ÇEVRE - 11 Mart 2024 Pazartesi 11:27

Burdur’da onlarca başvuruya rağmen tedbir alınmayan metruk bina tehlike saçıyor

A
A
A

Burdur’da yarısı çökmüş haldeki metruk bina komşuların onlarca başvurusuna rağmen önlem alınmayınca mahalleli için büyük tehlike oluşturuyor. Evlerine korkarak girdiklerini söyleyen komşular bu durumun çözüme kavuşması için çabalıyor.

Burdur’un tarihine ışık tutan eski mahalleleri, gelen turistlerin ilgisini çekse de bazı binaların harap görüntüleri yanından geçenleri yıkılma korkusuyla endişeye düşürüyor. Bazı konaklar restore edilip tekrar turizme kazandırılırken, bazıları da kendi haline çürümeye bırakılmış durumda.

Burdur merkez Değirmenler Mahallesi Divanbaba Caddesi Yurtçıkmazı Sokak üzerinde bulunan tarihi bina da bunlardan bir tanesi. Neredeyse yarısından fazlası yıkılan metruk bina, çevrede yaşayanlar için büyük tehlike oluşturuyor. Burdur Belediyesine binanın yıkılması üzerine verilen dilekçelerin ardından yalnızca bir tarafına konulan 1 metrelik bariyerli önlem yeterli olmadı.

Burdur’da onlarca başvuruya rağmen tedbir alınmayan metruk bina tehlike saçıyor

“Eve korkarak girip çıkıyoruz”

Evlerine giden tek yolun metruk binanın kenarından geçtiğini ve her gün bir parçası çöken binanın kenarından geçerken tedirgin olduklarını ile getiren mahalle sakini Sinan Yerli, “Evimizin yan tarafında bulunan metruk bina yıkılmak üzere. Hatta bir kısmı da yıkılmış durumda. Her gün çatıdan kiremitler düşüyor. Ben bu konu hakkında şikayetimi Burdur Belediyesine, Burdur Valiliğine, CİMER’e ve çeşitli birimlere yaptım. Can ve mal güvenliğimizin olmadığını söyledim. Bu başvurulara ait resmi belgeler elimizde var. Bunun ardından buraya gelip ölçüm yapıldı ama bize yıkılacak mı, restore edilecek mi herhangi bir açıklama yapılmadı. Biz bu evden şikayetçiyiz. Binanın çatısı yan komşunun evine doğru kaymış durumda. Neredeyse yıkılmak üzere hatta bir kısmı yıkıldı. Yaklaşık iki kamyon toprak çıkarıldı oradan. Ben evime giremiyorum korkudan. Benim evime gelen misafirlerim korkuyor. Can ve mal güvenliğim yok şu an. Her gün çatıdan bir şeyler düşüyor yola. Burdur Belediyesi’nin getirdiği birer metrelik bariyer var. Bunlar mı benim canımı kurtaracak? Ben derdimi kime anlatayım? Ben evime giremiyorum. Bunun bir çözümü yok mu? Çok mağdur durumdayım” dedi.

“Mahalleli olarak şikayetçiyiz”

Kendileri gibi birçok komşusunun da bu metruk binadan şikayetçi olduğunu dile getiren Sinan Yerli, “Benim gibi komşularımda şikayetçi. Ahmet Bey var yan komşumuz, sonra yaşlı bir amcamız var burada, zaten adam zor yürüyor. Benim annem ve babam da yaşlı. Onlar da kaç kez şikayette bulundu. Bunun dışında bu eve tinercisi, alkoliği bilmediğimiz bir sürü insan girip çıkıyor. Evi yakma durumları bile olabilir. Çocuklar gelip altında oynuyor. Bu bina az daha yıkılırsa ben evime giremeyeceğim. Benim burası dışında evime girebileceğim başka bir yol da bulunmuyor. Sadece bu giriş var. Ya bana bir giriş kapısı bulsunlar ya da bu evi yıksınlar. Biz 15 senedir burada yaşıyoruz. 15 senedir dilekçelerimizi veriyoruz. Ama hiçbir tedbir alınmıyor. Belediye Fen işlerinin aldığı tek önlem bu bariyerler. Bu binanın artık ayakta duracak hali yok. Biz buradan geçerken üzerimize binadan bir şeyler düştüğünde yaralanıp ölebiliriz. O zaman bunun mesuliyetini kim alacak?” şeklinde konuştu.

Burdur’da onlarca başvuruya rağmen tedbir alınmayan metruk bina tehlike saçıyor

Bina yıkılırsa evi zarar görür diye kendisine emekli maaşıyla kulübe yapıyor

Metruk binayla bitişik bir evde tek başına yaşayan komşularının metruk bina evinin üzerine yıkılırsa evsiz kalırım korkusuyla kendine kulübe inşa ettiğini de söyleyen Sinan Yerli, “Bizim yaşlı bir amcamız var komşumuz. Eğer bu ev benim evimin üzerine yıkılırsa ben nerede kalacağım korkusu yaşıyor. O yüzden emekli maaşıyla her ay bir parçasını yaptırdığı bir kulübe inşa ediyor. Evine bir şey olursa en azından bunun içinde yaşarım diye düşünüyor. Bizim her yere dilekçe verdiğimiz halde bir sonuca ulaşamadığımızı bildiği için evsiz kalmamak için kendisine küçük bir kulübe inşa ediyor. Benim zaten üç günlük ömrün kaldı en azından bir şey olursa bu ömrümü geçirebileceğim bir kulübem olsun diye düşünüyor” sözlerini dile getirdi.

Metruk bina kenarında bulunan evlerinde annesi ile birlikte yaşayan Seçil Yerli Ayaz ise “Bizim sıkıntımız bu metruk binanın ya yapılması ya da yıkılmasıdır. Ama bu bina ne yapılıyor ne de yıkılıyor. Defalarca dilekçeler verdik. Belediye valiliğe top atıyor. Valilik belediyeye top atıyor. Ama bir türlü bir çözüme ulaşılamıyor. Bizim isteğimiz bu sorunun bir şekilde çözülmesi. Tek derdimiz bu. Burada çocuklar oynuyor. Allah korusun herhangi bir can kaybı sorunu yaşanabilir ya da başka bir durum olabilir. Bazen içeriye tinerciler, alkolikler giriyor, onlara da bir zarar gelebilir. Bizim korkumuz bu. Bu sorunu kimin çözmesi gerekiyorsa bir an önce çözüme ulaşılsın” dedi.

Sercan Kurban

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Kepenek; "Emeğin hakkını savunmaya devam edeceğiz" Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek adalet ve eşitlik vurgusu yaptı. Başkan Kepenek, emeğin karşılığının her geçen gün daha fazla eridiğini belirterek, "Alın teriyle geçinen milyonlarca emekçi, ağırlaşan hayat koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor. Yoksulluk, güvencesizlik ve gelir adaletsizliği artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Çalışma hayatında yaşanan sorunlara değinen Başkan Kepenek, taşeronlaşma, düşük ücretler ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının emekçilerin yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi. Emekçilerin insanca yaşayabileceği bir düzenin kurulmasının sosyal devletin en temel görevi olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Kepenek, "Bizler, halkçı belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya, emeğin değerini koruyan politikaları hayata geçirmeye devam ediyoruz" dedi. 1 Mayıs’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda dayanışma ve hak arama günü olduğunu ifade eden Kepenek, daha adil bir Türkiye için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Kepenek, tüm işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, eşitlik, özgürlük ve adalet çağrısında bulundu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını söyleyerek, bu yüzden 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."