POLİTİKA - 12 Kasım 2024 Salı 13:59

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır"

A
A
A
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır"

Burdur’da konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin ve Lübnan’da soykırım yapan İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınması gerektiğini söyledi.


Burdur’da Beşinci Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri programı, TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleştirildi. Programda farklı alanlarda seçilen sanatçı, akademisyen ve sanayicilere ödül takdim edildi. Programda konuşan TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, "Soykırımı icra edenler sadece İsrail’in Netanyahu ve çetesi değildir diyerek, "Bu soykırıma yardımcı olanlar, destek olanlar, orduları ve siyasetleriyle, Birleşmiş Milletler (BM) dahil uluslararası alanda verdikleri destekleriyle bu soykırıma yardımcı olanlar dünkü emperyalistlerin bire bir aynısıdır" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, "Dün başka bir kılıkla, başka bir isimle geliyorlardı, bugün başka bir adla geliyorlar. Oyun hiç değişmiyor. Yine bu coğrafyada, mesela 1917’de Osmanlı, Filistin topraklarından çekilmek zorunda kaldığında, İngiliz’in yaptığı ilk şey Filistin topraklarında Yahudi yerleşimcilere yer açmaktır. Bugün de İsrail’e koşulsuz destek verenlerin bu coğrafyada yaptıkları en önemli şey İsrail’in toprak işgallerine seyirci kalmak, ona zemin hazırlamak ve ona destek olmaktır. Oyun hiç değişmiyor. Oyunu bozmak için de Allah’ın izniyle Türkiye olarak bütün irademizle ortadayız ve bu mücadeleyi sürdürmeye gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Geçmişte ne yapıyorlarsa şimdi de aynısını yapıyorlar"


"Geçmişte Osmanlı’nın Filistin’den çekilmesi için yapılan terörist yöntemlerin şu an da aynısını yapmaya çalışıyorlar" diyen Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Osmanlı Cihan Devleti Filistin topraklarından çekilmeden evvel başvurulan yöntemin, terör örgütlerinin kurulması olduğunu hatırlatarak, "Sonradan İsrail Devleti’nin kurulmasını sağlayan terör örgütlerinin yöntemleri de bunların arasındadır. Bugün de aynı yöntemle bire bir savaş meydanına çıkamadıkları milletlerin karşısına terör örgütleri vasıtasıyla, kahpece, kalleşçe ve arkadan saldırarak karşısına çıkıyorlar. Osmanlı Cihan Devleti içerisinde bu saydığım birkaç örnek bile terör örgütlerinin bugün ne işe yaradığını, kimler tarafından kurulduğunu, niçin desteklendiğini, niçin beslendiğini gösteren en önemli tarihsel örneklerden biridir. Bunlar Kürtleri çok sevdikleri için PKK/PYD’ye destek veriyor değiller. Bunlar birtakım unsurları çok sevdikleri için DEAŞ’a destek veriyor değiller. Bunlar yine Afrika’da Boko Haram’a destek verirken, bu örgütlerin mensupların sevdikleri için değil. Bu coğrafyadakilerin hiçbirini sevmedikleri için terör örgütlerine destek veriyorlar. Buna karşı uyanık olmak, aynı senaryonun ikincisine karşı Türkiye olarak, birlik, beraberlik içerisinde karşı çıkmak mecburiyetindeyiz” dedi.



"Filistin meselesi bizim milli meselemizdir"


Filistin meselesinin bizim "milli meselemiz" olduğunu söyleyen TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, "Gazze’de yaşananları hiçbir zaman uzakta bir yerde yaşananlar olarak görmüyoruz. Çünkü, Gazze’den gelen kahramanların, şehitlerin Çanakkale’de abidesinde ve oradaki mezarlıkta, Anadolu’nun insanı ile yan yana yattığını biliyoruz. Filistin meselesi bizim için milli bir meseledir. Dün neyse bugün de aynı şekilde bu coğrafyanın birleşmesi ve bütünleşmesinin önündeki en önemli meselenin Filistin üzerinden bölgenin tekrar dağıtılmaya çalışılması senaryosudur. Bu senaryoya karşı çıkıyoruz ve var gücümüzle mücadele ediyoruz. Filistin meselesini, Gazze’de yaşananları, bizim için bir milli mesele, insanlık için de çok büyük insanlık onuru etrafında birleşmemiz gereken bir mesele olarak görüyoruz. Her platformda, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, her uluslararası platformda Gazze’deki mazlum halkın taleplerini, onların sesi, soluğu olabilmek için gündeme getiriyoruz" diye konuştu.



"İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır"


Programda İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kurtulmuş, "En büyük desteğin uluslararası alanda ve uluslararası alanın koruma şemsiyesi altında veriliyor. Örnek olarak BM Güvenlik Konseyinde veriyorlar. Aslında savaşı durdurmak ve barışı korumak için kurulmuş olan BM Güvenlik Kurulu, şu anda İsrail’in saldırganlığını korumak için kullanılan uluslararası bir şemsiye haline dönüştürülmüştür, Amerika’nın sayesinde. Güney Afrika’da bir Apartheid rejimi vardı. O Apartheid rejimi döneminde BM’nin yaptığı uygulamalardan vazgeçene kadar, BM kararlarına uyana kadar Güney Afrika’nın BM üyeliği askıya alınmıştı. Şimdi tekrar diyoruz ki İsrail, Netanyahu ve çetesi, BM kararlarına uyana kadar, Uluslararası Adalet Divanı’nın vermiş olduğu kararları uygulayana kadar İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır. Bu fikrin konuşulma vakti gelmiştir. Biz bu mücadeleyi sürdüreceğiz, bunu asla ve asla Çanakkale’deki Kurtuluş Savaşımızdaki bizim Milli Mücadelemizin her yerinde verdiğimiz mücadeleden ayırmıyoruz. Nasıl Gazzeli, Filistinli kardeşlerimiz Kurtuluş Savaşı’nı kendi varlıklarından ayrı görmedikleri gibi biz de bugünkü mücadeleyi bizim Kurtuluş Savaşı’mızdan anlam ve fikir olarak ayrı görmüyoruz. Özetle bir asır öncesi bugün aynı şekilde aynı yöntemlerle göz göre öyle gizli kapaklı da değil, birtakım zarif saklamalarla da değil, çok kaba bir şekilde oyunun ikinci perdesi oynanmaktadır. Bu oyunun ikinci perdesinde gerçekleştirilmeye çalışılan bizim coğrafyamızın kalan kısımlarının etnik ve mezhebi anlamda parçalanması, bölünmesi bu ülkelerin siyasi ekonomik ve toplumsal olarak içinden çıkamayacakları büyük sorunlarla boğuşur hale getirilmesidir. Buna mani olacağız" şeklinde konuştu.



"Bizim milli menfaatimiz daha fazla birlik ve dayanışmadan geçiyor"


Terörist devletlerin milli menfaatlerinin bu coğrafyanın dağılıp parçalanmasından yana olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Bizim milli menfaatimiz ise daha fazla dayanışmadan, daha fazla iş birliğinden, daha fazla entegrasyondan geçiyor. Biz bu birliği, dirliği sağlayarak Türkiye’nin içindeki kültürel, mezhebi meşrebi birtakım etnik köken farklılıklarını bir tarafa bırakarak, 85 milyon bir, beraber ver birlikte olarak gönülleri ve ruhları birleştirerek, öncelikle bölgede birliğin sembolü ve merkezi olacağız. Bölgede bütün halkların daha fazla iş birliği, dayanışma içinde hareket etmesini sağlayacağız. Zor oyunu bozar. Oyun ne kadar büyük ne kadar güçlü olursa olsun zor oyunu bozar. Oyunu bozan zorun altında da inanç ve direnç vardır. İnananlar ve direneneler mutlaka kazanırlar" ifadelerini kullandı.


