ASAYİŞ - 17 Nisan 2026 Cuma 10:54

"Ben sabah öderim" dedi 153 bin liralık iddia oynayıp kayıplara karıştı

A
A
A
"Ben sabah öderim" dedi 153 bin liralık iddia oynayıp kayıplara karıştı

Bursa’da iddiaya göre bir otobüs şirketinde muavinlik yapan kişi, akşam girdiği büfede sabah 4’e kadar ’parasını vereceğim’ diyerek iddia oynadı. Parası bitince veresiye iddia oynayan şahıs, sabah saatlerine kadar dolandırdığı çalışanla maçları da takip etti. Maçta üzüldüğü, heyecanlandığı hatta sevindiği anları bile birlikte yaşayan şüphelinin o anları kameraya anbean yansırken, büfe çalışanı, "Beraber sevindik, sonunda ben üzüldüm" diyerek sitem etti.


Olay, Osmangazi ilçesinde bulunan şehirlerarası otobüs terminalindeki bir büfede meydana geldi. İddiaya göre büfeye gelen muavin, yanında bulunan yaklaşık 20 bin lirayla iddia kuponu yapmaya başladı. Saatler ilerledikçe heyecanın dozu artarken, şahıs gece yarısına kadar kupon yapıp maçları büfe çalışanıyla birlikte takip etti. Gece 12’ye doğru parası tükenen şüpheli, büfe sahibiyle arkadaş olduğunu söyleyerek çalışanı kandırıp, "Sen kuponları yap, ben sabah bırakacağım" diyerek oyun oynamaya devam etti. İkili, sabaha kadar birlikte maç izleyip zaman zaman sevinç, zaman zaman hüzün yaşadı. Hatta şüpheli, kazandığı anlarda çalışana içecek ısmarlamayı da ihmal etmedi.


Sabaha karşı oynanan kuponların toplamı 153 bin liraya ulaşınca sistem kotası doldu. O sırada büfeye müşteri gelmesini fırsat bilen şüpheli, adeta "final hamlesini" yaparak bir anda ortadan kayboldu.


Yaşananları anlatan işletme yöneticisi Ali Canbaz, "Biz yıllardır burada esnafız. Böyle bir rahatlık görmedik. Adam o kadar rahattı ki sanki kendi büfesi. Kamera kayıtlarını izleyince biz de inanamadık" dedi.


Büfe çalışanı Emre Susmaz ise yaşadıklarını, "Akşam geldi, 20 bin lirayla oynadı. Sonra parası bitince beni tanıdık olduğuna inandırdı. ’Sabah vereceğim’ dedi. Sabaha kadar birlikte maç izledik. Kazanınca sevindik ama sonunda ben üzüldüm" sözleriyle anlattı.


İşletme sahibi ve çalışan, kamera kayıtlarıyla birlikte karakola giderek şüpheliden şikayetçi oldu. Öte yandan, şüphelinin rahat tavırları ve maç izlerken yaşadığı heyecan anbean güvenlik kameralarına yansıdı. İddiaya göre polis ekipleri de ifadeleri alırken zaman zaman gülmekten kendini alamadı.



