SAĞLIK - 17 Aralık 2025 Çarşamba 10:02

Aşırı kırmızı et tüketimi, kanser riskini arttırıyor

A
A
A
Aşırı kırmızı et tüketimi, kanser riskini arttırıyor

Kanserin dünya genelinde ölümlere sebep olan en yaygın hastalıklardan biri olduğunu belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, ancak birçok kanser türünün ortaya çıkması engellenebilir ve kanser riskini azaltmak için birçok adım atılabileceğini söyledi.


Kanser riskini azaltmak için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek çok önemli olduğuna dikkat çeken Medicana Bursa Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, beslenme tavsiyelerinde bulundu. Avcı, "Aşırı miktarda kırmızı et tüketimi kolon, rektum ve prostatkanseri riskini artırmaktadır. Aşırı kilonun ve yetersiz fiziksel aktivitenin göğüs, rahim, kolon ve yemek borusu kanserine sebep olabilir. Salamura et ve şarküteri tüketiminin kolon ve rektum kanserine yakalanma riskini artırır. Balık tüketiminin kolon ve rektum kanseri riskini azaltır. Bazı besinler toksik bileşenler içerir. Bu bileşenlerin bazıları pişirme yöntemleri sebebiyle açığa çıkar. Bazıları ise tarımda kullanılan zirai ilaç ve kimyasalların, kimyasal gübrelerin, parazit ilaçlarının kalıntılarıdır. Bu kimyasalların besinlerde bıraktığı kalıntılar insan sağlığı için son derece zararlıdır. Bu tarım ilaçlarının ilk kurbanları ise bu tehlikenin farkında olmayan çiftçilerdir. Ürünlerin hasat sonunda depolama, saklama, işleme ve arıtma teknikleri son derece önemlidir. Bu aşamalarda yapılan hatalar sağlığımız için gerekli gıdaları birer silah haline dönüştürebilir" dedi.


Vücudun su ve mineral ihtiyacının dengeli olarak karşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Avcı, "Bir yetişkinin günlük su ihtiyacı 2,5 litredir. Bunun 1 litresini tükettiğimiz gıdalardan alırken, kalan 1,5 litresini içeceklerden almak gerekir. Günde en az 4 porsiyon meyve tüketilmeli, mevsim meyveleri tercih edilmeli. Meyvelerin farklı öğünlerde tüketilmesi gerekiyor. Günde bir veya iki porsiyon çiğ sebze ve en az bir porsiyon pişmiş sebze tüketilebilir. Yeşil, sarı, kırmızı sebzelerden her gün en az birer porsiyon tüketilmesi gerekir" diye konuştu.


Nohut, kuru fasulye ve barbunya gibi kuru baklagillerin kırmızı etten daha fazla tüketilmesi gerektiğini ifade eden Avcı, önerilerin besinleri şöyle sıraladı;


"Haftada bir, mümkünse iki ya da üç kez balık tüketilmelidir. Yapay tatlandırıcı içeren tüm içeceklerden uzak durulmalı. Özellikle semizotu ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan etki gösteren betakaroten ve lutein açısından zengindir. Kuarsetin tam bir antioksidan, antiinflamatuvar ve antialerjik etkiye sahiptir. Ek olarak antikanserojen kansere karşı koruyucu etkisi unutulmamalıdır. Kuarsetin daha çok soğan, elma ve karabuğdayda daha az miktarda da brüksel lahanası, lahana ve kuruyemişlerde bulunur. Domates, bir antioksidan olan likopen kaynağıdır. Ek olarak karoten ve vitamin E içerir. Likopen prostat ve akciğer kanserine karşı koruyucu özellik gösterir."



"Kansere karşı koruma sağlayacak tek bir besin yoktur"


Zeytinyağının Akdeniz ülkelerinde daha fazla tüketildiğini söyleyen Avcı, özellikle sızma zeytinyağının rafine zeytinyağından çok daha fazla polifenol içerdiğini vurgulayarak, "Polifenol tüketimi, kanser vakaları ve kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin görülme sıklığını azaltır" dedi. Prof. Dr. Avcı, şöyle devam etti;


"Soğan ve sarmısak bolca tüketilmelidir. Soğan ve sarımsak güçlü bir karsinojen olan nitrozaminleri bloke ederek bizleri kansere karşı korur. Brokoli özellikle prostat kanserine karşı koruyucu rolü olan glukorafanin içerir. Kırmızı üzüm bolca resveratrol içerir. Resveratrol kansere karşı koruyucu özellik gösterirken kanser hücrelerinin büyümesini de önler. Ahududu, çilek ve yaban mersini gibi orman meyveleri antikanserojen olan elarjik asitten zengin meyvelerdir. Elarjik asit kiraz, armut, elma ve kivide de bulunur. Doğadaki birçok besin kaynağı insanın gelişimi için gereklidir."


Sağlıklı beslenmenin tek başına yeterli olamayacağını ifade eden Prof. Dr. Avcı, "Sağlıklı var olabilmek için sağlıklı yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Spor yapmalı, zararlı alışkanlıklardan uzak durmalı, stres faktörlerini iyi yönetebilmeli, dinlenmeli ve farklı hobiler ile uğraşmalıyız. Unutmayalım, bizi kansere karşı koruyacak veya bizim kanserimizi tedavi edebilecek tek bir besin yoktur" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.