GÜNDEM - 13 Mart 2024 Çarşamba 11:16

Milyonluk teklifleri umursamadı, arazisini jandarmaya bağışladı

A
A
A

Burdur’un Bucak ilçesinde babasından kalan araziye birçok talip olmasına rağmen bütün teklifleri geri çeviren Fatma teyze, "Devletim hep yanımda oldu, şimdi ben de arazimi devletime veriyorum" diyerek arazisini jandarmaya bağışladı.

Burdur’un Bucak ilçesi Boğazköy’de eşi öldükten sonra tek başına yaşayan Fatma Arıcan (81), Burdur-Antalya kara yolu üzerinde bulunan yaklaşık 3 dönümlük arazisine talip olan ve daireler teklif eden birçok kişi olmasına rağmen bütün teklifleri geri çevirerek kendisiyle ilgilenen jandarmaya arazisini bağışladı. 1950 yılında ailesi ile Bulgaristan’dan göç eden Arıcan, Bucak ilçesinde tanışıp evlendiği eşiyle çalışmak için önce Antalya’ya, oradan da Almanya’ya işçi olarak gitti. Almanya’da çalıştığı 14 senenin ardından Bucak’a geri dönen Arıcan çifti, babasından kalan araziye ev yaparak burada yaşamını sürdürdü. Bahçesine diktikleri ağaçları gözü gibi büyüten Fatma Arıcan, çocuğu olmayınca vefat eden kardeşlerinin çocuklarını evlendirip onlara daire ve dükkan hediye etti. Eşi vefat ettikten sonra tek başına yaşamını sürdüren Fatma Arıcan, kendisini sürekli ziyaret eden ve yardımına koşan jandarmaya büyük bir jestte bulundu.

Milyonluk teklifleri umursamadı, arazisini jandarmaya bağışladı

Hayat hikayesini duygulanarak anlatan Fatma Arıcan, "Benim çocuğum olmadı ama vefat eden kardeşlerimin kızlarını kendi çocuklarım gibi gördüm. İkisini de evlendirdim. Birine daire verdim, dükkan verdim, diğerine burada sattıkları bir arsa vardı, onu başkasına verdirmedim, satın alıp tekrar hediye ettim. 1985 yılında Almanya’dan geri döndük. Bu evi yaptık eşimle. Burada kaldık" dedi.

"Arazimi devlete bağışladım"

Birçok talibi olmasına rağmen arazisini devlete bağışladığını söyleyen Fatma Arıcan, "Almanya’dan geri döndüğümüzde eşimle beraber burayı Kızılay’a bağışlamıştık. Ama Kızılay şimdiye kadar arayıp sormadı. Ama ben ölmüş olsaydım yine gelip alacaklarmış burayı. Eşim vefat ettikten sonra ben de Bucak İlçe Jandarma Karakolu’na giderek yerimi bağışlayacağımı söyledim. Yerim çok güzel, eğer alırsanız bağışlamak istiyorum dedim. Onlar da şaşırdılar. Bizim daha önce böyle bir şey başımıza gelmedi dediler. Gelip de kimse böyle bir teklifte bulunmamışlar daha önce. Ben de benim arazimi alacaksınız dedim onlara, ben size bağışlamak istiyorum dedim. Böyle bir bağışta bulunduğum için çok sevinçliyim. Çünkü devlete gitmesini istiyorum. Ben öldüğümde başkası sanki bana hayrı mı olacak. Burası devlete kalacak” sözlerini sarf etti.

Milyonluk teklifleri umursamadı, arazisini jandarmaya bağışladı

“Bana jandarma bakıyor”

Jandarma ekiplerinin sürekli ziyaretine gelerek yardım ettiğini de söyleyen Fatma Arıcan, “Bana jandarma bakıyor zaten. Başka bir bakanım yok. İki tane kız evlendirdim ama ikisi de gelmiyor. İşleri çıkarsa öyle geliyorlar. Jandarmaya buranın tabusunu verdiğim için akrabalarım beni mahkemeye vereceklerini söylemişler. Beni mahkemeye verseler de burayı alamayacaklar. Antalya’daki kardeşimin kızına iki tane daire teklif etmişler, burası için arsayı bize versin demişler ama on tane daire verseler yine de vermeyeceğim kimseye. Ben devletime veriyorum. Bir gün iki kişi geldi arazi arıyorlarmış, köyden de buraya göndermişler. Ne kadar para istersen biz vereceğiz dediler, ben de bana para lazım değil emekli maaşım bana yetiyor dedim, vermedim. Benim devletten başka kimsem yok. Ben devlete dayanıyorum sadece. Jandarmalar her zaman gelip halimi hatırımı soruyorlar, hasta olduğum zaman doktora götürüyorlar sağ olsunlar. Devletimiz hiçbir zaman yıkılmasın. Allah devletimize daha çok versin. Her zaman onlara dua ediyorum. Jandarma için, devletimiz için kötü bir şey söyleyen olursa hemen karşısında dururum” diyerek duyduğu sevgiyi dile getirdi.

