SAĞLIK - 19 Eylül 2024 Perşembe 13:17

Parkinson’un Levodopa Karbidopa İntestinal Jel tedavi yönteminden başarılı sonuçlar elde edildi

A
A
A
Parkinson’un Levodopa Karbidopa İntestinal Jel tedavi yönteminden başarılı sonuçlar elde edildi

Halk arasında titrek felç olarak da bilinen Parkinson hastalığına karşı geliştirilen tedavi yöntemlerinden biri olan ve Türkiye’de sayılı merkezlerde yapılan Levodopa Karbidopa İntestinal Jel tedavisi, Bucak Devlet Hastanesi’nde uygulanan 4 hastada başarılı sonuçlar ortaya koydu.


Dünyada İleri Evre Parkinson Hastalığı’nın tedavisinde uygulanan seçenekler oldukça sınırlı. Hem dünyada hem Türkiye’de Derin Beyin Stimülasyonu (DBS-Beyin Pili Yerleştirilmesi) ve Apomorfin injeksiyon pompası şeklindeki tedaviler mevcut. Son yıllarda ülkemizde bu tedavilere bir başka alternatif olarak Levodopa Karbidopa İntestinal Jel, diğer adı ile Duodopa olarak bilinen bir tedavi yöntemi daha uygulanmaya başladı. Ülkemizde sayılı tıp merkezinde uygulanan ve Parkinson Hastalığı tedavisinde altın standart olarak kabul edilen Levodopa İntestinal Jel uygulaması Bucak Devlet Hastanesi’nde de Nöroloji Uzmanı Doktor Ece Köse tarafından uygulanıyor.


Bucak Devlet Hastanesi’nde şimdiye kadar 4 Parkinson hastasına uygulanan ve dördünde de başarılı sonuçlar elde eden Uzman Dr. Köse bu yöntem ile hastaların günlük yaşamlarının oldukça kolaylaştığını dile getirdi.


Genellikle yaşlı insanlarda görülen Parkinson hastalığını anlatan Nöroloji Uzmanı Dr. Ece Köse, “Parkinson hastalığı halk arasındaki ’titrek felç’ olarak da bilinir. Titreme, hareketlerde yavaşlama, yüz ifadelerinde donma, özellikle kol, bacak, bilek, eklemlerinde hareket kısıtlılıklarıyla seyreden bir hastalıktır. Aynı zamanda hastanın duruş pozisyonunda da değişikliklere yol açar. Adım aralığı daralır. Dünya genelinde ortalama 10 milyon kadar, ülkemizde de Parkinson Derneği’nin açıkladığı rakamlara göre 150 bin civarında Parkinson hastası var. Parkinson hastalığı erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazla görülüyor. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmakla beraber bazı Parkinson hastalıkları genetik olabiliyor ve daha erken yaşlarda da karşımıza çıkıyor. 65 yaş üzerinde yüzde 1 gibi bir sıklıkta görünüyor diyebilirim. Yaş ilerledikçe de bunun sıklığı artıyor” dedi.



"Parkinson hastalığının üç tedavi yöntemi bulunuyor"


