EKONOMİ - 28 Ağustos 2024 Çarşamba 10:17

Avrupa’nın Noel kutlamalarındaki kapı süsleri Burdur’dan

A
A
A
Avrupa’nın Noel kutlamalarındaki kapı süsleri Burdur’dan

Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kocaaliler köyünde 20 yıldan beri ev hanımlarının doğal bitkiler ile yaptığı Melli kapı süslemeleri Hollanda ve Almanya’ya ihraç ediliyor. 4 ay boyunca yaklaşık 500 bin adet çelenk üreten kadınlar hem ev ekonomilerine hem de ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Melli kapı süslemeleri üretim sorumlusu Ulaş Aktürk, "Bu yılki hedefimiz 550 bin çelenk üretip 4 milyon 500 bin euro ciro elde etmek" dedi.


Hristiyanların 25 Aralık’ta kutladıkları Christmas olarak bilinen Noel gününde kapılarına astıkları süslerin yüzde 50’den fazlası Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kocaaliler köyünde ev hanımı kadınlar tarafından üretiliyor. Ağustos ayının sonunda başlayıp Aralık ayının başına kadar olan sürede neredeyse köydeki bütün evlerde kadınların özveriyle yaptığı “Melli kapı süsleri” Avrupa’ya ihraç edilerek Noel’den önce evlerdeki yerlerini alıyor.


25 yıl önce Antalya’da yaşayan Alman bir kadının çelenk yapımında kullanılacak doğal bitkileri toplamak için köye gelerek bu süslemeleri köylülere öğretmesiyle başlayan bu serüven o günden itibaren hızla devam ediyor. Yulaf, pirinç, mersin gibi bitkilerin saplarıyla örülen çelenkler yine bu bölgede yetişen dağ çileği, çam kozalağı, sandal, mersin meyvesi, kızılcık, kuşburnu, biber ve kırmızı patlıcan gibi meyvelerle süslenerek hazırlanıyor. Bir kadının günde ortalama 25-30 tane ürettiği bu çelenkler daha sonra kamyonetler ile toplanarak paketlenip soğuk hava depolarında muhafaza altına alınıyor. Buradan da Hollanda ve Almanya’ya ihraç edilen Melli kapı süslemeleri oradan tüm dünyaya yayılıyor.



"20 yıldır bu süslemeleri evimizde yapıyoruz"


Bucak’ın Kocaaliler köyünde yaşayan ve 20 yıldır bu süslemeleri yaptığını söyleyen Fatma Ünal, "Bu yaptığımız çelenkler yurt dışına gönderiliyor ve orada kapı süslemesi olarak kullanılıyor. Pirinç, yulaf gibi bitkilerden yaptığımız çelenkleri yaban mersini ile sarıyoruz. Daha sonra üzerine dağ, çileği, patlıcan, çam kozalağı gibi orman meyveleriyle süsleyerek hazır hale getiriyoruz. Ev hanımları olarak hem vakit geçiriyoruz hem de ev ekonomimize katkı sağlıyoruz. Biz bunları yaptıktan sonra akşamüzeri çavuşumuz geliyor alıp gidiyor oradan da yurt dışına gönderiliyor. Her sabah süslemelerde kullandığımız malzemeler gelir biz süslemeyi yaptıktan sonra akşamüzeri gelip alırlar. Günde 100 tane de yapan var 60 tane de yapan var ama ben 15 tane falan yapabiliyorum” dedi.



"Ev ekonomimize büyük katkı sağlıyor"


Evlerinin önünde komşularıyla birlikte otururken bir yanda da çelenk dedikleri Melli kapı süslemeleri için orman meyvelerini hazırlayan Hanife Bolat ise, “Bu meyveleri toplayıp bize getiriyorlar, biz de böyle sohbet ederken bir yandan da onları birleştiriyoruz. 20 yıldır yapıyorum ben bunu. Ev ekonomimize büyük katkı sağlıyor bu iş. Burada hazırladığımız kapı süslemeleri yurt dışına gönderiliyor” ifadelerini kullandı.



"3-4 ay boyunca bu süslemeleri yapıyoruz"


Evinde annesi Dudu Duran ile birlikte bir yandan Ekim ayında olacak düğünü için hazırlık yapan bir yandan da Melli kapı süslemesi yapan Dilek Duran, “Biz bu süslemelerde kuşburnu, biber, patlıcan, mersin gibi bitkileri kullanıyoruz. Günde yaklaşık 30-35 kadar süsleme hazırlıyoruz. Psikolojimize göre değişiyor. Bir gün önceden ertesi günün hazırlığını yaptıysak daha hızlı oluyor ama sıfırdan sabah başlayınca biraz zor oluyor. Her gün saat 16.00’ya kadar yapıyoruz böyle. Bu süslemeler 3-4 ay boyunca yapılıyor böyle. Ağustos’un 20’si gibi başlayıp 20 Aralık gibi bitiriyoruz” şeklinde konuştu.



