GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 12:19

Akademisyen Doğan Yavaş, fakültesi önünden dualarla uğurlandı

A
A
A
Akademisyen Doğan Yavaş, fakültesi önünden dualarla uğurlandı

Bursa’da hayatını kaybeden Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Doğan Yavaş, fakülte önünden öğrencilerinin ve akademisyen arkadaşlarının duaları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.


Kanser rahatsızlığı sebebiyle bir süredir tedavi gören, Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Doğan Yavaş, geçtiğimiz gün fenalaşınca Uludağ Üniversitesi enfeksiyon hastalıkları bölümünde yoğun bakıma alındı. Dr. Yavaş dün öğle saatlerinde hayatını kaybetti. Yavaş’ın ölümü başta üniversite camiası olmak üzere Bursa’da büyük üzüntüye sebep oldu.


Yavaş için Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü önünde sabah saat 10.30’da tören düzenlendi. Törene Uludağ Üniversitesi Rektörü Feridun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Cafer Çiftçi, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin, merhum Doğan Yavaş’ın birçok akademisyen arkadaşı ile öğrencileri katıldı. Dr. Yavaş’ın tabutunun üzerine akademisyen arkadaşları Türk bayrağı örttü.


Dua öncesi konuşma yapan Uludağ Üniversitesi Rektörü Feridun Yılmaz, Doğan Yavaş’ın çok iyi bir insan ve Müslüman olduğuna şahit olduğunu belirterek, "Kendisinin Bursa’nın sanat tarihine hem literatür olarak hem de televizyon kanallarında yaptığı programlarla çok büyük katkıları oldu. Bu yönüyle yeri doldurulamaz. Aynı rolü ifa edecek inşallah yeni akademisyenler yetişecektir" dedi.


Rektör Yrd. Cafer Çiftçi de yaptığı konuşmasında Yavaş ile 28 yıllık bir dostluğunun olduğunu belirterek, "Hocamız İstanbul ekolünü çok iyi biliyordu. Bugün yerinin doldurulması zor olan akademisyenlerden bir tanesi. Nüktedan sohbetlerinin yanında çok değerli akademisyen çalışmaları oldu. Mekanı cennet olsun" dedi.


Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman, Sanat Tarihi Bölüm Bşk. Prof. Dr. Derya Şahin de yaptıkları konuşmalarda Doğan Yavaş’ın ailesi, yakınları ve öğrencilerine başsağlığı dileklerinde bulundu.


Doğan Yavaş’ın aynı zamanda aile dostu olan Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinden Hasan Basri Öcalan, Yavaş için dua edip akademisyen arkadaşları ve öğrencilerinden helallik istedi. Duaların ardından Yavaş’ın tabutu cenaze aracına konulup Yunuseli Kalemdar Camii’ne götürüldü. Yavaş’ın öğle namazını müteakip Hamitler’de toprağa verileceği öğrenildi.


Uzun yıllar boyunca Bursa’nın tarihi ve kültürel mirası üzerine önemli araştırmalar gerçekleştiren 67 yaşındaki Yavaş, kentin geçmişine dair yaptığı çalışmalarla hem akademik dünyada hem de yerel tarih meraklıları arasında saygın bir yer edindi. Eserleri ve araştırmalarıyla Bursa’nın kültürel hafızasına önemli katkılar sundu. Meslek hayatı boyunca sadece bilimsel çalışmalarıyla değil, öğrencileriyle kurduğu samimi ilişkiler ve mütevazı kişiliğiyle de öne çıkan Dr. Doğan Yavaş’ın vefatı, öğrencileri ve meslektaşlarını derinden etkiledi.



