ASAYİŞ - 12 Temmuz 2025 Cumartesi 17:11

Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı:

A
A
A
Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı:

Yangında doktor oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden müşteki Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Benim evlatlarım dışarıya çıktı, çocukların çığlıklarını duyunca gözünü karartarak o ateşin içine girdiler" dedi.


Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 5’inci gününde sanık savunmaları tamamlandı. Yangın faciasının 6. gününde sanık savunmalarının ardından müşteki beyanlarına geçildi.



Oğlu tekrar alevlerin içine girmişti


Grand Kartal Otel yangınının ilk anında kurtulan tıp fakültesi son sınıf öğrencisi intörn doktor Yiğit Gençbay (25) ile arkadaşı makine mühendisi Alp Mercan’ın (25) mahsur kalanları kurtarmak için tekrar içeriye girince yaşamını yitirdi.



"Defalarca yangına uygunluk belgesi veriliyor"


Otelin yapıldığı ilk yıllardan itibaren yangına uygunluk belgesi verildiğinin altını çizen Danıştay 9. Daire Başkanı Gençbay, "Otel yapıldığı ilk yıllardan itibaren, arka kısmına itfaiye aracı giremiyor. Bu şekildeki bir otele defalarca yangına uygunluk belgesi veriliyor. Yapıldığı andan bugüne kadar belediye tarafından veriliyor" dedi.



"Biz artık sizlerle hasımız ama sizden de mertlik bekliyoruz"


Sanık yakınlarının ağza alınmayacak küfürler ettiklerini söyleyen Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Ölen canlarımıza Allah’tan rahmet kalanlarımıza acil şifalar diliyorum. 5 gün boyunca arka tarafta duruşmayı izledim. Biz buraya mahalle kavgasından dolayı gelmedik. Emanet ettiğimiz canlarımızı, emanet ettiğimiz için geldik. Burada yüreği yanan insanlar, bir kavganın sonucu olarak buraya gelmedi. Misafir olarak gittikleri otelde ev sahipleri konumunda olanlar tarafından gece yarısı uykularında katledildiler. Ben dudak okumayı çok iyi bilirim sanık yakınları ağza alınmayacak küfürler ettiler. Biz artık sizlerle hasımız ama sizden de mertlik bekliyoruz" dedi.



"Çok üzüldüm kızınız (Elif Aras) ayakları üşümüş"


Oğlu ve oğlunun arkadaşının hiç tanımadığı insanların canlarını kurtarmak için kendilerini alevlerin içine attığını söyleyen Gençbay, "Benim evlatlarım dışarıya çıktı ama o içerideki çocukların çığlıklarını duyunca gözünü karartarak o ateşin içine girdiler. İntörn doktordu ama insanlığı daha öndeydi. Cenazelerini 10.katta bulabildim. Çok üzüldüm damadınız (Emir Aras) merdivenle sundurmaya çıkarken elini kesmiş, çok üzüldüm kızınız (Elif Aras) ayakları üşümüş. Ama bizim evlatlarımız hiç tanımadığı insanlar için canlarını verdiler. Bu duruşma esnasında dehşete düştüğüm bir an daha var buraya da yeğenini kaybetmiş bir teyze aynı zamanda avukat diyorki, ’Sizin misafirleriniz otelinizde sizin hatalarınız yüzünden öldü, pişmanlığınızı dile getirmek istemez misiniz?’ diye soruyor. Allah rızası için, ’pişmanım’, ’üzgünüm’ deyin. Ben böyle bir durumda olsam o otelin 13’üncü katından kendimi aşağı atarım" ifadelerine yer verdi.



"Turizm Bakanı, Adalet Bakanı’na, ’O işler senin dediğin gibi olmuyor sayın Bakan’ demek istiyor"


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, "Kamu görevi yürütenler dahil herkes yargı denetimine tabidir" sözlerini hatırlatan Gençbay, bakanlık yetkililerinin soruşturulmasının izin verilmemesine ilişkinde, "Dünyada kayıtlara geçmiş 6’ncı büyük otel yangını. Bu organize kötülüğün içerisinde işletme sahipleri, yöneticileri, bu işletmeye hizmet sunan kişiler, belediye ve özel idare yetkilileri bu dosyada yargılanmaktadırlar. Bilirkişi raporlarında belirtilen Turizm Bakanlığı denetimden ve gözetimden sorumlu yetkililer bu kötülüğe iştirak eden yetkililerin başında gelmektedir. Yine Çalışma Bakanlığı yetkilileri var. Başsavcılığımız ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız bu yetkilileri soruşturmak için izin verilmesini istedi. Sürecin başında daha bilirkişi raporu çıkmadan bizim tarafımızdan İçişleri, Çalışma ve Turizm Bakanlığı’na müracaat ederek yetkililerin soruşturulmasını ve gerekli soruşturma izinlerinin verilmesini talep ettik. Süreç devam ederken Turizm Bakanlığı kendi müfettişlerinden iki kişiyi görevlendirerek, sözüm ona düzenlemiş olduğu raporla soruşturma izni vermeme kararı aldı. 1 ay sonra ikinci kez soruşturma izni verilmesi talep edildi. 10 gün sonra yine izin verilmedi" dedi.



"Adalet Bakanlığı’na mesaj mı vermek istiyor?"


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, "Kamu görevi yürütenler dahil herkes yargı denetimine tabidir" sözlerini hatırlatan Gençbay, "Şimdi soru şu Turizm Bakanlığı koltuğunda oturan bu kişi ne yapmak istiyor? Adalet Bakanlığı’na mesaj mı vermek istiyor? ’O işler senin dediğin gibi olmuyor sayın Bakan, benim kıymetlilerimi yargılama dahil edemezsin’ mi? demek istiyor" diye konuştu.



Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.