi" dedi. Tanığın ifadesini hatırlamadığını söylemesi üzerine mahkeme başkanı, ifadeyi okudu. Gizli tanık "Duyduklarımı, belediyelerdeki işlemlerin tamamını ifademde zaten anlattım. Genel duyumlarım" ifadesini kullandı. Aziz İhsan Aktaş’ın avukatının "Aziz İhsan Aktaş ile tanışıklığınız var mı?" sorusuna gizli tanık "Tanışmıyorum, duyduklarımı anlattım" şeklinde cevap verdi. Avukatın "Rüşvet iddianız sadece söyleme mi dayalı?" sorusuna gizli tanık "Söyleme dayalı bildiklerimi anlattım" yanıtını verdi. Aziz İhsan Aktaş ise gizli tanığa "Etkin pişmanlık ifademde belirttiğim gibi araç alımı, nakit alımı ile ilgili delillerim var. Bunların tamamı kamuoyuna yansıdı. Sizin ‘ihalelere fesat karıştırılıyor’ diye ifadeniz var. Hangi başkana hangi belediyeye para rüşvet verdim?" sorusunu sordu. Gizli tanık "Ben duyduklarımı net bir şekilde anlattım" yanıtını verdi.