POLİTİKA - 29 Nisan 2026 Çarşamba 12:26

Başkan Vekili Biba: "Daha güçlü bir Bursa için çalışıyoruz"

A
A
A
Başkan Vekili Biba: "Daha güçlü bir Bursa için çalışıyoruz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Bursa İş Dünyası İstişare Toplantısı’na katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, "Şehrimizin altyapısını güçlendirmek, ulaşımını daha akıcı hale getirmek, sanayimizin ve ticaretimizin ihtiyaç duyduğu lojistik imkânları geliştirmek için yoğun bir çaba içerisinde olacağız. Daha yüksek katma değer üreten, teknolojiye daha fazla yatırım yapan, sürdürülebilirlik konusunda daha güçlü adımlar atan bir Bursa için çalışıyoruz" dedi.


Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleşti. Toplantının ardından Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Bursa’nın üretim, ticaret ve ihracattaki faaliyetlerinin değerlendirildiği toplantıda, şehri daha ileri taşımak amacıyla istişarelerde bulunuldu.


Bursa ekonomisine yön veren sanayici ve iş insanlarına hitap eden Bakan Ömer Bolat, gerçekleştirdiği sunumda; küresel, ulusal ve bölgesel ölçekte örnekler eşliğinde Türkiye’nin ticaret vizyonunu, Ticaret Bakanlığı’nın yürüttüğü faaliyetleri ve geleceğe yönelik potansiyel alanları kapsamlı şekilde değerlendirdi. Bursa’nın üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, Bursa’nın ihracatının 2025 yılında yüzde 10 artış göstererek 20 milyar dolara ulaştığını, 2026 yılının ilk üç ayında da artış eğiliminin devam ettiğini söyledi. Bursa ekonomisine sağlanan destek ve hibeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Ömer Bolat, kentte 88 bin esnaf ile yaklaşık 100 esnaf ve sanatkâr odasının faaliyet gösterdiğini belirterek, ziyaretleri kapsamında TESKOMB kefaleti ve Halkbank kaynaklarıyla 200 milyon TL tutarında esnaf destek kredisinin hayata geçirileceğini açıkladı.


Bursa Valisi Erol Ayyıldız da Bursa’nın sanayisiyle, ihracatıyla ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin üretim gücünü temsil ettiğini söyledi. Bursa’nın otomobilden tekstile, makineden gıdaya kadar birçok sektörde üretim altyapısına sahip olunduğunu söyleyen Vali Ayyıldız, iş dünyasının sahip olduğu dinamizm ve vizyonla ülke ekonomisine katkısını artırarak sürdüreceğini belirtti. Vali Ayyıldız, Bursa’nın gücüne güç katmak amacıyla iş dünyasına destek olmaya devam edeceklerini söyledi.


"Bursa, Türkiye’nin en önemli ihracat üslerinden biri"


Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba da, Bursa’nın üretim gücüne ve ticaret kapasitesine gösterdiği yakın ilgi için Bakan Bolat’a teşekkür etti. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin merkezinde yer almış bir şehir olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Bu kentin ipekle başlayan güçlü ticaret geleneği zaman içinde sanayiyle birleşmiş, Bursa bugün Türkiye’nin en önemli üretim, ticaret ve ihracat üslerinden biri olarak konumlanmıştır. Kent olarak onlarca ülke için dahi büyük bir değer olan 36 milyar dolarlık bir dış ticaret performansına sahibiz. Bu tabloyu tesadüfle açıklamak mümkün değildir. Çünkü bir tarafta devletimizin ortaya koyduğu güçlü irade, diğer tarafta ise iş dünyamızın kararlılığı ve çalışma azmi bulunmaktadır. Bu iki unsur bir araya geldiğinde Bursa’mızın ortaya koyduğu performans çok daha anlamlı hale gelmektedir. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşan istikrar ortamının altını özellikle çizmek isterim. Bu istikrar, sahada üretim yapan herkes için önemli bir güven ortamı sağlamaktadır" diye konuştu.


Büyükşehir Belediyesi olarak görevlerinin bu güveni somut hizmetlerle ve güçlü bir şehir altyapısıyla desteklemek olduğunu belirten Başkan Vekili Biba, "Bu kapsamda şehrimizin altyapısını güçlendirmek, ulaşımını daha akıcı hale getirmek, sanayimizin ve ticaretimizin ihtiyaç duyduğu lojistik imkânları geliştirmek için yoğun bir çaba içerisinde olacağız. Bu kentte üretim yapan ve ticaretle uğraşan herkesin daha öngörülebilir ve daha güçlü bir ortamda yoluna devam edebilmesini sağlamak öncelikli amacımızdır. Bunu yaparken hem Ticaret Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içinde olmayı hem de iş dünyamızla sürekli temas halinde kalmayı son derece önemli buluyoruz. Aynı şekilde merkezi politikalarla yereldeki uygulamaların uyum içinde olması da büyük önem arz etmektedir" dedi.


"Ortak akıl yoluyla güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum"


Dünya ekonomisinin içinden geçtiği günümüzde rekabetin her zamankinden daha çetin hale geldiğinin altını çizen Başkan Vekili Biba, "Tedarik zincirleri değişmekte, yeni pazarlar oluşmakta, üretim anlayışı dönüşmektedir. Böyle bir tabloda belirleyici unsurlar; şehirlerin refleksi, kurumların uyumu ve iş dünyasının gücüdür. Bursa’nın bu anlamda önemli bir avantajı bulunmaktadır. Köklü bir üretim kültürü, güçlü bir sanayi ve ticaret altyapısı ve dış pazarlara açılma konusunda ciddi bir tecrübe birikimine sahibiz. Bizim hedefimiz bu avantajı daha da ileri taşımaktır. Daha yüksek katma değer üreten, teknolojiye daha fazla yatırım yapan, sürdürülebilirlik konusunda daha güçlü adımlar atan bir Bursa için çalışıyoruz. Bu süreçte Bakanlığımızla kurulacak iş birliklerinin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde iş dünyamızın sahadaki tecrübesi ve önerileri de bizim için yol gösterici olmaya devam edecektir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın da bu açıdan önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ortak akılla hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.


Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise BTSO’nun yürüttüğü çalışmalar ve projelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Tüm başarı hikayelerimiz güçlü bir kamu ve özel sektör iş birliğinin ürünüdür. Sağlanan imkânlar, Bursa’nın üretim gücünü büyütmekte, ticaretini derinleştirmekte ve girişimcimizin ufkunu dünya pazarlarına taşımaktadır. Destekleriniz için sizlere ve Bakanlığımızın değerli kadrolarına teşekkür ederim" dedi.



