ÇEVRE - 19 Temmuz 2024 Cuma 16:01

Litresi 750 TL’den satılan ve susuz yetişen lavanta hasadı başladı

A
A
A
Litresi 750 TL’den satılan ve susuz yetişen lavanta hasadı başladı

İklim Değişikliği nedeniyle ülkemizde oluşan kuraklıktan en çok etkilenen şehirlerden biri olan Burdur’da su kullanımını azaltmak üzere yetiştirilen susuz tarım ürünlerinin başında gelen lavanta hasadı başladı. 350 dönümlük lavanta tarlasının hasadında konuşan Burdur Valisi Türker Öksüz; “84 yıl sonra ilk kez en yüksek sıcaklıkları yaşıyoruz, o yüzden çiftçilerimizin su kullanımlarına dikkat ederek damlama veya susuz tarım ürünleri yetiştirmeliler” dedi.


İklim değişikliği nedeniyle yaşanan kuraklıkla boğuşan Burdur’da yaşanan sıcak hava nedeniyle göl ve yer altı sularında ciddi derecede çekilme meydana geldiği için susuz tarım ürünleri yetiştirilmeye başlanmıştı. 2005 Yılında başlatılan proje ile birlikte Burdur Gölü çevresinde susuz tarımının en önemli tıbbi aromatik bitkileri olan lavanta, kekik, lavanta, adaçayı, melisa, biberiye ve gül gibi ürünler yetiştirilerek su kullanımının minimum seviyelere düşürülmesi hedefleniyor.


Lisinia Doğa Projesi Kurucusu Öztürk Sarıca ve Burdur Valiliği tarafından Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin bulunduğu tepelerde yaklaşık 350 dekar araziye ekilen lavantaların hasadı bugün başladı. Mor rengiyle kurak tepeleri adeta masalsı görünüme kavuşturan lavantalar hasat edilmeden önce eko turizm ile hasat edildikten sonrada işlenerek sağlık ve kozmetik alanlarında kullanılarak yöre halkına ekonomik destek sağlıyor.



“84 yıl sonra Burdur’da en yüksek sıcaklıkları yaşıyoruz o yüzden susuz tarım bizim için önemli”


Lavantanın Burdur için öneminin büyük olduğunu ve susuzlukla mücadele için çiftçilerin su kullanımına dikkat etmesi ve bu tür susuz bitkileri yetiştirmeye çağıran Burdur Valisi Dr. Türker Öksüz, konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “ Bugün lavanta hasadı için üniversitemiz yerleşkesi içerisinde hep bir aradayız. Malum lavanta ilimizin önemli aromatik bitkilerinden birisi. Bugün de onun hasadını gerçekleştirmiş olacağız. Tabi bu vesileyle lavanta hasadını yaparken dikkat çekmek istediğimiz birkaç husus daha var onu da ifade etmek istiyorum. Malum bir iklim değişikliği var bütün dünyada ve buna bağlı olarak da tabii sıcaklıklarda ani düşüşler yükselmeler oluyor ve bu da tabiatın dengesini olumsuz yönde etkiliyor. 1940 yılından beri ilk kez 2024 Mayıs ayında en yüksek sıcaklık ortalaması ölçülmüş durumda. Bu küresel ısınmanın dünyada ve ülkemizdeki etkilerini göstermesi açısından önemli bir örnek. Dolayısıyla bu küresel ısınma ortamında bizler mutlaka ilk olarak suyu tasarruflu kullanmamız lazım, su verimliliğini ön plana almamız lazım ve yaptığımız tarımsal faaliyetleri de buna göre planlamamız lazım. Daha az su tüketen, suya az ihtiyaç duyan bitkilerin yetiştirilmesi bu anlamda işte aromatik bitkilerin ekimi bu yüzden önemli. Lavantada ve gül üretimi de suya az ihtiyaç duyan bitkilerden. Bunun tabii hem ekonomik değeri var hem de bir yanda suya az ihtiyaç duyma gibi bir avantajları var” dedi.



“Ülkemiz uluslararası alanda su sıkıntısı çeken ülkeler arasında o yüzden susuz tarıma yönelmemiz lazım”


Ülkemizin uluslar alanda su sıkıntısı çeken ülkeler arasında olduğunu ve bu yüzden de susuz tarıma yönelmenin çok önemli olduğunu belirten Vali Öksüz, “Biz uluslararası göstergeler açısından su sıkıntısı çeken ülkeler arasındayız. Dolayısıyla mutlak surette suya az ihtiyaç duyan bitkilerin üretimine önem vermemiz lazım. Hatta suyu kullanırken içme suyu kaynaklarından değil atık sulardan, yağmur sularından ve derin sulardan faydalanmamız gibi önümüzde önemli bir husus var” ifadesinde bulundu.



Susuz tarım ürünlerinin eko turizme de büyük katkısı var


Susuz tarımın kuraklıkla mücadele dışında eko turizme de büyük katkı sunduğunu belirten Vali Öksüz; “Bizim kurumlarımızın desteğiyle başlatılan “Lavantayı yolu projesi” adlı bir proje vardı. Biz de “Gül yolu projesi” diye bir projeyi de mayıs ayı içerisinde başlatmış olduk. Bu projelerin amaçlarından birincisi su verimliliğine katkıda bulunmak, suyun kullanımının sürdürülebilirliğini sağlamak, ikincisi ise bölgemizin eko turizm imkanlarından daha faydalanmasını sağlamak. Çünkü artık turizm çeşitleri arasında çevreye duyarlı olan, çevreye saygılı olan turizm türleri ile doğal güzellikleri de ön plana çıkıyor. Dolayısıyla ilimizin güzelliklerini lavanta, gül bahçelerini, ilimiz tarihi değerlerini, kültürel değerlerini, antik kentlerini bu vesileyle eko turizm ile birlikte canlandırma gayreti içerisindeyiz. Geçtiğimiz günlerde de balon turizminde de bir destinasyon olma yönünde önemli bir adım attık. Bugün de burada eko turizmimize katkı sağlayacak bir lavanta bahçesindeyiz. Artık “Gül Yolu projesi” ve “lavanta Yolu projeleri” ile ilimiz eko turizmde daha ileri hareket edecek ben buna inanıyorum. Bizler de bu anlamda katkı sağlamaya devam edeceğiz



Suya az ihtiyaç duyan ürünlerin yetiştiriciliğinde Türkiye’de ilk sıralardayız


Suya az ihtiyaç duyan ürünlerin yetiştiriciliğinde Burdur’un Türkiye’de ilk sıralarda olduğunu bu yüzden de şanslı olduklarını dile getiren Vali Dr. Türker Öksüz; “İl olarak suya az ihtiyaç duyan anasonda, çörek otunda, rezene gibi bitkilerde de Türkiye’de önemli üreticiler arasındayız. Dikiliş alanı bakımından 1 ve 2’inci sıralardayız. Dolayısıyla bunun da önemini kıymetini bilerek ama burada da kalmayarak mutlaka suyu tasarruflu kullanan, az tüketen bitkilere yönelmemiz lazım. Hem çevreye katkıda bulunmak hem de ilimizin eko turizmine katkı sağlamak için çalışmalarımızı bundan sonra da sürdüreceğiz.” dedi.


Lisinia Doğa Projesi kurucusu Öztürk Sarıca ise ; “ 2005 yılında Lisina Doğa Projesi çerçevesinde başladığımız etkinliklerle ilgili Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde özellikle susuz tarım ve gelecek nesillerin içme sularının korunması ve Burdur Gölü ile ilgili çalışmalarımızda kamu, üniversite ve Lisinia proje birliktelikleriyle burada 675 dekarlık alanda tıbbı aromatik bitki dik im ve faaliyetlerine başladık. Şu anda asıl bu işin çağrıcı üyesi lavanta olmak üzere, kekik, lavanta, adaçayı, melisa, biberiye gibi pek çok ıtri bitkiyi burada yetiştiriyoruz. Ayrıca burada araştırmaları yapılıyor ve bunun yanında çevresel alanda susuz tarımı yöreye anlatmaya çalışıyoruz. Özellikle burada görsellerini kullanarak hem insanları buraya, eko turizme yönlendirmeye hem de özellikle insanları sulu tarımdan susuz tarıma, damlama sulama sistemlerine geçirmeyi bir proje dahilinde anlatmaya çalışıyoruz. Şu an yaklaşık burada 350 dekarlık alanda lavanta, geri kalan alanlarda da kekik, adaçayı ve diğer ıtri bitkiler yetiştiriyoruz. Hasat edilen bitkiler Lisinia proje alanında yağları çıkartıldıktan sonra ekolojik olarak yapılan bu üretimler uluslararası piyasada ve ulusal piyasada değerlendiriliyor. Nihai ürünlere kadar ulaştırılıyor.” şeklinde konuştu.



Litresi 750 TL civarında satılıyor


Hasadı yapılan lavantaların yağları çıkarılarak litresinin 750 TL civarında satıldığını da belirten Öztürk Sarıca; “Son iki yıldan beri lavanta yağlarının fiyatı düşük seyrediyor. Özellikle 400-750 TL arası fiyat söz konusu ama önümüzdeki yıllarda artarak gideceğini düşünüyorum. Bizdeki asıl amaç lavantadan çok yüksek gelir elde etmek değil. Lavantaya, tıbbı aromatik bitkilerin başkomutanı diyebiliriz. Çünkü insanlar lavantayı görmeye geldiklerinde burada su olayını düşünmeye başlıyorlar. Susuz yetiştiğini görüyorlar. Susuz yetişmesiyle birlikte diğer tıbbı aromatik bitkilerin de yetişebileceğini görüyorlar. Bir anlamda da kokusuyla, rengiyle insanları alanlara çağırıyor. En azından insanların kafasında bir soru işareti oluşturması açısından lavanta her zaman bizim için bir öngörü.” sözlerine yer verdi.



Litresi 750 TL’den satılan ve susuz yetişen lavanta hasadı başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da DEAŞ operasyonu: 13 gözaltı İstanbul’da küresel terör örgütü DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün güncel propaganda faaliyetlerini yürüten ve sosyal medya kanalları aracılığıyla örgüt propagandası yaptığı tespit edilen 13 şüpheli yakalandı. Alınan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ile İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne bağlı birimler, aşırı uç radikal terör örgütü DEAŞ’ın yurtiçindeki eylem ve faaliyetlerine yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirdi. Savcılık talimatıyla küresel terör örgütüne karşı yürütülen çalışmalarda, söz konusu örgüt ile irtibatları saptanan ve DEAŞ ile iltisaklı faaliyet yürüterek sosyal medya kanalları aracılığıyla örgütün propagandasını yaptıkları anlaşılan bazı kişilerin izini süren polis, operasyon kararı aldı. Örgüt yanlısı kişilere yönelik yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah birçok adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Özel hareket timleri tarafından yapılan operasyonda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin kaldıkları adreslerdeki aramalarda ise zanlılara ait cep telefonu, bilgisayar, harici hafıza ve USB bellekler dâhil tüm teknolojik cihazlara el konuldu. Gözaltına alınan DEAŞ şüphelileri sorgulanmak üzere TEM Şubeye götürüldü. Polisiye soruşturmada yakalanan zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
Manisa Akhisarlı minik pedallar Muğla’da kürsüye damga vurdu Muğla’da 5-8 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Kupası Puanlı Yol ve Kriteryum Yarışlarında Akhisar İlçe Spor Kulübünün bisiklet sporcuları önemli dereceler elde ederek büyük başarıya imza attı. Muğla’da düzenlenen Türkiye Kupası Puanlı Yol ve Kriteryum Yarışlarında Akhisar İlçe Spor Kulübü’nün genç sporcuları birçok kategoride kürsüye çıkarak Akhisar’ı gururlandırdı. 07 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Kupası Puanlı Yol Yarışlarında Akhisar İlçe Spor Kulübü sporcuları farklı kategorilerde önemli dereceler elde etti. U13 Kadınlar kategorisinde Hilal Kaymaz birinci olurken, Miray Akcan üçüncü, Elif Mira Şahin ise dördüncü sırada yer aldı. U11 Kadınlar kategorisinde Elif Koç birinciliği elde ederken, Rümeysa Meryem Kaymaz üçüncü, Zeynep Şahin ise dördüncü oldu. U11 Erkekler kategorisinde ise Deniz Atlas Tekin üçüncülük derecesi elde etti. 08 Mart 2026 tarihinde düzenlenen Türkiye Kupası Puanlı Kriteryum Yarışlarında da Akhisarlı sporcular başarılarını sürdürdü. U13 Kadınlar kategorisinde Hilal Kaymaz birinci olurken Miray Akcan dördüncü sırada yer aldı. U11 Kadınlar kategorisinde Elif Koç ikinci olurken, Zeynep Şahin dördüncü, Meryem Rümeysa Kaymaz ise beşinci sırayı aldı. U11 Erkekler kategorisinde Deniz Atlas Tekin üçüncü olarak kürsüde yer aldı. Yarışların genel klasman sonuçlarına göre ise Akhisar İlçe Spor Kulübü sporcuları yine önemli dereceler elde etti. U13 Kadınlar genel klasmanında Hilal Kaymaz birinci, Miray Akcan üçüncü, Elif Mira Şahin ise beşinci oldu. U11 Kadınlar genel klasmanında Elif Koç birinciliği kazanırken, Meryem Rümeysa Kaymaz üçüncü, Zeynep Şahin beşinci sırada yer aldı. U11 Erkekler genel klasmanında ise Deniz Atlas Tekin üçüncü olarak yarışları tamamladı.
Manisa Kaymakam Dalak çğrencilerle birlikte iftar açtı Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen iftar programında öğrencilerle aynı sofrayı paylaşarak Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Sarıgöl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen iftar programında protokol, öğretmenler ve öğrenciler aynı sofrada buluştu. Sarıgöl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi pansiyonunda düzenlenen iftar programına Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak ve eşi Ayfer Dalak, Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen iftar programında öğrencilerle aynı sofrayı paylaşan Kaymakam Halil Dalak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Dalak, "Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte iftar yemeğinde bir araya gelerek mübarek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadık. Bu ortam bana kendi okul yıllarımı hatırlattı. İftar programını düzenleyen okul idaresine teşekkür ediyorum." dedi. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak da iftar programına katılım sağlayan Kaymakam Halil Dalak’a teşekkür ederek, "Okulumuzun düzenlediği iftar programında öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduk. Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. Programda İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak da bir süre öğrencilere iftar yemeği ikram etti.