YEREL HABERLER - 02 Mart 2012 Cuma 22:56

BURDUR EKONOMİSİNİN YILDIZLARI ÖDÜLLENDİRİLDİ

A
A
A
BURDUR EKONOMİSİNİN YILDIZLARI ÖDÜLLENDİRİLDİ

Burdur’da, Gelir ve Kurumlar Vergisi’nde ilk 5’e giren vergi rekortmenleri, Burdur Grand Özeren Otel’de düzenlenen bir törenle ödüllendirildi.
23. Vergi Haftası Etkinlikleri kapsamında düzenlenen ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Burdur Defterdarı Ramazan Taşaltın, "İlimizde üretim yapan insanlarımıza iş ve aş veren, Burdur ekonomisinin yıldızları Burdur ekonomisinin enleri, ödedikleri vergilerden dolayı kazançlarını Maliye İdaresi ile paylaşıyorlar. Vergi veren vatandaşlarımız biliyorlar ki, her yerde onların eserleri var. Biliyorlar ki, Türkiye vergi ile kalkınmaktadır. Burdurumuz’un insanlarının yüzlerini güldürüyorlar. 2011 yılında
ilimizde 382 milyon 470 bin 495 TL genel bütçe gelirleri bunun 276 milyon 712 bin 320 TL’si tahsil edildi. Vergi gelirlerinde 314 milyon 406 bin 702 TL, tahsili ise 283 milyon 123 bin 708 TL’dir. 2011 yılı hedefimiz cari milli hasılanın %90-95’ini tahsil etmektir. 2012 yılı mükellef memnuniyetinin en üst seviyeye çıkarmaktır" dedi.
Ödül töreninde AK parti Burdur Milletvekili Hasan Hami Yıldırım, Bayram Özçelik ve CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan da birer konuşma yaparak verginin önemini dile getirdi.
Burdur’un kalkınmasında büyük emek veren vergi rekortmenlerini tebrik eden Burdur Valisi Süleyman Tapsız, Burdur’da gerçek usulde 14.201 mükellef, 1.582 Kurumlar Vergisi mükellefi olmak üzere 15.783 mükellef bulunduğunu söyledi. 2011 yılı sonu itibariyle tahakkuk-tahsilat oranının yüzde 72 olduğunu dile getiren Burdur Valisi Süleyman Tapsız şöyle devam etti:
"Burada bulunan tüm vergi mükelleflerini tebrik ediyorum. Sizin hem gönlümüzde hem başımızın üstünde hem de halkımızın yanında yeriniz farklı. Şuna samimi olarak inanın bereketli kazançlarından böyle bol bol vergi veren değerli iş adamlarına bu millet dua ediyor. Bu Millet sizlere diyor ki; "kazanın bol kazanın ama bu milletin kalkınması için verginizi de verin, hayır da yapın ve biz de size dua edelim." Bu milletin duası sizinle birlikte olduktan sonra inşallah burada çok daha ödüller dağıtacağız. Bu
gururu birlikte yaşayacağız. Veren el alan elden üstündür, bir elin nesi var iki elin sesi vardır. Bizler devlet ve vergi verenler hepimiz bir aileyiz. Siz yaşayacaksınız ki millet de yaşayacak. İnşallah devletimizde bu milletin kazançlarından elde edilen her kuruşu çok kutsal olan milletin hakkını en iyi şekilde hizmete dönüştürmek için gayret sarf edecektir. Bu konuda devletimiz de şeffaf, adil, süratli bir şekilde inşallah bunları hizmete dönüştürecektir. Mükelleflerimizin kazançlarının bol ve
bereketli olmasını diliyoruz. Bol kazanacaksınız ki bol verebilesiniz. Ben Yüce Mevla"dan diliyorum ki Allah size bol kazanç versin, siz de Devlete bol bol verin. Biz de Burdur olarak, Devletten bol bol alalım ki, yatırımlarımızı, hastanelerimizi, okullarımızı, sosyal tesislerimizi, yollarımızı yapalım. Eksik kalan ihtiyaçlarımızı yapalım. Verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlığının arttırılması amacıyla her yıl "Vergi Haftası" olarak ilimizdeki
etkinliklerin düzenlenmesinde ve vergi politikalarının uygulanmasında katkıları olanlara, çalışanlarımıza teşekkür ediyorum."