Akademisyen Doğan Yavaş, fakültesi önünden dualarla uğurlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş duruşmasında mahkeme başkanı: "Bu dava bizim için herhangi bir dava" Aziz İhsan Aktaş duruşmasında mahkeme başkanı, sanık avukatlarını iddianame konusunun dışında soru sorulmaması konusunda uyardı. Bir kısım avukatların buna tepki göstermesinin ardından duruşmaya öğle arası verildi. Öğle arasının ardından bazı avukatların soru sordurulmadığı iddiasıyla tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı "Bu dava bizim için herhangi bir dava. Benim 400 tane dosyam var onlardan biri" dedi. Duruşma savcının tutukluluk konusunda değerlendirme yapması için yarına ertelendi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada, dün dinlenmeyen 3 kişi mağdur olarak dinlendi. Dinlenen 3 kişiden 2’si şikayetçi olduklarını ve davaya katılma taleplerinin olduğunu dile getirdi. 1 kişi ise şikayetçi olmadığını belirtti. Ardından dinlenen tanık Arif Orta, sanık Ümit Gözütok’un, Esenyurt Belediyesi’nin bir araç kiralama ihalesiyle ilgili hazırladığı şartnamedeki araçların teknik özelliklerini değiştirilmesini talep ettiğini iddia etti. Bu özellikleri değiştirmediğini söyleyen tanık Orta’ya Aziz İhsan Aktaş ile olan 3-4 saatlik görüşmesini neden ses kaydına aldığı soruldu. Orta,"Savcılığa ifademi verdim. Gecenin bir vakti baş kontrolörümüz bana anlam veremediğim, tehdit içerikli mesajlar attı. Bu konuda endişe ettim baskı görünce savcı beye ilettim. Aziz İhsan, beni işyerine çağırdı. Savcılığın bilgisi dahilinde kayıt aldım ve savcılığa teslim ettim" dedi. Aziz İhsan Aktaş ise tanık Orta’ya, görüşme talebinin kimden geldiğine yönelik soru sordu. Orta, "Ben, baskıdan dolayı Ümit Gözütok gelmesin, yetkili biriyle görüşeyim dedim. Beni siz aradınız" cevabını verdi. Aktaş ise, "Görüşme talebi benden gelmedi" dedi. Ardından mahkeme başkanı sanık avukatlarını iddianame konusunun dışında soru sorulmaması konusunda uyardı. Bir kısım avukatların buna tepki göstermesinin ardından duruşmaya öğle arası verildi. Öğle arasının ardından bazı avukatların soru sordurulmadığı iddiasıyla tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı "Bu dava bizim için herhangi bir dava. Benim 400 tane dosyam var onlardan biri. Bu sizin için iyi bir şey aslında ama iki gündür gerginlik olduğu için uyardım" dedi. Mahkeme başkanı konuşmasının devamında "Yarın çok verimli geçmez gibi duruyor. Bugün de çok verimli geçmedi. Yarın iddia makamından tutuklulukla ilgili değerlendirme alalım. Gizli tanıklar pazartesiye kaldı" ifadelerini de kullandı. Duruşma, sanıkların tutukluluk durumu ve talepleriyle ilgili görüş alınması ve tutukluluk incelemesi yapılması için yarına ertelendi.
Aydın SGK’nın şehir merkezindeki tescilli binası ilan panosuna döndü Aydın’da uzun yıllar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet binası olarak hizmet veren ve 43 milyon TL değer biçilerek satılığa çıkarılan tescilli binanın akıbeti belirsizliğini korurken, bir dönem hizmet noktası olan tescilli bina şimdilerde ilan panosu olarak kullanılıyor. Aydın’ın en eski binalarından olan ve bir dönem hastane olarak kullanılmasının ardından uzun süre de SGK binası olarak vatandaşların hizmetine sunulan tescilli bina, 2016 yılında SGK’nın yeni hizmet binasına taşınması ile boşaltıldı. Geçişin ardından depreme dayanıksız olduğu belirlenen ve 1950’li yıllarda kentsel sit alanı olarak tescil edilen binaya tescil nedeniyle dokunulamazken 2024 yılında bina 43 milyon TL değer ile satışa çıkarılmıştı. Satışa çıkarılan tescilli binaya o dönem alıcı çıkmazken, binanın bundan sonraki akıbeti de belirsizliğini koruyor. 