ÇEVRE - 04 Temmuz 2025 Cuma 14:34

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Gizligider: "Türkiye’de ortaya çıkan yangınların yüzde 83’ü insan kaynaklı"

A
A
A
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Gizligider: "Türkiye’de ortaya çıkan yangınların yüzde 83’ü insan kaynaklı"

Burdur’da TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu Çalıştayı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Türkiye’de zirai don olaylarında 64 ilde 16 farklı meyvenin zarar gördüğünü açıklarken, zarar eden üreticilere TARSİM ödemelerinin başladığını söyledi. Türkiye’de son bir haftada 624 orman yangını çıktığını da açıklayan Gizligider bu yangınların yüzde 83’ünün insan kaynaklı olduğunu bildirdi.


Burdur’da TBMM Zirai Don Olayını Araştırma Komisyonu Çalıştayı düzenlendi. Çalıştay’da açılış konuşmalarını Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Isparta Valisi Abdullah Erin ve Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Burdur Milletvekilleri İzzet Akbulut, Mustafa Korkmaz, Komisyon Başkanı Milletvekili Adem Korkmaz gerçekleştirdi.


Nisan ayındaki zirai don felaketinde yaşanılanları anlatan Bakan Yardımcısı Gizli Gider, "Biz o gece sabah 05.00’a kadar Bakanımız İbrahim Yumaklı, dört bakan yardımcısı genel müdürlerimiz, illerde il müdürlerimiz ve hasılı bütün bakanlık heyeti ve valilerimiz olağanüstü bir gece yaşadık. Yakın tarihte görülmeyen bir uzunlukta süre itibariyle ve derece itibariyle de eksi 17’lere kadar ulaşan gerçekten bir afet gecesiydi. İki gün öncesinden alınan haber doğrultusunda Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzden ve yerelden alınan farklı haberler doğrultusunda 50 bini aşkın SMS ile kahvehanelerden çiftçilerimizin adeta kollarından çekerek tarlalarına, bahçelerine götürerek tedbir almaya çabaladığı bir süreç. Aslında önemli şekilde tedbirler de alınmıştı. Ama gerçekten daha önce yaşanmayan ve 8 saat geçen, şiddeti artarak eksi 17’leri bulan bir gecenin ardından biz hemen öğle saatlerinde tekrar toplandık. Ne yapacağımızın adını koymaya çalıştık. Hakikaten ortak bir acı, siyaset üstü bir acı. Ve bu acının bu yaranın nasıl sarılacağına ilişkin bir yol haritası çizdik. Hemen ardından Gazi meclisimizde ortak bir önergeyle bu komisyon kuruldu. Komisyon şu anda sadece yaşadığımız, afetin yaralarının nasıl sarılacağını söyleyecek bize" dedi.



"Zirai donun yanında kuraklıkla da savaşıyoruz"


Ülkemizin zirai donun yanı sıra kuraklıkla da boğuştuğunu ifade eden Bakan Yardımcısı Gizligider, "Komisyonumuzun çalışmalarının ardından ortaya koydukları sonuçlar doğrultusunda hem fakültelerimiz hem de bizzat çiftçilerimizle, üreticilerimizle birlikte ortaya koyacaklarımızla yol alacağız. Burada devletin iradesinin son derece net ve sarih olduğunun bilmenizi istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın biz de talimatı gerekeni neyse yapılacak. Burada bir kısıt, bir sınır söz konusu değil. Elbette kademeli olarak maddi kayıpların yerine konmasıyla ilgili belli şartlar olacaktır ama toplamda bu kavrama, bu yaşadıklarımıza ve bundan sonra yaşama ihtimalimize dair bakış açımızı ifade etmek istiyorum. Diğer taraftan elbette bugün zirai don hadisesini özelde konuşuyoruz ama bir başka tehdidi de yine bugünlerde yaşıyoruz. Onun adı da kuraklık. Ve her ikisini de aynı anda yaşıyoruz. Orta Anadolu’da tam bugünlerde kuraklık dolayısıyla ne kadar kaybımız var bununla ilgili tespitleri yapıyoruz. Hemen Kırşehir’den bir örnek vereyim. Bir ilçede Arpadaki kayıp oranımız yüzde yüz. Yani bu zamana kadar her ne yaptıysak bunların hepsi bir tarafı bırakacak, artık yeni bir sayfa açacağız. Çünkü açık söyleyeyim başka yolu da yok" ifadesinde bulundu.



"8 göl için eylem planı hazırlayacağız"


Çalıştayda iklim değişikliği nedeniyle kuraklıkla boğuşan göller hakkında da konuşan Bakan Yardımcısı Gizligider, "Hem Burdur’un bakış açısından hem de Burdur Gölü’nden örnekle ben devam edeyim. Aralık ayı itibariyle Ulusal Su Kurulumuzun aldığı kararlardan biri de içlerinde Burdur Gölü’nün de olduğu 8 gölümüz artık ölmek üzere. Peyderpey can çekişiyor. Bununla ilgili çalışmalarımızın ilkini Eğirdir Gölü’nde açıkladık. 21 milyar bütçeli beş yıllık bir eylem planı hazırladık. Ve bunların tamamı kademe kademe günbegün ne yapılacağı şeklinde planlandı. Buradan da Burdurlular ile de paylaşmış olalım. Burdur Gölü de de aynı eylem planıyla Allah’ın izniyle elimizden geleni kadarıyla kurtarılacak ve bu konuda tarım olma bakanlığımız son derece kararlı" dedi.



"7 günde çıkan yangın sayısı 624"


Ülkemizde meydana gelen orman yangınlarına da değinen Gizligider, "Yangınlarda son 7 gün içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde gerçekleşen yangın sayısı 624. Medyaya bir şekilde yansıyanlar üç beş tane ama 624 adet orman yangınıyla boğuştuk. Ve bunun 621’ini dün gece itibariyle kontrol altına aldık. Son üç tanesi de yaklaşık bir saat önce aldığımız hayırlı haberle inşallah kısmen kontrol altına aldık. Türkiye’de ortaya çıkan yangınların yüzde 83’ü insan kaynaklı. Yani bu afete yüzde 83 olarak biz sebep oluyoruz. Çok ilginç sebepler var. Bunlardan birini paylaşayım. Gerçekten bir şekilde piknik yapmış ailenin ortaya bıraktığı cam kırıklarından meydana gelen hiç hayal edemeyeceğiniz büyüklükte yangın var. Yangın ile mücadelede gönüllü sayımızda günbegün artıyor. 133 bin gönüllümüz var ve biz bunlara eğitim veriyoruz. Gerçekten tam da bugünlerde onlar da aramızda. AFAD bir yanda, askerimiz jandarmamız bir tarafta. Belediyelerimizle de bir taraftan yangınla mücadeledeyiz. Ama keşke milyarlarımızı bu mücadeleye harcamasaydık da çiftçimize, üreticimize harcasaydık" ifadesini kullandı.


Konuşmalarının sonunda zirai don felaketinde 16 farklı meyve türünün bu afetten etkilendiğini açıklayan Gizligider, "Çok kapsamlı bir çalışma yapıldı. 24’ü yoğun olmak üzere 65 vilayet etkilendi. Ve bir yere gelindi. Yavaş yavaş TARSİM ödemeleri başladı" dedi.


Çalıştayın ardından sektör toplantısına katılan Gizligider’in Burdur programı bir dizi ziyaret sonrasında son bulacak.



Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Gizligider: "Türkiye’de ortaya çıkan yangınların yüzde 83’ü insan kaynaklı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uşak’ta yürütülen soruşturmada yeni detaylar Uşak’ta yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen 52 dijital materyal üzerinde yapılan adli bilişim incelemesinde çeşitli bulgulara ulaşıldı. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın işletmelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından adli bilişim incelemeleri tamamlandı. Uşak’ta yürütülen soruşturma kapsamında, belediye başkanına ait işletmelerden elde edilen dijital materyallere ilişkin adli bilişim incelemesinde bulgulara ulaşıldı. Edinilen bilgilere göre, soruşturma dosyasına giren ön inceleme raporunda hem dijital içeriklere hem de personel kayıtlarına ilişkin detaylar yer aldı. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, farklı adreslerde gerçekleştirilen işlemler sonucunda toplam 52 adet dijital materyale el konuldu. Adli bilişim uzmanlarınca ‘Magnet Axiom Examine’ programı kullanılarak yapılan incelemelerde, cihazlardaki aktif ve silinmiş veriler analiz edildi. İşletmede kullanılan dizüstü bilgisayarda yapılan incelemede, silinmiş alanlar dahil olmak üzere toplam 254 adet müstehcen görsel tespit edildi. Söz konusu içeriklerin bir kısmının internet kaynaklı olduğu, bir kısmının ise detaylı incelemeye alındığı belirtildi. Öte yandan, bir otele ait muhasebe bilgisayarında yapılan incelemede ise, başında havlu bulunan bir kadına ait olduğu değerlendirilen ve otel odasında çekildiği düşünülen görüntünün, internetten indirilen içeriklerden farklı özellikler taşıdığı ifade edildi. Görüntünün kaynağına ilişkin teknik incelemenin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında SGK ve personel kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde de dikkat çeken tespitlere ulaşıldı. Yalım’a ait 4 işletmede çalışan 13 personelin, aslında Uşak Belediyesi kadrosunda göründüğü belirlendi. Bu kapsamda, söz konusu kişilerin maaş ödemeleri ile fiili çalışma yerlerine ilişkin kayıtların karşılaştırıldığı, bazı dönemlerde aynı kişilerin hem belediye hem de farklı işletmeler üzerinden sigortalı gösterildiklerine yönelik bulguların incelendiği ifade edildi. Soruşturma kapsamında el konulan dijital materyaller arasında yer alan 3 adet hard diskin arızalı olduğu tespit edildi. Bu cihazların veri kurtarma işlemleri için kriminal incelemeye gönderildiği öğrenildi. Ayrıca, yüksek kapasiteli 3 ayrı güvenlik kamerası kayıt cihazına ait verilerin de imaj alma ve çözümleme işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dijital materyaller, teknik raporlar, tanık beyanları ve mali kayıtlar birlikte değerlendiriliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği ve ilerleyen süreçte yeni gelişmelerin yaşanabileceği bekleniyor.
Ankara Gülistan Doku soruşturmasında Sonel’in ifadesi ortaya çıktı Kayıp Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, şüpheli Mustafa Türkay Sonel’in ifadesindeki çelişkili beyanlar ve teknik veriler arasındaki farklar dikkat çekti. Kendisinden 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma dosyasında, şüpheli sıfatıyla ifade veren dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in jandarma ifadesi ortaya çıktı. İfadede yer alan çelişkiler, teknik veriler ve tanık beyanlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Daraltılmış baz kayıtlarının Sonel’i iddiaların merkezindeki Gençlik Merkezi’nde gösterdiği belirtilirken, Sonel ifadesinde şu sözleri kullandı: "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" İfade tutanaklarında Sonel’in yakın çevresine yönelik beyanları da yer aldı. İstanbul’da ziyaret edecek kadar yakın olduğu lise arkadaşları Umut Altaş ve Ekincan Kılıç’ı, ifadesinde uyuşturucu kullanan isimler olarak anlattı. Arkadaşlarının uyuşturucu aparatlarını attıkları yerleri bilecek kadar çevreye hakim olan Sonel, aynı kişilerle yakın ilişki içinde olduğunu belirtmesine rağmen kendisini bu tablonun dışında konumlandırması, dosyada dikkat çeken bir diğer unsur olarak yer aldı. Sonel, Gülistan Doku’nun ailesine ilişkin olarak, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" ifadelerini kullanan Sonel’in, kendi durumuna ilişkin ise, "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Soruşturma dosyasında yer alan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına göre, 06 SNL 10 plakalı araçla ilgili hareketlilik tespit edildi. Kayıtlara ilişkin sorulara Sonel’in, "Hiçbir fikrim yok" şeklinde yanıt verdiği ifade tutanaklarına yansıdı. Dosyada, aracın Tunceli’den çıkış kaydı olmadan Elazığ istikametinden yeniden giriş yaptığına yönelik bulguların yer aldığı, bu durumun da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, teknik veriler ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Sevk yazısında, daraltılmış baz kayıtlarının şüphelinin olay saatinde ilgili bölgede bulunduğunu gösterdiği, bu durumun diğer şüphelilerle birlikte aynı noktada bulunma ihtimaliyle desteklendiği aktarıldı. Ayrıca dosyada, dijital materyaller ve bazı delillerle ilgili incelemelerin sürdüğü, sim kart ve veri hareketlerine ilişkin bulguların da değerlendirildiği kaydedildi. İfade tutanaklarında Sonel’in birçok soruya "hatırlamıyorum" şeklinde yanıt verdiği görüldü. Özellikle olay günü, görüşmeler ve araç hareketlerine ilişkin sorularda bu ifadenin tekrarlandığı, bunun da soruşturma kapsamında dikkate alındığı belirtildi. Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma dosyasında, teknik veriler, tanık ifadeleri ve şüpheli beyanlarının birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.