- 12 Ocak 2021 Salı 11:25

(Özel) Engelli karı-kocanın her şeye rağmen masal gibi aşk hikayesi

A
A
A
(Özel) Engelli karı-kocanın her şeye rağmen masal gibi aşk hikayesi

Burdur’da şizofren teşhisi konulan eşiyle birlikte yaşayan ve kendisi de her iki gözünde de kaymada kaynaklı yüzde 60 görme kaybı olan engelli Mehmet Ali Topalak, engeline rağmen 10 yıldır eşini bir an olsun yalnız bırakmadı.

Burdur’da şizofren teşhisi konulan eşiyle birlikte yaşayan ve kendisi de her iki gözünde de kaymada kaynaklı yüzde 60 görme kaybı olan engelli Mehmet Ali Topalak, engeline rağmen 10 yıldır eşini bir an olsun yalnız bırakmadı. 3 odalı evde 10 yıldır birbirlerine destek olup tüm englleleri aşan karı-koca, gıda yerine ilaçlarla dolu olan buzdolaplarına rağmen hayata tutunmaya çalışıyor.


Burdur’un Bucak ilçesinde 18 yıl önce şizofren teşhisi koyulan Zeynep Topalak ile birlikte yaşayan Mehmet Ali Topalak’ın aşkı engel tanımıyor. Hayatını engelli eşine adayan Mehmet Ali Topalak, çevresinin de desteği ile 10 yıl önce Zeynep Topalak ile evlendi. Evlendiği günden bu yana her türlü sıkıntıya rağmen bıkmadan engelli eşine yemekler hazırlayan Mehmet Ali Topalak aynı zamanda evinin ve eşinin ihtiyaçlarıyla da ilgilendi. Eşinin ve kendisinin aldığı engelli maaşı ile geçimini sağlayan Mehmet Ali Topalak eşine olan sevgisini anlattı.



“Ölene kadar bir yastıkta kocayacağım”


Son zamanlarda boşanma davalarının çok fazla olduğunu, seven insanın eşini asla bırakmaması gerektiği belirten Mehmet Ali Topalak, “Hiç bırakıp gitmek aklıma gelmedi. Ben bunun için uğraşıyorum zaten. Bazı adamlar, bu şekilde hasta olan kadınların mallarına göz dikerler. Ben malını istemedim. Bir yastıkta kocayacak, ölüp gideceksin. Ben eşimi çok seviyorum. Bazıları iki ayda bir, üç ayda bir boşanıyorlar. Ben idare ediyorum. Zorlansan ne yapacaksın. Her şeyi idare edeceksin. Bu dünyaya geldiysen katlanacaksın. Kimisinin duasını alacaksın. Usansan ne yapacaksın. Birileri gelip de yardım mı edecek. Etmezler. O bana destek olamaz ama ben idare ediyorum. Göz yumuyorum. Destek olacaksın. Bazı şeyleri görmezden geliyorum. Ölene kadar bir yastıkta kocayacağım. Ne olursa olsun” dedi.



“Hastane hastane dolaştım, bu hale getirdim”


Eşinin hastalığının eskiden daha kötü olduğunu, hastane hastane dolaşarak biraz da olsa düzelttiğini ifade eden Mehmet Ali Topalak, ayın başında ve sonlarında şizofren hastası eşinin durumunun daha kötü olduğunu söyledi. Topalak, “Bu aylarda böyle zamanlar normal konuşur. Şubat aylarında, bahar aylarında hastalığı artıyor. Ben eşimi Antalya’ya, Isparta’ya, Manisa’ya profesöre götürdüm. Eşine yapabileceğimiz bir şey yok diyorlar. Bütçemden aylığımdan kıstım, biriktirdim bu hale getirdim. Eskiden daha kötüydü. Eski dilde ayın yenisi ve eskisinde başı çok ağrır, bağırıp çağırmaya başlar. Haplarını kullanmasa daha çok kötü oluyor. Haplarla, iğnelerle düzeliyor. 15 günde bir iğnesi vurulur. Hapını, iğnesini takip ediyorum” diye konuştu.



Topalak ailesinin buzdolabı gıda yerine ilaçlarla dolu


Mehmet Ali Topalak’ın buzdolabında ise gıdadan daha çok ilaçlar yer alıyor. Bazı ilaçların yüzdesini ödeyerek alabildiğini dile getiren Mehmet Ali Topalak, eşinin ilaçlarının pahalı olduğunu belirtti. Topalak, “Psikiyatri doktoru rapor çıkardı. Ama yüzdelerini ödeyemiyorum. Eczanede 500-600 lira ilaç parası birikti. Ödeyemediğin zaman eczası ilaç vermez. Ucuzu da var ama onlar işe yaramıyor. Fayda etmiyor. Devlet ilaçların yüzdesini ödemiyor. Yüzdesini ben ödüyorum. Sakinleştiriciler ucuz ama diğerleri çok pahalı. Yüz liranın üstünde dolaba koyduklarım. Bu ilacın bir tanesi 100 lira. Bazı eczaneciler idare ediyor” diyerek bazı ilaçların parasını daha sonra ödediğini ifade etti.