Başkan Vekili Biba: "Daha güçlü bir Bursa için çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya ATB Başkanı Çandır: "Savaştan en fazla olumsuz etkilenecek sektörlerin başında tarım geliyor" Antalya Ticaret Borsası (ATB) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve Antalya ilgili ilgili değerlendirmelerde bulundu. Şubat ayından bu yana devam eden İran, ABD ve İsrail eksenindeki çatışmalarda binlerce masum insanın hayatını kaybettiğini belirten Çandır, "Son günlerde ateşkes söylemleri gündeme gelse de sahadaki gelişmeler, özellikle İsrail’in saldırılarını kesintisiz şekilde sürdürdüğünü göstermektedir. Suriye’nin ardından Lübnan’da da açık işgal girişimlerinin devam etmesi, bölgede emperyalist bir fırsatçılığın açık bir yansımasıdır. Yaşanmakta olan savaşın, abluka ve blokajların etkisiyle, belirsiz bir süre daha devam etme riskinin yüksek olduğunu görmekteyiz" dedi. Petrol fiyatı kaygısı İki aydır devam eden bu çatışmaların, yalnızca petrol maliyetleri açısından dünya ekonomisine 238 milyar dolarlık bir yük getirdiğine dikkat çeken Çandır, "Hepimizin bildiği gibi petrol fiyatlarındaki artışlar, ekonomide zincirleme etkiler oluşturur. İlk dalga petrol fiyatlarıdır; ardından gelen dalgalar ise çok daha geniş bir alanı etkiler. Son iki ayda bu etkinin yansımalarını yaşamaya başladık. Görünen o ki, savaş bugün sona erse dahi petrol piyasalarının eski dengesine dönmesi zaman alacaktır. Bu durum, dünya ekonomisinin kısa sürede toparlanmakta zorlanacağını, tarım ve turizm odaklı kentimiz ekonomisinin ise daha fazla etkileneceğini ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Kredi ihtiyacı artıyor" İş dünyası için öz sermaye yetersizliğinin yapısal sorun olmaya devam ettiğini kaydeden Çandır, "Krediye erişim ihtiyacı da aynı ölçüde yapısaldır. Mevcut şartlarda zaten pahalı ve erişimi zor olan finansman imkânlarının, önümüzdeki dönemde daha da sınırlı hale gelmesi beklenmektedir. Turizm ve ihracat sektörlerine yönelik açıklanan 120 milyar TL’lik kredi paketi önemli olmakla birlikte, ihtiyacın çok daha yüksek olduğu açıktır" dedi. "En fazla tarım etkilendi" Savaştan en fazla olumsuz etkilenecek sektörlerin başında tarımın geldiğini kaydeden Çandır, gübre, yem, enerji ve lojistik başta olmak üzere tüm girdilerde hem tedarik zorlukları hem de ciddi maliyet artışları yaşandığını belirtti. Çandır, şunları kaydetti: "Sürekli dile getirdiğimiz gibi üreticimizin maliyetlerini bire bir fiyatlara yansıtma imkanının bulunmaması ise sorunu daha da derinleştirmektedir. Uzun süredir meclislerimizde ve çeşitli platformlarda tarımsal maliyet yapımızdaki bozulmaya dikkat çekiyoruz. Bu konu bizler için hayati önemdedir. Çünkü maliyet yapısındaki bu bozulma, üretim faaliyetlerimizi sürdürülemez hale getirmektedir. Özellikle girdi ve işçilik maliyetlerindeki artış, üretim üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır. Bu dengesizlik faaliyetlerimizi yavaşlatan ve atalete uğratan bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Tarımsal üretimin ve mevcut kapasitenin korunması için bu baskının azaltılması zorunludur." Savaşın Antalya’ya etkisi Antalya’nın ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Ali Çandır, "Açıklanan son veriler, kentimizde yılın Ocak-Şubat aylarında gözlenen nispi hareketliliğin büyük ölçüde devam ettiğini göstermektedir. Savaşın olumsuz etkileri henüz tam anlamıyla hissedilmese de öncü göstergeler risk sinyallerini barındırmaktadır" dedi. Antalya için kurulan ve kapanan şirket sayıları ile protestolu senet ve karşılıksız çeklerdeki artışların dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Özellikle borcuna sadakatiyle öne çıkan kentimiz iş dünyası açısından bu göstergelerdeki bozulma kaygı vericidir. Diğer taraftan ihracat performansımız, özellikle tarımsal ihracat tarafında, ülke ortalamasının üzerinde bir seyir izlemektedir. Bu durum, kentimizin üretim gücünü ve ticari kapasitesini açıkça ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde bu performansın korunabilmesi için gerekli tedbirler bugünden alınmalıdır. Örneğin; kurulan ve kapanan şirket sayılarında ülkemiz ortalamasından daha olumsuz bir tabloyla karşı karşıyayız. Kurulan şirket