ASAYİŞ - 15 Temmuz 2024 Pazartesi 15:42

Burdur’da 15 Temmuz şehidi mezarı başında anıldı

A
A
A
Burdur’da 15 Temmuz şehidi mezarı başında anıldı

FETÖ tarafından düzenlenen 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan polis memuru Akif Altay ve Terörle Mücadele Şehidi Ali Yıldırım, Burdur’un Çeltikçi ilçesinde mezarı başında anıldı. Şehit Akif Altay’ın eşi Gülsüm Altay, “15 Temmuz bizim kapanmayan yaramız” dedi.


FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016’da yapılan darbe girişiminin 8’inci yılında ülkenin her yerinde olduğu gibi Burdur’da da şehitler ve aileleri unutulmadı. Burdur Valisi Türker Öksüz ve protokol üyeleri Çeltikçi ilçesi Güvenli köyünde bulunan 15 Temmuz Şehidi Polis Özel Hareket Memuru Şehit Akif Altay ve terörle mücadele şehidi Ali Yıldırım’ın ailelerini ziyaret etti.


İlk olarak 1997 yılında Kuzey Irak’ta şehit olan Jandarma Komando Er Ali Yıldırım’ın anne ve babasını ziyaret eden Vali Öksüz burada şehit ailesine Kur’an-ı Kerim takdim etti. Şehit Ali Yıldırım ve tüm şehitler için burada Kur’an- Kerim okunup dualar edildi.


Daha sonra 15 Temmuz’da Ankara’da Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru Akif Altay’ın ailesini ziyaret eden Vali Öksüz ve beraberindekiler tarafından, burada da şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi.


Aileleri ziyaretlerin ardından geçilen Güvenli Köyü Şehitliği’nde şehit Akif Altay’ın mezarına karanfil bırakan heyet, buradan 1997’de teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Ali Yıldırım’ın kabrine de karanfil bırakıp dua etti.



"Eşim, vatan deyip de başka bir şey demeyen, emekli ol dediğimizde vatanı böyle bırakamam diyen biriydi"


Şehit Akif Altay’ın eşi Gülsüm Altay, 15 Temmuz’un kendileri için hala kanayan bir yara olduğunu söyleyerek, "Eşim evini görmeyen, çocuklarına hasret, vatan deyip de başka bir şey demeyen, emekli ol dediğimizde vatanı böyle bırakamam diyen biriydi. Vatan aşkına, bayrak aşkına canını feda etti. Tabi bir 15 Temmuz değil her zaman unutulmayacak anılar bıraktı. Unutmadık, unutmayacağız. O Allah’ın aslanı. Hayat bizim için böyle devam ediyor artık sadece. Yokluğu ciğerimizi yakıyor. 15 Temmuz bizim için bir hüzün” dedi.


Terörle mücadele şehidi Ali Yıldırım’ın annesi Dürdane Yıldırım ise, “Herkesten Allah razı olsun, beni hiç yalnız bırakmadılar. Oğlumun yokluğunu hissettirmediler. Bu çocuklar şehit oldu, herkese nasip olmaz. Acısı çok ama gururu da çok, kimse bilemez. Benim oğlum şehit olalı 26 sene oldu, hüzünlü ama bir o kadar da gururluyuz" şeklinde konuştu.



"15 Temmuz bizim için demokrasinin, milli iradenin zaferinin simgesidir"


