MAGAZİN - 30 Ekim 2022 Pazar 14:33

Bursa sanatın ve eğlencenin merkezi oluyor

A
A
A
Bursa sanatın ve eğlencenin merkezi oluyor

Ünlü sinema ve dizi oyuncusu Mert Fırat Bursa’da kültür sanat merkezi açmak için inşaat sektörünün önde gelen firmalarından biri ile anlaşma imzaladı.

Ünlü sinema ve dizi oyuncusu Mert Fırat Bursa’da kültür sanat merkezi açmak için inşaat sektörünün önde gelen firmalarından biri ile anlaşma imzaladı.


Türkiye’de inşaat, turizm ve perakende sektörlerinde her geçen gün ivmelenen bir stratejiye sahip olan Atış Şirketler Grubu’nun en önemli projelerinden DownTown, kültür, sanat ve eğlence alanlarında Türkiye’nin en önemli girişimleri olan DasDas ve Hupalupa ile gerçekleştirdikleri işbirliklerinin ayrıntılarını açıkladığı bir basın toplantısı düzenledi. Downtown Bursa’nın şehrin her alandaki cazibe merkezi olma hedefiyle adımlarına hız veren Atış Şirketler Grubu CEO’su Ahmet Atış, DasDas’ın kurucularından ünlü oyuncu Mert Fırat ve Hupalupa Genel Müdürü Merve Timurlenk Şengül’le işbirliği anlaşması imzalamak için bir araya geldi. Atış Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Atış ve Pars Toprak A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Erdönmez’in de katıldığı toplantıda, DasDas Performans Sanatları Merkezi ve Hupalupa Aile Eğlence Merkezi için ilk imzalar atıldı. İmza törenlerinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ahmet Atış, DasDas ve Hupalupa gibi alanının lideri ve yenilikçi disiplinlere sahip kurumlar ile birlikte proje üretmekten dolayı son derece mutlu olduklarını dile getirdi. Atış, “DasDas bizim kültür-sanat ile ilgili yaptığımız yatırımların ilk ayağı idi ve bizim için çok güzel bir başlangıç oldu. Eskiden ‘Bursa’da yapacak bir şey yok, İstanbul’a gidelim’ derdik. Biz DasDas ile birlikte bu akımı tersine çevirmek istiyoruz. DasDas ile işbirliğimiz sadece Bursa ile de sınırlı kalmayacak, Bodrum ve İngiltere ile ilgili de atılımlarımız olacak. Yaşam merkezi, artık sadece ticari bir yapı değil, tüm şehrin sahiplenmesi gereken bir kamusal alandır. Hupalupa ile kurguladığımız eğlence merkezimiz ise neredeyse tüm AVM’nin potansiyelini yüklenen bir konumda. Ailelerin yalnızca çocuklarını eğlendireceği değil, hep birlikte vakit geçirebilecekleri bir şekilde kurgulandı. Bu iki markayı DownTown markası ile yan yana koymak bizim için gurur kaynağıdır” şeklinde konuştu.


Her yıl turnelerle birlikte 600’den fazla etkinlik çerçevesinde 500 bin’den fazla sanatsever fiziksel olarak dokunan bir marka olan DasDas’ın Kurucularından ünlü oyuncu Mert Fırat işbirliği imzalarının ardından yaptığı konuşmada şu açıklamalara yer verdi: “Bu proje ilk çizildiği günden beri firmanın bu hayali nasıl hayata geçiririz fikrinin peşinde koştuk. Hem vizyonlarımızın hem de gönüllerimizin buluştuğu bir proje oldu. Bursa, tiyatroda çok büyük tarihsel izler barındırıyor ve çok değerli sanat üretimlerinin izlerini taşıyor. Biz DasDas Bursa ile İstanbul’u ve tüm bölgeyi Bursa’ya çekmeyi amaçlıyoruz. Buradaki projede Bursalı sanatçıları ve onların üretimlerini de dünya ile buluşturacağız. DasDas Bursa’da 540 kişilik tiyatro salonumuz, bin kişinin gezebileceği müzemiz ve iki bin kişinin aynı anda izleyebileceği bir konser alanımız olacak. Ayrıca XMedia ile de dijital sanatı, sanatseverler ile buluşturuyor olacağız. Bir an önce açılışı yapmak istiyoruz. Şu anda görünürde olan açılış tarihimiz Mart ayı. Açılışta sürprizler ile dolu beş günlük bir galamız da olacak.”


