- 22 Haziran 2021 Salı 12:16

Çay paketlerini 13 yıldır atmadı, 4 bin çay paketini dekor olarak kullanıyor

A
A
A
Çay paketlerini 13 yıldır atmadı, 4 bin çay paketini dekor olarak kullanıyor

Burdur’da çay ocağı işletmeciliği yapan Üzeyir Çetin, kullandığı çay paketlerini 13 yıldır biriktiriyor.

Burdur’da çay ocağı işletmeciliği yapan Üzeyir Çetin, kullandığı çay paketlerini 13 yıldır biriktiriyor. Yaklaşık 4 bin çay paketini işletmesinin önünde dekor olarak kullanan Üzeyir Çetin çaycılık mesleğini yaptığı sürece biriktirmeye devam edeceğini ifade etti.


Burdur’da yaşayan Üzeyir Çetin (52), 18 yaşında bir çay ocağına çırak olarak başladı. Çırak olarak başladığı çay ocağında kendini geliştiren Üzeyir Çetin 6 yıl sonra kendi işletmesini açtı. 28 yıldır Burdur esnafına çay dağıtan Üzeyir Çetin, 13 sene önce çay ocağında kullandığı çay paketlerini hobi olarak biriktirmeye başladı. 13 yıldır biriktirdiği yaklaşık 4 bin çay paketini, çay ocağında dekor olarak kullanan Çetin, mesleğini sürdürdüğü sürece çay paketlerini biriktirmeye devam edeceğini söyledi.



