EKONOMİ - 15 Ocak 2024 Pazartesi 14:20

Burdur 15 yıl sonra yolcu trenine Güller Ekspres ile kavuştu

A
A
A
Burdur 15 yıl sonra yolcu trenine Güller Ekspres ile kavuştu

1936 yılında ilk seferi yapılan ve 2008 yılında Pamukkale Ekspres’in kaldırılmasıyla sessizliği bürünen Burdur Garı’na 15 yıl sonra Güller Ekspres ilk seferini düzenledi. Garın ilk yolcularından olan babasının hatıralarını yaşatmaya gelen yaşlı çift ise 88 yıl sonra babasının fotoğraf çekildiği yerde poz vererek duygu dolu anlar yaşadı.


Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 Mart 1930 yılında talimatıyla yatırıma alınan ve 6 yıl içinde tamamlanan Burdur Garı Gümüşgün-Burdur arasındaki rayların döşenmesiyle birlikte yıllarca bölgenin en önemli ulaşım noktalarından biri olmuştu.


Burdur- İzmir seferlerinin yapıldığı Güller Ekspresi’nin 3 Mart 2008 yılında, Burdur- İstanbul seferlerinin gerçekleştirildiği Pamukkale Ekspresi’nin ise 25 Temmuz 2008’de kaldırılmasıyla birlikte 15 yılı aşkın bir süredir yolcu taşımacılığı yapılmayan Burdur Tren Garı’nı sadece yük vagonları kullanıyordu. Burdur Tren Garı’ndan yolcu bileti alan vatandaşlar ise son zamanlarda otobüslerle Isparta Gümüşgün’e taşınarak, trene bindiriliyor. Yine aynı şekilde, tren yolculuğunu yapan ve Burdur’a gelmek isteyen vatandaşlar, otobüslerle Gümüşgün’den Burdur’a taşınıyorlardı.


2008 yılından beri yalnızca yük vagonlarının kullandığı güzergah 20 Aralık 2023 tarihinde hizmete giren Güller Ekspres’in bugün düzenlediği ilk sefer ile eski kalabalık günlerine dönme yolunda ilk adımını attı. Isparta Gar’ından çıkıp Burdur’a gelen tren Burdur Valisi Türker Öksüz, TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Ufuk Yalçın, Burdur Milletvekilleri Adem Korkmaz ve Mustafa Oğuz, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar tarafından tören ile karşılandı.



1936 da yolculuk yapan babalarının hatıralarını yaşattılar


1 Ekim 1936 yılında İstanbul’a Tıp Fakültesinde eğitim almak için giderken Burdur Garında hatıra fotoğrafı çektiren Mehmet Abdullah Çiftçibaşı’nın kızı Ayhan Çiftçibaşı Vural, eşi İsmail Vural ve yeğeni Orhan Kutluer’de o dönemde çekilen fotoğrafı bularak babalarının hatıralarını yaşatmak için yıllar sonra Burdur’a gelen treni bekleyenler arasındaydı.



Konu ile ilgili konuşan İsmail Vural; “88 yıl önce kayınpederimin ilk trende yaşadığı heyecanı şimdi biz yaşıyoruz. O ilk tren ile İstanbul’a tıp eğitimi almaya gitmişti. Şimdi de 15 yıl aradan sonra tekrar başlayan tren bizi heyecanlandırdı. Bu güzel olayı burada yaşamak istedik. Hayırlı olsun Burdur’a diyorum” dedi.


Kızı Ayhan Çiftçibaşı Vural ise; “Babam hatıralarında devamlı ilk trenle tıp okumaya gittim derdi. Bende tesadüfen fotoğrafı sosyal medyada görünce içinde babamı bulduk. Çok heyecanlandım. İshak Kocabıyık diye bir arkadaşımız sahaftan almış bu fotoğrafı. Tren de tekrar Burdur’a geliyor olunca hemen gelip görmek istedik babamın hatıralarını yaşatmak için” şeklinde konuştuk.


Mehmet Abdullah Çiftçibaşı’nın yeğeni Orhan Kutluer ise; “88 yıl önce ekim ayında Burdur’dan kalkan ilk trenle dayım İstanbul’a Tıp Fakültesi’nde okumaya gitmiş. Böyle bir hatıramız var. Bugün de bu heyecanı yaşamak üzere buraya geldik. 15 yıldır bu treni Burdur hasretti, resmen cezalandırılmıştı. Bugün başlayan seferlerin inşallah devamını diliyoruz.” diye konuştu.



Burdur Güller Ekspres ile kapılarını misafirlerine açacak


Burdur Garı’ndaki törende yaptığı açılış konuşmasında Burdur’un 2008 yılından beri süre gelen tren özlemini sona erdirmek ve Burdurluların keyifli, güvenli ve ekonomik seyahate yeniden kavuşmasının sevincini paylaşmak için burada olduğunu dile getiren TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Ufuk Yalçın konuşmasında; “Geçen ay Güller Ekspresi’nin seferlerine başladığını hatırlatan Yalçın, "Burdur bağlantısını bugün başlattığımız Güller Ekspresi, Burdur-İzmir seferine Burdur’dan 10.50’de hareket edecek, İzmir’e 19.34’te varacak. İzmir’den ise 10. 40’ta hareket edecek. Burdur’da 18.55’te varacak. Demir yolu, ulaştığı tüm şehirlere bolluk bereket götürmüş ve şehirlerin bölgesel gelişimine katkı sunmuştur. Tarihi, doğası ve yöresel lezzetleriyle kadim şehir Burdur Güller Ekspresi’yle kapılarını misafirlerine açacak, ekonomisine canlılık katacaktır." dedi.



Bu tren Burdur’u diğer illere bağlayacak


Törende konuşan Burdur Valisi Türker Öksüz ise; “Burdurlular olarak bugünü özlemle bekliyordu herkes. Trenin Burdur’a 15 yıl aradan sonra ulaşmış olmasını büyük bir memnuniyet ile karşılıyoruz. bu tren bizi Aydın’a, Denizli’ye, İzmir’e, ve bir taraftan da aktarmalarla Eskişehir’e, oradan İstanbul, Ankara ve Konya’daki yüksek hızlı tren hatalarına bağladığı belirterek, "Türkiye’nin her tarafında yaşayan insanlarla bir gönül köprüsü, demir yolu ağının kurulmuş oldu. İlimiz turizm hareketliliği bakımından her geçen gün kıymet kazanan bir şehir. Salda Gölü, Sagalassos, Kibyra antik kentleriyle, doğa ve tarihi güzellikleriyle, müzeleriyle oluşan bu turizm hareketliliğine tren seferlerinin çok önemli katkı ve katma değer sunacağına yürekten inanıyorum. Hayırlı olsun.” şeklinde konuştu.


Törenin ardından yolcularını alan tren protokol üyelerinin uğurlamasıyla gardan ayrılarak İzmir’e doğru yola çıktı.



Burdur 15 yıl sonra yolcu trenine Güller Ekspres ile kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.