"Günde 2 bin 500 adet topluyoruz"


Sabahları ev ev dolaşarak süs malzemesi bırakıp akşamüzeri ise yine bu evlerde yapılan süslemeleri toplayan çavuş Esma Tokgöz, “Biz çelenk sektöründe çalışıyoruz. Sabah ev ev gezip bıraktığımız meyvelerden yapılan süslemeleri akşamüzeri tekrar gezip çelenk olarak topluyoruz. Günde ortalama 2 bin 500 adet çelenk topluyoruz. Daha sonra depoya götürerek paketleyip soğuk hava deposuna koyuyoruz. Oradan da tırlarla Avrupa’ya gönderiliyor. Bu süslemelere çok fazla bir ilgi var. Köyümüze gelen turistler de çok ilgi duyuyorlar bu süslemelere. Bu yüzden bu işin hem köyümüze hem de kadınlarımıza büyük ekonomik katkısı oluyor" dedi.



"Bu yılki hedefimiz 550 bin çelenk üretip 4 milyon 500 bin euro ciro elde etmek"


Melli kapı süslemeleri üretim sorumlusu Ulaş Aktürk, "Her sezon olduğu gibi 20 Ağustos’ta çelenk üretimine başladık. Sabah 8-9 gibi meyveleri 10 civarı eve tek tek dağıtıyoruz. Öğleden sonra da çelenk olarak topluyoruz. Bu çelenkleri depoya getirip burada paketliyoruz. Sonra tır geliyor direkt Hollanda ve Almanya’ya ihraç ediyoruz. Dışarıya gönderdiğimiz çelenkleri genelde kapı süsü olarak birbirlerine hediye götürüyorlar veya mezarlıklara koyuyorlar. 2023 yılında 450-500 bin civarı çelenk gönderdik. Bundan da 2 milyon 500 bin euro civarında bir ciro elde ettik. Bu yıl yine 500 ile 550 bin civarında çelenk göndermeyi hedefliyoruz. Bundan da 4 milyon 500 bin euro civarında bir ciro elde etmeyi planlıyoruz. Kadınlarımızı genelde günde kişi başı 25-30 tane yaparlar. Halkımız için iyi bir gelir kaynağı. Çelenkte kullanılan süs biberi ve süs patlıcanını diktiriyoruz oradan alıyoruz. Dağ çileği ve tespih dediğimiz meyveleri vatandaşlar ormandan toplayıp getiriyorlar. Antalya civarından gelen meyveler var. Yani köyümüzde eşleri dışarıda çalışırken ev hanımları da evinde böyle bir gelir kaynağı elde ediyor" ifadelerine yer verdi.



