GÜNDEM - 04 Temmuz 2024 Perşembe 17:52

Burdur’da açılan Çölyak Atölyesi ile artık hastalar sıcak ekmek yiyebilecek

A
A
A
Burdur’da açılan Çölyak Atölyesi ile artık hastalar sıcak ekmek yiyebilecek

Burdur Halk Eğitim Merkezi’nde hayırsever iş adamı Ahmed Baraka’nın katkılarıyla açılan Çölyak Atölyesi sayesinde Burdur’da yaşayan 150 çölyak hastası burada üretilen glütensiz ürünlerden faydalanabilecek.


Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de birçok çölyak hastası bulunuyor. Çölyak hastalığı buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan glütene karşı vücudun verdiği alerjik tepki ile ince bağırsak başlangıç bölgesinin anatomik yapısının değişmesine neden olan emilim bozukluğudur. Bu nedenle çölyak hastaları glütensiz olarak üretilen gıdaları tüketmek zorunda.


1973 yılında staj için geldiği Burdur’da eşi Aysel Baraka ile taşınan Filistinli iş adamı Ahmed Baraka da ocak ayında kaybettiği eşinin adına Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mehmet Akif Ersoy Halk Eğim Merkezi Müdürlüğü’ne destek sağlayarak Halk Eğitim Merkezinde Çölyak Atölyesi kurulmasını sağladı. Burada oluşturulan atölyede glütensiz ürünler üretilerek hastaların hem ekonomik anlamda rahatlamaları hem de taze ve sıcak ürünlere hızlı bir şekilde ulaşmaları sağlanacak.


Burdur İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci açılışta yaptığı konuşmada hayırsever iş insanı Ahmed Baraka’dan bahsederek,


“Ahmed abi 1973 yılında ilk defa Burdur’a geliyor. Kendisi Ortadoğu teknik üniversitesinde staj için geliyor buraya. Burada eşi rahmetli Aysun ablayla tanışıyor. 2024 Ocak ayında ise Aysun ablayı kaybediyoruz. Onun hatırasına bir çölyak atölyesi yapma fikri oluştu. Bu projede hem fikir olduk. 45 gün içerisinde hızlı bir şekilde hazır bir hale getirdik. İlimizde de 150 tane çölyak hastamız var. Bu bölgede en yakın çölyak üretim merkezi Antalya’da. Dolayısıyla hastalarımızın hızlı ve taze bir şekilde ürünlere ulaşma konusunda birtakım sıkıntılar yaşıyorlardı. İnşallah bu üretim tesisiyle birlikte hem taze hem de ekonomik bir üretim anlamında hastalarımız ulaşabilecekler" ifadelerini kullandı.


Çölyak Atölyesi, Vali Türker Öksüz ve iş adamı Ahmed Baraka ile protokol üyelerinin katılımıyla bugün hizmete açıldı. Açılışta konuşan Ahmed Baraka, "Keşke elimden daha fazla bir şey gelebilse de daha fazlasını yapabilsem. Burada hastanemize bir bağış yaptım, bu atölyeye bağış yaptım. İyi bir şey yaptığım için çok mutluyum. İnşallah faydalı olur. Sizlerden isteyeceğim tek şey bir duadır. Aslında başka yerlerde de böyle bağışlarda bulunmuştum ama ben özellikle Burdur’da yapmak istemiştim. Benim eşimin memleketi Burdur çünkü. Biz Burdur’dan 50 sene önce gittik ama yine de Burdur’u biz memleketimiz olarak sayıyoruz" dedi.