Parkinson hastalığının tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Ece Köse, “İlk olarak hastaya tanı koyulduktan sonra erken evrede ise ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisinde hastanın hareketlerini hızlandıracak, şikayetlerini geriletecek ilaçlar kullanırız. Ama zamanla yaş ilerledikçe kendi vücudumuzda bulunan ’Dopamin’ dediğimiz bir nöromodülatör molekül eksikliğinde Parkinson hastalığına yol açacak madde tükenir. Tükendiği için de hasta tamamen ilaca bağımlı hale gelir. Bu evrede hastalığın hem motor hem motor olmayan yani uyku düzensizliği, idrar problemleri, ağızdan salya gelmesi gibi ’non motor’ deriz, belirtiler ortaya çıkar. Bunun dışında donmalar, sabah yataktan kalkamama, hareket etmede güçlük gibi bazı komplikasyonları olur. Bu evrede yüksek dozdan ilaç alan hastalara artık biz ileri evre Parkinson hastası deriz. Bu aşamada karşımıza üç tedavi seçeneği çıkar. Biri Apomorfin infüzyonu ya da aralıklı insülin enjektörü gibi bir enjektörle iğne tedavisi, ikincisi bizim burada ilk kez uyguladığımız Levodopa Karbidopa Jel tedavisi, üçüncüsü ise beyin pili. Beyin pilini açıklayıp bir kenara koymak istiyorum önce. Genç hastalarda depresyonu olmayan, MR bulguları bulunmayan ama ileri Parkinson’u olan ve yüksek dozda ilaç alan hastaları beyin pili için uygun merkezlere yönlendiriyorum. Bizim uyguladığımız tedaviye daha detaylı anlatacak olursak öncelikle biz hastadan onay alıyoruz, tedaviyi anlatıyoruz. Daha sonra hasta bunu kabul ettiği zaman yurt dışından ilacı gelmesi için ilaç raporunu çıkarıyoruz. Eczaneden bu ilaç rapor ve reçetesi ile başvurarak kendi adresine ilacın temin edilmesini sağlıyor. İlaç geldiğinde bizlere haber veriyor. Bu arada başhekimliğimizin de onay verdiği ve bilgisi dahilinde olan ilacın aynı zamanda bir hemşirelik hizmeti de bulunuyor. Bu esnada hastaya 7 gün 24 saat ulaşabileceği bir hemşire de beraberinde atanıyor. Daha sonra hastanın ilacı gelince yatış yapıyoruz, anestezi hazırlıklarını gerçekleştiriyoruz. Genel cerrahi bölümünden bir doktor ince bağırsağın ’Jejunum’ denilen bölümüne endoskopla hafif hastayı sakinleştirerek bu ince bir tüpü takıyor. Daha sonra da yurt dışından gelen cihazı biz buraya bağlıyoruz. Adeta buz aküleri gibi küçük kaset jelleri hasta bittikçe kendisi yeniliyor ve ağızdan artık hiç tedavi almıyor. Yemesini, içmesini etkilemiyor, herhangi bir bağırsak problemi yapmıyor. Günlük hayatından hiçbir şey kaybetmiyor ama hayatındaki büyük bir ilaç yükü ortadan kalkıyor. Aynı zamanda ilacı doğrudan emildiği yere verdiğimiz için ilacın vücuda geçişi artıyor ve hastalar büyük oranda rahatlıyor” şeklinde konuştu.



"Tedavi uyguladığımız 4 hasta da çok memnun"


Bucak Devlet Hastanesi’nde bu tedavinin uygulandığı 4 hastanın da memnun olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Köse, "Levodopa Karbidopa İntestinal Jel tedavisi Türkiye genelinde her merkezde uygulanmıyor. Şu ana kadar bizim dört tane hastamız oldu. Çok şükür herhangi birinde sıkıntımız yok şimdilik. Burdur’da da Bucak‘a ilk kez bu tedaviyi getirmiş olduk. Hastalar çok mutlu çünkü anlık yanıt alabildiğimiz bir tedavi. Hasta ilaç altındayken yerinden bile kalkamazken, yürüyemezken tüpü takıldıktan sonra illaki bir miktar ağrısı oluyor. Ağrının geçmesinin ardından ortalama cihaz takıldıktan 1 saat sonra ilaç vermeye başlıyoruz. Yavaş yavaş dozunu arttırdığımızda hasta rahatlıkla yürüyor, ses tonu, yüz ifadesi, hatta duruşu bile değişiyor. Parkinson hastalığı dışında da titreme ile seyreden hastalıklar var, ailevi titremeler var bunların Parkinson olma riski topluma göre bir miktar daha yüksek oluyor. Özellikle genç yaştaki hastalar titremenin sebepleri konusunda iyice tetkik edilmesi gerekiyor. Ya da Parkinson’un artıları dediğimiz Parkinson Plus dediğimiz tedavi olarak bir tık daha zayıf olan ama hastayı kısmen ilaçlarla en azından düşünmelerini, unutkanlığını, hayal görmelerini engelleyebileceğimiz hastalık çeşitleri de var” ifadesinde bulundu.



