EKONOMİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 14:07

BTSO meclisi Bursa Business School’da toplandı

A
A
A
BTSO meclisi Bursa Business School’da toplandı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide değişim ve dönüşüme karşı geliştirdikleri stratejik hamleleri değerlendirerek, "İşletmelerimizin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetleridir" dedi.


BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, "Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir" dedi.



"Mekanlar betonla değil içindeki fikirlerle büyür"


Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. "Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik" diyen Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi.



"Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok"


Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. "‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız" ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti:


"Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum."



KFA fuarcılık ile savunma sanayinde küresel rol


BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, "IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi.



"Ortak akıl ve dayanışma en büyük gücümüz"


Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, "Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



Meclis Başkanı Ali Uğur’dan iş dünyasına yardım teşekkürü


Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.



BTSO meclisi Bursa Business School’da toplandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İSKİ, Esenyurt’ta yaptığı kazı çalışmalarının ardından sokakları kapatmadan bıraktı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Esenyurt’ta 214 noktada gerçekleştirdiği kazı çalışmalarının ardından sokakları uzun süre kapatmadan bıraktı. Tamamlanmayan üst yapı çalışmaları nedeniyle yollar çamur ve çukur içinde kalırken, Esenyurt Belediyesi Başkan Yardımcısı Nurhan Demir, "Ulaşım konforunu aşağıya çekerek, sürücü ve yayalar açısından risk teşkil etmektedir. Vatandaşlarımızdan da şikayet almaktayız" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Esenyurt genelinde 214 noktada gerçekleştirdiği kazı çalışmalarının ardından sokakları uzun süre kapatmadan bıraktı. Tamamlanmayan üst yapı çalışmaları nedeniyle yollar çamur ve çukur içinde kalırken, özellikle olumsuz kış şartlarında vatandaşlar ciddi mağduriyet yaşıyor. Onarımı geciken sokaklarda hem araçlar hem de yayalar için güvenlik riski oluşuyor. Esenyurt Belediyesi ise ilçe genelinde yürüttüğü planlı yol çalışmalarına ek olarak, İSKİ tarafından kazılıp, düzeltilmeden bırakılan sokakların bakım ve onarımını kendi bütçesiyle gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Belediye ekipleri, vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla asfaltlama, parke, dolgu ve düzenleme çalışmalarını hızlandırarak, yolları yeniden güvenli ve kullanışlı hale getiriyor. Yaşanan bu durum kurumlar arası koordinasyonun önemini bir kez daha ortaya koyarken, vatandaşlar kazı çalışmalarının daha planlı yürütülmesini ve kazı sonrası üst yapı onarımlarının gecikmeden tamamlanmasını talep ediyor. Esenyurt Belediyesi Başkan Yardımcısı Nurhan Demir, "Ulaşım konforunu aşağıya çekerek, sürücü ve yayalar açısından risk teşkil etmektedir. Vatandaşlarımızdan da şikayet almaktayız. İSKİ yüklenicilerinin sorumlu davranmamalarından kaynaklı bu tür kazıları biz kendi belediye imkanlarımızla yetişmeye çalışıyoruz. Bu da bizim bütçemize ilave bir yük olarak aksediyor. Vatandaşlarımızın bu konuyla alakalı sıkıntılarının giderilmesi açısından İSKİ’ye biz defalarca yazılar yazdık. Yapmış oldukları imalatları tekrar eski haline çevirmeleri konusunda talepte bulunduk. Fakat bu taleplere geri dönüşüm istediğimiz düzeyde olmadı. Biz bütün sokakların kaldırım taşlarının sökülerek eski haline getirilmesini onlardan talep ediyoruz. Yama olarak bırakılmasını ve dolayısıyla vatandaşımızın konforunun düşürülmesini istemiyoruz. Esenyurt’umuzun ve komşularımızın haklarını savunmak için biz bu süreci takip etmeye devam edeceğiz" dedi.
Muş Muş’ta kış ve bahar aynı anda yaşanıyor Muş’un kırsal kesimlerinde kar kalınlığı yer yer 2 metreyi bulurken, Muş Ovası’nda ise bahar havası etkisini göstermeye başladı. Türkiye’nin en sert kış şartlarının yaşandığı illerden biri olan Muş’ta, kış ve bahar mevsimleri aynı gün içerisinde farklı bölgelerde hissediliyor. Yüksek rakımda bulunan Alaniçi köyünde besiciler hayvanlarını kar üzerinde beslerken, ovada havaların ısınmasıyla birlikte koyunlar otlatılmaya başlandı. Kırsal bölgelerde kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu alanlarda besiciler, hayvanlarını kar üzerinde yemleme çalışmalarını büyük zorluklarla sürdürüyor. Muş Ovası’nda ise karların erken erimesiyle birlikte güneşli havayı fırsat bilen besiciler, hayvanlarını meralara çıkararak otlatmaya başladı. Alaniçi köyünde hayvancılıkla uğraşan besici Zekeriya Gürtürk, bölgede kış şartlarının oldukça ağır geçtiğini belirterek, "Alaniçi köyünde yaşıyorum. Hayvancılık yapıyoruz, hayvancılıkla uğraşıyoruz. Bu tarafa çok kar yağdı. Hemen hemen bir aya yakın, aralıksız denecek kadar kar yağışı oldu. Şu anda yarım metreye, yer yer bir metreye yakın kar var. Biz burada karın üstünde hayvanlarımıza saman veriyoruz. Ovadakiler hayvanlarını meraya çıkarmışlar. Ovada hava sıcak olduğundan ve yağmur yağdığından dolayı tüm karlar erimiş, hayvanlarını meraya çıkardılar. Biz hâlâ karın üstünde samanla besliyoruz. Dört gözle baharı bekliyoruz. Bizim burada kış çok sert geçiyor, karlı geçiyor. Yani kışımız gerçekten çok zor geçiyor" dedi. Kırköy beldesinde yaşayan ve koyunlarını meraya otlatmaya çıkaran besici Hüseyin Dinçer ise bu yıl kış mevsiminin kendileri için oldukça zor geçtiğini belirtti. Dinçer, uzun süre etkili olan soğuk hava ve yoğun kar yağışının ardından yağmurun başlaması ve havaların ısınmasıyla birlikte karların kısa sürede eridiğini ifade ederek, "Bu sene kış bizi biraz zorladı, bayağı da kar yağdı. Elhamdülillah yağmur yağdı, ardından sıcak hava geldi. Kar, bir hafta içinde yarım metreye, yer yer bir metreye yakındı ancak hepsi eridi. Bu sene böyle geçti. Şimdi de elhamdülillah havalar çok güzel, koyunları dışarıda otlatıyoruz. Bir ay, kırk güne yakın havalar çok soğuktu. Ondan sonra kar eridi. Şimdi havalar çok iyi. Muş Ovası’nda kar kalmadı, sadece dağlarda kaldı. Kar gittiği için koyunları dışarıya bıraktım, otlatıyorum. Bizim için çok iyi oldu. Samanın kilosu 15 TL olmuş, alamıyoruz. İyi ki kış erken bitti" ifadelerini kullandı.