Son olarak "Milli Mücadele döneminde zorluklara rağmen başarıyla kazanılmıştır" diyen Kurtulmuş, "Tüm zorluklar içinde miras bırakılan Türkiye Cumhuriyeti’ni ve aziz vatanı kıyamete kadar her türlü zorlukla mücadele ederek daha da ileriye götüreceğiz. Türkiye Yüzyılı olarak adlandırdığımız sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye olmasını hayal ettiğimiz ikinci asrın çok daha parlak olacağına inanıyorum.Türkiye’nin her alanda atılımlarla içeride birlik ve beraberliğini sağlamış, ekonomisi, demokrasisi toplumsal bilimsel hayatı, kültür ve sanat alanındaki gelişmeleriyle dünyaya örnek olarak yoluna devam edeceğiz” dedi. Program, ödül töreninin ardından son buldu.



TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’ın içme suyunu karşılayacak Sarıçay’da kirlilik alarmı Aydın’da Beşparmak Dağları’nın yüksek kesimlerinden doğarak Büyük Menderes Nehri’ni besleyen Sarıçay, çevreye duyarsız kişilerin doğaya bıraktığı atıklar nedeniyle kirlilik alarmı vermeye başladı. Sarıçay Barajı’na su taşıyarak Aydın’ın içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılaması planlanan akarsuda oluşan kirlilik, doğa ve çevre tutkunlarının dikkatini çekti. Sarıçay’ın geçtiği Çalışlı bölgesinde yapımı devam eden barajı doldurarak Kuşadası, Söke, Davutlar ve Güzelçamlı’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak olan bu önemli su kaynağının duyarsız kişiler tarafından kirletildiği belirtildi. Herkesi duyarlı olmaya çağıran Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, "Olağanüstü güzellikte bir coğrafyadan geçen bu akarsuyun, özellikle içme suyu sağlayacak bir barajı beslemesi nedeniyle çok temiz ve korunmuş olması gerekir. Ancak yaptığımız arazi incelemelerinde Sarıçay’ı tehdit eden ciddi sorunlar olduğunu gördük. Barajın üst kesimlerinde faaliyet gösteren bazı maden ocaklarının atıklarının Sarıçay’a karıştığı gözlemlenmektedir. Son yağışlarla birlikte ortaya çıkan bir başka tehlike ise plastik kirliliğidir. Yağmurları fırsat bilen bazı duyarsız kişiler, ‘su götürür’ düşüncesiyle özellikle plastik atıkları Sarıçay’a bırakmaktadır. Çay kıyılarına araçlarla dökülen veya doğaya gelişigüzel atılan atıklar, şiddetli yağışlarla birlikte akarsuya taşınarak Sarıçay’ın içinde birikmektedir. Çay içindeki ağaçların dallarında ve bitkilerin üzerinde takılı kalan plastikler, adeta doğanın içine kurulmuş korkutucu bir dekor görüntüsü oluşturmaktadır" diyerek Aydın’ın önemli bir su ihtiyacını karşılayacak olan Sarıçay’ın korunması gerektiğini kaydetti. "Fileler unutuldu, plastikler en büyük çevre sorunu haline geldi" Yaptıkları incelemelerde çevre kirliliğine neden olan en önemli atıklardan birinin plastik poşetler olduğunu belirten Sürücü, "Geçmişte alışveriş için fileler, bez torbalar ve çıkınlar kullanılırken bugün bunların yerini büyük ölçüde plastik poşetler aldı. Köylerden kentlere kadar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen plastikler, günümüzün en büyük çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu sorun sadece Sarıçay’la da sınırlı değildir. Sarıçay bir örnektir. Tüm derelerimiz, çaylarımız, sulak alanlarımız ve deniz kıyılarımız ne yazık ki plastik atıklarıyla dolu" diyerek plastik kullanımında daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Muğla Vali Akbıyık gençlerle çalıştayda buluştu Muğla Valiliği himayesinde, "Gençliğin Enerjisi, Muğla’nın Gücü" sloganıyla ilan edilen 2026 Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen "Gençlik Çalıştayı", Vali Dr. İdris Akbıyık’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Vali Dr. İdris Akbıyık, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, 2026 yılını neden "Gençlik Yılı" ilan ettiklerini ve bu kapsamda yürütülen bilimsel hazırlıkları anlattı. Gençlik yılının sadece bir isimden ibaret olmadığını vurgulayan Akbıyık, her ay için özel bir tematik konu belirlediklerini ifade etti. Vali Akbıyık, takvimi şu sözlerle detaylandırdı: "Ocak ayı ilan ayıydı, Şubat ayında ise çevreden kültüre, dijital bağımlılıktan eğitime kadar 30’a yakın faaliyet gerçekleştirdik. Sanat farkındalığı, milli ve manevi değerler, sağlıklı gençlik, yerel kültür, tarih, turizm ve çevre gibi 12 aya yayılan 12 tematik konuda etkinliklerimiz devam edecek" Konuşmasında gençliğin en büyük düşmanının bağımlılıklar olduğunu hatırlatan Vali Akbıyık, özellikle teknoloji bağımlılığına dikkat çekti. Sosyal medyanın ve internetin bireyleri düşünmekten, kitap okumaktan ve kültürel bağlardan kopardığını belirten Akbıyık, "Telefondan ne kadar uzak durursanız, hayatta ve eğitimde o kadar başarılı olursunuz" diyerek gençlere tavsiyede bulundu. Çalıştayın temel amacının gençlerin fikirlerine değer vermek ve onları karar alma süreçlerine dahil etmek olduğunu belirten Vali Akbıyık, projenin farkını şu sözlerle ortaya koydu: "Biz hep büyükler olarak bir şeyler istiyoruz ama artık sizin istekleriniz ve fikirleriniz önemli. Burada söyleyeceğiniz her cümle, sadece Muğla’nın değil, belki de Türkiye’nin gençlik politikasına katkı sağlayacaktır. Bizim projemizin farkı; ’gençlik şöyle olsun’ demek yerine, sizin enerjinizi ve duruşunuzu önemsememizdir" Dünya genelindeki savaşlara ve mazlum coğrafyalardaki acılara değinen Vali Akbıyık, Türkiye’nin güçlü olmasının bölgesel barış için anahtar olduğunu vurguladı. Gazze, Doğu Türkistan ve İran’daki gelişmelere dikkat çeken Akbıyık, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Dünya Türk milletinden bir şey bekliyor. Zulümlerin ve soykırımların durması için çok çalışmak ve çok güçlü olmak zorundayız. Sizin gücünüz, Muğla’nın ve Türkiye’nin gücüdür" Vali Akbıyık, organizasyonda emeği geçen Vali Yardımcılarına, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi dekan ve hocalarına teşekkür ederek, gençleri selamladı.
Erzincan Erzincan jandarmasından KYK öğrencilerine güvenlik ve bağımlılıkla mücadele eğitimi Erzincan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Refahiye’de KYK yurtlarında kalan üniversite öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirdi. Gençlerin suç ve suç unsurlarına karşı bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlenen programda, Jandarma Astsubay Kd. Üçvş. Tuğba Güven, IBAN dolandırıcılığı başta olmak üzere siber suçlar, KADES uygulaması ile uyuşturucu ve madde bağımlılığı konularında önemli bilgiler paylaştı. Özellikle son dönemde artış gösteren IBAN dolandırıcılığına dikkat çeken ekipler, öğrencilerin tanımadıkları kişilerden gelen para transferi taleplerine ve hesap kullandırma isteklerine karşı dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Şüpheli durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurmaları tavsiye edildi. Programda ayrıca, kadın ve gençlerin acil durumlarda hızlı şekilde kolluk kuvvetlerine ulaşabilmesini sağlayan KADES uygulamasının indirilmesi ve doğru kullanımı hakkında bilgilendirme yapıldı. Siber suçlarla mücadele kapsamında sosyal medya kullanımı, kişisel verilerin korunması ve dijital güvenlik konularında da uyarılarda bulunuldu. Uyuşturucu ve madde bağımlılığının bireysel ve toplumsal zararlarına dikkat çekilen programda, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın önemi vurgulandı. Program sonunda öğrencilerin soruları yanıtlanarak bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Refahiye Binali Yıldırım Meslek Yüksekokulu öğrencileri, jandarma ekiplerinin sunumlarını çok faydalı bulduklarını belirterek KADES uygulamasını indirdiklerini ve sunumlar için teşekkür ettiklerini ifade etti.