Çay paketleri ile sergi yarışmasına katıldı, üçüncülük kazandı


10 yıl önce bir üniversite öğrencisi ile beraber biriktirdiği çay paketleri ile sergi yarışmasına katıldığını ifade eden Üzeyir Çetin, yarışmada üçüncü olduğunu ve katalog kapağına resim olarak seçildiğini dile getirdi. Üzeyir Çetin, “1987’den bu yana çay ocağı işletmeciliği yapıyorum. Kendi adıma 1993 yılından başladım. Başlarda çıraktım. Daha sonra bu işletmeyi devam ettirirken hobi olarak bu çay paketlerini biriktirmek aklıma geldi. Aşağı yukarı 13 senedir biriktiriyorum. 13 senedir 4 bin civarında çay paketi biriktirdim. Bu mesleği yürütebildiğim kadar hala biriktirmeyi düşünüyorum. Ayrıca 2011-2012 yılları arasında Ankara’da Uluslararası Kağıdın Halleri Sergisi düzenlendi. Bu sergiye bir üniversite öğrencisi arkadaş ile birlikte katıldık. Bu sergide 3. olduk. Katalog kapağı olarak seçildik. Böyle de bir anısı vardır bu paketlerin. İlerleyen tarihlere kadar devam edeceğiz. Bakalım ne zamana kadar yürütebiliriz. Biriktirmeye devam etmeyi düşünüyorum” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Hantavirüste gıda hijyeni Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsle ilgili Türkiye’de şu anda bir pandemi sürecinin olmadığını söyleyerek, "Gıdaların kemirgenlerden korunması önem arz ediyor" dedi. Prof. Dr. Yasemin Ersoy, hantavirüsün 2 ana klinik tablo ile görüldüğünü söyleyerek, "Hantavirüs bir anda gündemimize çok yoğun şekilde girdi. Adı üstünde viral bir hastalık aslında. En başlıca kaynağı ise kemiriciler. Kemiricilerin ve böcekçillerin idrarı , dışkısı ve tükürükleri bu virüsle enfekte ve bulaşta söz konusu olabiliyor. Hantavirüs aslında 1978’de ilk kemiricilerde saptandıktan sonra insanlarda görülmeye başlanmış. Kırktan fazla virüs türü var dünyada tanımlanmış. Fakat özellikle bu seyahat gemisiyle ilişkili hantavirüste Arjantin’de endemik görülen bir hantavirüsün olduğunu görüyoruz ki bu hantavirüs özellikle insandan insana bulaşın en kolay olduğu ya da bulaşabilen hantavirüs olarak söyleyebiliriz. Başlıca da aerosol dediğimiz damlacıklar yoluyla insanlara bulaşabilmektedir. Hantaviüs 2 ana klinik tabloya neden oluyor. Biri akciğerde ödemle görülen kardiyopulmoner sendrom ki bu tabloda genellikle 14 ile 17 günlük ortalama kuluçka süresi ki bu yedi haftaya kadar da uzun olabilir. Temastan sonraki hastalıklar ortaya çıkana, bulgular ortaya çıkana kadarki dönem. Bir hafta kadar süren ateş, kas ağrıları, halsizlik, baş ağrısı ile giden bir dönemin ardından hızla kötüleşme, hipertansiyon ve akciğer ödemi tablosuyla karşımıza çıkabiliyor. Bu tabloya gelmiş hastalarda 24 saat içerisinde ölüm riski oldukça artmış olduğunu görüyoruz. Diğeri ise renal sendrom yani böbrek tutulumuyla seyreden bir tablo. Bu ise böbrek yetmezliği kliniği şeklinde giden ileri dönemlerinde kanamalı tablolara neden olan bir hastalığa neden oluyor. Başlıca klinik tablolar böyle" dedi. Hantavirüsle ilgili alınacak önlemlerin başında gıdaların kemirgenler ve böceklerin dışkılarından korunması geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, "Bu hantavirüs özellikle bir kemirici ve böcekçillere özel bir grup. Her kemirici grubunun hantavirüsü de ayrı diyebiliriz. Dolayısıyla bunların endemik görüldüğü kemiricilerde bu virüsün, hantavirüsün görüldüğü durumlarda özellikle yiyeceklere, gıdalara ve insanlara kemirici çıkartılarının, tükürüğünün, salyasının, dışkısının ulaşmaması lazım. Dolayısıyla korunma önlemlerimiz de başlıca bu noktada olacak. Gıdalara ve insanlara bu kemirici ve böcekçillerin ulaşmasını, çıkartılarının bulaşmasını engellemek en önemli nokta. Bu gemideki olayla ilgili olarak ise aerosol yoluyla, damlacıkla bulaşın olduğu tür demiştim bunun için zaten. Burada ise özellikle temas ve damlacık önemli, insandan insana bulaş söz konusu olduğu için zaten o kişiler şu anda karantina altındalar. Dolayısıyla rastgele bir temas söz konusu değil. Bu yönden