Burdur Ekonomisinin yıldızlarına anmalıkları, Burdur Valisi Süleyman Tapsız, Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, Ak parti Burdur Milletvekili Hasan Hami Yıldırım, CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan ve Burdur Defterdarı Ramazan Taşaltın tarafından verildi. Ödül töreninde ayrıca, Başbakanlık tarafından Somali’ye başlatılan Yardım kampanyasına destek veren işadamlarına teşekkür belgeleri dağıtıldı. Ödül töreni, Burdur Mehmet Akif Ersoy
Üniversitesi öğrencileri tarafından verilen Türk Halk Müziği konseri ile sona erdi.
Burdur’da Kurumlar ve Gelir Vergisi’nde ilk 5’e giren rekortmenler ise şöyle:
Burdur Gelir Vergisi Rekortmenleri
1- Adem Sak - 3.300.047,96 TL
2- Mehmet Demirezen - 289.842,69 TL
3- Hüseyin Özeren - 254.251,19 TL
4- Hüseyin Kuzu - 220.643,92 TL
5- Adem Kuzu - 220.608,92 TL
Burdur Kurumlar Vergisi Rekortmenleri
1- Aytaş Akın Mermer San. Ve Tic. A.Ş - 1.141.735,36 TL
2- Portsan Mermer San. Ve Tic.A. Ş - 1.043.015,58 TL
3- Teknomer Turizm Tarım San. Tic.Ltd. Şti - 684.932,97 TL
4- As Çimento San. Tic.A.Ş - 613.836,63 TL
5- Yıldız Silah San.Tic. Ltd - 531.911,66 TL
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Aşı tereddüdü yeni bir salgına dönüşüyor Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, Covid-19 pandemisi sonrası artan aşı karşıtlığına dikkat çekerek, "Aşılar sayesinde kontrol altına alınan hastalıklar yeniden kapımızı çalabilir. Aşı yaptırmamak sadece bireysel değil, toplumsal bir risk oluşturur ve toplumsal bir sorumluluktur" dedi. Dünya Aşı Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, pandemi döneminde aşıların hayati rol oynadığını, ancak bu sürecin ardından toplumda ciddi bir ‘aşı yorgunluğu’ ve güvensizlik oluştuğunu belirterek, özellikle çocukluk çağı aşıları ve grip aşısı yaptırmada düşüş gözlemlendiğini ifade etti. Aşılamanın yalnızca bireyi değil, tüm toplumu koruyan bir kalkan olduğunu vurgulayan Dr. Kılıç, "Toplumda özellikle çocukluk çağı aşılanma oranı düştükçe kızamık, kızamıkçık, çocuk felci, boğmaca ve grip gibi hastalıkların yeniden yayılması kaçınılmaz hale gelir. Covid-19 sürecinde bilgi kirliliği çok arttı. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler, insanların aşıya olan güvenini sarstı. Oysa aşılar, modern tıbbın en büyük başarılarından biridir. Bugün milyonlarca insanın hayatını kurtaran en etkili yöntemdir. Aşı yaptırmak yalnızca kendimizi değil, yaşlıları, çocukları ve bağışıklığı zayıf bireyleri de korumak anlamına gelir" ifadelerini kullandı. Aşısızlar için basit yaralanmalar bile tehlikeli olabilir Çocuk felcinin aşı ile önlenebileceğini aktaran Kılıç, aşı olmanın yalnızca pandemiler veya mevsimsel viral hastalıklar açısından değil, bireylerin hastalıkları daha hafif geçirmelerinde de önemli bir rol oynadığının altını çizdi. Kılıç, "Örneğin tetanoz aşısı yaptırmamış bireylerde basit bir çivi ya da diken batması bile ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Keza çocuk felci de aşı ile önlenebilir bir hastalıktır. Ancak aşı olunmadığında ömür boyu