729 metrekarelik bir alan üzerinde yıllardır vatandaşların hizmet noktası olan tescilli bina, şimdilerde ise adeta bir ilan panosu olarak kullanılıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, binaya astığı "Satılık Taşınmazlarımız" başlıklı dev pankart ile duyuru yaparken, pankartta Didim ilçesi Çamlık Mahallesi’nde bulunan 3 ayrı taşınmazın ihale yoluyla satılacağı bilgileri yer aldı. Tarihi binanın akıbeti Aydınlılar için merak konusu olurken, bazı vatandaşlar da uzun süredir atıl duran binanın bir an önce faaliyete geçirilmesini istedi. Asılan ihale pankartında ise 2 adet ticaret alanı olarak gözüken arsanın yanı sıra 1 adet ‘günübirlik turistik tesis alanı’ imarlı arsanın satışı duyuruldu. Satışa çıkarılan yerlerden birinin Didim Amfi Tiyatro bölgesinde 5 bin 824,91 metrekare yüzölçümlü arsa olduğu belirtildi.
Tokat TOGÜ’den bağımlılıkla mücadelede büyük adım Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi öncülüğünde başlatılan proje ile gençlerin bağımlılığa karşı bilinçlendirilmesi hedeflenirken, üniversite bünyesinde kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ), genç nesilleri bağımlılığın her türlüsünden korumak ve toplumsal farkındalığı artırmak adına bir adım attı. TOGÜ Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan ve Yeşilay iş birliğiyle yürütülen "Bilinçli nesiller, bağımsız gelecek" projesi TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde yapılan törenle başlatıldı. Açılış programına TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Volkan Kara, il protokolü ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Programın ana eksenini, bağımlılıkla mücadelenin sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir gelecek meselesi olduğu vurgusu oluşturdu. Katılımcılar, üniversitelerin bu mücadeledeki stratejik önemine dikkat çekti. "Tüm birimlerimizde eğitim seferberliği başlatıyoruz" Açılış konuşmasında projenin kapsamına dair önemli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Fatih Yılmaz, devletin bağımlılıkla mücadele alanında belirlediği hedefler doğrultusunda üniversite olarak güçlü bir katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Hedeflerinin üniversitenin tüm bileşenlerine ulaşmak olduğunu vurgulayan Rektör Yılmaz, "Üniversitede öğrenim gören yaklaşık 34 bin öğrencimizin tamamına bu eğitimleri ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu çalışma yalnızca bir proje değil, tüm akademik birimlerimizi kapsayan kapsamlı bir eğitim seferberliğidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bağımlılıkla mücadele, bir devlet politikası olarak kararlılıkla sürdürülmektedir. Biz de kurduğumuz koordinatörlük aracılığıyla bu politikayı sahada en etkin şekilde hayata geçiriyoruz. Alanında yetkin 40 uzman hocamız bu eğitimleri tamamlayacaklar. Sürecin ardından hem tüm öğrencilere hem de toplumun farklı kesimlerine yönelik yaygın eğitim faaliyetleri yürütmeyi de istiyoruz. Bağımlılıkla mücadele bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur. Bu nedenle üniversite olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmekte kararlıyız. Bağımlılıkla mücadele, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bu süreçte katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah yürüttüğümüz bu faaliyetlerle gençlerimizi her türlü zararlı alışkanlıktan korumaya katkı sağlayacağız" dedi. "Bağımlılık toplumsal bir sorun" Programda konuşmacı olan Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Volkan Kara ise bağımlılığın yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Kara, üniversitelerin bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini belirterek, gençlerin doğru bilgiyle donatılmasının ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırılmasının güçlü bir toplumun inşasında belirleyici olduğunu ifade etti.