Şehitlikteki törenin ardından açıklamalarda bulunan Vali Türker Öksüz, "Bugün 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü. Bugün bir anma günü çünkü 15 Temmuz 2016’da ülkemize milletimize, cumhuriyetimize, anayasal düzenimize karşı hain alçakça bir girişim oldu. Bir ihanet şebekesi, FETÖ denen terör örgütü ülkemizin kurumlarını hedef aldı. Maalesef şehitlerimiz oldu, gazilerimiz oldu. 15 Temmuz dolayısıyla gerek 15 Temmuz’da gerekse ülkemizin bütünlüğü için, milletimizin bağımsızlığı için, istikbalimiz ve istiklalimiz için hiçbir karşılık göstermeden fedakarca canlarını veren bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bütün gazilerimize bu vesileyle ülke olarak, millet olarak minnet ve şükran duygularımı ifade etmek istiyorum. 15 Temmuz bizim için aslında demokrasinin, milli iradenin zaferinin de simgesidir. Milletimizin zaferi, demokrasinin zaferi olarak niteleyebiliriz. Çünkü milletimiz eşi görülmemiş destansı bir kahramanlık öyküsü yazmıştır 15 Temmuz’da ve bu ihanet şebekesine karşı, terör örgütüne karşı kendi vücudunu siper etmiş, canını siper etmiş ve ülkemizi bu ihanet şebekesine karşı korumuştur. Tabii ki o gün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde onun gayretiyle, üstün çabasıyla ve milletimizin tüm kurumlarımızın da kenetlenmesiyle bu zaferi, bu başarıyı kazanan bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum. Bundan sonra da ülkemizin, tüm millet olarak topyekun korumaya, kollamaya canımızı siper etmeye, her türlü fedakarlığı göstermeye devam edeceğiz. Hiçbir güç, hiçbir terör örgütü, hiçbir yapılanma, ülkemizin bağımsızlığını, özgürlüğünü elinden alamaz, alamayacaktır. Ülkemizin milletimizin her ferdi bu şuurdadır. Biz de bu doğrultuda bütün kurumlar olarak bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Ülkemizi, Cumhuriyetimizi, vatanımızı koruyacağız, demokrasimizi koruyacağız ve hiçbir güç bize bu anlamda söz geçiremeyecek. Tekrardan bu günü kutluyorum. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize minnet duygularımızı ifade etmek istiyorum. Allah bir daha 15 Temmuzları elbette yaşatmasın” ifadelerine yer verdi.


Altay’ın Güvenli köyündeki kabri başında yapılan anma törenine; Burdur Valisi Ali Türker Öksüz, şehit Akif Altay’ın eşi Gülsüm Altay, oğulları Niyazi Altay ve Muhammed Altay, gelini Neslihan Altay, kızı Aslı Altay Keçe ve damadı Serdar Keçe, Şehit Er Ali Yıldırım’ın babası Mehmet Yıldırım, annesi Dürdane Yıldırım, Milletvekilleri İzzet Akbulut ve Mustafa Oğuz, Garnizon Komutanı Albay Şengezer Şimşek, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara, İl Jandarma Komutanı Mustafa Güder, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, protokol üyeleri, gaziler ile çok sayıda vatandaş katıldı.



Burdur’da 15 Temmuz şehidi mezarı başında anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Milletvekili Hatipoğlu, Eskişehir Hava Hastanesi tartışmalarına cevap verdi AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması sonrası çıkan tartışmalarla ilgili olarak, "Bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin temsilcileridir" dedi. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Hava Hastanesi özelleştirme kapsamından çıkarılırken, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu kamuoyundaki tartışmalara yanıt verdi. "Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez" Milletvekili Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Son günlerde Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin CHP’li siyasetçilerin sergilediği ’kamu hassasiyeti’ tiyatrosunu ibretle takip ediyorum. Hiç kimse kusura bakmasın bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler CHP zihniyetinin temsilcileridir. Eskişehir’in en kıymetli hazinelerinin nasıl parsel parsel satıldığını, şehrin hafızasının nasıl peşkeş çekildiğini çok iyi biliyoruz. Bağlar Mahallesi’nde, Haller’in tam karşısındaki tarihi siloları uluslararası otel zincirlerine satanlar da, halkın elindeki yeri ’Sosyal tesis, yurt yapacağız’ diyerek kamulaştırıp, ardından otele çeviren, altını da eğlence merkezine dönüştürenler de yine aynı CHP zihniyetidir. Dün kamusal alanları parsel parsel satanların bugün çıkıp kamu hassasiyeti üzerinden siyaset üretmeye kalkışması tek kelimeyle pişkinliktir. Ben, bu şehrin bir evladı ve milletvekili olarak altını çizerek ilan ediyorum: Hava Hastanesi alanının özelleştirilmesine karşıyım ve bu alanın kamu niteliğini koruması için tüm girişimleri kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez. CHP zihniyetinin belediyeler eliyle haraç mezat sattığı 120 arsa, 72 tarla, 38 mesken, 2 otel ve 2 büyük ticari alandan oluşan o utanç listesini kamuoyunun vicdanına sunuyorum. Bu şehir, kimin kamusal alanları koruduğunu, kimin ise şehri parsel parsel sattığını artık tüm çıplaklığıyla görmektedir" ifadelerine yer verdi.