EĞİTİM - 28 Haziran 2024 Cuma 16:51

LGS’de Burdur’dan 2 Türkiye birincisi çıktı

A
A
A
LGS’de Burdur’dan 2 Türkiye birincisi çıktı

2 Haziran tarihinde yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) merkezi sınavının sonuçlarına göre Burdur’dan 2 Türkiye birincisi çıktı.


2 Haziran tarihinde yapılan ve 1 milyon 38 bin 544 öğrencinin başvuru yaptığı Liselere Geçiş Sistemi Sınavı’na (LGS) yüzde 95,61 oranla 992 bin 906 aday katılım sağlanmıştı. Sayısal ve sözel olmak üzere iki oturumdan oluştan 155 dakikalık sınavda öğrenciler liselere geçiş yapabilmek için ter dökmüştü. Bugün açıklanan sınav sonuçlarına göre Türkiye genelinde 352 öğrenci tüm soruları doğru yanıtlayıp 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı.



Burdur’dan 2 şampiyon çıktı


LGS sınav sonuçlarına göre birinciliği paylaşan 352 öğrenciden 2’si Burdur’dan çıktı. Şehit Akif Altay Ortaokulu’nda okuyan Çağlayan Dinçtürk ve Özel Bahçeşehir Koleji’nde okuyan Irmak Göker 500 tam puan alarak zirveyi paylaştı. Burdur Valisi Türker Öksüz sınavda birinci olan iki öğrenciyi de makamında ağırlayarak tebrik etti. Bir süre öğrenciler ve öğretmenleri ile sohbet eden Vali Öksüz öğrencilere altın ve akıllı saat hediye etti.


Öğrencilerin başarıları ile büyük gurur yaşadığını belirten Vali Öksüz yaptığı açıklamada, “LGS sınavında ilimizi başarıyla temsil eden, şampiyon olarak çok büyük başarı elden eden öğrencilerimize büyük bir mutluluk ve gururla ev sahipliği yapıyoruz. Ev sahipliği yaparak da öğretmenleri ve aileleri ile birlikte onlarla gurur duyuyoruz. Bu LGS sınavında 500 tam puan almak ve iki tane birinci çıkarmak ilimiz için son derece önemli bir başarıdır. Bu açıdan bu başarının elde edilmesinde emeği geçen önce öğrencilerimizi gönülden kutluyorum. Tabi ailelerinin ve okullarının da çok büyük bir emeği var, onları da kutluyorum” dedi.



"Bu başarıda BESTE projesinin büyük katkısı var"


Kasım ayında Burdur’da başlatılan Burdur’da Etkin Sürdürülebilir Tamamlayıcı Eğitim Projesi’nin (BESTE) alınan bu başarıda büyük katkısının olduğunu söyleyen Vali Öksüz, “Burdur elbette ki uzun yıllardır eğitimde başarıyı yakalamış, belli bir başarı grafiğini elde etmiş bir il. Bu anlamda adından söz ettiren, eğitim alt yapısı iyi olan bir şehir ama biz de BESTE projemiz ile eğitimde kaliteyi daha yükseltmek, akademik başarımızı arttırırken bir yandan da sosyal, sanatsal, mesleki anlamda da öğrencilerimizi daha üst seviyeye çıkartmak, onlara hakikaten milli, manevi ve ahlaki değerlere uygun yetiştirmek amacıyla bu projeyi ortaya koyduk. Ben öğrencilerimizin gayreti birinci planda olmak üzere bu projenin de bu başarıda etkili olduğunu düşünüyorum. Öğrencilerimiz bizim BESTE projesi çerçevesinde yaptığımız deneme sınavlarına da giren ve orda başarı elde eden öğrencilerdi. Bunun da tesadüf olmadığını, çalışan öğrencilerin, gayret gösteren öğrencilerin doğru bir planlama ile aileleri, öğretmenleri ve bütün şehir olarak katkı gösterilirse başarıya ulaşılabilen bir durum olduğunu göstermiş olduk. Bundan dolayı da ben mutlu olduğumu ifade ederek öğrencilerimizi kutluyorum. Bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum” dedi.



"Başarımı belirli bir düzende çalışmaya borçluyum"


LGS’de 500 tam puan alarak şampiyon olan öğrencilerden Irmak Göker, “Ben belirli bir düzende çalışıyordum. Çok fazla değil gerektiği miktarda çalıştım. Belirli bir düzene oturtunca olacağına inanıyordum zaten. Ben başarının belirli bir düzenden geldiğine inanıyorum. Bu düzenimi de devam ettireceğimi düşünüyorum. Meslek olarak tıp okumak istiyorum. Lise olarak da Burdur Bahçeşehir Koleji’nde devam etmeyi düşünüyorum. Üniversite olarak ise İstanbul Koç Üniversitesi’ne gitmeyi hedefliyorum” şeklinde konuştu.


Bir diğer LGS şampiyonu Çağlayan Dinçtürk ise “Ben sınava yaz tatilinden itibaren çalışmaya başladım. Soru sayısına başta çok fazla tutmadım. Günde 90 soru gibi düşük bir rakam ile başladım. Yavaş yavaş alıştıkça daha da arttırarak gittim. Sınavdan önce ise biraz daha düşürdüm. Biraz daha dinleneyim sınav stresini azaltayım diye. Bu şekilde bir çalışma yaptım. Annem de benim çalışmalarımı çok takip etti. Yeri geldiğinde arkadaşlarıyla dışarıya çıkmayıp benimle ders çalıştı. Başlarda günde bir iki saat sonraları ise beş altı saat da olsa çalışabildim. Aslında bütün sene düzenli bir şekilde çalışınca doğal olarak böyle bir başarı geliyor. Lise olarak İstanbul Erkek Lisesi’ni istiyorum. Üniversiteyi ise Almanya’da Münih şehrinde okumak istiyorum. Bölüm olarak ben makine mühendisliği ya da yapay zeka mühendisliği istiyorum. Önümüzdeki yıllarda sınava girecek arkadaşlar başarı elde edebilmek istiyorlarsa çalışmaya sene başından itibaren başlasınlar. Benim çok arkadaşım vardı mesela son dönemlerde benden kat kat fazla çalışmaya başladılar ama benim gibi başarıya erişemediler. O yüzden önemli olan düzenli çalışmak. Yorulduklarını hissettiklerinde ise bıraksınlar. Çünkü yorulduktan sonra artık çözdüğünüz soruları anlamamaya başlıyorsunuz. Bunun da hiçbir faydası olmuyor boşuna çözmüş oluyorsunuz” dedi.



LGS’de Burdur’dan 2 Türkiye birincisi çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.