POLİTİKA - 20 Mart 2024 Çarşamba 17:33

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde önemli açıklamalarda bulundu.

A
A
A
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı ve AK Pari Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Eee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin" dedi.


Cumhurbaşkanı Eddoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda 40 binin üzerinde vatandaşa hitap etti. Erdoğan, İstiklal şairi merhum Mehmet Akif’in mebusluğunu yaptığı Burdur’da bulunmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu kaydetti.


Isparta’da büyük bir sevgiyle karşılandıklarını dile getiren Erdoğan, “ Burdurlu kardeşlerimizle hasret gideriyoruz. Meydanda ne kadar kardeşimiz var, diye sorduk. Verdikleri rakam 40 bin Maşallah. Bu ne coşku? Bu ne aşk? Aşkınız daim olsun. Coşkunuz sandıklara dolsun. Onun için 10 gün var. 10 gün sonra sandıklardayız. Burdur’u sizlerin şu coşkusunu gerçekten çok özlemiştik. Burdurlu kardeşlerimize bir şükran borcumuz var. Önce bu borcu ödemek istiyorum. Türkiye’nin son dönemdeki en önemli seçimlerinden olan o14, 28 Mayıs seçimlerinde Burdur, Allah razı olsun. Bizi yine yalnız bırakmadı” diye konuştu.


"Türkiye istikrar adası"


Ramazanı Şerif’in gelmesiyle hanelerin şenlendiğine değinen Erdoğan,“ Sofralarımız bereketlendi. Nasıl olsa şimdilik saleplerle işi idare ediyoruz. Yani biz Bucak’ı unuttuk mu zannediyorsunuz? Sürekli salebimizi alıyoruz, bütün misafirlerimize ikram ediyoruz. Şu seçimi atlatalım ondan sonra gerisi kolay. Başım rahmet, ortası mafiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın manevi havasını doya doya teneffüs ediyoruz. Ailelerimizle, sevdiklerimizle, çoluk çocuğumuzla birlikte Ramazan-ı Şerifi huzurla idrak ediyoruz. Gönül coğrafyamıza baktığımızda ise yüreklerimiz dağlanıyor. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Afganistan’a kadar kardeşlerimiz bu Ramazanı kan içinde ateş içinde maalesef acı içinde geçiriyor. Karadeniz’den komşularımız olan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Savaşın kendilerine sıçrama tehlikesinden dolayı Avrupa’nın birçok ülkesinde endişe hakim. Yarın ne olacağını, krizin nerede patlak vereceğini kimse bilmiyor. Tüm bu çatışmaların ortasında Türkiye istikrar adası olarak yükseliyor. Esnafımız her sabah dükkanını gönül huzuruyla açıyor. Çiftçimiz tarlasını rahatça sürüyor. Sanayicimiz, tüccarımız, iş dünyamız, turizmcimiz, geleceğine umutla bakıyor. Fabrikalarımızda üretip, okullarımızda eğitim, hiçbir aksaklık olmadan devam ediyor” dedi.


"Enflasyon herkes gibi bizi de zorluyor"


“Sınırlarımızın hemen ötesindeki kaygıların hiçbirini bizler yaşamıyoruz” diyen Erdoğan, “ Bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu, etrafımıza baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Tabi ki bunları söylerken ülkemizde her şey süt liman demiyoruz. Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var. Çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var. Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesekte istemesek de bizler de etkileniyoruz. Avrupa ve Amerika dahil tek pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor. Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Daha bir sene önce ve 53 binden fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçen yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı tutarda harcamamız oldu. Bu rakama belediyelerimizin, vakıflarımızın ve iş dünyamızın harcamaları dahil değil” ifadelerine yer verdi.


Üzerinden zaman geçtikçe bazı şeyler unutulsa da ülke ve millet olarak büyük bir imtihanla sınandıklarının altını çizen Erdoğan, deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiç kimsenin gönlünün rahat olamayacağını bildirdi.