"Önceden konuşamıyordum, tedavi sonrası düzeldi"


Bucak Devlet Hastanesi’nde Levodopa Karbidopa İntestinal Jel tedavisi olan Aziz İzgi, “Bu tedaviye ben 9 Mart tarihinde başladım. O günden bugüne konuşmam, oturuşum, yürüyüşüm, elimin titremesi kısmen de olsa düzeldi. Göz kapaklarım kapalıydı hatta göz kapağı kaldırma ameliyatı dahi düşündüm. Bu tedavi uygulandıktan kısa bir süre sonra o da düzeldi. Şu anda çok memnunum. Geçtiğimiz günlerde ufak tefek aksaklıklar oldu ama doktor hanıma geldim gerekli ayarlamaları yaptı ve düzeldi. Şimdi sıkıntım yok çok şükür. Konuşmam yüzde yüz olmasa da yüzde elliden fazla düzeldi diyebilirim. Tedaviden önce durarak konuşuyordum sanki bir şey seçiyormuş gibi. Şimdi ise tedavi ile birlikte rahatladım” dedi.



Parkinson’un Levodopa Karbidopa İntestinal Jel tedavi yönteminden başarılı sonuçlar elde edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya BBP Genel Başkanı Destici: "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da yargılanmalıdır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Donald Trump’ı sert sözlerle eleştirerek, "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için yargılanmalıdır. Yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz" dedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Erenler ilçesinde bulunan bir düğün salonunda yapılan iftar sonrasında açıklamalarda bulunan Destici, İsrail-İran arasındaki savaş hakkında açıklamalarda bulundu. Destici, "İran nefsi müdafaa yaparak kendisini ve ülkesini, milletini savunmaktadır. Biz Amerikan saldırganlığını da İsrail saldırganlığını da kınıyor ve lanetliyoruz. Bombalarla tam 168 kız çocuğunu parça parça ederek öldürdüler. 8 tane Amerika’da ya da İsrail’de olsaydı acaba İslam dünyasına karşı, Türkiye’ye karşı nasıl bir tavır içinde olurlardı. İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için mutlaka yargılanmalıdır. Bunlar yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz. Onun için Birleşmiş Milletlerde korkup sinmeyecek, genel sekreter cesaretli değilse bırakacak, dünya barışını savunacak, kim haksızlık yapıyorsa onun karşısında duracak ama bugün maalesef böyle şeyler yok" dedi. "Bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz" Destici, "Biz kardeş İran halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ama uyarılarımız da var. Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde 4 dron saldırısı gerçekleştirilmiştir ve haklı olarak Azerbaycan buna tepki göstermiştir. İran, şayet bu dronları kendisi atmadıysa bunu ispatını yapmalıdır. Azerbaycan’da düşen dronların menşeini açıklamalıdır. Biz elbette Azerbaycan’ın yanındayız, tarafımız net ama İran’da bir Müslüman ülkedir, oradakiler de kardeşlerimizdir. Türkiye şu ana kadar sağ duyu sahibi olarak ABD ve İsrail saldırılarını kınamıştır ama ortamı germekten uzak durmuştur ve meselenin barışçıl yollardan anlaşmayla ateşkes edilerek sağlanması için büyük bir gayret göstermektedir. Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız, her gün onlarca devlet adamlarıyla görüşmektedir. Türkiye’nin gayesi bölgenin istikrarıdır ve Türkiye bölgede savaş istememektedir. Biz esasen bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz. İsrail gitmeden de bu bölgenin huzura ermesi mümkün değildir" diye konuştu.
