ASAYİŞ - 07 Temmuz 2025 Pazartesi 15:51

"Yangın kontrol paneline hiç değinilmedi bile"

A
A
A
"Yangın kontrol paneline hiç değinilmedi bile"

Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı dava, verilen 2. aranın ardından yeniden başladı. Savunması alınan FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi’nin çalışanı Aleyna Beşinci, "Benim önüme yasal uyumla ilgili bir dosya geliyor. Bu dosyada gördüklerim sadece, soruşturma yetkim yok. Öyle bir platformum yok. Nereye yazacaktım da, araştıracaktım? Benim raporumda, ’Acil durum eylem planı uygundur’ diye bir ibare yok, yanlış yazılmış. Yangınla ilgili bir yetkim, bilgim olmadığı için nerede olmalı, çalışıp çalışmadığına nasıl bakmalıyım? Ben sürdürülebilir turizm denetçisiyim" dedi.


Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.


Avukatların katılma talepleri değerlendirme sürecinde müştekiler, sinirlerine hakim olamayarak sanıklar ve avukatlarına bağırdı. Bir müşteki bağırarak, "Tüm Türkiye zarar gördü" ifadelerini kullandı.


İddianamede, otelin teknik personeli, mutfak personeli, iş güvenliği uzmanları ve diğer bazı yetkililerle birlikte, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla tutuksuz yargılanan FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi’nin çalışanı Aleyna Beşinci’nin savunması alındı.



"Yangın kontrol paneline hiç değinilmedi bile"


Savunmasında, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen ve çok özgün olduğunu ifade eden Aleyna Beşinci, "FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi’nde sürdürebilir turizm denetçisiyim. Lise mezunu bile denetçi olabiliyor, bir uzmanlık gerektirmiyor. Ben Grand Kartal Otel’e gittim. Burada sürdürebilir turizm yetkilisi oluyor otelde. Onunla birlikte bu denetimimi yaptım. Denetim genel olarak çevresel konulara, küresel ısınmaya, sürdürülebilirliğe değinen denetim. Sadece bir maddesi, yasal uyum belgesi sebebiyle yargılanıyorum. Çok uzun ve kapsamlı bir madde. Bu yüzden bizim bir gün denetimimiz var. Yasal uyumda bizden Turizm Geliştirme Ajansının istediği, belirttiği var mı yok mu denetimi. Ben oraya gittiğimde turizm işletme belgesi var mı, var. Bununla ilgili örnekleme yapıyorum raporuma. Ruhsatı var mı, var. Bununla ilgili detaylar yazıyorum. Bu raporun içeriğiyle ilgili yetkim, bilgim yok. Doğru mu yapmışlar, yanlış mı yapmışlar, bununla ilgili yeterliliğim olmadığı için içeriğini sorgulayamıyorum. Aynı şekilde İSGC’nin de orada çalışmadığı ama varmış gibi yazıldığı söylenmişti, bununla ilgili SGK’dan bir portalım yok. Doğru mu, değil mi diye sorgulayabileceğim, bakabileceğim bir ekran yok. Bu sebeple raporumu bu şekilde yazdım. Yine bilirkişi raporunda, yangın kontrol paneli olduğunu söylediğim fakat bulunamadığıyla ilgili atıf yapılmış fakat benim raporlarımda böyle bir ibare yok. Yangın kontrol panelinde hiç değinilmedi bile"



"Ezberin kaçtı"


Beşinci’nin savunma sırasında duraksaması üzerine müştekilerden biri, "Ezberin kaçtı" dedi. Bunun üzerine salondan, "Müdahale etmeyin" uyarısı yapıldı.



"Sözleşmemiz gereği otel bize doğru beyan vermek zorunda"


Beşinci, savunmasına şöyle devam etti:


"Bunların doğruluğunu, gerçekliğini araştıramıyorum. Sözleşmemiz gereği otel bize doğru beyan vermek zorunda. Bende bana verilen dosyanın doğru olduğunu kabul ederek, bu denetimi yapıyorum. Bu zaten 14 madde içinde yasal uyum olarak geçiyor ve çok kapsamlı bir şey. Bu sebeple o şekilde yazdım. Fiziki denetimi sürdürülebilirlik üzerine yapıyorum. Katı atık, yerel satın alma bunun gibi maddelere fiziki olarak bakıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Bu konuda yetkim ve sorumluluğum olduğunu düşünmüyorum. Ali Ağaoğlu’da (şirket yetkilisi) denetimimi imzaladı. Grand Kartal Otel’e 2023 ve 2024 yıllarında iki kez gittim"


Kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Aleyna Beşinci, "Belgelerin sadece varlığıyla ilgileniyorum. ’İSG dosyası var mı?’ diye soruyorum. Bana da bunu sundular" dedi.



"Bu vicdana uygun değildir"


Beşinci’nin avukatı ise "Müvekkilim sigortadan çalışan, asgari ücretten az alan biri. İş sağlığı güvenliği önüne koyuluyor, sadece siciline yazıyor ve şu an müvekkilim burada yargılanıyor, bu vicdana uygun değildir" diye konuştu.



"Fiziki yapısıyla ilgili yetkinliğim olmadığı için inceleme yapmıyorum"


"Sanık, denetim amacıyla gittiği otelde gezip, fiziki şartlarını görme imkanı oluyor mu?" sorusu üzerine Aleyna Beşinci, "Ben gittiğimde oteli o şekilde kapsamlı inceleyemem. Ben bir odaya girerim, bakarım ki su tasarrufu yapıyor mu? Bununla ilgili bilgilendirmesi var mı? Fiziki yapısıyla ilgili yetkinliğim olmadığı için inceleme yapmıyorum" şeklinde konuştu.