sayısı ülkemizde artarken, kentimizde yüzde 8,5 azalmıştır. Kapanan şirket sayısı ise ülkemiz geneline oranla yaklaşık 5 katı artmıştır. Protestolu senet tutarı ülkemizde yıllık yüzde 56 artarken, kentimizde bu artış yüzde 81’e ulaşmıştır. Karşılıksız çek tutarı ise ülke genelinde yüzde 175 artarken, kentimizde yüzde 300 gibi çok daha yüksek bir artış göstermiştir. Ticaret hacminin önemli öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, ülkemizde yıllık yüzde 88 artarken, kentimizde yüzde 130 artmıştır. Toplam kredi kullanımındaki artış ülkemiz genelinde yüzde 45 seviyesinde gerçekleşirken, kentimizde yüzde 58 olmuştur. Ticari krediler ülkemizde yüzde 45 artarken kentimizde yüzde 63 artmıştır. Tarımsal krediler ise ülkemizde yüzde 41 artarken kentimizde yüzde 39 artmıştır." "Antalya ihracatta ortalamanın üzerinde" Yılın ilk üç ayında ihracatın ülke genelinde yıllık yüzde 1,6 azalırken, Antalya’da yüzde 12 arttığına dikkat çeken Çandır, "Aylık bazda sınırlı bir gerileme görülse de yıllık artışın devam etmesi önemlidir. Tarımsal ihracatta ise ülkemizde yüzde 2,4’lük bir azalış yaşanırken, kentimizde yüzde 15’lik bir artış söz konusudur. Bu ihracat gerçekleşmeleri, yılın ilk çeyreğinde kentimizin genel olarak ülke ortalamasının üzerinde, güçlü bir performans sergilediğini açıkça göstermektedir. Küresel zorluklara rağmen üretmeye, ticaret yapmaya ve ihracatla ülkemize değer katmaya devam eden tüm üretici, tüccar ve ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Döviz dönüşüm desteği uzatılmalı" 30 Nisan 2026 tarihinde sona erecek Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği uygulamasının kolaylaştırılmasını, destek oranının artırılmasını ve uygulama süresinin en az bir yıl uzatılmasını talep eden Başkan Çandır, "Ayrıca mevcut uygulamada şahıs firmalarının destekten yararlanamaması üyelerimizi mağdur etmektedir. Bu mağduriyetin de giderilmesini diliyoruz" dedi. Hisarcıklıoğlu iş dünyasının görüşlerini dile getirdi TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşmacı olduğu 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katıldığını hatırlatan Çandır, Hisarcıklıoğlu’nun "Küresel ve Ulusal Öncelikler Nasıl Dengelenir?" oturumunda iş dünyasının görüşlerini güçlü bir şekilde dile getirdiğini anlattı. Çandır, "Bu önemli organizasyonun Antalya’da gerçekleştirilmesini sağlayan önceki dönem Dışişleri Bakanımız ve Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na ve Dışişleri Bakanlığı’mıza teşekkür ediyorum. Bu tür uluslararası buluşmalar, ülkemizin ve Antalya’mızın küresel gündemde daha fazla yer almasına; bilinirliğinin ve güvenilirliğinin artmasına önemli katkı sağlamaktadır" dedi. "YÖREX’te ticareti bağlantılar arttı" Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle düzenledikleri Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla bu yıl başarıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Çandır, "17 yıllık yolculuğumuzda 14. kez düzenlediğimiz fuarımız; üreticilerimizi, girişimcilerimizi ve alıcıları bir araya getirerek önemli iş birliklerine zemin hazırlamıştır" dedi. YÖREX’te yüz yüze görüşmeler yapılarak ticari bağlantılar kurulduğunu belirten Çandır, "Ticari bağlantılar fuarımızın en önemli kazanımları arasında yer almıştır. YÖREX’in gerçekleşmesinde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, danışma kurulu üyelerimize, siz değerli meclis üyelerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve kıymetli basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Tavşan yüreği zeytin için AB başvurusu Antalya Ticaret Borsası olarak, yerel değerleri korumak ve uluslararası alanda güçlendirmek amacıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu kapsamda, Antalya Tavşan Yüreği Zeytinimizin Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusunu; Valimiz Hulusi Şahin’in huzurunda, İl Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın Şakir Fırat Erkal ile birlikte gerçekleştirdik. Dileğimiz Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, Alanya Keçiboynuzu, Gazipaşa Çekirdeksiz Narı ve Manavgat Altın Susamının kısa sürede tescillenmesidir. Katkı sunan başta il tarım ve orman müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Food