Kayseri MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Kocasinan İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Özdemir, "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" dedi. Kentte bulunan bir düğün salonunda düzenlenen iftar programına MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Halit Yağmur ve partililer katıldı. İftarın açılmasının ardından bir konuşma yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Amerika Birleşik Devletleri’nin yine İsrail ile beraber sınır komşumuz olan İran’a yönelik kabul edilemez ve hukuk dışı eylemleri münasebetiyle bugün sadece Ortadoğu dünyası, Ortadoğu bölgesi değil bütün İslam dünyası, bütün İslam alemi ne yazık ki buruk bir Ramazan’ı daha geçirmek durumunda kalıyor. Bu eylemlerin böyle devam devam ederse, Ortadoğu’yu sadece bölgesel anlamda kalmayıp, bütün dünyayı birbirine tetikleyen diğer eylemler ve gelişmeler sebebiyle yeni bir savaş dalgasının içerisine almasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmek isteriz. Buna ne derseniz deyin, isterseniz ‘küresel bir savaş’ deyin, isterseniz 3. Dünya Savaşı’ deyin, fakat ne yazık ki insanlık bu şer odaklarının eliyle gerçekleşen hukuk dışı ve hukuk tanımaz eylemler münasebetiyle böylesi bir iklime sürüklenmeye başlamıştır. Hatta savaş şartları artık hasıl olmaya koyulmuştur. Bakınız bugün sadece Ortadoğu’da 8 ülke arasında askeri çatışmalar vuku bulmuştur. Kuzeyimizdeki Ukrayna’yı hemen Asya’da Pakistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan’ı da dahil ettiğimizde ve diğer iç gerginlikleri de hesaba kattığımızda bütün dünya ne yazık ki bu savaş ikliminin içerisine girmiştir. Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan çatışma ve savaş sayısının bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, hamdolsun Milliyetçi Hareket Partisi’nin kutlu liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde biz Türkiye’nin bu ateş deryasının bünyemize sıçramasından uzak tutulduk. Aynı zamanda uzak kalmakla beraber de kendi gücümüzü geçmişe göre aradan geçen yıllar boyunca da giderek, pekiştirerek daha da yüksek bir noktaya taşımış olduk. Şimdi yeni bir dönemin daha içerisindeyiz. Hazırlığını yaptığımız ne varsa bu dönem milletimizi huzur içerisinde, güvenlik içerisinde, barış iklimi içerisinde ve esenlik içerisinde tutabilmektir" dedi. "Bir ülke ne kadar ayrışırsa, o ülkeye dışarıdan yapılan müdahalelerle rahat sonuç alınabilir" Milli birlik ve beraberliğin önemine değinen Özdemir, "Güvenlik olmazsa, milli birlik beraberlik olmazsa, küresel emperyalist hesaplarla beraber siyonist hesaplar sizi kuşatırsa ve sizde bu kuşatma karşısında gereken irade ve kudretini gösteremezseniz, neye yarar sizin zenginliğiniz, neye yarar sizin varlığınız? Bütün çaba ve gayretlerin sadece İslam alemini etnik ve mezhep temelli ayrımcılığa tabi tutmak bunun ardından da yine İslam ülkelerini etnik ve mezhep temelli ayrıştırıp, buralarda siyasi otoritenin ve siyasi iradenin gücünü zayıflatıp, çökmüş devletler oluşturmak suretiyle İsrail’e alan açmak ve İsrail’in sözde Arz-ı Mev’ud hedefleri için topraklarını genişletme çabasına hizmet etme anlayışında bulunan küresel çabaların var olduğu malumdur. Bu çaba ve gayretlerin ana eksende şekillendiği konu başlıkları mutlak suretle ayrılma ve ayrışmadır. Çünkü bir millet ve bir devlet kendi bünyesinde ne kadar ayrılır ve ayrışırsa o ülkeye dışarıdan yapılacak müdahalelerden daha rahat sonuç alınabilir, daha rahat yol alınabilir anlayışı hakimdir. Bakın bunun son örneğini bizler İran’da gördük. Öncelikle İran’da geride bıraktığımız yer yaz aylarında süren 12 günlük savaşta öncelikle İran’ın bazı askeri kapasitelerini yok edilmek istendi. Peşi sıra hemen İran’da bir ekonomik kriz tetiklenmeye çalışıldı. Çok yüksek devalüasyon oranlarına ulaşıldı. Hemen ardından toplumu