"Nereye yazacaktım da, araştıracaktım"


Beşinci, üst üste gelen soruların ardından şöyle konuştu:


"Benim önüme yasal uyumla ilgili bir dosya geliyor. Bu dosyada gördüklerim sadece, soruşturma yetkim yok. Öyle bir platformum yok. Nereye yazacaktım da, araştıracaktım? Benim raporumda, ’Acil durum eylem planı uygundur’ diye bir ibare yok, yanlış yazılmış. Yangınla ilgili bir yetkim, bilgim olmadığı için nerede olmalı, çalışıp çalışmadığına nasıl bakmalıyım? Ben sürdürülebilir turizm denetçisiyim. Ben güvenli turizm sertifikası vermedim, sürdürülebilir turizm sertifikası verdim ama güvenli turizm sertifikasını da açıklamam gerekirse, covid zamanında verilen, sağlık kurallarına bakılarak verilen, bunları içeren bir şeydi"



"Yangın kontrol paneline hiç değinilmedi bile"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi " Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) iftar yemeğinde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası hakkında konuşarak, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi." dedi. İstanbul Ataköy’de bulunan Hyatt Regency Otel’de MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) öncülüğünde bir iftar yemeği etkinliği düzenlendi. Düzenlenen organizasyona Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve birkaç davetli katıldı. Verilen iftar yemeğinden sonra katılımcılara seslenen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da depremden sonra inşa edilen yapılara değinerek geliştirilmekte olan projeler hakkında konuştu. Daha sonrasında Malatya Bilim Merkezi açılışı öncelikli olmak üzere toplanan protokol, imza töreninde sahneye çıkarak imzalarını attı. Asrın felaketinin üstesinden bu ülke geldi Deprem sonrası toparlanma süreci hakkında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı asrın felaketi diyorlar ama bence asırların felaketiydi. Bu felaketin üstesinden bu ülke büyüklükle geldi." dedi. Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi Malatya’da 121 bin bağımsız bölümün yükseldiğine değinen Er, "Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi. 121 bin. Cumhurbaşkanıma hitaben teşekkür konuşması yapmıştım. Aynı şu ifadeyi kullandım. Cumhurbaşkanıma ’Sayın Cumhurbaşkanım, 121 bin konut diyoruz, insanlar 121 olarak algılıyor. Siz 455 bin konut diyorsunuz, insanlar rakam telaffuzunda zorlanıyor, 455 tane diyorlar.’ Geçen gün dedim bir ortamda, ’121 bin bağımsız bölüm Malatya’da 2 yıl içerisinde yükseldi.’ diyorum." şeklinde konuştu. Bilim merkezleri hayata geçiyoruz Malatya’da hayata geçirilen yeni projelere değinen Sami Er, "Bilim merkezlerini hayata geçiriyoruz. 2 tane cami projemiz var. Bu projelerimizle de inşallah birazdan protokol yapacağız. Çok ciddi manada sanayimiz yapılıyor. Burada biz ayrıca mobilyacılar, mermerciler, hurdacılar bütün iş sınıflarını kümelendirerek şehrin dışına çıkarmayı hedefliyoruz ve Malatya’daki Çavuşoğlu’ndaki sanayi çarşısını Allah’ın izniyle dönüştürerek Malatya’nın cazibe merkezi hâline getiriyoruz." dedi. Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var Altyapı yatırımlarının varlığından bahseden Belediye Başkanı Er, "Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var. Bütün Malatya’nın şebekesini değiştiriyoruz. Yıllardır kullanılan asbest borular var, onların tamamını değiştiriyoruz. Bütün su depolarının tamamı değişiyor ve arıtma tesisleri bölgenin en ileri biyolojik arıtmasını yapıyor. Yani altyapı ile ilgili 35 milyar lira bir çalışmamız var." dedi. Çevre ile ilgili çok ciddi çalışmamız var "Yollarla ilgili, çevreyle ilgili çok ciddi çalışmamız var." diyerek sözlerine devam eden Sami Er, "Şu anda Kuzey Çevre Yolu alanı Allah’ın izniyle ağustos ayında bitiyor. Kuzey kuşak ve Güney kuşak yollarını, 6 yıl sürecek olan işi 6 ayda bitirdik. İnşallah Malatya’mıza raylı sistemi de kazandırıyoruz. Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi’ni 30 metrelik yola çıkararak buradan raylı sistemi geçirerek 100. Yıl Parkı’na kadar çalışmalar devam ediyor. Ayrıca banliyö treni oluşturarak burasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunları biz İkizce’ye kadar inşallah devam edeceğiz." dedi. Kürsüde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuştu. Türkiye’nin savunma sanayii alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Bakan Kacır, "Savunma sanayiinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern ve en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldık. Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68’lik pazar payıyla dünyada 1 numara. Türkiye bugün jet motorlu SİHA’sında havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke." dedi. Türkiye bugün balistik füzelerini üretebilen bir ülke Konuşmasının devamında Türkiye’nin balistik füze üretimi hakkında konuşan Bakan Kacır, "Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen, üretebilen; kendi seyir füzelerini geliştirebilen, üretebilen; balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkânlarıyla hayata geçirebilen bir ülke." şeklinde konuştu. Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu Türkiye’nin mührünü gökyüzüne vurduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Türk milleti Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, KAAN’la, Kızılelma’yla mührünü gökyüzüne vurdu." dedi.