SPOR - 24 Mayıs 2024 Cuma 21:55

Savaş Abak, Boluspor Başkanlığını bırakıyor

A
A
A
Savaş Abak, Boluspor Başkanlığını bırakıyor

Haziran ayının sonunda kongreye hazırlanan Boluspor’da Başkanı Savaş Abak, aday olmayacağını açıkladı. Boluspor’un yaşadığı mali zorluktan çıkışın yolunun şirketleştirmekten geçtiğini ifade eden Başkan Abak, “Artık yapmayacağım, sağlığımdan olacağım” dedi.


2007-2008 sezonunda 1.Lig’e çıkan ve 17 yıldır Trendyol 1. Lig’de mücadele eden Boluspor, haziran ayının sonunda olağanüstü kongresine hazırlanıyor. Bu sezon ligi 7. sırada bitiren Bolu temsilcisi play-off’a çıkma başarısı gösterip, çeyrek finalde Bodrumspor’a 2-0 yenilerek ligi tamamlamıştı. 2022 yılında göreve gelen Boluspor Başkanı Savaş Abak, haziran sonunda yapılması planlanan olağanüstü kongrede aday olmayacağını açıkladı. Geçmiş dönem borçlarından 35 adet dosya kapattıklarını belirten Başkan Abak, gelinen noktada artık yönetim kurulu üyelerinin ve kendisinin yıprandığını dile getirdi. Bolulu vatandaşların ve iş insanlarından yeterli desteğin Boluspor’a verilmediği söyleyen Başkan Abak, gelir-gider tablosuna göre kulübün tek çıkar yolunun şirketleştirilmesi olduğunu belirtti.



“Olağanüstü kongrede kesinlikle aday olmayacağım”


Kesinlikle kongrede aday olmayacağını ifade eden Başkan Savaş Abak, “Bu şerefli görevde bulunduğumuz her gün ileride keşke dememek adına elimizden geleni, en iyisini yönetim kurulu ile yapmaya gayret ettik. Haziran sonunda veya temmuzun ilk haftasında kongre yapacağım. Mayıstaki, hazirandaki tüm borçları ödeyeceğim. Futbolcuların alacağını ödeyeceğim. Bizden herhangi bir sıkıntı olmasın. Eskilerden kalan 2 tane mahkeme dosyası var. Onu da ödeyeceğim. Bizden borç kalmasın. Çarşamba günü yönetim kurulu arkadaşlarımızla oturduk, konuştuk. Bu olağanüstü kongrede kesinlikle aday olmayacağım. Yönetimden eğer aday olacak arkadaşlar varsa kongreyi öne çekebiliriz. Evrakların hepsi net, verebilirim. Benden bilgi alabilirler. Ama 2016’da olduğu gibi ne yazık ki bedava kulüp yok. Gelen arkadaş cebine 4 milyon Euro’yu koyacak. Boluspor Kulübü’nün anayasası olması, bir planı olmak zorunda. Bir programı olmak zorunda. Böyle gelgitlerle kulüp yönetilmez. Biraz da enerjisi olan, biraz da parası olan inşallah bir yönetim kurulu ve başkan gelir ki Boluspor daima yaşasın” dedi.



“Kurtuluş belli, yapılsın şirket”


Kurutuluş yolunun şirketleşmeden geçtiğini söyleyen Başkan Abak, “Çok seviyor herkes Boluspor’u, madem 20 iş adamı toplansın herkes birer milyon Euro versin. 20 milyon Euro, kuralım şirket. Takım var, bizim geldiğimizde oyuncu yoktu. Takım burada işte çoğunun sözleşmesi var. Yanlış anlamayın çoğu ben olmazsam, bu yönetim olmazsa durmaz. Benim çapımda bir iş adamı, çok büyük bir iş adamı değilim, inanın bu fedakarlığı yapmaz. Bir tane Boluspor var. Öncelikle Bolu halkına şunu soralım, ‘Boluspor, Bolu halkı için ne ifade ediyor?’ Bir şey ifade etmeyebilir o zaman uğraşmayalım. Bakın bizden çok büyük camialar Bölgesel Amatör Lig’de. Kurtuluş belli, yapılsın şirket. Gelsin Boluspor’u çok seven 20 iş insanı, aralarından başkan seçsinler. Herkes birer milyon Euro versin. Hoca var, takım var, yapalım ilave çıkalım önümüzdeki sene Süper Lig’e. Bakalım o zaman stadyum yapılıyor mu, yapılmıyor mu?” ifadelerini kullandı.