da dışarıdan kışkırtmak suretiyle İranlıları kendi devletleriyle savaşır hale getirip orada bir iç savaşı çıkarmanın yolları arandı. Hemen peşi sıra dışarıdan geçmiş yıllarda, geçmiş dönemlerde İran’da hükümette bulunan bir isim oldu, piyasaya sürüldü ve rejim değişikliği noktasında da yine hem siyonist hem de emperyalist hesaplara hız verildiği bütün dünya kamuoyuna açıkça yansıtıldı. Bunun akabinde ise sözde müzakereler ve diplomatik temaslar İran’la yürütüldü. İran’ın kabul edemeyeceği egemenlik alanına giren bazı şartlarda öne sürülmek suretiyle işte bugünlerde gördüğümüz gibi dışarıdan komşumuza yönelik bir askeri müdahalenin yolları da açılmış oldu. Türkiye açısından yaşanan bu gelişmeleri kabul etmemiz mümkün değildir" ifadelerini kullandı. "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğü korunmalı" İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çizen Özdemir, "İran’ın uzun yıllardan bu yana komşumuz olduğu ve kader birlikteliği yaptığımız bir devlet olduğu gerçeğinden hareketle toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğinin bizler Milliyetçi Halk Partisi olarak altını çiziyoruz. Kimse farklı tezgahlar ve kurgularla bilhassa İran’da bulunan İranlı Türk kökenli kardeşlerimizi kışkırtmak suretiyle yol alabileceklerini zannetmesinler. Çünkü bölgede yaşanan ve yaşanması istenen senaryoların ne olduğunu Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok değerli kadroları ve Genel Başkanımızın izinde de bu anlayışa sahip olan tüm Türk evlatları evvelden itibaren bu çabaları sevmiş, anlamış ve tavrını da ona göre koymuştur" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır" Terörsüz Türkiye’nin, milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabası olduğunu belirten Özdemir, "İşte bu şartlar altında Türkiye’nin mutlak suretle Suriye’de de iç huzur ve barış iklimine kavuşmuşken, bölgede terör örgütleri eliyle mesafe almaya kalkışıp, İsrail’in amaçlarına hizmet edecek eylemlerin önüne geçebilmek maksadıyla yine Sayın Genel Başkanımız 22 Ekim 2024 tarihinde bir çağrı yapmış ve bu çağrıyla beraber artık ülkemizde ve bölgemizde ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge hedefi de buna dayalı çalışmalar ve çabalarla hız kazanmış ve yol almıştır. İşte o günlerde bizim bu kutlu milli birlik ve beraberliğimizi tesis eden milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek hedefleyen, bu çağrı ve anlayışımıza sözde eleştiri getirenlerin bugünlerde ne derece de büyük bir utanç yaşadıklarını da eminim hep birlikte görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır. ‘Terörsüz Türkiye’ emperyalist ve siyonist hesapların vasat bulduğu ve kanlı senaryolara düştüğü böylesi bir eylemde hem kendi vatandaşımızı hem de ‘ben kaderimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile beraber görüyorum’ diyen, bütün Orta Doğu insanlarını huzur, refah ve barış iklimi içerisinde yaşatma hedefidir. Biz bu gayreti sergilerken, hasım ve düşman odakların yine aynı dönemde bir yandan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi bir yandan da Türkiye’yi hedef aldığını hep birlikte görüyoruz. Ne yapsalar beyhude" diye konuştu.