ASAYİŞ - 12 Haziran 2024 Çarşamba 15:35

Burdur’da yaşlı adamı öldürüp karısını yaralayan zanlının yargılandığı davada karar çıkmadı

A
A
A
Burdur’da yaşlı adamı öldürüp karısını yaralayan zanlının yargılandığı davada karar çıkmadı

Burdur’da 30 Ekim 2023 yılında yaşlı adamı öldürüp karısını yaralayan zanlının yargılandığı davanın ikinci duruşmasında sanık polislerin ifadesini baskı altında aldığını söyleyerek gasp iddialarını reddetti.


Burdur’da 30 Ekim 2023 günü bakıcılarının kapıyı açamaması sonrası ihbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından açılan pencereden içeri giren polisler tarafından darp edilip bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunan Bayram Sertcan ve yaralı eşi Zehra Sertcan (67) olayıyla ilgili, bin 500 saatlik kamera kaydı inceleyen ekiplerin yaptığı 10 günlük araştırma neticesinde zanlı Ayhan U. (37) dün gece polisin yaptığı operasyonla gözaltına alınmış, şüphelinin evinde yapılan incelemelerde olay anında kullanılan suç aleti bıçak, tıbbi eldiven, altın bileklik ve 3 bin 605 TL para ele geçirilmişti.


Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden cinayet zanlısı Ayhan U., çıkarıldığı mahkeme tarafından kasten adam öldürme ve kasten adam yaralamak suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Ayhan U.’nun ’kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, ’nitelikli Yağma’ suçundan 15 yıla, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.


Duruşmada Sanık Ayhan U., maktul Bayram Sertcan’ın oğlu Osman Sertcan, kızı Arzu Özçoban ve avukatları hazır bulunurken sanık Ayhan U.’nun eşi tanık Ayten U. ve sanık avukatı SEGBİS ile bağlandı.


İddia makamının mütalaasının ardından Bayram Sertcan’ın oğlu Osman Sertcan sanıktan şikayetçi olduğunu ve sanığın cezalandırılmasını talep ederek olayda kullanılan bıçağın babasına ait olmadığını sanığın savunmalarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.


Tanık olarak dinlenen sanığın eşi Ayten U. ise olayla ilgili bilgisi olmadığını, Bayram-Zehre Sertcan’ın evinde üç yıl önce temizlikçi olarak çalıştığını, olay tarihinde ise bir kafede 4-12 vardiyasında aşçı olarak çalıştığını söyledi. Ayrıca olayla ilgili konuşan Ayten U., “En son Bayram amcaların evine 3 ay önce gitmiştim. O gün gittiğimde Bayram amca bize bahçelerindeki odunları verdi. Daha sonra odunların olduğu yere beton dökeceklerini söyleyince eşim odunlar karşılığında bu işlemi yapmak istediğini söyledi. Bayram amcada gerekli masrafların kendisi tarafından karşılanacağını söyledi. Biz o gün hiç eve girmedik hep bahçedeydik. Eşimin o gün maktulün evine kasten öldürme suçunu işlemek için değil beton dökme işi için konuşmak için gittiğini düşünüyorum. Eşimin kumar borcu yoktu haftada bir herkes gibi küçük miktarda bahis oynardı. Olay günü elinde kesik izi görmedim bir gün sonra akşam gördüm. Kendisine sorduğumda ise iş yerinde tenekenin kestiğini söyledi. Soruşturma esnasında eşimin sürekli borç aldığını, kredi çektiğini bulduğu paranın arkadaşı tarafından verildiğini söylemiştim ama emniyetteki ifademi kabul etmiyorum. Polisler üzerime çok geldi o yüzden öyle söyledim. Mahkemede söylediklerimin geçerli olmasını talep ediyorum" dedi.


Maktulün kızı Arzu Özçoban ise, "Ayten U. bizim eve birden fazla kez geldi. Annem Ayten U.’nun her geldiğinde kendisinden bir şey istediği için Ayten’in bir daha gelmesini istemedi. Sanığın beyanları ile savunmaları çelişkili. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi.


Maktul Bayram Sertcan’ın avukatı ise tanığın bu aşamadaki beyanlarını kabul etmediklerini, beyanların çelişkili olduğunu belirterek tanığın beyanlarının eşini suçtan kurtarmaya yönelik olduğunu, Zehra Sertcan’ın yüzünde sabit iz kalması nedeniyle tekrar rapor alınmasını talep etti.


Sanık Ayhan U. bir önceki duruşmada olduğu gibi emniyetteki ifadesinin baskı altında aldırıldığını beyan ederek, "Emniyetteki ifademi baskı ve yönlendirme altında verdim. Kolluk kuvvetleri soruşturma aşamasında delilleri düzenli olarak toplamadılar. Bıçağın yerini söylememe rağmen ona gerek yok dediler. İkametimde yapılan aramada ele geçirilen para ve altın künyenin akıbetinin ortaya çıkarılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu.


Sanık avukatı yaptığı savunmada olayın nefsi müdafaa olduğu ve ağır tahrik unsurunun doğduğunu bu yüzden de suçun mahiyetinin değişeceğini beyan ederek sanık Ayhan U.’nun tahliyesini talep etti.


Mahkeme heyeti ise duruşma sonunda sanığın tutukluluk halinin devamına, Zehra Sertcan’ın raporunun yeterli olması nedeniyle yeni rapor alınmasının gerek olmadığına, dosyadaki eksikliklerinin giderilmesi için duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.


Mahkeme çıkışında konuşan Bayram Sertcan’ın oğlu Osman Sertcan, "Mahkemeden çıktık. Olaylar istediğimiz gibi gelişmedi. Karşı taraf her şeyi reddediyor. Bakıp göreceğiz. Yeni mahkememiz dokuzuncu ayda. Ondan sonraki durumlara bakacağız. Duruma göre hareket edeceğiz. Gereken cezayı almasını talep ediyorum. Babam her sıkıştığı zaman para veriyordu, çocuklarının ihtiyaçlarını görüyordu. Böyle bir şey yapmasına ben anlam veremiyorum. Bu kadar canilik olmaz" dedi.



Burdur’da yaşlı adamı öldürüp karısını yaralayan zanlının yargılandığı davada karar çıkmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.