"Burada üretilen ürünlerin şifa kaynağı olmasını diliyorum"


Vali Öksüz ise, çölyak hastaları için hizmet verecek olan tesisin Halk Eğitim Merkezinin bünyesinde kurulmuş olmasından memnuniyet duyduğuna değinerek, "Hayırseverimiz Ahmed Baraka’nın büyük bir katkısı var öncelikle ona teşekkür ediyoruz. İlimiz adına çölyak hastalarımıza katkı sağlayacak. Onların beslenmesi için çok önemli olan bu tesiste üretilecek olan ürünler, hastalarımıza istifade sunmasına imkan verdiği için tabi ki kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum. Yakın zamanda kaybettiği eşine Allah’tan rahmet diliyorum. Allah rahmet eylesin. Onun adına yaptırdı burayı. İnanıyorum ki buradan hizmet alacak hastalarımız eşine de dua edecekler ve çok hayırlı bir iş bu şekilde de meydana gelmiş olacak. Tabii çölyak hastalarımız için burada unlu mamuller üretecek bir tesisin olması birkaç açıdan önemli. Bunları tabii Burdur şartlarında bulmak çok zor oluyordu elbette. Hem dışarıdan, çevre illerden bunu bulmaları gerekiyordu, hem de bulunca da onları buraya getirmek maliyetli ve çeşitli zorluklar içeriyordu. Halk Eğitim Merkezimizin bünyesinde bunu üretmek onlar için de büyük kolaylık olacak. Ben buradan hizmet alacak bütün çölyak hastalarımıza buradan üretilen ürünlerin şifa kaynağı olmasını diliyorum. Tekrar hayırseverimiz Ahmed Baraka’ya teşekkür ediyorum. Halk Eğitim Merkezimiz böyle bir tesisin olması da devamlılık açısından sürdürülebilirlik açısından da çok önemli. Burada kursiyerlerimiz var, usta öğreticilerimiz var. 2023-2024 yılı döneminde de burada 17 bine yakın kursiyerimiz eğitim gördü. Bu da bir eğitimin parçası aynı zamanda ve Halk Eğitim Merkezimizin halkımızın hizmetinde olduğu, onların eğitimleriyle her açıdan yetiştirilmeleriyle ilgili çok önemli işler yaptıklarının kanıtıdır" şeklinde konuştu.



"Artık biz de sıcak ekmek yiyebileceğiz"


Glütensiz ürünleri şehir dışından kargo ile sipariş ettikleri için sürekli soğuk ve bayat ürünler tükettiklerini ve açılan bu atölye sayesinde artık sıcak ekmek yiyebilecekleri için mutlu olduklarını dile getiren çölyak hastası Fuat Tezcan, "Burdur’da glütensiz hiç ürün bulamıyorduk. Süper marketlerden ve internet yoluyla temin edebiliyorduk sadece. Onlarda çok pahalı. Bir tane ekmeğin fiyatı 150 TL’ydi. Bunlarda çok sorun yaşıyorduk. Bunun için en yakın Antalya’da fırın vardı, oradan getirtiyorduk. Onda da yüksek bir kargo ücreti yansıtıyorlar. Onun zorluğunu yaşıyorduk. Ben 20 yıldır mücadele veriyorum bu sorunlarla. Önceden üç kişiydik, beş kişiydik, sekiz kişiydik ve şimdi ise toplamda Burdur’da 150 çölyak hastamız var. WhatsApp grubumuzdan ekmek siparişlerimiz olduğunda haberleşiyoruz. Ekmeklerimiz şuraya gelecek diyoruz. Oradan alıyoruz, sipariş veriyoruz, bu şekilde ekmeklerimizi getirtiyoruz uygunu olarak. Sağ olsunlar Dubai’den gelen iş adamımızın Burdurlu olan eşi vefat etmiş. Onun adına ne yapabilirim derken Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Müdürlüğü adı altında bize bir çölyak atölyesi oluşmasına vesile oldu. Ölmüş eşine de Allah rahmet eylesin, Allah razı olsun diyorum. O kadar çok sevindik ki arkadaşlarla anlatamam. Bu bizim için bir hayaldi. En azından hayat standartlarımızda normal insanlar gibi artık her gün sıcak ekmek yiyebileceğiz" dedi.


Açılan çölyak atölyesinde ekmek, erişte, şehriye, poğaça, tarhana ve kruvasan gibi glütensiz ürünler üretilerek çölyak hastalarının kullanımına sunulacak.