"Ben sabah öderim" dedi 153 bin liralık iddia oynayıp kayıplara karıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’nin ’Mobil Masal Bahçesi’ projesi Türkiye birincisi oldu Nazilli Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında hayata geçirdiği örnek projelerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu kapsamda geliştirilen Mobil Masal Bahçesi Projesi, Türkiye genelinden çok sayıda belediyenin katıldığı prestijli organizasyonda birincilik ödülüne layık görülerek büyük bir başarıya imza attı. Akdeniz Belediyeler Birliği tarafından Antalya’da düzenlenen yarışmada, sosyal belediyecilik alanında geliştirilen projeler kıyasıya rekabet ederken; Nazilli Belediyesi’nin çocuk odaklı vizyonu ve yenilikçi yaklaşımı jüri tarafından en başarılı proje olarak değerlendirildi. Elde edilen bu önemli derece, Nazilli’nin yalnızca yerelde değil, ulusal ölçekte de örnek bir belediyecilik anlayışı sergilediğini bir kez daha ortaya koydu. "Bu başarı, çocuklarımız için kurduğumuz hayalin karşılığıdır" Kazanılan birincilik ödülüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: "Bu ödül, sadece bir projenin başarısı değil; Nazilli’de çocuklarımız için kurduğumuz hayalin, emeğin ve inancın bir sonucudur. Türkiye genelinde birçok güçlü projenin yer aldığı bir organizasyonda birinci olmak bizim için son derece kıymetlidir. Bu başarı, geleceğimiz olan çocuklarımız için doğru yolda ilerlediğimizin en somut göstergesidir." 170 mahallede 2 bin 117 çocuğa ulaşıldı Mobil Masal Bahçesi’nin sahadaki etkisine de dikkat çeken Başkan Tetik, projenin özellikle kırsal mahallelerde büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini vurgulayarak, "Okul öncesi eğitime erişimi sınırlı olan çocuklarımıza ulaşmak bizim önceliğimizdi. Bugüne kadar 170 mahallede 2 bin 117 çocuğumuza ulaşmış olmak, bu projenin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi. "Sosyal belediyecilik, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır" Nazilli Belediyesi’nin sosyal belediyeciliği bir hizmetten öte, toplumsal dönüşümün anahtarı olarak gördüğünü belirten Tetik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu ödül bizim için bir sonuç değil, daha iyisini yapmak adına güçlü bir motivasyondur. Çocuklarımızın hayatına dokunan, onların gelişimine katkı sunan projeler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki sosyal belediyecilik, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır." Gezici anaokulu modeliyle fırsat eşitliği sağlanıyor Kullanılmayan bir otobüsün dönüştürülmesiyle hayata geçirilen Mobil Masal Bahçesi; oyun alanı, kitap köşesi, sanat atölyesi ve masal bölümleriyle donatılmış gezici bir anaokulu olarak hizmet veriyor. Proje sayesinde çocuklar; masal saatleri, özgün drama etkinlikleri, sanat çalışmaları ve eğitsel faaliyetlerle hem eğleniyor hem de çok yönlü gelişim imkanı buluyor. 22 Eylül 2025 tarihinde başlatılan proje, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan ve okul öncesi eğitime erişimde dezavantajlı durumda bulunan çocuklara ulaşarak eğitimde fırsat eşitliğine güçlü bir katkı sunuyor. Aynı zamanda ailelere yönelik bilgilendirme çalışmalarıyla erken çocukluk eğitimi konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor. Nazilli Belediyesi’nin bu örnek projesi, yerel yönetimlerin sosyal sorumluluk alanında atabileceği adımlar için ilham kaynağı olurken; elde edilen Türkiye birinciliği, ilçenin vizyonunu ve geleceğe yönelik güçlü adımlarını da gözler önüne seriyor.
Bursa Nilüfer’de erken Osmanlı kadını ve Nilüfer Hatun’un mirası konuşuldu Nilüfer Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın" başlıklı panel düzenledi. Tarihçi ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, erken Osmanlı döneminde kadının kent inşasındaki ve toplumsal hayattaki rolü tartışıldı. Nilüfer Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın" paneline ev sahipliği yaptı. İki oturum olarak planlanan programın ilki, Nazım Hikmet Kültürevi’nde tarih meraklılarının katılımıyla gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Aslan’ın koordinatörlüğünü, Prof. Dr. Selen Durak’ın ise moderatörlüğünü üstlendiği panele; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, ilçeye adını veren Nilüfer Hatun’un bıraktığı mirasa dikkat çekerek, "Nilüfer Hatun sadece bir padişah eşi veya valide sultan değil, inşa ettirdiği yapılarla kentin sosyal dokusunu örmüş ve Türk kadının toplumsal hayattaki kurucu iradesinin en somut örneklerinden biri olmuştur. Erken dönem Osmanlı kadının vakıflar aracılığıyla eğitime, sağlığa ve sosyal yardımlaşmaya sağladığı bu katkılar, bugünkü sosyal belediyecilik anlayışımızın da temel dayanaklarını oluşturuyor" diye konuştu. Moderatör Prof. Dr. Selen Durak ise kadınların yapılı çevrenin biçimlenmesinde sadece bir kullanıcı değil, karar verici özneler olarak yer aldığını belirterek, erken Osmanlı kadınlarının kurdukları vakıflar ve inşa ettirdikleri köprüler ile kentlerin fiziksel gelişimini doğrudan etkilediklerini ifade etti. Erken osmanlı’da kadına akademik bakış Açılış konuşmalarının ardından söz alan uzman isimler, erken Osmanlı tarihine dair güncel kayıtları paylaştı. Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı kuruluş dönemi kroniklerinin eleştirel bir gözle okunması gerektiğini belirterek, Orhan Gazi dönemi kadın figürlerinin arka planını anlattı. Emecen, Nilüfer Hatun’un Yarhisar Tekfuru’nun kızı olma ihtimalinin zayıf olduğunu, Nilüfer ile Orhan Bey’in tanışmasının Bursa’nın fethi dönemine denk geldiğini söyledi. Emecen, Süleyman Paşa’nın annesinin de Nilüfer Hatun değil, Efendize Hatun olabileceği görüşünü paylaştı. Araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu ise Osmanlı kroniklerinin 8 nesil sonra yazıldığını, bu nedenle bilgilerin çağdaş kaynaklarla, tahrir defterleriyle ve saha araştırmalarıyla karşılaştırılması gerektiğini belirtti. Kaplanoğlu da, Orhan Bey’in dört eşinin hikayesini bu yöntemle değerlendirerek Nilüfer Hatun’un Şile Tekfuru’nun kızı olabileceği görüşünü dile getirdi. Nilüfer adının ise Bursa Ovası’ndaki nilüfer çiçeklerinden geldiğini, derenin adını köprüden değil, köprünün adını dereden aldığını öne sürdü. Nilüfer adının Bursa’nın kent hafızasındaki yerine odaklanan Prof. Dr. Fikret Yılmaz da, Nilüfer çayının şehir hayatındaki önemine dikkat çekerek "nilüfer odunu" geleneğinden, çayın çevresinde kurulan kahvehanelerden ve kervan meydanından söz etti. Yılmaz, Nilüfer adının kentsel kimlik açısından önemli bir nirengi noktasını olduğunu, belediyenin de bu adı taşımasının yerinde bir tercih olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Nilgün Elam ise sunumunda Bizans ve Osmanlı diplomasisi arasındaki evlilik ittifaklarını anlattı. Elam, Asporça Hatun’un büyük ihtimalle Bursa civarındaki bir Bizanslı soylu aileye mensup olduğunu, Nilüfer adının Yunanca kökenli isimlerle ilişkilendirilmesinin kanıtlarının zayıf kaldığını söyledi. Elam, Orhan Gazi’nin Bizans prensesi olduğu kesin olarak bilinen tek eşinin ise İmparator 6. Yannis Kantakuzenos’un kızı Theodora olduğunu vurguladı. Panelin ikinci bölümü soru-cevap şeklinde devam etti. Katılımcıların merak ettikleri konuları konuşmacılara yönelttiği oturumun sonunda, akademisyenlere günün anısına hediye takdim edildi.