ÇEVRE - 16 Aralık 2020 Çarşamba 10:52

Burdur Gölü’nün su seviyesi son 50 yılda 17 metre düştü

A
A
A
Burdur Gölü’nün su seviyesi son 50 yılda 17 metre düştü

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik, büyüklüğü açısından Türkiye’de 7.

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik, büyüklüğü açısından Türkiye’de 7. sırada olan Burdur Gölü’nde su seviyesinin son 50 yılda 17 metre düştüğünü belirterek, bu düşüşün gölün yüzde 40’a varan hacmini ve su potansiyelini kaybetmesine neden olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmalara göre gölün daha da küçüleceğini öngören Çeltik, "Üzülerek ve korkarak ifade ediyorum ki, böyle giderse Göller Bölgesi eski bir isim olarak anılacak. Çocuklarımız, torunlarımız bunu sadece ismen bilecek. Bu ekosistemi çocuklarımız korkarım ki göremeyecek" dedi.


Son yıllarda suyu hızla çekilen ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Burdur Gölü ile ilgili açıklama yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik, 50 yıllık çalışma ve gözlem sonuçlarına dayanarak gölün su seviyesinde 17 metrelik bir düşüş yaşandığını söyledi. 17 metrelik düşüşün gölün yüzde 40’a varan hacmini ve su potansiyelini kaybetmesine neden olduğunu kaydeden Çeltik, "Düşme nedenlerinden bir tanesi yağış rejiminin bozulması ve iklim değişikliği. Asıl olan nedeni ise gölü besleyen yolların önüne göletler ve barajlar yapılması. Yanlış yönetilen, öngörülemeyen projeler sebebiyle gölün hacmi yüzde 40’a düştü. Tabii ki de göz ardı edemediğimiz sondajlar da var. Bugün Burdur Gölü civarında onlarca kaçak sondaj var. Bu sondajlardan ne kadar su tüketildiğini bilmiyoruz" dedi.



"Korkarım ki ’Göller Bölgesi’ eski bir isim olarak anılacak"


Çeltik, kaçak ve bilinçsizce açılan kuyuların, vahşi sulamanın, barajlar ve göletlerin Burdur Gölü’ne ciddi şekilde zarar verdiğine dikkat çekti. Yapılan bilimsel çalışmalara dayanarak Burdur Gölü hakkında öngörüde bulunan Çeltik, şu ifadeleri kullandı:


"50 yılda yapılan çalışmaları izlediğimizde Burdur Gölü’nün daha da küçüleceğini söyleyebiliriz. Bununla ilgili rakam vermek çok kolay değil. Sondajlarla vatandaşın ne kadar su tükettiğini bilmiyoruz. Yağış rejimi ile ilgili öngörüler var ama net bir rakam yok. Geçmişteki 50 yılı değerlendirdiğimizde sudaki yüzde 40 düşüşün önümüzdeki yıllarda da hızla devam edeceğini söyleyebiliriz. Üzülerek ve korkarak ifade ediyorum ki, böyle giderse Göller Bölgesi eski bir isim olarak anılacak. Çocuklarımız, torunlarımız bunu sadece ismen bilecek. Bu ekosistemi çocuklarımız korkarım ki göremeyecek."



"Bölgede tarım ve hayvancılık konusunda yeni politika geliştirilmeli"


Burdur Gölü’nün korunması için kaçak sondajların önüne geçilmesi gerektiğini dile getiren Çeltik, tarım ve hayvancılık konusunda da yeni politikaları hayata geçirmenin önem arz ettiğini vurguladı. Çeltik, "Sonuç olarak yer altı suyunun yüzde 70’i tarımda kullanılıyor. İnsanlar kaçak sondajlar yapıyor. Bu bölgede tarım ve hayvancılık konusunda yeni politika geliştirilmeli. Ekosistem ve canlıları kurtarmalıyız" diye konuştu.


Burdur Gölü, Türkiye’nin en büyük 7. ve tuzlu en büyük 3. gölü olarak biliniyor. En derin bölgesi 61 metre olan Burdur Gölü’nün tuzlu olması sebebiyle kışları donmaması, canlı yaşamı açısından oldukça önem taşıyor. Buzlanma ve donma yapmayan göle özellikle göçmen kuşlar kışları geçirebilmek için göç ediyor. Burdur Gölü, aynı zamanda jeolojik süreçler boyunca oluşturduğu çökellerle Burdur’a da ev sahipliği yapıyor. Bölgede inşa edilen her yapının, milyonlarca yıl önce Burdur Gölü tarafından oluşturulan çökeller üzerine temellendirildiği biliniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.