- 29 Haziran 2021 Salı 11:50

Lüks hayatını bıraktı, huzuru bağ evinde buldu

A
A
A
Lüks hayatını bıraktı, huzuru bağ evinde buldu

İstanbul’daki lüks hayatını bırakıp şehir hayatının stresinden uzaklaşmak için memleketi Burdur’a dönen Ruhi Karagöz (40), kurduğu çiftlikte suyunu yağmurdan, elektriğini ise güneş panelinden elde ediyor.

İstanbul’daki lüks hayatını bırakıp şehir hayatının stresinden uzaklaşmak için memleketi Burdur’a dönen Ruhi Karagöz (40), kurduğu çiftlikte suyunu yağmurdan, elektriğini ise güneş panelinden elde ediyor.


İstanbul’da bilişim hizmetleri sektöründe bir süre çalıştıktan sonra kendi firmasını kuran Ruhi Karagöz (40), şehir hayatının stresinden uzaklaşmak için memleketi Burdur’a döndü. İstanbul’daki şirketinin faaliyetlerine şehir hayatının yorucu ve stresli yaşamından uzaklaşmak ve doğa ile iç içe olmak için ara veren Karagöz, Burdur’un Bağlar Mahallesi’ndeki ata toprağındaki bağ evinde yaşamaya karar verdi. Toprağa enerjisini vermenin mutluluğunu yaşayan Karagöz, dedesinden kalan üç dönümlük arazide vaktini 2 keçisi, bir köpeği ve sebze tarlasıyla ilgilenerek geçiriyor. Bağ evinde huzurlu, stresten ve kalabalıktan uzak bir yaşam süren Karagöz, elektriğini güneş panelinden, suyunu ise çiftliğine kurduğu yağmur toplama sisteminden ve taşıma sudan sağlıyor. Yaklaşık 2 yıl önce Burdur’a yerleşen Karagöz ilerleyen süreçte teknolojiyle tarım ve hayvancılığı birleştirerek akıllı bir çiftlik kurmayı hedefliyor.


Plaza hayatından ve büyük şehrin stresinden uzaklaşmak için Burdur’a dönmeye karar verdiğini ifade eden Ruhi Karagöz, elektriğini toprağa vermenin ve stresten uzaklaşmanın kendisine daha iyi geldiğini dile getirdi. Ruhi Karagöz, “1981 yılında Burdur’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Burdur’da tamamladıktan sonra askerlik görevimi yaptım. Daha sonra İstanbul’da kurumsal firmalarda yönetici pozisyonunda iş hayatına atıldım. Yaklaşık 7 sene önce kendi bilişi firmamı kurdum. İstanbul’da kurdum firmamı. İşlerin yoğunluğundan, büyükşehrin stresinden, plaza hayatından, beyaz yaka hayatından kurtulmak için 2 sene önce memleketim Burdur’a dönmeye karar verdim. Burdur’da da atadan kalma bu topraklarda çiftçilik yapmaya karar verdim. İstanbul’da kalabalık, stres, büyükşehrin malum sorunları hat safhada. Ben bu stres ortamından kendimi uzaklaştırmak için ve doğayı sevdiğim için doğa ile iç içe olmak istedim. Bunun yanına tarım ve hayvancılık da çocukluktan beri ilgi duyduğum bir alandı. Şimdi bu yaşıma kadar edindiğim tecrübelerle teknolojik tecrübelerle bunu küçük şehrin tarım ve hayvancılığıyla buluşturmak istiyorum. İstanbul’un güzel bir yerinde ofisim, evim, lüks arabalarım vardı. Fakat bunlar insanı bir yere kadar tatmin ediyordu. Küçük bir şehirde elektriğini toprağa vermek ve stresten uzaklaşmak bana daha iyi geliyor” dedi.


Çiftçiliği teknoloji ile birleştirmek isteyen Karagöz, “Fakat çiftçiliği, teknoloji ile birleştirmeye çalışarak ilerlemek istiyorum. Bir takım projelerim var. Teknolojiyi kullanarak bu projeleri hayata geçirmek istiyorum. Herhangi bir insan ve emek gücüne çok az bir ihtiyaç olarak teknolojiyi daha fazla ön plana çıkararak akıllı çiftlik kurmak istiyorum” diye konuştu.