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Trump’ın kurduğu düzen, yeni dünya düzeni olamaz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Trump’ın kurduğu yeni düzen, yeni dünya düzeni olamaz. Bu düzene sonuna kadar itiraz ediyoruz" dedi. Ankara’da Gölbaşı Belediyesi’nin ev sahipliğinde iftar programı düzenlendi. Programa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı katıldı. Özel, Gölbaşı’na her geldiğinde daha iyiye gittiğini söyleyerek, "Ankara’nın parlayan bir yıldızına dönüşmüş olan bu güzel ilçemizde eşsiz sevgi çiçeği de yetişiyor. Yanı başımızda Müslüman kardeşlerimiz, komşumuz İran’da siyonist bir İsrail ve emperyalist Amerika’nın hesap kitap yapmadan, kimseye danışmadan, uyarmadan giriştikleri saldırılar sonucunda kan akıyor. Böyle bir günde Gölbaşı’nın eşsiz sevgi çiçeğinin yetiştiği bu topraklardan mübarek Ramazan gününde bir kez daha savaşın durmasını dileyelim, barış dileyelim. Tüm dünyadaki çocuklar için huzur dileyelim. 160 kız öğrencinin katledildiği o saldırıyı bir kez daha kınayalım. En kısa sürede barışın sağlanmasını dileyelim" diye konuştu. "Filistin’in olmadığı yere İsrail’i oturttular" Trump’ın Gazze merakı olduğunu söyleyen Özel, "‘Gazze’yi gördüm. Orada Filistinlilerin ne işi var?’ diyor. ‘Onları etraftaki beş Müslüman ülkeye süpürelim, oraya oteller, casinolar, kumarhaneler dikelim. Sahil de güzel, denizinde de petrol var. Gazze’yi istiyorum’ diyor. Şimdi bu Trump kalkmış bir heyet kurmuş, dünyanın aklı başında liderleri uzak durmuş. Maalesef bizimkiler o heyete, Gazze Barış Masası’na güya adı barış, Gazze’yi yağmalama masasına oturdular. Dedik ki ‘Niye oturdunuz? Filistin yok.’ Dediler ki ‘İsrail de yok. İki taraf olmayacak, biz böyle yapacağız.’ Tam toplantıya iki gün kala İsrail’i, Netanyahu’yu kabul ettiler ve Filistin’in olmadığı yere İsrail’i oturttular. Böyle olunca o kumarhanelerin, otellerin dikileceği planlarını ortaya çıkardılar ve bunu Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığında yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "Trump’ın kurduğu düzen, yeni dünya düzeni olamaz" İran’daki savaşta Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) rejim değiştirmeye çalıştırdığını aktaran Özel, "Biz, İran’ın daha demokratik olmasını, kadın haklarına saygılı bir rejimin oluşmasını, insan hakkı ihlallerinin olmamasını isteriz ama bunların hepsini İran’dan, İranlıların kararıyla ve kendi iç meseleleri olarak halletmelerini, ülkelerini demokratikleştirmelerini isteriz. İran’a füzelerle, İran’a katliam dalışlarıyla, vuruşlarıyla yapılan saldırıları, ülke Venezuela olsa da İran olsa da ülkenin yönetim kadrolarına yapılan suikastleri ya da evine girip oradan kaçırma şeklindeki işleri dünyanın hiçbir yerinde doğru bulmuyoruz. Trump’ın kurduğu yeni düzen, yeni dünya düzeni olamaz. Bu düzene sonuna kadar itiraz ediyoruz" açıklamasında bulundu. Özel, "Ordumuzun, deniz kuvvetlerinin, Kuzey Kıbrıs’a hızla intikali ve orada her türlü tedbiri almasını fevkalade önemseriz. Aklımız Kıbrıs’tadır, Filistin’dedir, İran’daki Müslümanların yanındadır" dedi. "Hem kamuya olan borçlarımızı ödedik" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ise, "Hem kamuya hem de esnafa aynı zamanda bankalara çok ciddi bir borç vardı. Personeline maaşını kredi vererek ancak verebiliyordu. Bir çok esnaf belediye bizden alışveriş yapmasın diye adeta dua ediyordu, imtina ediyordu. Mazotunu alamayan, arabasına adeta parça bulamayan sıkıntılı bir belediye devraldık. Ama biz bundan yılmayacağımızı ortaya koymuştuk göreve talip olmakla beraber. Onun için hiç yılmadık ve dedik ki o günlerde inşallah 2025 sonunda bütçeye ulaşacağız. Rabbim bizi mahcup etmedi geldiğimiz bugün itibariyle. Hem kamuya olan borçlarımızı ödedik. Hem piyasaya esnafa olan borçlarımızı ödedik. Gölbaşı’na mal satmaktan kaçınan insanlar esnaf bugün Gölbaşı Belediyesi’ne mal satmak, Gölbaşı Belediyesi’ne hizmet vermek için birbiriyle yaraşıyor" diye konuştu.