DÜNYA - 23 Nisan 2012 Pazartesi 18:39

BURSASPOR VE ESKİŞEHİRSPORLU TARAFTARLAR DOSTLUK YEMEОİNDE BİR ARAYA GELDİ

A
A
A
BURSASPOR VE ESKİŞEHİRSPORLU TARAFTARLAR DOSTLUK YEMEОİNDE BİR ARAYA GELDİ

Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında karşı karşıya gelecek olan Bursaspor-Eskişehirspor taraftarları maç öncesi İnegöl`de dostluk yemeğinde bir araya geldi.
Yenilen yemek sonrası konuşan Eskişehir Taraftarlarından Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Akyören, "Dost Bursa halkına en içten sevgilerimizi gönderiyoruz. Biz zaten Eskişehir ve Bursaspor tribün liderleri olarak eskiden beri arkadaşız. Gergin anlar olduğunda bile liderler olarak dostluklarımız devam etti. Birbirimizi şehirlerimizde misafir ettik. Bu dost bağı hiç bir zaman kopmadı. Ama bundan bir kaç sezon önce, ligin gerginliği, kalabalığın tansiyonu yüzünden istenmeyen birtakım gerginlikler oldu.
Bunlar sahaya veya saha dışına kavga gürültü olarak yansımadı. Zaten en büyük temennimiz de budur. Önümüzdeki Ziraat Türkiye kupasının yarı final maçı için İzmir`e Bursa ve Eskişehir`den taraftar göçü yaşanacaktır. Binlerce taraftarın olacağı maç sonucunda hiç kimsenin burnunun bile kanamaması, hiç bir kimseye en ufak bir fiziki zarar gelmemesi adına böyle bir dostluk yemeği tertipledik. Her iki ile de yakın olan İnegöl`de buluşmayı uygun gördük. Burada bizleri dostane bir şekilde karşılayan Bursaspor
liderlerine teşekkür ederim. Bu dostluk görüntülerimiz her iki ilin kamuoyuna da yansıyacaktır. Maçın tansiyonu bir nebze olsun düşecek. Ama heyecan hiç bir zaman düşmeyecek. Çocukluğumuzdan bu yana her iki il takımlarının maçları bizim için heyecanlı geçiyor. Bu mutluluğu ve heyecanı artırarak yaşamak bizim en büyük dileğimizdir. Eskişehir şu anda bayraklara büründü. Taraftar maçın heyecanı ile uyuyamaz hale geldi. Tahmin ediyorum Bursa da aynı şekilde heyecanlı. Bu iki büyük heyecanın potansiyelini İzmir
Atatürk Stadı`na yansıtacaktır. Türkiye`ye Anadolu`nun gerçek derbisinin ne olduğunu dosta düşmana gösterecektir. Biz Eskişehir olarak Bursa ile hiçbir sıkıntımız yoktur. Kendileri bizim dostumuz, kardeşimizdir. Tribünlerde olumsuz tezahüratlar olabilir, bunun da olmaması için elimizden geleni yapacağız. Maç öncesi veya maç sonucunda herhangi bir gerginliğin yaşanmayacağı garantisini veriyoruz" dedi.
Bursaspor taraftarları adına konuşan Mehmet Güzelsöz, "Herhangi bir sıkıntı olmasını istemiyoruz. Biz sadece yarı final maçına gidip, takımımızı destekleyeceğiz. Herkesin niyeti galip gelip eve dönmek. Kimsenin burnunun dahi kanamasını istemiyoruz. Biz Türkiye`de en büyük iki kulüp arasındayız. En güçlü iki tribünüz. Biz istesek fena olaylar da olabilir, ama biz bunu asla istemiyoruz. Arkadaşlık ve dostluk çerçevesinde maçımızı seyredip evimize dönmek istiyoruz. Önemli olan bizim dostluğumuzun baki
kalmasıdır. Bizim maçlarımız her zaman gergin ve yüksek tempoda geçer. Bizim özelliğimiz budur. Biz büyük kulüpleriz, maçlarımızın da büyük olması gerekiyor" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.