Toplantıda söz alan Hupalupa Genel Müdürü Merve Timurlenk Şengül ise amaçlarının en yeniyi, en iyiyi insanlarla buluşturmak olduğu için Bursa’nın en cesur ve yenilikçi projesi DownTown’da yer aldıklarını söyledi. Şirketin vizyonu ile çağının bir adım ötesinde kurgulanan projenin başarısının Bursa ile sınırlı kalmayacağını söyleyen Şengül, “DownTown Projesi’nde de Atış ile birlikte, her yaştan misafire ailecek ve arkadaşlarıyla deneyimleyebilecekleri, içinde; sporun, dijital teknolojilerin ve dünyadaki en yeni eğlence trendlerinin bulunduğu dev bir dünya inşa ediyoruz” şeklinde konuştu.


Pars Toprak A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Erdönmez de DownTown Müze çerçevesinde Bursa’da külliyeleri bulunan Osmanlı padişahlarının eserlerinden ve hikayelerinden oluşacak dijital bir sergi de planladıklarını belirtti. Erdönmez, hayata geçirilecek DasDas, Hupalupa ve dijital sergilerle, tam anlamıyla bir cazibe merkezine dönüşeceğini sözlerine ekledi. Sanatçı Mert Fırat ve eşi İdil Fırat’la birlikte, merkez bünyesindeki müzeyi de ziyaret ederek, Bursa’ya geldiği dönemlerde Atatürk’ün de bindiği klasik araçları inceledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ebru Topçu, GSPlus’a özel açıklamalar yaptı Galatasaray Kadın Futbol Takımı’nın kaptanı Ebru Topçu, GSPlus’a özel açıklamalarda bulundu. "Hayallerimden öte" dediği sarı-kırmızılı formayla dört sezonu geride bırakan takım kaptanı, futbol kariyerinin başlangıcından bugüne uzanan yolculuğunu, takımın mevcut durumunu, hayallerini ve hedeflerini tüm samimiyetiyle anlattı. Ebru Topçu’nun GSPlus’a özel açıklamaları şu şekilde: Ebru Topçu, seni "top cambazı" olarak tanımlıyorlar. Kariyerinde attığın 260 golle soyadının hakkını verdiğini düşünüyor musun? "Kariyerim boyunca giydiğim her formanın hakkını vermeye çalışarak aynı disiplinle sahada olmaya çalıştım. Bu yüzden de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak hakkını verdiğimi düşünüyorum. Hedeflerim, hayallerim var. Bunlar için de çabalamaya ve daha fazla çalışmaya devam edeceğim." 10 yaşından bu yana futbol oynuyorsun. Futbola ilgin nasıl başladı? O yaşlarda kurduğun hayallere bugün baktığında, sence ne kadarına ulaştın? "Futbola ilgim çok küçük yaşta sokakta erkeklerle ve abimle futbol oynayarak başladı. O yaşlarda futbol oynarken şu an bu seviyede olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Küçük yaşlarda sokak kültürünü futbol ile yaşarken, şu an hayallerimin peşinden gitmeye devam ediyorum. İçinde bulunduğum konum, giydiğim forma, sarı ve kırmızı benim için hayalden de öte." Galatasaraylı olduğunu her fırsatta dile getiren bir oyuncusun. Sarı-kırmızılı formayla dördüncü sezonunu yaşıyorsun ve bu süreçte bir şampiyonluk ile birçok bireysel ödül kazandın. Tuttuğun takımın formasını giymek sana neler hissettiriyor? "Galatasaray formasını 4 yıl üst üste giymek benim ve ailem için tarif edilemez bir gurur. Çünkü çocukluğumdan beri ailecek Galatasaray maçlarını izleyerek büyüyen biriydim. Bütün çocukluğu Galatasaray’la geçmiş biri için formasını 4 yıl giyip ve birçok başarıyı Galatasaray formasıyla elde edebilmiş olmak beni ve ailemi çok gururlu ve mutlu hissettiriyor. Bütün çocukların hayalidir belki de bu formayı giymek. Benim de hayalim; gelecek nesillere