ASAYİŞ - 29 Mayıs 2025 Perşembe 11:41

Restoranda görüp kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi

A
A
A
Restoranda görüp kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi

Burdur’da bir restoranda karşılaştığı husumetlisini silahla vurarak öldüren Ramazan Uçar,’ın yargılanmasına başlandı. Olay anının restorandaki güvenlik kamerası tarafından da saniye saniye kaydedildiği cinayetle ilgili zanlı ilk duruşmasında verdiği ifadede, öldürdüğü Hüseyin Mete’nin kendisinden uzun süredir haraç istediğini, tehdit ve baskı altında kaldığını öne sürdü. Hayatını kaybeden Mete’nin ailesi ise olayın bir plan dahilinde gerçekleştiğini belirterek en ağır cezayı talep etti.


Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42), aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı.


İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Soruşturma kapsamında hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Ramazan Uçar’ın yargılandığı ilk duruşma Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken maktulün annesi Sevilay Mete, babası Nihat Mete, kız kardeşi Nilgün Mete ve taraf avukatları hazır bulundu.


"Silahımı çaldı, para istedi, tehdit etti"


Ramazan Uçar mahkemedeki savunmasında Hüseyin Mete ile daha önceden ne samimiyetinin ne de husumetinin olduğunu belirterek Olaydan yaklaşık bir hafta önce arkadaşlarıyla birlikte gittikleri mekânda Hüseyin ile tanıştığını, herhangi bir sorun yaşanmadığını aktardı. Ancak sonrasında bir süre sonra Hüseyin ve Ömür’ün ortadan kaybolduğunu kendilerini yarım saat kadar bekledikten sonra sinirlenip mekandan çıktığını bu sıra da Ömür ve Hüseyin’in arabayla gelerek kendisini almak istediklerini ancak sinirli olduğu için binmediğini, silahını da mekana girerken arabada bıraktığı için orada kaldığını ve Mete’nin silahı çaldığını öğrendiğini belirtti. Uçar, Hüseyin Mete’nin kendisinden 15 bin, sonra 50 bin, ardından 60 bin TL haraç istediğini, sürekli arayıp ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu ileri sürdü "Kendi silahının mermisini yersin, eşinin çalıştığı yeri biliyorum" gibi sözlerle kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia etti.


Mete’nin kendisini geceleri sürekli arayarak 60 bin TL istediğini de söyleyen Uçar; "Ruhsatlı silahımı aldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmaya giderken Hüseyin Ömür’ü aradı, silahı geri vereceğini söyledi. Ancak köye döndüğümüzde Hüseyin bizi tehdit etti, "Buradan sağ çıkamazsınız" dedi. Ömür korktu, ağladı. Parayı vereceğimize söz verince bıraktı. Ömür, devlet memuru olduğu için Parayı verip kurtulacağız" dedi. Bankadan para çekip Hüseyin’e verdik. Tanımadığımız biri silahı getirdi. Hüseyin, ‘Ömür cezasını çekti, sıra sende, 50 bin TL vereceksin’ dedi. Ben köyde kahvehane işletiyorum, o günkü bin 200 TL hasılatımı da aldı. Sonra benden haftalık 2 bin TL ceza parası alacağını söyledi ve silahı bana verdi." dedi.


"Olay günü panikledim, ateş ettim"


Olay günü yaşananları da anlatan Uçar, "Sanayide alkol aldıktan sonra olayın yaşandığı mekana gittim. Hüseyin Mete daha önce sürekli beni arayarak para soruyordu, bıktığım için engelledim. Mekâna girdiğimde içeride kimse yoktu, tedirgindim. Hesabı ödeyip kalkmayı düşünüyordum. İkinci bardağımı içerken Hüseyin geldi, önce girişte bir masaya oturdu, sonra yanıma geçti. Bana selam verdi, ben almadım. "Neden selamımı almadın? Beni engellemişsin, seni bulamayacağımı sandın, attığın her adımdan haberim var" dedi. Ona kızgındım, muhatap olmadım. "Burada yiyip içeceğim, hesabı sen ödeyeceksin, silahına mı güveniyorsun? Yoksa evde bana sıkardın" dedi. Çok sinirlendim ve silahı belime dayadım ama sonra vazgeçtim. Hüseyin silahı fark ederek "Kameraya dua et, hesabını dışarıda keseceğim" dedi. Bu tehditler ve küfürler yüzünden psikolojim bozuldu. Sonra bir el ateş ettim. Hüseyin üzerime gelince panikledim, korktum. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Mekândan çıktım, kaçmayı düşündüm. Silahı ağacın altına gömdüm. Daha sonra polise teslim oldum ve silahın yerini gösterdim. Benden önce haraç istememişti. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Takdir mahkemenindir. sözlerini sarf etti.


Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete ise, Ramazan olayın öncesinde etrafındakilere mekanda Hüseyin’i öldüreceğini anlatmış. Sanığın bu olayı tasarlayarak gerçekleştirdiğini düşünüyorum. En üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi.


Hüseyin Mete’nin annesi Sevilay Mete, ise "Silah olayını duyduğumda oğluma çok kızdım. ‘Bana yanlış yaptılar’ dedi. Silahı sahiplenmek için almadığını, Ramazan’ın mekan sahibini vurmayı düşündüğünü o yüzden aldığını, para istemediğini söyledi. Sanık bu olayı tasarlayarak yapmıştır." diyerek en üst cezayı almasını talep etti.


Hüseyin Mete’nin kız kardeşi Nilgün Mete ise "Abim bana telefonda olayları anlatmıştı. Ramazan mekanlarda abimin adını kullanıp yiyip, içip, borç yapmış. Abim bu konuyu konuşurken aralarında arbede çıkmış. Ramazan’ın ondan sonra mekan sahibi ile arasında husumet olmuş. Ramazan mekan sahibinden özür dilemiş ama mekan sahibi kabul etmemiş. Sonra Ramazan arabadan silahı istemiş. O sırada çıkan arbedede abim silahı almış. "Silah taşımayı öğrendiğinde silahı benden alırsın" demiş. Abim para istememiş. Ramazan silahı geri alabilmek içim abime 10 bin lira para teklif etmiş. Abim Ramazan’ın mekanlarda kendisini sorduğunu, aradığını söylemişti. Sanık bu olayı tasarlayarak gerçekleştirmiştir. En yüksek şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum." ifadesinde bulundu.


Tanıkların dinlenmesinin ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


(SK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uşak Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan 28 şüpheli İstanbul’a getirildi Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında başlatılan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında olduğu 28 şüpheli İstanbul’a getirildi. Zanlılar, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisine ifade verecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediyesi’ne yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. İlk operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya ile belediye personeli Cihan Aras ve Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi içinde olduğu S.A.’nın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Yalım da dahil 9 kişi tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan yeni itiraflar, deliller ve belgeler doğrultusunda haklarında yakalama kararı verilen 29 şüpheli için bu sabah ikinci dalga operasyon başlatılmıştı. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Uşak ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı baskınlarda CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında bulunduğu 28 şüpheliyi gözaltına almıştı. İstanbul’da gözaltına alınan 1 kişi haricinde Uşak ve İzmir’de gözaltına alınan şüpheliler, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. İlk olarak hastanede sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, soruşturmada firar durumdaki 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Çarpıcı detaylara ulaşıldı Öte yandan "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Savcılıkça yürütülen soruşturma dosyasındaki öne çıkan iddialar arasında, Uşak’taki gece kulüpleri ve eğlence mekanlarının haraca bağlandığı ve rüşvet çarkına dahil edildiği ileri sürüldü. İşletme saatlerinin gece yarısından itibaren 5 saat uzatılması karşılığında mekan sahiplerinden haftalık 500 bin lira civarında rüşvet alındığı iddia edilirken, ilk tespitler doğrultusunda 20’ye yakın bar ve gazino tarzı eğlence merkezinin söz konusu sistem içerisinde yer aldıkları öne sürüldü. Bu kapsamda "rüşvet" verdikleri iddia edilerek haklarında başlatılan soruşturmada adı geçen mekan sahipleri arasında Gelecek Partisi eski Merkez İlçe Başkanı F.C., F.A., G.A., U.D., T.E., S.T., K.C., İ.Y., C.A., R.A., M.A., M.A., G.D., R.K., A.A., A.A., A.Y., A.C.’nin yer aldığı öğrenildi. Belediyedeki üst kademe eğlenmiş, faturayı Uşak Belediyesi ödemiş Soruşturma dosyasında yer alan iddialar arasında, belediyedeki üst kademedeki yöneticilerin misafirlerini Uşak’ta faaliyet gösteren bu eğlence merkezlerine götürerek, yaptıkları yüksek tutarlı harcamaların faturalarını "temsil" ve "misafir ağırlama gideri" olarak gösterip, Uşak Belediyesi’ne kestirdikleri iddia edildi. Devam eden soruşturma kapsamında kamu kaynaklarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin somut delillere ulaşıldığı vurgulanıyor.