de bir panik havasına gerek olmadığını, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Avrupa Enfeksiyon Kontrol Örgütü’nün de burada bir salgın olmadığını belirttiklerini ve vakaların takip sürecinde olduğunu söylememiz lazım. Şu anda bir salgın riski yok, bir pandemi riski yok görünmekte. Dolayısıyla bir vaka varsa o insanla temas konusunda dikkatli olunması lazım tabi ki. Fakat şu anda gemiden ayrılan insanlar karantinada olduğu için şu anda insandan insana bulaşla ilgili panik olmaya, tedirgin olmayı gerektiren bir durum olmadığını söylemek isterim" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Ecdada ait 143 yıllık cami restorasyon bekliyor Eskişehir’de yıllar önce terk ettikleri köye geri dönen vatandaşlar, Osmanlı döneminden kalan 143 yaşında olan camilerinin restorasyonla yeniden faaliyete geçirileceği günü beklerken, köy nüfusu ise her geçen gün artıyor. Şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Tepebaşı ilçesindeki Yukarı Danışment köyü yaklaşık 40 yıl önce mevsim şartlar nedeniyle yaklaşık 5 kilometre aşağıya taşınmıştı. İlerleyen zamanda köyde uzun yıllar bir aile yaşamını sürdürürken, teknoloji ve şartların gelişmesi sonrasında köye dönüşler başladı. Hafta içi 4 aile hafta sonu ise 10 ailenin üzerinde köyde yaşam başladı. Her geçen gün temiz havası nedeniyle nüfusu artan köyden en dikkat çeken ise Osmanlı döneminden kalan 143 yıllık Danişment Camii. Yılların yorgunluğu nedeniyle kullanılamayan camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Köy halkı yetkililere defalarca yazılı ve sözlü camilerinin yapılması için istekte bulundu. Hicri takvime göre 1300, Miladi takvime göre ise 1883 yılında yapılan tarihi cami, kapılarının kilitlendiği ve kaderine terkedilmiş durumda. Vatandaşlar yeniden yaşam alanına dönen köylerinde, atalarının hatırası olan caminin yenilenmesiyle nüfusunun daha da artacağını düşünüyor. "Burası benim terapi merkezim gibi" Şehir yaşamını bırakıp Yukarı Danişment mahallesine geri dönen 66 yaşındaki Mehmet Altın, "Buranın yolu eskiden daha dikti. At arabasıyla çıkmak zor oluyordu, traktörler çıkınca da mazot parası çok gidiyor diyorlardı. Sonra Aşağı Danişment kuruldu herkes oraya geçti. Daha önce 5-6 hane vardı, hepsi gittiler. Hazine yer verince, devlet para verince oraya yerleştiler ama şimdi burayı çok arıyorlar. Şuan burada bulunan vatandaşlar hayvancılık yapıyor, biri emekli benim gibi. 3 ev kaldı benim dışımda. Hafta sonları gelenler var, yazlıkçı diyoruz onlara onlar gelince yaklaşık 16 hane oluyor. Ben buraya 2004 yılında emekli olduktan sonra geldim. Burası benim terapi merkezim gibi. Buraya geldikten sonra ilaç almayı bıraktım. Ben tek seferde altı ameliyat geçirdim, ölümlerden döndüm. Buraya gelince yaşamaya başladım" dedi. "Bir asırdan fazladır burada bu camii" Restorasyon ihtiyacı olan Danişment Camii’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğuna geçtiğini belirten Altın, "Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş. Cami’nin arka tarafı çöktü. Bize ‘çivi bile çakamazsınız’ dediler. Bir asırdan fazladır burada bu camii, dedelerimiz kullanıyormuş. Biz yapmaya çalıştık ama çatılara çıkamıyoruz zaten yapamazsınız diyorlar. Büyükşehir Belediyesine de bildirdik. Geldiler resimlerini çektiler, yazıp çizdiler ama bir şey demediler" diye konuştu.
İstanbul Sultangazili kadınlardan "Zamana İz Bırakan Eserler" Sergisi Sultangazi Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kurs Merkezlerinde 2025-2026 döneminde eğitim alan kursiyerlerin ustalıkla ortaya koyduğu el emeği eserlerin yer aldığı sergi, düzenlenen özel bir törenle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sultangazi Belediyesi tarafından ilçenin 7 farklı noktasında hizmete sunulan sanat ve meslek kurslarında 2025-2026 Eğitim- Öğretim Döneminde eğitim gören kadınların ürettiği el emeği eserler Sultangazi Belediye Nikah Sarayı‘nda düzenlenen törenle