“Akıllı üretmezsek tükeniriz”


1 buçuk sene önce başladığı yağmur hasadı ile sebzelerini sulayan Karagöz, herkesin üretimi akıllıca yapması gerektiğine değindi. Karagöz, “Burası göller bölgesi. Göller bölgesinde pek çok gölümüz vardı ben çocukken. Fakat bu göller zamanla yer altı su kaynaklarının azalmasıyla çekilmeye kurumaya başladı. Özellikle Burdur Gölü’nde de bunu görüyoruz. Fakat doğa ile mücadeleyi bir yere kadar yapabiliyoruz. Doğa bize yer altı su kaynaklarını kullanma göl kurur diyor. Ben de 1 - 1 buçuk sene bunu düşündüm ve faaliyete geçirdim. Burada yağmur sularını çatıda toplayıp yeraltında depoluyorum. Ve bu depoladığım sularla, yedek sularla biriktirip yazın bu suları sebzelerimle ve hayvanlarımla buluşturuyorum. Burada elektriğim de yok. Elektriği güneş enerji panelleriyle solar enerji ile akülere depolayarak sağlıyorum. Buzdolabım, akşam aydınlatmam falan bunlarla sağlıyorum. Bu sayede teknolojiyi buraya yavaş yavaş kaydırıp burada faaliyetlerimi ilerletmek istiyorum. Çünkü akıllı üretmezsek tükeniriz. Türk milleti olarak üretimi akıllıca yapmamız gerekiyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı Galatasaraylı futbolcular ve teknik ekip, şampiyonluk kutlamalarına şehirde üstü açık otobüsle tur atarak başladı. Trendyol Süper Lig şampiyonu Galatasaray’ın, RAMS Park’ta düzenleyeceği ’Dört Dörtlük Gece’ şampiyonluk kutlamaları, Galatasaray Lisesi’nden başladı. Sarı-kırmızılı futbolcular ve teknik ekip, ilk olarak lisede toplandı ve daha sonra kendilerini bekleyen üst açık otobüse geçti. Otobüsle şehir turu atan sarı-kırmızılılara, taraftar yoğun ilgi gösterdi. Futbolcular da yol kenarlarında yoğun kalabalıklar oluşturan taraftarlara el sallayarak karşılık verdi. Yaklaşık 3 saat süren şehir turunda liseden çıktıktan sonra Mecidiyeköy’e geçen kafile, Levent’ten ilerleyip stadyuma ulaştı. Simitçiden Torreira’ya simit Şehir turu sırasında ilginç anlar da oldu. Bazı Fenerbahçeli taraftarlar da Galatasaray otobüsü izlemek için sarı-kırmızılı taraftarların arasında yer aldı. Yol kenarında bekleyen bir simitçi de Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira’ya simit gönderdi. Otobüste bulunan Torreira’nın simidi alıp yemesi eğlenceli bir an oldu. Mauro Icardi için pankart Galatasaraylı futbolculardan Lucas Torreira ve Yunus Akgün, Arjantinli futbolcu Mauro Icardi için pankart açtı. Torreira ve Yunus’un Icardi için açtığı pankartta ’Gitme Mauro’ yazıldı. Avrupa kupaları hedef gösterildi Öte yandan Galatasaraylı futbolcular, otobüsün önüne Avrupa kupalarını hedef gösteren bayrak astı. Sarı-kırmızılı bayrakta ’Yetmez bize bu kupa, hedef artık Avrupa’ yazı yer aldı.
Muş Muş Devlet Hastanesi’nde "Vefa Masası" kuruldu Muş Devlet Hastanesi’nde şehit aileleri, gaziler, engelli bireyler ve 65 yaş üstü vatandaşların hastane işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla "Vefa Masası" hizmete açıldı. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucu, Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği iş birliğinde kurulan "Vefa Masası", vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını hedefliyor. Uygulama kapsamında hastane içerisindeki işlemlerde destek sağlanacak, yaşanan sorunların çözümü için rehberlik hizmeti verilecek. Açılış programında konuşan Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Engelliler Haftası kapsamında hayata geçirilen uygulamanın önemli bir sosyal destek hizmeti olduğunu belirtti. Ömür, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler ve yaşlı vatandaşların hastaneye girişlerinden çıkışlarına kadar her aşamada destekleneceğini ifade ederek, devletin tüm vatandaşlara eşit sağlık hizmeti sunma sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Muş Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz ise kentte uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliğin giderildiğini belirterek, engelli bireylerin yaşadığı sorunları doğrudan iletebileceği bir birimin kurulmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Korkmaz, uygulamanın engelli vatandaşların yanı sıra şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacağını dile getirdi. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Olcan da yapılan görüşmeler sonucunda projenin hayata geçirildiğini belirterek, destek veren Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile hastane yönetimine teşekkür etti. Olcan, "Vefa Masası"nın şehit aileleri, gaziler ve engelli bireyler için önemli bir hizmet olacağını ifade etti. Programa Muş Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzm. Dr. Ayşe Rümeysa Doğruyol, Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzel, şehit ve gazi yakınları, gaziler, engelli bireyler ve vatandaşlar katıldı.