Kağan Onaran

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Sıfır Atık Kütüphaneleri Siirt’te hizmete açıldı Siirt’te "Sıfır Atık" Projesi kapsamında kurulan geri dönüşüm temalı kütüphaneler düzenlenen törenle hizmete açıldı. Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya ile eşi Nurten Kızılkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" Projesi çerçevesinde hayata geçirilen kütüphanelerin açılışını gerçekleştirdi. Siirt Valiliği koordinasyonunda Selahattin Eyyubi İlkokulu’nda "Geri Dönüşüm Kütüphanesi", Mehmetçik İlkokulunda ise "Sıfır Atık Kütüphanesi" öğrencilerin hizmetine sunuldu. Açılış programında öğrencilerle bir araya gelen Vali Kızılkaya, Sıfır Atık Projesinin yalnızca çevreyi korumaya yönelik olmadığını belirterek, "Sıfır Atık sadece bir çevre hareketi değil, geleceğe bırakacağımız en değerli mirastır. Bu proje, tasarruf bilincini güçlendiren, eğitim süreçlerine katkı sunan ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktaran önemli bir toplumsal dönüşüm hareketidir. Bugün burada geleceğimize, çocuklarımıza ve yaşanabilir bir dünyaya olan sorumluluğumuzu bir kez daha ortaya koyuyoruz’’ dedi. Açılışın ardından Vali Kızılkaya ve eşi Nurten Kızılkaya, kütüphaneleri gezip incelemelerde bulunarak, öğrencilerle sohbet etti. Programa İl Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
Antalya "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, pişmanım" diyen sanığa müebbet hapis Antalya’nın Kepez ilçesinde parkta yürüyüş yapan şahsın uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. İfadesinde "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Yaralandıktan sonra tampon yapan da, ambulans çağıran da benim. Pişmanım" diyen sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kararı değerlendiren maktulün ablası Vasfiye Nayman, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur" dedi. Olay, 1 Kasım 2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Ulus Mahallesi Gazi Bulvarı üzerindeki Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, parkta bankta alkol alan bir kişi, yoldan geçenlere sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmaya başladı. Üzerindeki bıçağı çıkaran saldırgan, kaldırımda yürüyen vatandaşlara yöneldiği sırada parkta yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım’a (58) da saldırdı. Bir anda karşısına çıkan saldırganla kısa süreli boğuşma yaşayan Özyıldırım, aldığı bıçak darbeleriyle yere yığıldı. Çevredeki vatandaşlar ağır yaralanan Özyıldırım’a yardım etmeye çalışırken, saldırgan olay yerinden uzaklaştı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Göğsüne aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Ali Haydar Özyıldırım, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan Özyıldırım, saldırıdan 1 gün sonra hayatını kaybetti. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Önleme Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelinin Sedat Demirören olduğunu saptadı. Kısa sürede yakalanan Demirören, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay sonrası kaçan Demirören’in çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde elinde bıçakla yolda rahat tavırlarla yürüdüğü görüldü. Ali Haydar Özyıldırım’ın cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerinin ardından ailesi ve yakınlarına teslim edildi. Aile, hayatını kaybeden Özyıldırım’ın kornealarını bağışlama kararı aldı. Cenaze, daha sonra defnedilmek üzere Çakırlar Mezarlığı’na götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan kızı Kader Yanadur’u yakınları teselli etmeye çalıştı. "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum" Tutuklu sanık Sedat Demirören’in "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık ile maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları ile taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Sanık Demirören, ilk duruşmadaki savunmasında Ali Haydar Özyıldırım’ı boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını öne sürerek, olay günü eski eşiyle tartıştıktan sonra evinin alt sokağındaki parka gidip alkol aldığını söylemişti. Demirören, parkta bulunduğu sırada boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını iddia ettiği bir kişinin geçtiğini belirterek, "Şahıs parkta yürürken birbirimize ters ters baktık, yanına gidince suratıma yumruk vurdu. Belinden bir şey çıkartır düşüncesiyle kendimi savunmak amacıyla yanımda kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullanmıştı. Karar duruşmasında savunması alınan Demirören, "Maktule Allah’tan rahmet diliyorum, çok üzgünüm, özür dilerim. Yaşanmasını kesinlikle istemezdim, zarar verme gibi bir niyetim yoktu. Bir anda gelişen olaydı, tersleşmemiz sonucu gelişen bir olaydı. Ailesinden de özür diliyorum" dedi. Savcı müebbet hapis talep etti Cumhuriyet savcısı, sanık ve taraf avukatlarının beyanlarının ardından verdiği mütalaasında sanık Sedat Demirören’in kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mütalaaya karşı son savunması sorulan sanık Demirören, "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Tampon yapan