açıldı. Programa, İstanbul Vali Yardımcısı Yücel Gemici, Sultangazi Kaymakamı Mahmut Kaşıkçı, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ve eşi Tuba Dursun, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Rabia İlhan ile Büşra Paker, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, müzik atölyesi kursiyerlerinin bağlama dinletisi ile başladı. Sultangazili kadınlar, Sanat ve Mesleki Eğitim Kurs Merkezleri’nde 87 farklı branşta ücretsiz eğitim alarak hem hobilerini geliştiriyor hem de kişisel ve mesleki becerilerini artırma imkanı buluyor. Bu eğitimler, kadınların sosyal hayatta daha güçlü yer edinmesine katkı sağlıyor. Ücretsiz sanat ve mesleki kurs hizmetlerinin yaz döneminde de devam edeceğini söyleyen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Sanat ve Meslek Kurslarımızda bir yıl boyunca emek veren kursiyerlerimizin çalışmalarını sergilediği bu özel programda bir aradayız. Her bitiş aynı zamanda yeni bir başlangıçtır; yaz dönemi kurslarımızla eğitimlerimiz devam edecek. Aile bütçelerine katkı sağlayan ve edindikleri becerilerle kendilerine yeni bir yol açan kadınlarımız için hayata geçirdiğimiz kurslara gösterilen ilgi bizleri memnun ediyor. Komşularımızın kendilerini geliştirebileceği yeni alanlar oluşturmaya devam edeceğiz. Kadınların mutlu olduğu bir hayat her zaman için daha güzeldir, bizler de açtığımız kurslarla yaptığımız etkinliklerle Sultangazili kadın komşularımızın mutluluğu için çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu. AK Parti İstanbul Milletvekili Büşra Paker ise kadınlara yönelik merkezlerde verilen eğitimlerin önemine değinerek, "Sultangazi’de kesintisiz bir eğitim süreci var. Kadınlarımızın kurs merkezlerinde bir araya gelmesi, kendilerini geliştirmesi ve ortaya güzel eserler çıkarması bizleri mutlu ediyor. Ortaya çıkan bu eserler gurur verici. Bugün de Sayın Cumhurbaşkanımızın selamıyla onların yanında olarak hem tebrik etmek hem de sevinçlerine ortak olmak istedik" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kurslarını başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ve protokol, sergi alanını gezdi. Ürünleri yakından inceleyerek kursiyerlerle sohbet etti. Sergi, 15-20 Mayıs tarihleri arasında açık olacak.
Rize Tredyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 2 - Beşiktaş: 2 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor sahasında karşılaştığı Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldı. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 55 dakikada Orkun’un pasında ceza sahası içinde topla buluşan Jota’nın vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 2-1 62. dakikada Olaitan’nın pasında Cerny’nin ceza sahasının dışından şutunda top meşin yuvarlak filelerle buluştu. 2-2 90+2. dakikada sağ kanattan Mithat’ın ortasında Halil İbrahim Dervişoğlu kafayla topu ağlara gönderdi. VAR uyarısıyla pozisyonu izleyen hakem Asen Albayrak ofsayt gerekçesiyle golü iptal etti. Hakemler: Asen Albayrak, Anıl Usta, Murat Şener Çaykur Rizespor: Fofoana, Hojer, Sagnan, Mocsi, Mithat Pala, Olawoyin (Papanikolaou dk. 60), Taylan Antalyalı (Buljubasic dk. 86), Mihaila (Agusto dk. 56), Laçi, Mebude (Emrecan Bulut dk. 86), Sowe (Halil Dervişoğlu dk. 86) Yedekler: Erdemcan Polat, Pierrot, Taha Şahin, Emir Ortakaya, Furkan Orak Teknik Direktör: Recep Uçar Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Agbadou, Yasin Özcan (Rıdvan Yılmaz dk. 77), Emirhan Topçu, Murillo, Ndidi (Olaitan dk. 46), Cengiz Ünder (Cerny dk. 46), Asllani (Salih Uçan dk. 84), Orkun Kökçü, El Bilal Toure, Mustafa Hekimoğlu (Jota dk. 46) Yedekler: Taylan Bulut, Vasquez, Djalo, Devrim Şahin, Emre Bilgin Teknik Direktör: Sergen Yalçın Goller: Ali Sowe (dk. 18 ve 31) (Çaykur Rizespor), Jota (dk. 55), Cerny (dk. 62) (Beşiktaş) Kırmızı kart: Recep Uçar (dk. 74) (Çaykur Rizespor) Sarı kart: Ali Sowe, Hojer (Çaykur Rizespor), Agbadou, Cengiz Ünder, Ndidi (Beşiktaş)