Burdur’da açılan Çölyak Atölyesi ile artık hastalar sıcak ekmek yiyebilecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.
Antalya Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından kültürde ayrı bir yeri olan mendil geleneğini genç kuşaklara tanıtmak amacıyla "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği düzenlendi. Kuşakları bir araya getiren etkinlikte nineler ve torunlar gelenekleri yeniden canlandırdı. Olgunlaşma enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ve kurban bayramlarında unutulmaya yüz tutmuş, ziyarete gelen küçüklere mendil verme geleneği, Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği ile tekrar yaşatılıyor. Eski bayram geleneklerinin unutulmaması için gerçekleştirilen etkinlikte nineler ve torunlar birlikte mendil hazırladı. Mendillere torunların isimlerinin baş harfleri yazıldı ve geleneksel motifler işlendi. Hazırlanan mendillerin içerisine nineler tarafından para ve şeker konuldu, torunlar ise ninelerinin ellerini öperek hediyelerini aldılar. Gelecek ile gelenek arasında köprü kuran etkinlikte eski bayram günleri tekrar yaşatıldı. "Etkinliğin birliğimizi koruyacağına inanıyorum" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, teknolojideki hızlı gelişmelerin geleneklerin unutulmasına neden olduğunu söyledi. Geleneklerin tekrar yaşatmak adına etkinliği düzenlediğini ifade eden Erkal, "Ramazan bayramı öncesinde mendiller işlenir ve torunlarımıza ve çocuklarımıza hediye edilirdi. Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Mendiller işlendi. İçlerine şekerler kondu ve hep birlikte bu güzel geleneğimizi yaşatmış olduk. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var. Son dönemde teknolojinin bu kadar arttığı ve iletişim sorunlarının yaşandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin birliğimizi koruyacağına inanıyoruz" dedi "Geçmiş olmadan geleceğe bakamayız" Bedriye Bileydi İlkokulunda Öğretmen Nursen Yurtkulu bayramlarda çocuklara mendil verme geleneğini tekrar yaşatmak için öğrenciler ile birlikte etkinliğe katıldığını belirtti. Yurtkulu, kültürün inceliğine değinerek şöyle konuştu: "Nineler ile torunları buluşturduk, bayramda nasıl hediye veriliyorsa onu yaşatmaya çalıştık. Bugün çocuklar büyük bir keyif ile geldiler. Nineleri ile Mendillere baş harflerini işlediler, mutluydular. Bayramda büyüklerimiz mendil içinde çocuklara para verirlermiş, paranın mendil içinde verilmesinin sebebi çocukların etraftakilerin görüp utanmamasıymış. Gelenek ve göreneklerimizin bu kadar güzel bir inceliği var. Geçmiş olmadan geleceğe bakamayacağımız için bu köprüyü bir öğretmen olarak ben kurabilirim diye düşündüm." Etkinliğe katılan nine Hatice Çiftçi ise duygularını, "Çok güzel bir etkinlikti. Böyle bir şey tahmin etmiyordum. Heyecanlı geldim, mendilimi işledim" sözleriyle dile getirdi. Etkinliğe katılan öğrenci Esma Tanem Ekmekçi de, "İsimlerimizin baş harfini diktik. Mendilin içine ninelerimiz içine harçlık koyup bize verdiği geleneği sürdürdük. Geleneklerimizi yaşatmak çok güzel, içimde güzel bir his oldu." Etkinliğe katılan öğrenci Asya Lina Yıldırım ise "Mendillere isimlerimizin baş harfini işledik, çiçek ve kalp işledik. Bayramlarda yapılan çok güzel bir gelenek, tekrar canlandırmaya geldik" ifadelerini kullandı.