benim, ambulans çağıran da benim. Üzerime keserle, sandalyeyle gelinmesi üzerine olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldım. Ellerimdeki kan oradan mevcut. Pişmanım" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Demirören’i "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. "Kardeşim mekanında rahat uyur" Kararın ardından maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları, adliye önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özyıldırım’ın ablası Vasfiye Nayman, verilen karardan dolayı mahkeme heyetine teşekkür ederek, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur. Avukatların sayesinde müebbet hapis cezası aldı. Allah kimseye göstermesin, acımız çok büyük. Allah kimseye yaşatmasın, kimsenin başına gelmesin inşallah" dedi. "Masum bir kişi hayattan koparıldı" Maktulün kuzeni Mihriban Sarı ise adaletin yerini bulduğunu ifade ederek, "Şu an karar açıklandı. Masum bir kişi hayattan koparıldı, onun üzüntüsünü, acısını yaşıyoruz. Adaletimize, yargı sürecine her zaman güvenimiz tamdı, bugün bunu görmüş olduk. Bu kişi müebbet hapis ile cezalandırıldı. Acımız çok taze fakat bir nebze olsun su serpildi. Maalesef bu tarz insanların yüzünden masum kişiler hayattan koparılıyor. Adaletimize, devletimize teşekkür ediyorum. Kimse benim başıma gelmez demesin. Çok masum, kimseye zararı olmayan kuzenimiz hayattan koparıldı. Bu yüzden kararı duyunca çok sevindik" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de uyuşturucu raporu: Sentetik ecza yakalamaları yüzde 696 arttı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uyuşturucu Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan istatistiksel analiz raporuna göre, kentte uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda 2026 yılının ilk dört ayında sentetik ecza yakalamalarında yüzde 696 oranında artış yaşandı. Raporun detaylarını paylaşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, bağımlılıkla mücadele kapsamında Türkiye’de ilk ve tek olacak Bağımsızlık Köyü ve Gençlik Merkezi projesini hayata geçirmeye hazırlandıklarını açıkladı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı verilerine göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına yönelik dosya trafiğinde 2025 yılı genelinde toplam 48 bin 288 dosya işleme alındı ve bunların 21 bin 743’ü sonuçlandırıldı. 2026 yılının 25 Nisan gününe kadar olan ilk dört aylık döneminde ise gelen dosya sayısı 8 bin 205 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemindeki 14 bin 837 dosyaya kıyasla yaklaşık yüzde 44,7 oranında bir azalma olduğunu gösterdi. Ancak geçmişten devreden dosyalar sebebiyle toplam derdest dosya sayısının 21 bin 261 ile yüksek seviyelerde seyrettiği belirtildi. Sentetik ecza yakalamalarında rekor artış Geçtiğimiz 2025 yılı ile 2026 yılının ilk dört aylık verileri karşılaştırıldığında, uyuşturucu maddelerin arz ve yakalama dinamiklerinde belirgin değişiklikler tespit edildi. Özellikle sentetik ecza yakalamaları yüzde 696 artarak 9 milyon 100 bin adede ulaştı. Eroin yakalamalarında ise yüzde 476 oranında artış yaşanarak miktar bin 309 grama çıktı. Aynı dönemde esrar ve skunk yakalamalarında yüzde 50, metamfetamin yakalamalarında yüzde 70, extacy hap yakalamalarında ise yüzde 251 oranında artış kaydedildi. Sadece bonzai yakalamalarında yüzde 62 oranında bir düşüş tespit edilirken, bu maddenin miktarı 112 kilogramdan 42 kilograma geriledi. Öte yandan, 2026 yılında ilk kez 2 bin 275 kilogram ağırlığında sentetik ecza ham maddesi ele geçirilmesi dikkat çekti. Narko Kapan operasyonlarında yüksek tutuklama oranı Uyuşturucu madde ticareti ve kullanım suçlarına yönelik adli süreçlerin de yer aldığı raporda, 2025 yılında uyuşturucu ticareti kapsamında 3 bin 756 dosyada 4 bin 799 kişi hakkında işlem yapıldığı ve toplam 6 bin 43 suçun kaydedildiği ifade edildi. Kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü Narko Kapan operasyonlarında ise işlem gören toplam 656 kişiden 572’sinin tutuklandığı bildirildi. Bu operasyonlardaki yüzde 87 oranındaki tutuklama başarısının, sahadaki mücadelenin etkinliğini ortaya koyduğu değerlendirildi. Türkiye’de ilk olacak merkez hayata geçiyor Uyuşturucu madde kullanımının ilköğretim çağındaki çocuklara kadar yayılma eğilimi gösterdiğine dikkat çeken İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, bu durumun toplumsal yapıyı tehdit eden ciddi bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Mücadelenin sadece cezalandırma değil iyileştirme boyutunu da önemsediklerini ifade eden Yeldan, 3 Aralık 2025 tarihi itibarıyla İzmir 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bağımlı hükümlülere yönelik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin başlatıldığını kaydetti. Türkiye’de ilk ve tek uygulama olacak Bağımsızlık Köyü ve Gençlik Merkezi çalışmalarının da projelendirilerek hayata geçirilmek üzere olduğunu aktaran Yeldan, "Sadece kullanıcıyı değil uyuşturucu ağlarını çökerten, suçun finansal damarlarını kesen etkin bir mücadele yürütüyoruz. Hedefimiz sokakları temizlemek ve gençlerimizi güvene almaktır" dedi.