"Depremzedelerimize sırtımızı dönemeyiz"


“Evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne babasını, yakınlarını, depremde kaybeden kardeşlerimize sırt dönemeyiz” diyen Erdoğan, “ Depremzedelerimizi yeni yuvalarına süratle kavuşturmamız gerekiyor. Dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Böylece 76 binden fazla kardeşimizi yeni yuvalarıyla buluşturmuş olduk. Bu rakamı inşallah yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir. Depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir. Kardeşlerim deprem bölgemize yoğunlaşırken elbette diğer şehirlerimizi ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızı, asla ihmal etmiyoruz. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödemeyle gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödeme için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini nisan ayının ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi, enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız” diye konuştu. Erdoğan, kalıcı refah artışını sağlamak için enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeleri gerektiğini bildirdi.


"Milyonlarca lira döviz var"


Daha önce bunu nasıl yaptıysak yine başaracaklarını dile getiren Erdoğan, “Devletimizin imkanları büyüdükçe geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum. Burdurlu kardeşlerimin, muhalefetin, laf olsun torba dolsun. kabirinden sözlerine itibar etmeyeceğine inanıyorum. Burdur bunlara aldanmasın, bunların boş vaatlerine kanmasın. Bunların derdinin, ne emeklilerimiz, ne emekçilerimiz, ne de çiftçilerimiz olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir derdi var. O da menfaatlerini korumaktır. Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri inanıyorum ki siz de televizyonlarda izlediniz. Ortada nereden geldi ve nereye gittiği belli olmayan milyonlarca lira ve döviz var. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi genel başkan dahil, parti yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç merak etmeyin. Evelallah dik duracağız, eğilmeyeceğiz hiç kimse şüphe bulutlarını giderecek makul, mantıklı ve tutarlı bir cümle kurmuyor, kuramıyor. Meselenin daha vahim tarafı, tüm bu tartışmalar sürerken meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok. Kim olduğunu biliyorsunuz. Ortalıkta hiç gözükmüyor, kayıp. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar. Vaktini orada geçiriyor. Ben ne demiştim? Bay bay Kemal demiştim. Dediğin çıktı mı? Kardeşlerim, hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak yetiştiremez. Hiç kimse sağa sola saldırarak hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu, bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı, belgeleriyle, kayıtlarıyla şeffaf bir şekilde açıklanmak zorundadır” ifadelerine yer verdi.


"Bıraksın darbe şakşakçılığını"


“Sadece bu kadar da değil CHP’nin demden transfer ettiği adaylarından biri çıkıyor, İstanbul’un bir ilçesiyle ilgili akla ziyan sözler ediyor” diyen Erdoğan, “ Bir başka adaylarıyla ilgili şantaj dahil her türlü iddia ortada kol geziyor. Özgür efendinin bizzat kendisi ise akılla, mantıkla bağdaşmayacak, garip, darbe açıklamaları yapıyor. CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Eee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Hatırlıyorsunuz. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. Özgür efendi yanına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da alsın. Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Gerçekten Özgürce siyaset yapmak, siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa Özgür efendiden beklenen tavır budur. Bunun dışında söylediklerinin milletimizin nazarında hiçbir hükmü yoktur” dedi.


"Onlar ceplerini doldurmanın derdinde"


Erdoğan, muhalafetle aralarında vizyon ve gündem farkı olduğunu vurgulayarak, “ Biz şehirlerimizi büyütmenin, kalkındırmanın, insanımıza, aşkla hizmet etmenin derdindeyiz. Onlar ise ceplerini doldurmanın, koltuklarını sağlama almanın peşindedir. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz. Bunun için biz sadece işimize bakıyoruz, işimize odaklanıyoruz hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz. Bu anlayışla son 21 yılda Burdur’a 60 liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde bin 362 derslik inşa ettik. 9 bin 172 kapasiteli yüksek öğrenim yurtları açtık. 31 spor tesisi yaptık. Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize 1.5 milyar liralık kaynak aktardık. Sağlıkta dört yüz 475 Burdur Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 150 hastane dahil 37 sağlık tesisini hizmete açtık. 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 691 konutu tamamladık. 276 konut yapımı devam ediyor. Riskli 8 bin 175 yapıyı dönüştürdük. 3 millet bahçesinden birini yaptık, birinin yapımına birinin de proje çalışmalarına devam ediyoruz” dedi.


"Hizmetler, projeler"


Burdur’a yapılan yatırım ve yapılacak projeler hakkında bilgiler veren Erdoğan, “ Şehrimizin 45 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, 267 kilometreye çıkardık. Kocaelililer ve Bucak Sanayi Köprülü kavşaklarını tamamladık. Burdur, Tefenni, Çavdır, Antalya, Korkuteli, Söğüt, Burdur, Isparta, Taşkapı, Ağlasun ve Gölhisar Çameli yollarının yapımına devam ediyoruz. Bucak çevre yolunun ihalesini 28 Mart’ta yapıyoruz. Burdur- Gümüşgün arasındaki mevcut demir yolu hattını yenileyerek iyileştirdik. Hızlı tren projesi tamamlandığında Burdur ülkemiz hızlı tren ağına bağlanmış olacak. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur demir yolunu modernize ettik. Burdur’da 17 baraj ve 2 gölet 2 içme suyu tesisi inşa ettik. 4 baraj yapımına devam ediyoruz.İnşa ettiğimiz 37 sulama tesisiyle 297 bin dekar, sanayi araziyi sulamaya açtık. Yapacağımız yeni tesislerle 29 bin dekarın üzerinde daha sulamaya açacağız. Burdurlu çiftçilerimize 19 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Burdur’a bir organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi ve bir teknopark kurduk. İstihdamı desteklemek için, Burdurlu işverenlerimize 720 milyon lira prim desteği sağladık. 32 ata yadigarı eserimizi restore ettik” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Mermerli Plajı’nda deniz dibi temizliği Antalya Muratpaşa Belediyesinin gönüllü dalgıç ekibi, yaz sezonu öncesinde Mermerli Plajı’nda deniz dibi temizliği yaptı. Denizden ambalaj atıkları, teneke kutular, cam şişeler, iskele merdiveni, ahşap ve metal parçalar çıkarıldı. Çalışma, Antalya Valiliği tarafından yürütülen çevre ve deniz koruma hareketi olan Antalya Mavi Deniz İnisiyatifi kapsamında hayata geçirildi. Muratpaşa Belediyesi ile Su Altı Sporları Derneği iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Sup Club Antalya gönüllüleri de destek verdi. Temizlik çalışması, deniz polisinin gözetiminde güvenli şekilde yürütüldü. Sabah saatlerinde limanda bir araya gelen dalgıçlar, ekipman kontrollerinin ardından gruplar halinde metrelerce derinliğe dalış gerçekleştirdi. Gönüllüler, suplarıyla ekibe eşlik ederek çalışmaya destek oldu. Çalışma sırasında ambalaj atıkları, teneke kutular, cam şişelerin yanı sıra oksitlenmiş iskele merdiveni ile çeşitli ahşap ve metal parçalar sudan çıkarıldı. Gerçekleştirilen temizlik çalışmasıyla yaz sezonu öncesinde kıyıların daha sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi hedeflenirken deniz ekosisteminin korunmasına da katkı sağlandı. Kirlilik artıyor Dalış eğitmeni Ercüment Şen, "Çevre Temizlik İl Eylem Planı kapsamında Muratpaşa Belediyesi iş birliği ile tarihi Mermerli Plajı’mızda temizlik yaptık. Bu temizliğimiz, büyük bir organizasyon sonucu gerçekleşti" dedi. Düzenli aralıklarla yapılan deniz dibi temizliklerinin olumlu sonuçlar doğurduğunu belirten Şen, bunun yanı sıra çevresel faktörler sebebiyle temizlenemeyen birçok nokta olduğunun da altını çizerek, "Çevresel etkilerin büyümesi ve artan insan nüfusu ile beraber bu bize katlanarak geri geliyor. Bizler ne kadar temizlersek temizleyelim, bir o kadarı hatta daha da fazlası denizin altında çıkarılmayı bekliyor" dedi.
İzmir Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti İzmir’de dağıtım iznine gelen ve Şırnak’taki birliğine teslim olmak üzere yola çıkmaya hazırlanan bir asker, ATM’de telefonunu unutunca kabusu yaşadı. Arkasındaki şahsın açık kalan mobil bankacılıktan 80 bin lirasını çaldığı mağdur askerin yardımına İzmirli taksici Yılmaz Özdeniz yetişti. Askeri önce polis merkezine götürüp ardından uçağına yetiştiren ve tek kuruş ücret almayan Özdeniz, örnek davranışıyla takdir topladı. Şırnak’ta görev yapacak olan ve İzmir’e dağıtım iznine gelen genç asker, otogar bölgesindeki bir ATM’den karekod (QR) yöntemiyle bir miktar para çekti. Dalgınlıkla cep telefonunu ATM’nin üzerinde unutan asker, ardından Buca ilçesine doğru yola çıktı. Bu sırada askerin hemen arkasında işlem sırası bekleyen kimliği belirsiz bir şahıs, unutulan telefonu fark etti. Ekranı açık kalan mobil bankacılık uygulamasına giren şüpheli, askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı kendi veya bir başkasının hesabına havale ederek kayıplara karıştı. Taksici zamanla yarıştı Buca’ya ulaştığında telefonunu unuttuğunu ve dolandırıldığını fark eden asker, büyük bir şok yaşadı. Durumu bildirmek için Kaymakamlık binasına gitmek amacıyla bir taksiye bindi. Taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, olayı öğrenince askere yol göstererek hemen bölgedeki bir polis merkezine gidip şikayetçi olması gerektiğini söyledi. Ancak uçağının kalkmasına çok kısa bir süre kaldığını ve birliğine zamanında teslim olması gerektiğini belirten askerin çaresizliğine taksici Özdeniz kayıtsız kalmadı. Askeri hızla önce Bornova’daki polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağlayan taksici, ardından zamanla yarışarak genci uçağını kaçırmaması için Adnan Menderes Havalimanı’na doğru yola çıkardı. Bu süreçte askerin telefonunun olmaması nedeniyle kendi cep telefonundan Şırnak’taki askeri birliği arayan Özdeniz, komutanlara durumu izah ederek askerin uçağa yetiştiği bilgisini verdi. Minnettar kalan asker ise taksicinin telefonuyla yolda bir video çekerek başından geçenleri anlattı ve kendisine yardım elini uzatan Özdeniz’e teşekkür etti. Yılmaz Özdeniz, bu telaşlı yolculuk karşılığında Mehmetçikten hiçbir ücret talep etmedi. Gözyaşlarına hakim olamadı Kahraman taksicinin bu örnek davranışı, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından karşılıksız bırakılmadı. Oda Başkanı Erkan Özkan, taksici Yılmaz Özdeniz’i makamında ağırlayarak esnaf adına kendisine bir teşekkür plaketi takdim etti. Plaket töreninde o anları tekrar anlatan Yılmaz Özdeniz, duygu dolu anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı. Yine İzmir, yine kahraman taksici Öte yandan, İzmirli taksici esnafının bu duyarlı davranışı akıllara geçtiğimiz günlerde yaşanan benzer bir olayı getirdi. Daha önce de İzmir’de evinin yolunu unutan yaşlı bir kadını aracına alarak güvenle evine kadar götüren ve yine hiçbir ücret talep etmeyen başka bir taksici gündeme gelmişti. Yılmaz Özdeniz’in bu hareketi, ’İzmir’in yardımsever insanları’ geleneğinin gurur verici ikinci tablosu olarak kayıtlara geçti. "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, plaketle ödüllendirdiği Yılmaz Özdeniz’e teşekkür ederek yaptığı açıklamada, "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor. Geçtiğimiz günlerde, yaklaşık 10 gün önce de bir taksicimiz; üzerinde parası olmayan ve rahatsızlığı nedeniyle evini bulamamanın paniğini yaşayan yaşlı bir teyzemizi, hiçbir ücret talep etmeden adresine ulaştırmıştı. Bu olay tüm kamuoyuna da yansımıştı. Hemen akabinde yine yürekli bir taksici esnafımız, buna benzer bir davranışta bulunarak taksicilerin ne kadar yufka yürekli olduğunu, insana saygısını ve topluma katkılarını bize iki gün önce İzmir’de tekrar gösterdi. Bize bunları yaşatan esnaf kardeşlerimize, İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak teşekkürlerimi iletiyor, minnettarlığımı ifade ediyorum. Çünkü bunlar toplumun beklediği, susadığı güzel örnekler. Taksiciliğe yönelik kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, bu örneklerin yaşanması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor ve sevindiriyor. Buradaki Yılmaz kardeşimiz, İzmir’de yıllardır sahada çalışan, duyarlı ve mesleğini severek icra eden eski bir esnafımızdır. 2-3 gün önce, vatani görevini İzmir’de yapıp dağıtım iznine çıkan bir asker kardeşimizin bankamatikte yaşadığı olumsuzluğa şahit olmuş; bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili görevlileri aramıştır. Üzerinde para olmamasına ve uçağını kaçırma riski bulunmasına rağmen, vatan görevini yapan bu evladımızı hızlıca uçağına yetiştirmiş ve hiçbir ücret talep etmemiştir. Bu büyük bir erdemdir. Bu erdemliliği bize yaşattığı için oda olarak kendisine bir teşekkür plaketi sunduk. Bu sayıların İzmir’de artması, bizim taksicilik sektörüne verdiğimiz önemi göstermektedir. Arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz" açıklamasında bulundu. "Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim" Olay anını anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz ise şu sözlere yer verdi: "İzmir Buca’daki durağımdan bir müşteri aldım, Buca Kaymakamlığı’na götürdüm. Oradaki görevli bana bir asker teslim etti. Asker araca bindikten sonra, ’Abi beni en yakın karakola götür’ dedi. Yola çıktık. Biz taksiciler her zaman dert dinleriz; askerimize de derdini sordum. Başkanımın da anlattığı gibi durumu izah etti. Ona, ’Bakın, mağdur olduğunuz yer garaj olduğu için buradaki karakol ilgilenmeyebilir ama içinin rahat etmesi için gidelim’ dedim. Gittik ve oradaki başkomiserimiz de mağduriyetin yaşandığı yere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saate baktık, 10.45’ti. Asker, ’Abi 11.50’de Şırnak uçağım var. Devlet tarafından alınmış bir biletim var ama param yok, yetişemiyorum’ dedi. İnsan duygulanıyor, çocuk da mahcup oluyordu. ’Çekinme oğlum, ne istiyorsan söyle’ dedim. Parasının olmadığını söyleyince, ’Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim, bunu açıkça söylesene. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim’ dedim. Sabah 11.20 civarı arkadaşı havalimanında indirdim." Belki soruşturma geçirecekti Yılmaz Özdeniz, askerin para yerine uçağına yetişmeyi tercih ettiğini de söyleyerek, "Yolda bana olay anını anlattı: ’Abi bu iyiliğini unutmayacağım. Annem de babam da çiftçi. 80 bin lira param vardı, askerden dönünce iş kurarım diye düşünüyordum ama gitti’ dedi. Garajdaki bankamatikten karekodla para çekerken dalgınlıkla telefonunu ve işlemi açık unutmuş. Arkasından gelen şahıs durumu fark edip hesaptaki 80 bin lirayı kendi IBAN’ına aktarmış. Askerimiz ilerledikten sonra telefonunun ve parasının olmadığını fark etmiş. Tüm bunlara rağmen çocuk parayı önemsemedi, ’Ben vatan görevimi aksatmayayım, birliğime teslim olayım. Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz’ dedi. O an inanın çok duygulandım. Gerçekten helal olsun. Uçağına son 20-25 dakika kala yetiştirdik. Eğer o konvoya karışıp uçağı kaçırsaydı, belki birliğine teslim olamayacak ve soruşturma geçirecekti" diye konuştu. Komutana ulaştı Telefonu olmayan askere kendi telefonuyla iletişim kurarak yardımcı olduğunu aktaran Özdeniz, "Yolda İl Jandarma’yı aradım; oradaki komutanım sağ olsun kendi telefonunu verdi, ’Şırnak’ta hiç çekinmesin, numaramı ona ver’ dedi. Çocuğu havalimanına bıraktıktan sonra komutanımı arayıp emaneti yerine teslim ettiğimi bildirdim. Ben 30 yıllık esnafım. Temiz toplum, temiz yönetim için mücadele eden bir taksiciyiz. Biz ilk önce devletimize ve milletimize hizmet veriyoruz. Aracım emniyete, jandarmaya, masum ve mağdur insanlara feda olsun; bunun için para aramam. Benim için sınırda nöbet tutan bir insana yapılan hizmet parayla ölçülmez. Vicdanım çok rahat" dedi. Parayı alan kişiye çağrı Askerin parasını kendi hesabına aktaran kişiye de seslenen Yılmaz Özdeniz "Buradan o parayı alan kişiye sesleniyorum: Arkadaşım, o parayı nasıl yedin sen? O telefonu açık gördüğünde annesini, babasını arayabilirdin. Çocuğun çiftçi ailesinin birikimi olan 80 bin lirasını IBAN’ına gönderdin. Eğer gerçekten merhametli ve vicdanlı bir insansan, o parayı geri getirip teslim et kardeşim" çağrısında bulundu.
Düzce Cumayeri’nde TOKİ projesi için kritik görüşme DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Cumayeri ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçeye kazandırılması planlanan yeni TOKİ konutları projesi kapsamında Bolu Orman Bölge Müdürü Celal Kambur ile bir araya gelerek projenin detaylarını masaya yatırdı. Cumayeri’nde konut ihtiyacını karşılamak ve modern bir şehircilik anlayışını hayata geçirmek amacıyla başlatılan TOKİ projesinde önemli bir adım daha atıldı. Belediye Başkanı Koloğlu, projenin teknik detaylarını ve arazi planlamalarını netleştirmek üzere Bolu Orman Bölge Müdürü Celal Kambur’u makamında ziyaret etti. Toplantıda, konutların inşa edileceği alanların durumu, doğayla uyumlu mimari planlamalar ve projenin uygulama aşamaları detaylıca ele alındı. İlçenin vizyon projelerinden biri olan TOKİ konutlarının, Cumayeri’nin doğal dokusuna zarar vermeden, yeşil odaklı bir yerleşim alanı olarak tasarlanması hedefleniyor. "Cumayeri için durmaksızın çalışıyoruz" Görüşme sonrası bir açıklama yapan Mustafa Koloğlu, ilçeye gösterilen yakın ilgiye dikkat çekerek şunları kaydetti: "Cumayeri’miz için durmaksızın çalışmaya devam ediyoruz. İlçemizde hayata geçirilmesi planlanan TOKİ konutları projemizle ilgili olarak Bolu Orman Bölge Müdürümüz ile verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Şahsıma ve ilçemize gösterdiği yakın ilgi ve nezaketinden dolayı Sayın Bölge Müdürümüze teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. Modern Cumayeri yolunda yeni adım Vatandaşların konut talebine kalıcı bir çözüm üretmesi beklenen projenin, önümüzdeki süreçte diğer paydaş kurumlarla yapılacak görüşmelerle hız kazanması bekleniyor. Toplantı, karşılıklı iyi niyet temennileri ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.