Avrupa’nın Noel kutlamalarındaki kapı süsleri Burdur’dan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da miniklerin tekne orucu heyecanı Yıldırım Belediyesi, Ramazan’ın manevi coşkusunu çocuklara yaşatmak için tekne orucu iftarı düzenledi. Oruç tutmanın mutluluğunu yaşayan minikler, arkadaşlarıyla birlikte iftar yaptı. Yıldırım Belediyesi, Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan tekne orucu geleneğini bu Ramazan’da da devam ettiriyor. Yıldırım’da 6-10 yaş arası çocuklar arasında düzenlenen tekne orucu etkinliğine katılan çocuklar, oruç tutmanın heyecanını yaşadı. Çocukları oruç ibadetine alıştırmak ve Ramazan’ın manevi değerini hissetmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikte minikler, öğle namazını müteakip okunan ezanla birlikte tekne oruçlarını açtı. İftarlarını yapan çocuklar daha sonra Yıldırım Belediyesi’nin kendileri için hazırladığı eğlenceli dolu etkinliklere katılarak unutulmaz bir gün geçirdi. Kadim bir gelenek Tekne orucunun kadim bir gelenek olduğunu belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi olarak evlatlarımıza orucu ve ibadeti sevdirmek amacıyla bu yıl da tekne orucu etkinliği düzenledik. Çocuklarımızı erken yaşta ibadete alıştırmak çok önemli. Tekne orucu geleneği ile evlatlarımız hem oruca hem de Ramazan’ın manevi iklimine alışmış oluyorlar. Yarım günlük oruçlarını tutan çocuklarımızı kutluyorum. Ramazan’ın feyzi ve bereketi hanelerimizden eksik olmasın" ifadelerini kullandı. Çocuklarımızın Ramazan ayını sabır, paylaşma ve iyilik bilinciyle dolu, özel bir zaman dilimi olarak hatırlamalarını amaçlıyoruz. "Tekne Orucum" etkinliği ile geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın gönüllerinde Ramazan’a dair güzel hatıralar bırakmayı hedefliyoruz. Program içeriği: Ramazan ayı; paylaşmanın, sabrın, şükrün ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Büyükler için olduğu kadar çocuklarımız için de bu ay; manevi değerlerle tanışma, empati kurma, yardımlaşmayı öğrenme ve ibadet bilinci kazanma açısından önemli bir fırsattır. Özellikle 6-10 yaş aralığındaki çocuklarımızın "tekne orucu" geleneğiyle Ramazan’ı tecrübe etmeleri, onların hem aileleriyle hem de toplumsal değerlerimizle güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlamaktadır. Yıldırım Belediyesi olarak Ramazan ayının manevi iklimini çocuklarımızla buluşturmak amacıyla bu yıl "Tekne Orucum" etkinliğini hayata geçiriyoruz. Etkinlikte, tekne orucu tutan çocuklarımız için Ramazan ayı içerisinde yer alan hafta sonlarında, saat 12.00’de özel bir iftar programı gerçekleştirilecektir. Programımızda geleneksel kültürümüzün vazgeçilmez unsurlarından Karagöz-Hacivat gösterisi, sihirbaz ve palyaço performansları yer alacak; çocuklarımıza balon ve taç dağıtımı yapılacaktır. Hem eğlenceli hem de öğretici içeriklerle zenginleştirilen programımız, Ramazan’ın manevi atmosferini çocuklarımızın dünyasına neşe ve bilinçle taşıyacaktır.
Bursa Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. "Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız" sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, "Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz" dedi. Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. "Barışın savunucularıyız" Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, "Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız" şeklinde konuştu. Demir açıklamasını, "Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür" sözleriyle noktaladı. Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.
Malatya Battalgazi’de 8 Mart’a özel kadın emeği sergisi Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde kursiyerlerin giyim, seramik ve kuaför kurslarında hazırladığı el emeği ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergilendi. Battalgazi Belediyesi’ne bağlı Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde eğitim alan kadınların hazırladığı ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen sergide bir araya getirildi. Giyim, seramik ve kuaför kurslarında eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca ortaya koyduğu çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Kursiyerlerden Esra Kara, Kadın Yaşam Merkezi’nde kadınların hem üretim yapma hem de kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu belirterek Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’a teşekkür etti. Kara, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla hazırlanan sergide kursiyerlerin el emeği ürünlerinin yer aldığını ifade ederek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kara, "Güçlü kadın güçlü toplum demektir. Kadınlar toplumu şekillendiren bireylerdir. Kadının olduğu her yer güzelleşir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun." dedi. Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi Giyim Öğretmeni Ruhsan Apaydın ise merkezde kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenlendiğini belirterek kadınların hem meslek öğrenebileceği hem de sosyal faaliyetlerde bulunabileceği bir ortam oluşturulduğunu ifade etti. Apaydın, "Merkezimizde giyim, kuaför ve seramik gibi kurslarımız bulunuyor. Kadınlarımızın hazırladığı el emeği ürünleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergide bir araya getirdik. Kadının olduğu her yer güzelleşir. Bu vesileyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" diye konuştu.
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden baharı müjdeleyen atölye Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Marteniçka atölyesi’, kadınlara Balkan kökenli geleneksel bir bileklik kültürünü tanıma ve uygulama fırsatı sundu. Atölye çalışmalarıyla Osmangazi’deki vatandaşları üretime ve kültürel paylaşımına teşvik ederek, kent yaşamına değer katan Osmangazi Belediyesi, baharın gelişini müjdeleyen ‘Marteniçka Atölyesi’ni gerçekleştirdi. Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen atölyede kadınlar, marteniçka bilekliklerini yaparak el becerilerini geliştirme şansı buldu. Samimi ve keyifli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte kadınlar, marteniçka geleneğinin kökeni, anlamı ve Balkan kültüründeki yeri hakkında da bilgilendirildi. "Baharın gelişini semboller" 1 Mart’tan itibaren baharın gelişini müjdeleyen bir Balkan kültürü olan marteniçkanın yapımına ilişkin keyif dolu bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Marteniçka Atölyesi Eğitmeni Ece Gündüz, geleneğe ilişkin verdiği bilgilerde "Marteniçka, Balkanlar’dan gelen, baharın gelişini sembolleyen bir bileklik kültürüdür. Kırmızı ve beyaz renklerindedir. Kırmızı rengi, sağlığı, bolluğu ve bereketi sembolize ederken, beyaz rengi de saflığı ve uzun ömürlülüğü sembolize eder. Bu bilekliği bileğimize takarız ve sonrasında bir leyleği gördüğümüzde, bilekliği bir ağaç dalına asarız." ifadelerini kullandı. Eğitmen Ece Gündüz, desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a da teşekkürlerini sunarak, baharın bolluk, bereket ve sevgiyle geçmesi temennisinde bulundu. Atölyeye katılan kadınlar da, etkinliğin kendileri için hem öğretici hem de keyifli geçtiğini ifade ederek Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.