örnek olmak, güçlü ve hayata karşı dimdik durabilen kız çocukları yetiştirmek için ellerinden tutmak." Hem dünyada hem de Türkiye’de kadın futboluna olan ilgi her geçen gün artıyor. Bu gelişimi nasıl değerlendiriyorsun? "Kadın futbolu geçtiğimiz dönemlere göre çok fazla gelişim katetti. Bunda öncelikle milli takım olarak gelmiş olduğumuz seviyenin daha sonra Süper Lig takımlarının lige katılması ve vermiş olduğu ilgi çok önemli oldu. Ama henüz hala Türkiye’de kadın futbolu istediğimiz seviyelerde değil. Bunun için de hem milli takım düzeyinde hem de kulüplerimize desteği için sponsorlukların çok katkısı olacaktır. Hem dünyada hem de Türkiye’de ilginin artması yıllardır verdiğimiz mücadelenin görünür olması demek. Artık daha fazla izleniyor, ciddiye alınıyor ve yatırım alıyoruz. Bu da oyun kalitesini yükseltiyor. Özellikle gençlere ben de yapabilirim duygusunu veriyor. Büyük kulüplerin de ilgisiyle birlikte Türkiye’de futbolumuz gelişiyor ama hala katedilmesi gereken çok yolumuz var. Altyapılar, sahalar, ekonomik şartlar ve yayınlar gibi noktalarda eksiklerimiz devam ediyor. Bu gelişmeleri ilerletmek ve daha iyisini geleceğe ulaştırmak için sahaya her çıktığımızda sadece bir maç değil, algıları da değiştirmek için oynuyoruz." 2014 yılında verdiğin bir röportajda Wesley Sneijder’i örnek aldığını söylemiştin. Aradan geçen 11 yılın ardından bu fikrin değişti mi? Galatasaray’ın mevcut kadrosunda örnek aldığın bir oyuncu var mı? "Wesley Sneijder’in, Galatasaray için inanılmaz bir efsane olduğunu düşünüyorum. 2014 yılında onu örnek almış olmamın sebebi Galatasaray’da oynadığı futbol ve Galatasaray ile elde etmiş olduğu başarılardır. Aynı mevkide oynadığımız için de onun sahada yaptıklarını çok dikkatli bir şekilde izliyordum. Aradan 11 yıl geçti ama hala eski maçları izleyip onun yaptığı şeylere baktığım oluyor. Attığı golleri izlediğim oluyor. Şu an kadromuzdaki tüm oyuncularımız çok özel oyuncular ve hepsini beğenerek izliyorum. Ancak örnek aldığım oyuncu saha içi ve saha dışı karakteriyle, oyun aklıyla ve mevkisel olarak da baktığımda İlkay Gündoğan. Aynı zamanda çok beğendiğim ve severek takip ettiğim Lucas Torreira’nın zaman zaman antrenmanlarımıza katılıp bize destek vermesi de bizler için gerçekten çok kıymetli. Onun varlığı hem motivasyonumuzu artırıyor hem de aidiyet duygumuzu güçlendiriyor." Takım arkadaşların seni üç kelimeyle tanımlasaydı, sence hangi kelimeleri seçerlerdi? "Sabır, disiplin ve karakter." Sahaya çıkarken sana şans getirdiğine inandığın bir ritüelin var mı? "Tabii ki her sporcunun olduğu gibi benim de vazgeçemediğim rutinlerim var. Maç sabahı her zaman aynı saatte uyanıp, kahvaltıda aynı şeyleri yemeye dikkat ederim. Soyunma odasına girdikten sonra da tek odak noktam maç olur. Aynı şeyleri yapıyor olmak konsantrasyonumu da yukarıya taşıyor diyebilirim." Futbola ilgi duyan genç kızlara ve küçük kardeşlerine neler söylemek istersin? "Futbola ilgi duyan tüm kız çocuklarına söylemek istediğim; öncelikle içlerinden gelerek çalışsınlar çünkü eğer bazı şeyleri içten ve isteyerek yapmıyorsak sonunda hiçbir şekilde başarılı olamayız. Kendilerini ispatlayabilmek için hiçbir zaman pes etmesinler. Sahalar size ait ve hayal kurmak için kimseden izin almanız gerekmiyor. Bu yolda olmaz diyenler, küçümseyenler mutlaka çıkacak ama her düştüğünüzde yeniden kalkışınız sizi hem daha iyi bir futbolcu hem de daha güçlü bir insan yapacak. Bolca sabır, çalışma ve kendinize inanmaya ihtiyacınız var. Bizler de bir zamanlar sizin gibi bu işe sadece hayal kurarak başladık bunu unutmayın." En sevdiğin Galatasaray marşı hangisi? "Adanmış Hayatların Umudu. Deplasman otobüslerinde, maçlara giderken ve soyunma odalarında hep çalarız. Her seferinde de tüylerim diken diken olur. Takım olarak hep bir ağızdan camlara vura vura söyleriz. Gerçekten bu bambaşka bir his. Bazen de tarifi zor." Ligde 14. hafta geride kaldı. Takım kaptanı olarak sezonun bu bölümünü nasıl değerlendiriyorsun? "Biz çok çalışan ve çok emek veren bir takımız. Hem bireysel anlamda hem takım anlamında çok fazla çalışıyoruz. Bunu da en iyi şekilde her zaman sahaya yansıtmak istiyoruz. Bazen istediğimiz şeyleri sahaya yansıtamıyor olabiliriz çünkü sahada şanssızlıklar yaşayabiliyoruz. İlk devrede bazı eksikler ve maalesef ki sakatlıklardan dolayı şanssızlıklar yaşadık. 2. devreye çok daha iyi başlayacağımıza inanıyorum, takımın kalitesine güveniyorum ve sonunda hakkımız olan şampiyonluğa ulaşacağımızı düşünüyorum."
Aydın İskelede bir işçinin hayatını kaybettiği kazada firma sahibi tutuklandı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde iskelede çalışma yaparken fırtınada dalgaların şiddetiyle denize düşen 3 işçiden 1’i hayatını kaybederken, 1’i ağır olmak üzere 2 kişi yaralandı. Olay sonrası gözaltına alınan Le Blue Otel sorumlusu Z.A. adli kontrolle serbest bırakılırken, Özkan İnşaat firma sahibi Y.Ö. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, dün akşam saatlerinde Kadınlar Denizi mevkiinde Le Blue Hotel’in önündeki iskelede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, olumsuz hava şartlarına rağmen yapılan iskele çalışması büyük bir faciaya dönüştü. Fırtınada dalgaların şiddetiyle iskeleden denize düşen 3 işçi uzun süre denizde mahsur kaldı. Yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye, polis ve sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, denize düşen Abdullah K., Muharrem D. ve İsmail Dağ’ı kurtarmak için çalışma başlattı. Ekipler Abdullah K. (26) ve Muharrem D.’yi (22) denizden çıkarıp sağlık ekiplerine teslim etti. Denize düşen İsmail Dağ’ın (30) cansız bedeni ise olay yerinden 100 metre ileride bulundu. Yaralı 2 işçi ambulansla hastaneye kaldırılırken, Abdullah K.’nın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden İsmail Dağ’ın ise cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. İşçilerin çalışma öncesinde fırtına olduğunu ve çalışmak istemediklerini bildirdiği ancak kendilerinden çalışmaların sürdürülmesinin istendiği iddia edildi. Yaşanan olayın ardından Le Blue Otel sorumlusu Z.A. ve iskelede bakım ve yıkım işini yapan Özkan İnşaat’ın sahibi Y.Ö. polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen Z.A. adli kontrol ile serbest bırakılırken, Y.Ö. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Kalkanı ile fırtınada anne ve bebeğini koruyan polisleri görüntüleyen kameraman: "Türk polisimize çok teşekkür ederim" İstanbul Adalet Sarayı’ndan çıkan anne ve bebeği yağmur ve fırtına nedeniyle zor anlar yaşayınca yardımlarına o sırada nöbet tutan Çevik kuvvet polisi koştu. Polisin anne ve bebeğinin etrafında kalkan olduğu anları görüntüleyen TGRT Haber Kameramanı Ozan Yoldaş Ural, "Çevik ekibi polislerimiz hanımefendi ve bebeğini arabasına kadar götürdüler. Ben de bunu görür görmez kameramanlığımın verdiği sorumluluk ile bunu görüntülemem gerektiğini düşündüm ve kayda aldım. Türk polisimize çok teşekkür ederim" dedi. İstanbul’da dün etkili olan fırtına vatandaşlara zor anlar yaşattı. Saatteki hızı 80 kilometreye ulaşan fırtına nedeniyle çok sayıda çatı uçarken, ağaçlar devrildi, araçlar zarar gördü. Fırtına sırasında bebeğiyle dışarıda olan bir anne, şiddetli rüzgar nedeniyle yürümekte zorlandı. Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’ndan çıkan anne, bebek arabasını sürerken rüzgarın etkisiyle ilerlemekte güçlük çekti. Anne ve bebeğinin bu zor anlarını gören çevik kuvvet polisi yardıma koştu. Polis, kalkanlarıyla anne ve bebeğin etrafında bariyer oluşturarak onları yağmur ve rüzgardan korumaya çalıştı. O anları görüntüleyen TGRT Haber Kameramanı Ozan Yoldaş Ural yaşananları anlattı. Ural, "TGRT Haber ekibi olarak günlük haber takibimiz için İstanbul Adalet Sarayı’na gelmiştik. Dışarıda çok kötü bir yağmur olduğunu söylediler. Ben de kontrol etmek için dışarıya çıkmıştım. O sırada adliyeden çıkan bir hanımefendinin bebek arabası vardı. Nöbetleri bitmiş bir polis ekibi adliyeden çıktığı sırada hanımefendi yardım istedi çevik polislerinden. Onlar da yardımcı olabileceklerini söylediler. Ben de o sırada baktım içim cız etti. Polislerimiz de yeni nöbetlerini bitirmişlerdi, yorgunlardı. Çevik ekibi polislerimiz hanımefendi ve bebeğini arabasına kadar götürdüler. Ben de bunu görür görmez kameramanlığımın verdiği sorumluluk ile bunu görüntülemem gerektiğini düşündüm ve kayda aldım. Türk polisimize çok teşekkür ederim. Yorgun olmalarına rağmen hanımefendiyi kırmadılar, yardım ettiler" dedi.
Edirne Yağışlar barajlara nefes aldırdı: Edirne’nin içme suyu güvence altında Edirne Valisi Yunus Sezer, son günlerde etkili olan yağışların kentin içme suyu temininde kullanılan Süloğlu ve Kayalı barajlarını olumlu yönde etkilediğini açıkladı. Vali Sezer, yağışlarla birlikte Kayalı Barajı’na yaklaşık 4 milyon metreküp su girişi sağlandığını, Süloğlu Barajı’nda da su seviyesinde artış yaşandığını belirtti. Barajların doluluk oranlarının yüzde 80 seviyelerine ulaştığını ifade eden Sezer, bu durumun Edirne’nin içme suyu açısından sevindirici olduğunu söyledi. Yağışların özellikle Bulgaristan coğrafyasında etkili olduğuna dikkat çeken Sezer, bu durumun Arda ve Meriç nehirlerini beslediğini ancak nehir debilerinde endişe edilecek bir seviyeye ulaşılmadığını vurguladı. Bulgaristan makamlarıyla sürekli iletişim halinde olduklarını aktaran Sezer, baraj savaklarından kontrollü şekilde su bırakıldığını kaydetti. Muhtemel debi artışları dikkate alınarak Meriç Nehri üzerindeki kauçuk bent sisteminin tamamen açıldığını belirten Sezer, yağışların etkisini azaltmasıyla birlikte bugün itibarıyla bentlerin yeniden kaldırılarak, su tutma işlemine geçileceğini ifade etti. Vali Sezer, yağışların genel anlamda kentte ciddi bir olumsuzluğa yol açmadığını, sadece bazı bölgelerde küçük derelerde taşkınlar yaşandığını ve bu durumun kısmen yollarda aksamalara neden olduğunu sözlerine ekledi.
Trabzon Trabzon’da turizmde hedef kaçırılan eserlerin geri döndürülmesi Trabzon’da 2025 yılı turizm değerlendirme toplantısı yapıldı. Trabzon Valisi Aziz Yıldırım’ın başkanlık ettiği 2025 Yılı Turizm Değerlendirme Toplantısı’na AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu ile turizm paydaşları yer aldı. Toplantıda yapılan konuşmalarda turizmle ilgili yapılan ve yapılması gerekenler masaya yatırılırken daha sonra söz alan Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan turizm verileri konusunda bir sunum yaptı. "Kaçırılan eserler şehre kazandırılmalı" Toplantıda söz alan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un tarihi yönüne de vurgu yaparak, "Rusya’ya kaçırılan Trabzon’a ait bir tarih var. Trabzon, köklü geçmişe sahip tarihi bir şehir ancak elde kalan vesikalar maalesef bizde değil, Petersburg’da bulunuyor. Trabzon’a ait 497 adet el yazması eser mevcut. Bunun yanı sıra Trabzon’un tarihi gazete ve kitapları, Çarşı Camisi ile Ahi Evran Camii’ne ait kıymetli eşyalar, el yazması Kur’an-ı Kerim’ler ve işgal sonrası döneme ait yaklaşık 150 bin eser maalesef kaçırılmıştır. Bu konuda Sayın Bakanım, sizin öncülüğünüzde ve belki Cumhurbaşkanımıza da arz edilerek yapılacak çalışmaların, Trabzon’un tarihinin gün yüzüne çıkarılması ve turizme katkı sağlaması açısından, özellikle Türk Dünyası Kültür Başkenti hedefimiz doğrultusunda çok faydalı olacağını düşünüyorum. Turizm söz konusu olduğunda bu işin başta belirli parametreleri vardır. Öncelikle turizm açısından ulaşım alternatiflerini ele almak gerekiyor. Çünkü bir turist şehre geldiğinde her noktaya kolaylıkla ulaşabilmelidir" dedi. 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etti Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, 2025 yılında Trabzon’u 1 milyon 447 bin 573 turistin ziyaret ettiğini belirterek, "2025 yılı Trabzon turizmi açısından büyümenin net olarak görüldüğü bir yıl olmuştur. İlimizde toplam tesis sayısı 383’e, oda sayısı 17 bin 237’ye, yatak kapasitesi ise 35 bin 984’e ulaşmıştır. Oda ve yatak kapasitesinde önemli oranlarda artış sağlanmıştır. 2025 yılında Trabzon’u toplam 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etmiş; bunun 808 bini yabancı, 639 bini yerli turistlerden oluşmuştur. Sümela Manastırı’nı ise 514 bin 596 kişi ziyaret etmiştir. Ulaşımda da hareketlilik sürmüş, Trabzon Havalimanı’nda 58 ülkeden 3 bin 699 dış hat uçuşu gerçekleştirilmiş, 445 binin üzerinde misafir ilimize gelmiştir. Kruvaziyer turizmi kapsamında da 21 gemiyle yaklaşık 21 bin yolcu Trabzon’u ziyaret etmiştir. Bu veriler, Trabzon’un turizmde istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü göstermektedir. Önümüzdeki dönemde bu ivmeyi daha da artırmayı hedefliyoruz" dedi. Öte yandan son 4 yılda Trabzon’da toplam 5 milyon 69 bin 230 turist konaklarken, bu rakamların 2 milyon 693 bin kadarını yabancı turistler oluşturdu.