Fest daveti Antalya Büyükşehir Belediye’sinin öncülüğünde, Borsa ve diğer paydaşların desteğiyle bu yıl 8-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin Antalya’nın ve coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımına ve gastronomi dünyasına katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Çandır, festivale davette bulundu. Şiddete karşı önlem çağrısı Çandır, okullarda yaşanan şiddet olaylarından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, "Hayatını kaybeden öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize baş sağlığı ve sabırlar diliyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Toplumumuzu derinden sarsan bu tür olayların bir daha yaşanmaması için toplumsal şiddetin önüne geçecek kalıcı ve etkili önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır" dedi. Başkan Ali Çandır, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın büyük coşkuyla kutlandığını belirtirken, "Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı büyük bir coşkuyla kutladık. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum" dedi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Ankara Bakan Gürlek: "(Gülistan Doku soruşturması) Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "(Gülistan Doku soruşturması) Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı. Şüpheli bir şekilde de yurt dışına kaçıyor. Soruşturmaya Tunceli Başsavcılığı devam ediyor" dedi. Bakan Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Mutlak butlan davasında karar verilip verilmeyeceğinin şu an istinaf aşamasında olduğunu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelendiğini vurgulayan Bakan Gürlek, "Bizim kararı ne zaman vereceği ya da mahkemenin ne tür karar vereceği konusunda bir bilgimiz yok, bir takdirimiz de olamaz" şeklinde konuştu. Faili meçhul cinayetler için Adalet Bakanlığı tarafından Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı kurulduğunu dile getiren Bakan Gürlek, "Burada bir başkan ve yeteri kadar tetkik hakimi arkadaşımız var. 632 dosya ilk derece mahkemelerinden aynı şekilde faili meçhul kalmış dosyaları çektik. Arkadaşlarımız bunları ayrıntılı olarak inceliyor. Tabii, bu dosya açılacak ve bir fail ortaya çıkacak diye bir şey yok. Gülistan Doku ile ilgili de özellikle Amerika’daki Umut Altaş’ın iadesi için kırmızı bülten çıkardık. En son yeni yazışmaları çıktı. Umut Altaş’ın önemli bir şahıs olduğunu düşünüyoruz, bunun iadesini istiyoruz" dedi. "Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı" Gülistan Doku’nun ölümünün toplumda infial oluşturan olaylardan biri olduğuna dikkati çeken Bakan Gürlek, "Umut Altaş, olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı. Şüpheli bir şekilde de yurt dışına kaçıyor. Soruşturmaya Tunceli Başsavcılığı devam ediyor. Erzurum Başsavcılığımız da vali bey ile ilgili olan süreci takip ediyor. Bununla ilgili süreç devam ediyor" ifadelerine yer verdi. Çocukların cezaların artırılması için 12. Yargı paketinde bir düzenleme olacağını vurgulayan Bakan Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile görüşmelerinde fikir ve önerilerini aldıklarını kaydetti. "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal düzenlemenin ne aşamada olduğuna yönelik soruya Bakan Gürlek, "Mutabakat metni yayımlandı, meclise geldi. İrade burada meclisin. Teknik olarak, biz Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapım aşamasında bir ihtiyaç varsa hazırız. Bunun özellikle kanunların yapımı, çerçevesinin belirlenmesi, sürecin yönetilmesi tamamen TBMM’ye ait, bunun altını çizmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu. Toplumsal hassasiyet oluşturan dosyalarda kamuoyunun olumlu bir yanıt almak istediğine dikkati çeken Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Rojin Kabaiş dosyasında da özellikle cep telefonunun çözümü konusunda yurt dışına gönderilmişti, şimdi yerli ekip kurduk cep telefonunu çözersek soruşturma aşamasında önemli bir evre alacağımızı düşünüyoruz. Dosyadaki şahıslara değil, biz dosya bazlı bakıyoruz. Genelde kamuoyu faili meçhul kalmış bayanların, çocuk cinayetlerinin aydınlatılmasını istiyor. Rojin Kabaiş dosyasında da olumlu gelişmelerimiz olabilir."