“Her şeyiyle ben ilgileniyorum”


Hayatını engelli eşine adayan Mehmet Ali Topalak, eşinin yemeğinden evin temizliğine kadar her şeyiyle kendisinin ilgilendiği söyledi. Hayat şartlarının pahalı olduğuna da değinen Topalak, “Ben kaymakamlıktan kendime bakıcı tutturmam. Evin her işini ben yapıyorum. Temizlik yapıyorum, sobayı temizliyorum, yemek yapıyorum, ocak battığı zaman siliyorum, çayını, yumurtasını pişiriyorum. Allah ne verdiyse işte. Her şeyiyle ben ilgileniyorum. 550 TL ben alıyorum 850 TL eşim engelli maaşı alıyor. Onunla ilaçları, mutfak masraflarını falan alıyoruz işte. Her şeyden birer kilo alıyoruz. Bunun elektriği var, suyu var, pazarı var. Hepsine yetişemiyoruz. Kısıtlama yapıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TUSAŞ, Teknik Gezi XL’de 20 bin öğrenciyi ağırladı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Teknik Gezi XL" programında Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık 20 bin öğrenciye milli havacılık projelerini tanıttı. TUSAŞ, geleneksel hale getirdiği "Teknik Gezi XL" etkinliğini bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirdi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinlikte, ilkokuldan üniversite seviyesine kadar yaklaşık 20 bin öğrenci TUSAŞ tesislerinde ağırlandı. Etkinliğe 74 şehirdeki 177 üniversite, bin 26 lise, 718 ortaokul ve 867 ilkokuldan başvuru yapıldığı bildirildi. İki gün süren programda öğrenciler, Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirilen hava platformlarını yakından inceleme fırsatı buldu. Katılımcılar üretim hatlarını gezerken, ayrıca uçuş gösterileri, deneyim alanları, kariyer oturumları ve interaktif atölyelere katıldı. Etkinliğin ilk gününde ilkokul ve ortaokul öğrencileri ağırlandı. HÜRJET ve KAAN temalı gösteriler yoğun ilgi görürken, GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri ile ANKA ve AKSUNGUR insansız hava araçlarının uçuş gösterileri gerçekleştirildi. Çocuklar ayrıca HÜRKUŞ deneyim alanında vakit geçirirken, KAAN’ı sanal gerçeklik teknolojisiyle deneyimledi ve HÜRJET 360 simülatöründe uçuş tecrübesi yaşadı. İkinci gün ise lise ve üniversite öğrencilerine yönelik etkinlikler düzenlendi. HÜRJET ve GÖKBEY’in gerçekleştirdiği uçuş gösterileri izleyicilerden ilgi gördü. TUSAŞ insan kaynakları ekipleri tarafından kariyer fırsatları ve staj programlarına ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Test pilotlarıyla söyleşi ve imza etkinlikleri gerçekleştirildi. Öte yandan, TUSAŞ’ın uzun dönem yetenek programlarından biri olan "SKY Experience Programı" kapsamında mezuniyet töreni düzenlendi. Üniversite 3 ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik yürütülen programda bu yıl 600 adaydan 293’ünün başarıyla mezun olduğu belirtildi.
Bursa Engelliler Haftası’nda duygusal konser Türkiye’de ilk defa Bursa’da gönüllü şef Dr. Aysel Gürel tarafından kurulan, otizmli çocukların annelerinden oluşan "Otizm Anneler Korosu" Tayyare Kültür Merkezi’nde verdikleri konserle gönülleri fethetti. Bursa’da 3 yıl önce kurulan, Bursa ve Balıkesir’de konserler veren koro 33 anneden oluşuyor. Engelliler Haftası’nın Anneler Günü ile çakışması da konsere ayrı bir özellik kazandırdı. Koro Şefi Dr. Aysel Gürel, "Haftada bir gün yaptığımız çalışma ile bu konsere hazırlandık. Türkiye’de otizmli çocuklardan oluşan bir koro var. Ama annelerinden oluşan bir koro yok. Çocuklar kadar en az annelerin de rehabilitasyona ihtiyacı var. Ben içlerine girdiğim zamandan beri ne büyük zorluklar yaşadıklarına tanık oldum. Müziğin terapi edici özelliği ile o yaptığımız bir günlük çalışmanın moral olarak kendilerini bir hafta idare ettiğini söylüyorlar. Amacım hem onların rehabilitasyonu, müzikle mutlu olmaları, hem de topluma seslerini duyurabilmeleri, farkındalık oluşturabilmeleridir. Otizmli gençlerin topluma kazandırılmaları gerekiyor. Toplumun bu gençleri kabullenmesi çok önemli. Konserlerimizle bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz. Konsere gösterilen yoğun ilgiden çok mutlu olduk" dedi. Yeşilçam şarkılarının seslendirildiği konserde Meryem Kahraman, Hülya Çiçekseven, Gülhayat Öcal, Yasemin İşsever, Berfin Özdal, Canan Cihan Kılıç, Yeliz Çınar, Birgül Arı, Hilal Aydın, Kıymet Abdioğlu, Kadriye Tan, birer solo şarkı söyledi. Otizmli bir gencin babası Çetin Tokalı ise seslendirdiği şarkı ile duygulara dokunurken otizmli Ömer Aktaş da hareketli şarkısıyla salonu coşturdu. Başarılı konser sonrası otizmli evlatları olan ailelerin tek üzüntüsü davet ettikleri kamu kuruluşları ve belediyelerin duyarsızlığı oldu. Temsilci olarak sadece Yıldırım Belediye Başkanı adına vekaleten katılan meclis üyesi Mehmet Bayram’a bu duyarlılık için teşekkür edildi.