Sinop Sinop’ta soğuk hava arıcılığı olumsuz etkiliyor Sinop’ta kışın uzun sürmesi ve soğukların devam etmesi nedeniyle arı kolonilerinde açlık ve ölümler yaşandı. Erfelek ilçesi Çelen köyünde etkili olan soğuk hava, arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Bölgede arıcılık yapan Erol Karakaş, arıların mevcut durumunu ve yürütülen çalışmaları anlattı. Karakaş, kış döneminin genel olarak ağır geçmediğini belirterek, "Kış fena değildi. Kışın zayiatları illaki yüzde 10-20 oluyor ama şu andaki baharın iyi gitmesi bizim için önemli. Bundan sonra çiçeklerin iyi gitmesi ve gece sıcaklığının yüksek olması gerekir. Bal yaptıran gece sıcaklığı şu anda iyi değil. Çiçekler nektar üretmiyor, polen geliyor ancak nektar yok. Biz de bunu şekerle takviye ediyoruz, nektarın yerine bunu veriyoruz. Arılara şurup veriliyor ama arılar polen getirebiliyorlar" dedi. Arıların yavru üretimine devam ettiğini ifade eden Karakaş, "Yavru üretiyorlar, içeride yavruyu çoğaltıyorlar. Bizim gayemiz arı sayısını çoğaltmak. Şu anda kovanlarımızda en fazla 20 bin arı var. Yavruya bal şurubu vererek 80-100 bine çıkarıyoruz" diye konuştu. Karakaş, arıların şu anda gelişim döneminde olduğunu, bal sezonunun genellikle mayıs ortasından sonra başladığını belirterek, "Arıların bal tutma dönemi 15 Mayıs’tan itibaren başlar. O dönemde şurup vermiyoruz ve üzerine kat koyuyoruz. Alt kattaki balı alıyoruz, karışmıyoruz" şeklinde konuştu. Sinop’ta arıcılar, havaların olumsuz seyri nedeniyle arı ölümlerini azaltmak ve kolonileri güçlendirmek amacıyla takviye besleme yapmaya devam ediyor.
Manisa Salihli’de tarımsal üretime bilimsel destek Manisa’nın Salihli ilçesinde Ziraat Odası bünyesinde hizmet verecek olan Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete girdi. Ziraat Odası’nda düzenlenen açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, CHP Salihli İlçe Başkanı Mustafa Özer, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oda başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk konuşmayı Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç yaptı. Yalvaç, "Bu serüven, rahmetli belediye başkanımız Ferdi Zeyrek, sivil toplum kuruluşlarını gezmeye başladığında odamızı da ziyaret etmesi ile başladı. Bildiğiniz gibi odamız bünyesinde yer alan laboratuvarın sürekliliği odamızın gelir ve gider dengesindeki zorluklar nedeniyle sağlanamadı. Biz kendisine odamızın fiziki yapısının uygun olduğunu, bu yüzden odamızda yaprak, toprak ve su analizi yapmak istediğimizi söyledik. Başkanımızda bizlere söz verdi ve protokol yaparak tüm Manisa’ya örnek olacak bir hizmeti kazandırma yoluna girdik. Bu birimimize çok sayıda ülkeden ekipman kazandırdık. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu olmak üzere, Salihli Belediye Başkanımız Mazlum Nurlu’ya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmet Dairesi Başkanı Yılmaz Usta’ya alanında uzman Prof. Dr. Yusuf Kurucu’ya bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ise ‘Tarımı bilimle buluşturan bu merkezin başta Salihli çiftçimiz olmak üzere tüm yöre çiftçilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bir çiftçi belediye başkanı olarak bu tesisin ilçemize kazandırılması bizleri çok mutlu ettiğini belirtmek istiyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise "Salihli, Manisa’nın en bereketli en güzel ovasıyla, insanıyla güzellikleri ile örnek bir ilçesi. Herkesin gıpta ile baktığı özendiği bir ilçe. Salihli bizim için çok önemli. Salihli öyle çokta büyük bir yatırım almadı. Bizde bir fark oluşturmamız lazım dedik. Bu kapsamında Salihli’mize tarıma destek anlamında bu hizmeti kazandırıyoruz. Manisa’nın tamamında tüm çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz" Konuşmaların ardından Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi.