YEREL HABERLER - 04 Nisan 2012 Çarşamba 16:10

TELEFERİK CAMBAZLARI ÖLÜMLE BURUN BURUNA

A
A
A
TELEFERİK CAMBAZLARI ÖLÜMLE BURUN BURUNA

Bursa`nın sembolü haline gelen teleferiğin bakım çalışmasını yapan işçiler, ip cambazlarını aratmıyor. Yerden 80 metre yükseklikteki hatta çıkan işçiler, 19 milimetre genişliğindeki çelik hat üzerinde hayatlarını tehlikeye atarak bozulan halatları tamir ediyor.
Kış turizminin Uludağ`da son bulmasının ardından, teleferikte hummalı bir çalışma başlatıldı. 2 Nisan tarihinden itibaren 30 gün boyunca bakıma alınan teleferik işletmesinde Sarıalan-Kadıyayla ve Kadıyayla-Teferrüç durakları arasındaki 4 bin 800 metrelik çelik hattı ve direklerdeki makarayı bakıma alan işçiler, 80 metre yükseklikteki hatta çıktı. 19 milimetre genişliğindeki teller üzerinde yürüyen işçiler, zarar görmüş makaraları onarıyor. Yaza girmeden önce hat üzerinde bulunan 10 direkte bakım işlemi başlattıklarını belirten Büyükşehir Belediyesi Teleferik Şube Müdürü Abdullah Çiğdem, 1963 yılından beri kullanılan teleferikte, elektrik ve elektromanyetik bakımın yapıldığını söyledi.
Sarıalan-Kadıyayla ve Kadıyayla-Teferrüç olmak üzere iki hattan oluşan 4 bin 800 metrelik teller üzerinde 32 personel kar ve rüzgar gibi olumsuz hava şartlarına aldırış etmeden çalışıyor.
Bakım işçisi Önder Yıldırım ise, teller üzerinde ilerlediğinde kendisini düz yolda yürüyormuş gibi hissettiğini ifade ederek, "Eğer aşağıya bakarsanız ve başka bir şey düşünürseniz, yaptığınız işe kendinizi veremezsiniz. Yaptığımız işin zorluğunu bildiğimiz için gerekli güvenlik tedbirlerimizi alıp, en iyi şekilde işimizi yapmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
İşçiler, muhtemel bir kazaya karşı emniyet kemeri takmayı da ihmal etmiyor.
32 kişilik tamir bakım ekibi, çalışmayı planlanandan 10 gün önce bitirip 22 Nisan gibi teleferiği hizmete almayı planlıyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başkan Yeğin: "Birliğimiz en büyük gücümüz" Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Ramazan ayının manevi iklimini ve bereketini paylaşmak üzere ilçe protokolüyle iftar sofrasında bir araya geldi. Yenidoğan Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz da katıldı. Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programı, ilçedeki mülki idare amirlerini ve yerel yönetim ve STK temsilcilerini bir araya getirdi. Yenidoğan Sosyal Tesisleri’nin huzurlu atmosferinde gerçekleşen buluşmada, Ramazan ayının getirdiği birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu vurgulandı. Protokolden tam katılım İftar programına Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz, kamu kurumlarının temsilcileri ve ilçe protokolünün önde gelen isimleri katılım sağladı. Ezanın okunmasıyla açılan oruçların ardından, konuklar samimi bir sohbet ortamında bir araya geldi. Başkan Yeğin: "Birliğimiz en büyük gücümüz" Programda kısa bir selamlama konuşması yapan Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sancaktepe’ye hizmet eden tüm birimlerin uyum içerisinde çalışmasının önemine değindi. Başkan Yeğin, "Ramazan’ın bereketini, ilçemiz için omuz omuza çalıştığımız kıymetli protokol üyelerimizle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sofralar sadece yemek değil, gönül birliği sofralarıdır. Rabbim birliğimizi daim, tuttuğumuz oruçları kabul eylesin," ifadelerini kullandı. Gönül birliği vurgusu Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz da nazik daveti için Başkan Yeğin’e teşekkür ederek, ilçedeki huzur ve güven ortamının bu tür paylaşımlarla daha da güçlendiğini belirtti. Program, yapılan dualar ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden kadınlara sağlık ve farkındalık eğitimi Osmangazi Belediyesi’nin kadın sağlığına ilişkin düzenlediği panele katılan uzman isimler, kadınların fiziksel ve ruh sağlığına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte erken teşhisin önemi ve psikolojik destek alma konusunda farkındalık vurgulandı. Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, kadınlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi ile birlikte Şadırvanlı Han’da "Kadın Sağlığı ve Doğum Sonrası Psikoloji" başlıklı bir panele ev sahipliği yaptı. Kadınların sağlıklı yaşam, sosyal katılım ve bireysel farkındalıklarını artırmayı hedefleyen panelde, alanında uzman Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğçe Hüseyinoğlu ve Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan, kadın sağlığı ve ruh sağlığına dair önemli bilgiler paylaştı. Erken teşhisin önemi vurgulandı Herhangi bir şikayet hissedildiğinde doktora başvurulduğunu belirten Op. Dr. Hüseyinoğlu, oysa şikayet olmadan yapılan düzenli kontrollerin erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Meme kanseri ve rahim ağzı kanserine dikkat çeken Op. Dr. Hüseyinoğlu, "Sağlık Bakanlığı’mızın bu konuda çok güzel yürüttüğü bir kanser tarama programı var. Kadınlarda hem meme kanserini, hem rahim ağzı kanserini düzenli aralıklarla bu programda tarıyoruz. Rahim ağzı tarama programında 30-65 yaş arası kadınlara HPV ve DNA testiyle, rutin bir jinekolojik muayeneden farkı olmayan bir test ile 5 yılda bir HPV, DNA taramasını öneriyoruz. Burada bizim için asıl önemli olan şey erken teşhis ve önleyebilmek" diye konuştu. Bireysel ruh sağlığı toplum için büyük önem taşıyor Panelde konuşan Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan ise kadınlarda görülen psikolojik sorunlara dikkat çekti. Depresyon, kaygı bozuklukları ve yeme bozukluklarının kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Çağlayan, bu tür durumlarda profesyonel destek alınmasının önemine değindi. Bireysel ruh sağlığının toplum sağlığı için de büyük önem taşıdığını ifade eden Çağlayan, kişilerin kendilerinde fark ettikleri sorunlar karşısında terapi desteği almaktan çekinmemeleri gerektiğini söyledi.
Elazığ Prof. Dr. Yalnız: "Her 5 kişiden biri reflü hastası" Her 5 kişiden birinde reflü hastalığı görüldüğünü belirten Prof. Dr. Mehmet Yalnız, "Reflüden korunmak için özellikle akşam saatlerinde dikkatli olunması gerekir. Yatmadan en az üç saat önce yemek yemeyi ve sıvı alımını kesmek gerekiyor" dedi. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yalnız artan reflü hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Reflü hastalığının toplumda her geçen gün daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Yalnız, "Günümüzde her 5 kişiden birinde reflü hastalığının görülüyor. Bu durumun yaşam alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkilidir. Reflü hastalığının artışında sigara kullanımı, alkol tüketimi, Batı tipi beslenme, obezite ve aşırı abur cubur tüketimi etkilidir. Mide kapasitesinin üzerinde beslenmek, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına neden oluyor. Bu da yemek borusunda yanmaya yol açıyor. Mide ile yemek borusu arasında anatomik bir kapak bulunmuyor ancak kaslar ve diyaframın oluşturduğu koruyucu bir sistemin kapak görevi görüyor. Bu sistem zamanla gevşeyerek kalıcı hale gelebiliyor. Reflüden korunmak için özellikle akşam saatlerinde dikkatli olunması gerekir. Yatmadan en az üç saat önce yemek yemeyi ve sıvı alımını kesmek gerekiyor. Tüm bu önlemlere rağmen mide içeriği yine yemek borusuna kaçıyorsa, yatak başını yaklaşık 45 derece yükseltmek, yemek borusunu mideye göre daha yukarda tutarak reflüyü azaltabilir" diye konuştu.
Kahramanmaraş Depremzede anne iki down sendromlu çocuğuyla yeni evine kavuştu Kahramanmaraş’ta depremde evleri ağır hasar alan Rabia Eren, iki down sendromlu çocuğuyla birlikte geçen 3 yılın ardından yeni yapılan konutlarına yerleşti. Onikişubat ilçesi Önsen Toplu Konutları’nda yeni evlerine taşınan aile, uzun süren barınma sürecinin ardından kalıcı konutlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Kahramanmaraş merkezli depremlere Dulkadiroğlu İlçesi Gazi Paşa Mahallesi Kışla Caddesi’ndeki Doğuş Apartmanı’nda yakalanan Eren ailesi, depremin ilk saatlerinde mahallede bulunan Atatürk Okulu’na sığındı. Daha sonra farklı konteyner kentlerde yaşamlarını sürdüren aile şimdi yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Eren ailesi, deprem sonrası yapılan Önsen Toplu Konutları’nda yerleşti. 65 yaşındaki anne Rabia Eren, down sendromlu çocukları 34 yaşındaki Esra ve 36 yaşındaki Nuri ile beraber yeni yuvalarında yaşamlarına başladı. Yeni evlerine kavuştukları için çok mutlu olduklarını ifade eden anne Rabia Eren, "Evlerimiz yapıldıktan sonra hemen yeni evimize geldik. Allah’a şükür. Bu süreçte bize yardım eden herkese çok teşekkür ederim. Akrabalarımız, kocamın ailesi bize çok yardımcı oldu. Her ihtiyacımızı tamamladık, çok şükür. Çocuklar da zamanla alıştı. Artı 1 Sokağı’nda kaldığımız süre boyunca çocuklar için etkinlikler yapıldı, çok destek gördük. Herkes bize ve çocuklara yardımcı oldu. Şimdi yeni evimize de alışıyoruz. Çok şükür, elhamdülillah. Herkese teşekkür ederim" dedi.