“3 yıl sonra herkes BAL’da Boluspor’u seyreder”


Finansal zorluklarla mücadele etmekten yorulduğunu dile getiren Başkan Abak, “Sağlığımdan olacağım. Çünkü eşimi dostumu da üzüyorum. Ne bitmez dosyaymış? Bıktım insanlardan, yoruldum artık insanlardan. Yoksa kimse benim Boluspor sevgimi tartışamaz. Kimse tartışamaz. Biz de öyle çapsız adamlar yok herkesin işi gücü var, kariyeri belli. 10 sene önce de böyleydi. Ama kulübün geldiği nokta bu. Ama yapmayacağım çünkü yoruldum. Bu takım artık play-off oynamaya alıştı. Biz buraya bu kadar yatırım yaptık. Artık bizden sonra kim gelirse buranın üstüne bir tuğla koymak zorunda. Olmuyor mu? 3 yıl sonra herkes BAL’da Boluspor’u seyreder” dedi.



Savaş Abak, Boluspor Başkanlığını bırakıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da bayram arefesinde kabir ziyareti Elazığ’da Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklara akın eden vatandaşlar, yakınları için dua etti. Elazığ’da Asri Mezarlık başta olmak üzere ildeki tüm mezarlıklar, Arefe günü en yoğun günlerinden birini yaşadı. Sabah erken saatlerde başlayan mezarlık ziyareti gün boyu devam etti. Yakınlarının mezarlarını ziyaret etmek için gelen birçok vatandaş, mezar başlarında Kur’an-ı Kerim okuyup, dua etti. Kabirdeki çiçekleri sulayıp, mezarları temizleyen vatandaşlar, zaman zaman gözyaşlarını tutamadı. Mezarlık girişinde Elazığ Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü ekipleri tarafından mezarlığa gelen vatandaşlara karanfil ve Yasin-i Şerif verildi, su ikramında bulunuldu. ’’Bayramda annesi ve babası olanlar öncelikle bayramın keyfini çıkarsınlar’’ Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Nadir Emrah Ünal, ’’Babamın mezarını ziyaret ettikten sonra buraya dedem ve nenemi ziyarete geldim. Bayramda annesi ve babası olanlar öncelikle bayramın keyfini çıkarsınlar. Babalarının ve annelerinin kıymetini bilsinler. Daha doğrusu biz mezarlıklara gelerek ölümü hatırlıyoruz” dedi. Sürekli mezarlık ziyaretinde bulunduklarını dile getiren vatandaşlardan Cuma Aydın, ’’Bayramlarda ve cuma günleri sürekli geliyoruz. Gençlerin de gelmesi gerekiyor. Burası unutulmaması gereken yerdir. Çünkü gerçek yerimiz burasıdır” diye konuştu. Zülfü Şengül ise ’’Biz de buraya geleceğiz. O yüzden her zaman gelmeye gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.
Karabük 60 yaşındaki Eren üniversiteyi birincilikle bitirdi Karabük Üniversitesi TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Kaynak Teknolojisi Programı öğrencisi olan 60 yaşındaki Servet Eren, bölümünü birincilikle bitirerek mezun oldu. TCDD Karabük Gar Müdürlüğünde makinistlik yapan Servet Eren(60) mesleğinde derece alabilmek için 2 yıl önce girdiği sınav sonucunda Karabük Üniversitesi TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Kaynak Teknolojisi Programını kazandı. Önlisansı başarı ile tamamlayan Eren, gençlere taş çıkartarak bölümünü birincilikle bitirdi. Hamit Çepni Konferans Salonunda düzenlenen törende Eren, 629 öğrenci ile birlikte başarı belgesini alarak mezuniyet coşkusunu yaşadı. Törende yemin eden ve ardından kep fırlatan Eren, Devlet Demiryollarında memur olarak çalıştığını ve derece alabilmek için iki yıllık bir bölüm bitirmesi gerektiğini belirterek, “Sınava girdim ve Allah nasip etti, okulu kazandım. Beni ilk gördüklerinde, sınıfa girdiğimde akademisyen zannettiler. Okulda ve sınıfta tanımadıkları için öğretim görevlisi sanıyorlardı. Ben okulun nasıl başlayıp nasıl bittiğini anlayamadım. Bir yandan çalışıp bir yandan da okudum” diye konuştu. Eğitim sürecinde ailesinin, iş arkadaşlarının ve amirlerinin büyük desteğini aldığını vurgulayan Eren, “Eğitim hayatımda ailemin çok büyük katkısı oldu. İş yerindeki arkadaşlarım, amirlerim okumam için bana yardımcı oldular. Gençlere düzenli çalışmaları konusunda tavsiyede bulunuyorum. Düzenli çalıştıktan sonra başarılı olmak için bir engel yok” diye ekledi. Eren, TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hasan Gökkaya’ya, öğretim görevlilerine ve bölüm hocalarına teşekkür ederek, “Gerçekten iyi bir eğitim aldık. Bu eğitimin sonucunda belki ben bu mesleği yapmayacağım ama yapacak arkadaşlarımız çok iyi bir eğitim alarak iyi bir meslek edindiler” ifadelerini kullandı. (RB-
İstanbul Şekerli gıdaları ana yemeklerle tüketmek çürük riskini azaltıyor Ülkemizde çocuklarda diş çürüğüne rastlanma oranının oldukça yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Canan Duman, diş çürüklerine erken müdahalenin önemine işaret etti. Diş çürüklerinin önlenmesinde öncelikli olarak şeker tüketiminin mutlaka sınırlandırılması ve dişlerin en az iki kere fırçalanması gerektiğini söyleyen Duman, şekerin alındığı zamanın da çürük oluşumu için önemli olduğunu vurguladı. Ana yemekle birlikte şeker tüketimi diş çürüğü riskini azaltırken; biberon ise gece boyu beslenme çok şiddetli çürük oluşumuna neden oluyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Duman, çocukluk döneminde görülen diş çürükleri ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu. Çocuklarda yüzde 76,5 oranında diş çürüğüne rastlanıyor Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 514 milyon çocuğun diş çürüğü kaynaklı sağlık problemleri yaşadığını belirten Doç. Dr. Canan Duman, “Ülkemizde bu konuda en son yapılan çalışma ise çocuklarda diş çürüğüne rastlanma oranını yüzde 76,5 olarak rapor etmiştir. Fakat bu yüksek oranlar bu durumun ‘normal’ olduğunu düşündürmemelidir. Çocuklarda ilk dişin ağız içinde görüldüğü dönem olan yaklaşık 6 aydan itibaren gerekli önlemler alınmazsa yaşamın ilk yıllarında yaygın diş çürükleri görülebilir” diye konuştu. Diş çürüklerine zamanında müdahale önemli Erken dönemlerde ortaya çıkan diş çürüklerine zamanında müdahalenin önemini vurgulayan Doç. Dr. Canan Duman, “Süt dişlerinde görülmeye başlayan bu çürüklerin durdurulamadığı ve tedavi edilemediği durumlarda ağrı, enfeksiyon, yeme güçlüğü, kilo kaybı gibi direk problemler, genel sağlığı olumsuz etkileyen birçok ikincil hastalığa yol açabilir ve/veya var olan hastalık durumunu şiddetlendirebilir. Gülüşü ve konuşmayı etkileyen ön bölgedeki dişlerinin çürük nedeniyle kaybının konuşma güçlüğüne ve özgüven eksikliklerine yol açabildiği unutulmamalıdır. Kısacası ailelerin hedefledikleri normal durum, çocuklarımızın ağrı duymadan yemekleri çiğnediği, çekinmeden gülümsediği sağlıklı dişler olmalıdır” dedi. Şeker tüketimi diş çürümesini hızlandırıyor Diş çürüklerinin kontrol edilebilen ve edilemeyen birçok faktörün bir araya gelmesi sonucunda oluştuğunu belirten Doç. Dr. Canan Duman, diş çürümesinde şeker tüketiminin rolüne işaret etti: “Temel olarak ağızda bulunan ve yiyecek/içecekler yoluyla alınan şekeri sindirirken asit üreten bakteriler dişin yavaş yavaş erimesine sebep olur. Bu erime başlangıçta gözle görülemez düzeydedir. Tekrar tekrar şeker tüketimi, diş fırçalamama sebebiyle gitgide artan bakteri sayısı ile birleşince gözle görülen diş çürüklerinin oluşması kaçınılmazdır. Genetik yatkınlık, kişinin tükürüğü ile ilgili faktörler gibi çeşitli başka etkenler de çürüğe olan yatkınlığı etkilese de ağız ortamında asit oluşturacak şeker ve bakteri olmazsa çürük oluşmaz. Şeker tüketimi sınırlandırılmaz ve çocukların dişleri fırçalanmazsa dişler kesinlikle çürüyecektir.” Çocuk diş hekimleri ile iş birliği sağlanmalı Erken dönemde alınacak önlemlerle diş çürümesinin önlenebileceğini ifade eden Doç. Dr. Canan