sürebilecek fiziksel engelliliklere neden olabilir. Hiçbir ailenin bilim dışı kararlarla çocuklarını ömür boyu sağlıksızlığa mahkûm etmemesi en büyük dileğimizdir. Ayrıca çocukluk çağında yapılan ve ‘rapel’ olarak adlandırılan hatırlatma dozları sayesinde bu hastalıklarla karşılaşıldığında aşısız bireyler hastalığı çok daha ağır geçirirken, aşılı bireyler hastalığı daha hafif ve komplikasyonsuz atlatmaktadır" açıklamasında bulundu. Uzayan ömür ile erişkin aşıları önemli Kılıç, gittikçe artan yaş ortalaması ile erişkin aşılamalarının da çok önemli olduğunun altını çizerek, "Kronik hastalıkların, diyabet, kalp, karaciğer, akciğer, böbrek hastalıkları, kanser ve kanser tedavisi, romatolojik hastalıklar gibi risk grubu hastalıkların artması, erişkin aşılamada hastanın özelinde çok önem kazanmıştı. Mevsimsel salgınlar ve hastanın riskine göre İnfluenza A, pnömokok aşıları, RSV, zona aşısı gibi aşıların hekim kontrolünde yaptırılması bireyleri pek çok ciddi hastalık ve komplikasyondan koruyacaktır" diye konuştu. Toplumsal bağışıklık kaybedilirse sonuçları ağır olur Aşıların her zaman hastalığı yüzde 100 engellemeyeceğini ancak ağır seyri büyük ölçüde önlediğini vurgulayan Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Grip, Covid-19 ve benzeri solunum yolu hastalıklarında aşılı bireyler hastalığı çok daha hafif geçirir. Hastaneye yatış ve ölüm oranları belirgin şekilde azalır. Bu, göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir farktır. Aşılar, sağlık sistemleri üzerindeki yükü azaltır ve salgın dönemlerinde hastanelerin kapasitesini korumada kritik rol oynar. Pandemide öğrendiklerimizi unutmamalıyız. Toplumsal bağışıklık dediğimiz kavram ancak yeterli aşılanma ile mümkündür. Eğer bu koruyucu kalkanı zayıflatırsak, geçmişte kontrol altına aldığımız hastalıklarla yeniden mücadele etmek zorunda kalabiliriz. Aşı tereddüdünün devam etmesi halinde sadece yeni salgınların değil, unutulmuş hastalıkların geri dönüşü de kaçınılmaz olur. Bu nedenle aşı yaptırmak, ertelenmemesi gereken hayati bir adımdır." Aşı ihmali bulaşıcı hastalıkları geri getirir Haftanın önemine dikkat çeken Kılıç, ailelere uyarılarda bulunarak şunları söyledi: "Ülkemizde 1980-2000 yılları arasında uygulanan aşı programları sayesinde pek çok bulaşıcı hastalık neredeyse sıfır seviyesine indirilmiştir. Ancak son yıllarda artan göç hareketleri ve küresel dolaşımın hızlanmasıyla birlikte uzun süredir görülmeyen birçok bulaşıcı hastalık ne yazık ki yeniden gündeme gelmiştir. Bu nedenle özellikle çocukluk çağı aşıları, bireysel sağlığın korunmasında her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Küresel bir dünyada yaşıyoruz ve uluslararası aşılama kuralları giderek daha fazla önem kazanıyor. Birçok ülke turist, öğrenci veya farklı amaçlarla ülkeye giriş yapacak bireylerden aşı kartı ve bulaşıcı hastalıklara ilişkin belgeler talep etmektedir. Özellikle aşısız öğrenciler, önümüzdeki dönemde eğitim ve seyahat süreçlerinde daha fazla zorluk yaşayabilir. Bu nedenle aşı ihmalinden kesinlikle kaçınılmalıdır."