GÜNDEM - 14 Mayıs 2024 Salı 13:56

Üniversiteli itfaiye adaylarının düşe kalka komando eğitimi

A
A
A
Üniversiteli itfaiye adaylarının düşe kalka komando eğitimi

Burdur İtfaiyesi tarafından 2022 yılında Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve yalnızca MAKÜ öğrencilerinin yarıştığı Afet ve İtfaiye Oyunları bu sene Türkiye genelinden katılacak üniversiteler ile ulusal düzeye taşınıyor. Ülkenin dört bir yanından gelen öğrencilerin yarışacağı İtfaiye Oyunları’nda öğrenciler Survivor’ı aratmayan zorlu parkura düşe kalka hazırlanarak birinciliği hedefliyor.


2022 yılında Burdur İtfaiyesi tarafından yalnızca Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri arasında gerçekleştirilen Afet ve İtfaiye Oyunları yarışması bu sene ulusal düzeye taşınıyor. 20-21 Mayıs tarihinde Burdur’da ilk düzenlenecek olan İtfaiye Olimpiyatları’na Türkiye’nin birçok üniversitesi katılacak.


Üniversitelerin Acil Yardım ve Afet Yönetimi, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik gibi bölümlerinde okuyan öğrenciler, oluşturulan zorlu parkurda ekip çalışması ile çevikliklerini ortaya koyarak birincilik için yarışacaklar. Survivor’ı aratmayan ve 9 farklı bölümden oluşan parkur denge tahtası üzerinden yürüme, merdiven ile lastiklerden geçme, traktör lastiği kaldırma ve sürükleme, engellerin üzerinden atlama, boru içerisinde sürünme ve sedye çekme, ayaklarına bağlı tahta ile yürüme ve yangın söndürme gibi zorlu etapları içeriyor. 7 kişiden oluşan grupların mücadele edeceği zorlu parkurda özellikle kız öğrencilerin verdiği mücadele gözden kaçmıyor.



"Burada 9 farklı parkurda öğrencilerimiz dört yıl boyunca öğrendikleri bilgi, deneyim ve becerilerini gösteriyorlar"


Türkiye’de ulusal düzeyde ilk kez düzenlenecek Üniversiteler Arası İtfaiye Olimpiyatları ile ilgili konuşan Burdur İtfaiye Müdürü Mehmet Ali Ballak, ilkini 2022 yılında düzenledikleri ve Türkiye’de ilk olan Üniversite İtfaiye Oyunları’nın çok fazla rağbet gördüğünü belirterek geçen yıl 6 Şubat felaketinden dolayı bu yarışmayı düzenleyemediklerini söyledi. Bu yıl 20-21 Mayıs’ta ulusal düzeyde Türkiye’deki Üniversitelerarası İtfaiye Oyunları müsabakalarına başladıklarını da belirten Ballak, şu ana kadar 15 takımın katıldığını ve kayıtların devam ettiğini de aktardı. Yarışmaya katılım sayısının 20’yi geçmesi bekleniyor.


Yapılan bu yarışmanın öğrencilerin 4 yılda aldıkları eğitimin bir pekiştirmesi olacağını ve ilerde bir hatıra olarak kalacağını söyleyen Ballak, "Burada 9 farklı parkurda öğrencilerimiz dört yıl boyunca öğrendikleri bilgi, deneyim ve becerilerini gösteriyorlar. Hem eğlence amacıyla hem de üniversiteden sonra bir anı bırakması için biz bu yarışmayı düzenledik. Aslında bizim başlangıç hedefimiz böyleydi. Ama olay çok daha büyük yerlere gittiği için artık üniversiteler arası bir rekabete dönüştü. Çünkü Türkiye’de itfaiyecilik mesleğine dayalı Acil Yardım ve Afet Yönetimi, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik gibi bölümler var. Bu bölümlerde öğrenciler yıllarca emek veriyor, bilgi ve deneyim sahibi oluyorlar. Hem bu bölümleri medya aracılığıyla ülkemize tanıtmak hem de bu öğrencilerin deneyimlerini arttırmak için böyle bir yarışma düzenledik. Bu yarışma ilk yıl bölgeseldi, bu yıl ulusal oldu. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda bu yarışmayı uluslararası düzeye taşıyacak kapasitedeyiz. Yarışma MAKÜ Stadyumu’nda düzenlenecek. 20 Mayıs’ta ön eleme, 21 Mayıs tarihinde de finallerimiz olacak. Katılım çok, eğlence fazla" dedi.


Üniversitelerarası İtfaiye Oyunları’nda zorlu parkur yarışacak ve Burdur’u temsil edecek öğrencilerden biri olan Öznur Demir, "Acil Yardım ve Afet Yönetimi son sınıf öğrencisiyim. Burdur İtfaiyesi’nin düzenlediği bu program sayesinde biz itfaiye öğrencileri, AFAD öğrencileri, Kızılay öğrencileri olarak burada ekibimizi tamamlıyoruz. 7 kişiden oluşan takımlarımız ile çok eğlenceli dakikalar yaşıyoruz. Kazanmak istiyoruz. Birçok ekip katılıyor, Ardahan’dan gelecekler, Gümüşhane’den gelecekler katılım fazla olacak. Biz Titanlar ekibi olarak buradayız" şeklinde konuştu.



"Yarıştığımız parkur bana deprem bölgesini hatırlatıyor"


Aynı zamanda 6 Şubat Depremi’ne Kahramanmaraş’ta yakalanan bir depremzede Olan Öznur Demir yarıştıkları parkurun deprem sonrasın kurtarma çalışmalarında yaşadığı ortamı hatırlattığını belirterek, "Ben Kahramanmaraş’ta depreme yakalanmış bir öğrenciyim. Acil Yardım ve Afet Yönetimi okumaktan büyük bir gurur duyuyorum. Kahramanmaraş’ta deprem yakalandım ve Burdur İtfaiyesi orada bize çok büyük bir destek verdi. İtfaiye Müdürümüz ve ekiple birlikte sürekli iletişim halindeydik ve oradaki çalışmalara destek verdim. Barınma, yiyecek, içecek ve kurtarma çalışmalarında elimden geleni yaptım. Ben bu bölümü birçok arkadaşıma öneriyorum. Burada olmaktan çok büyük bir keyif alıyoruz. İnanın borudan geçmek, denge tahtası üzerinde yürümek gibi parkurda yaptığımız birçok şey depremde yaşanılan ortamın bire bir benzeri diyebilirim, bana orayı hatırlatıyor. Çünkü çevik olmak gerekiyor, hareketli olmak gerekiyor" sözlerini sarf etti.


Yarışma 21 Mayıs’taki finalin ardından ödül töreni ile son bulacak.



Üniversiteli itfaiye adaylarının düşe kalka komando eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.