Duman, “Aklımızda tutmamız gereken birinci gerçek, çocuklarda diş çürüklerini önlemenin oluşan çürükleri tedavi etmekten çok daha kolay olduğudur. İkincisi ise bunun sadece aileler ile çocuk diş hekimlerinin iş birliği ile sağlanabileceğidir” dedi. Gece boyu biberonla beslenme çürük riski oluşturuyor Diş çürüklerinin önlenmesinde öncelikli olarak şeker tüketiminin mutlaka sınırlandırılması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Canan Duman, “Şeker dediğimizde aklımıza sadece paketli şekerler, çikolatalar gelmemelidir. Meyveler, meyve suları, süt, bazı sebzeler en az bir tür şeker içerirler. Ketçap ve bazı salata soslarına da şeker eklenmektedir. Çürük oluşturma içerdiği şeker çeşidine veya kıvamına göre de değişir. Örneğin kuru meyve gibi yiyecekler, dişlere yapışıp ağızda uzun süre kaldığı için risk oluşturur. Hazır veya ev yapımı meyve suları yüksek oranda şeker içerir. Şekerin alındığı zaman da çürük oluşumu için kritik öneme sahiptir. Ana yemekle birlikte tüketim riski azaltırken, biberon içinde gece boyu beslenme çok şiddetli çürük oluşumuna neden olur” uyarısında bulundu. Florlu diş macunu daha fazla koruyucu Diyet kontrolü ile birlikte günde en az iki kere çocuğun yaşına uygun bir fırça ve macun ile dişlerin fırçalanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Canan Duman, flor içerikli macun kullanmanın florsuz macun kullanımına göre yüzde 25 daha fazla koruma sağladığını söyledi Fırçalamaya yetişkinlerin yardım etmesinin önemine işaret eden Doç. Dr. Canan Duman, “Çocukların motor becerileri kendi dişlerini etkili bir şekilde fırçalama için uygun olmadığından fırçalamanın bir yetişkin yardımıyla yapılması gerekir. Çocuk kendi kendine banyo yapacak veya ayakkabı bağcığı bağlayabilecek yaşlara gelene kadar fırçalamaya mutlaka yardım edilmelidir” tavsiyesinde bulundu. Doç. Dr. Canan Duman, düzenli çocuk diş hekimi kontrolü ve klinikte yapılan koruyucu uygulamaların çürük oluşumunun önüne geçmek için en etkin yöntem olduğunu belirterek “Her çocuğun çürük riski farklı olduğundan hekiminiz sizin için en uygun diş macununu ve kontrol sıklığını belirleyecektir” diye konuştu.
Eskişehir Vali Aksoy’dan Babalar Günü mesajı Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy Babalar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy Babalar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Mesajında babanın aile için ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken, Vali Aksoy, devamında şu ifadelere yer verdi: “Çocuklarının eğitimden sağlığa her türlü ihtiyaçlarını sağlamak, onlara hayat boyu sahip çıkmak, korumak ve kollamak amacıyla canla başla mücadele veren babalar, bir yandan evlatlarını geleceğe hazırlarken, çocuklarına öğrettikleri milli ve manevi değerlerle toplumun geleceğine de yön vermektedir. Ailesi için her türlü fedakarlığı üstlenen, her türlü zorluğa göğüs geren, ailesinin mutluluğunu kendi mutluluğu sayan babalar bu Özellikleri ile her türlü övgüyü, sevgiyi ve saygıyı hak etmektedir. Tecrübeleri ile her zaman yol gösterici olan, üzerimizde sayısız emeği ve hakkı olan babalarımıza gösterilecek sevgi ve saygı onlar için en büyük armağandır. Babalarımızın yüreklerini sevgiyle doyurmak, gönlünü hoş tutmak, merhametine, şefkatine ve güvenine layık olmaya çalışmak hepimizin görevi olmalıdır. Babalarımız, annelerimiz ile birlikte hayat boyu yanımızdaki en büyük destekçilerimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Aziz Şehitlerimiz ve Kahraman Gazilerimizin babaları olmak üzere tüm babaların "Babalar Günü"nü kutluyor, kendilerine aileleriyle birlikte sağlıklı, mutlu, huzurlu bir hayat diliyorum. Ebediyete irtihal eden tüm babalarımıza da rahmet diliyorum.”