SPOR - 01 Haziran 2025 Pazar 20:08

Beyazın ve turkuazın kalbinde nefes kesen mücadele; Salda Gölü’nde sporla doğa el ele

A
A
A
Beyazın ve turkuazın kalbinde nefes kesen mücadele; Salda Gölü’nde sporla doğa el ele

Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen, beyaz kumsalları ve turkuaz sularıyla ün kazanan Salda Gölü, bu kez sporun enerjisiyle renklendi. DoğaFest 2025 etkinliklerinin üçüncü gününde, göl kıyısında triatlon, oryantring, uçurtma yarışı ve plaj voleybolu gibi çeşitli spor aktiviteleri gerçekleştirildi. Gün boyu süren yarışmalar hem sporculara hem de izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.



Triatlonla başladılar, Salda’nın eşsiz doğasında ter döktüler


Sabah saatlerinde triatlon yarışmasıyla başlayan etkinliklerde, 23 sporcu start işaretiyle birlikte Salda Gölü’nün serin sularına atladı. Göl içindeki parkuru yüzerek geçen sporcular, ardından göl çevresinde 12 kilometre bisiklet, son olarak da 3 kilometrelik koşu parkuruyla yarışmayı tamamladı. Yarışmacılar, hem performanslarıyla hem de doğal güzellikler eşliğinde spor yapmanın keyfiyle güne renk kattı. Göl kıyısında eş zamanlı olarak düzenlenen oryantring, uçurtma yarışı ve plaj voleybolu etkinlikleri ise özellikle gençlerin ve çocukların büyük ilgisini çekti.


Yarışmaların ardından düzenlenen törende dereceye giren sporculara madalya ve ödülleri, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Yeşilova Kaymakamı Mustafa Turan, Yeşilova Belediye Başkanı Okan Kurd ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Orhan Kemerkaya tarafından verildi. Törenin ardından sahne alan DJ eşliğinde sporcular müzikle eğlendi, günün yorgunluğunu dansla attı.



Salda bilim, spor ve çevresel duyarlılıkla anılacak


DoğaFest kapsamındaki yarışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Salda’nın bilimsel önemine de dikkat çekti. Bilim merkezinin önümüzdeki süreçte faaliyete geçeceğini hatırlatan Baydar, "Salda’da bulunan ama aynı zamanda atıl kalmış alanlarımızı da değerlendirme imkânımız olacak. Battaniye fabrikamız var, onu da yine bu vesileyle faaliyete sokmuş olacağız. Salda’yı özellikle bilimle, sporla ve çevresel duyarlılıkla daha çok tanıtmak, daha çok anlatmak için buradayız. Bu etkinliklerimizin de inşallah sürdürülebilirliği bizim açımızdan son derece önemli ama en önemlisi bu etkinliklere sahip çıkmak" dedi.



"Göl harikaydı, doğa sporları için biçilmiş kaftan"


Triatlon yarışmasına katılan ve parkurun doğayla uyumundan etkilendiğini dile getiren Hüseyin Tunçmen ise, "İlk defa Salda Gölü’nde böyle bir organizasyon düzenleneceğini söylediler. O yüzden biz de destek vermeye geldik. Parkur gerçekten triatlon yapmaya çok müsait. Göl harikaydı. Biraz soğuktu ama bu mevsimde normal diye düşünüyorum. Ama triatlon için bisiklet ve koşu parkuru inanılmaz güzel" açıklamasında bulundu.



"Salda benim için artık çok özel bir yer"


Kadınlar triatlon kategorisinde birincilik elde eden Doğa Canik ise hem yarıştan hem atmosferden büyük keyif aldığını belirtti. Salda Gölü’nün kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getiren Canik, "Bugün Salda Gölü’nde yarıştım ve çok keyif aldım. Gölde yüzmek başta soğuk olsa da güzeldi. Çalışacağımız bir parkurdu. Bisiklet ve koşu parkuru da çok keyifliydi. Türkiye’nin farklı yerlerinde yarıştım ama Salda Gölü benim için ayrı bir yer oldu. Herkesin emeğine sağlık" ifadelerini kullandı.



Beyazın ve turkuazın kalbinde nefes kesen mücadele; Salda Gölü’nde sporla doğa el ele

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Köyün neşesi" engelli genç herkesi gözyaşlarına boğdu: İmam ayakta durmakta güçlük çekti Çorum’da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli gencin cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu. Çorum’un Merkez ilçesi Üyük köyünde yaşayan 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe, 17 Nisan’da rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Köyün neşesi olarak bilinen Karatepe’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu. İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi. Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe’nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu. "Karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe’nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ve köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek, "Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım. Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi. Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur’an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu. Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı. Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır" dedi. "Cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı" Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana’nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın’ sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun’a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.