TEKNOLOJİ - 16 Mart 2026 Pazartesi 12:08

BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak

A
A
A
BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak

Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerinin kullanılacağı çalışmada, sesli kimlik doğrulama sistemleri sahte seslere karşı daha güçlü hale getirilecek.


BTÜ’lü akademisyenler tarafından hazırlanan ve sesli biyometrik sistemlerde güvenli kimlik doğrulamayı konu alan "Saldırıdan Haberdar Konuşmacı Doğrulama İçin Derin Öğrenme ve Öz Denetimli Öğrenme Tabanlı Çözümlerin Geliştirilmesi" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Hanilçi üstleniyor. Araştırma ekibinde ise Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aykut Büker ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Oğuzhan Kurnaz yer alıyor. Proje kapsamında iki doktora öğrencisine de burs veriliyor. Bu öğrenciler, sesli kimlik doğrulama ve sahte ses tespiti üzerine çalışmalar yaparak hem bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak hem de bu alanda uzman araştırmacıların yetişmesine destek olacak.


Bankacılık, çağrı merkezi, dijital hizmetler


Proje, bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Günümüzde yapay zekâ ile üretilen sahte sesler veya kayıtların yeniden oynatılması gibi yöntemlerle bu sistemlerin kandırılabilmesi önemli bir güvenlik riski oluşturuyor. BTÜ’lü akademisyenler, bu tür saldırılara karşı daha dayanıklı sistemler geliştirmek için çalışma yürütecek.


"Sahte sesleri tespit edeceğiz"


Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cemal Hanilçi, "Çalışmamızda bir kişinin sesinin gerçekten o kişiye ait olup olmadığını belirleyen otomatik konuşmacı doğrulama sistemleri ile sahte sesleri tespit eden güvenlik mekanizmaları birlikte ele alacağız. Bu kapsamda yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerini kullanarak sesli kimlik doğrulama sistemlerinin sahte seslere karşı daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Çalışmanın sonunda elde edeceğimiz sonuçların, kamu kurumları ve özel sektörde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmasını bekliyoruz. Böylece dijital ortamlarda kimlik doğrulama süreçlerinin daha güvenli hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi.


Rektör Çağlar: Çözüm üreten araştırmaları destekliyoruz


BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise dijital güvenliğin günümüzde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin hızla geliştiği bir dönemde, dijital kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliği her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Üniversitemiz akademisyenlerinin yürüttüğü bu çalışma, yalnızca bilimsel literatüre katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetler gibi birçok alanda kullanılan sistemlerin daha güvenli hale gelmesine de yardımcı olacaktır. BTÜ olarak toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten, teknoloji odaklı ve yenilikçi araştırmaları desteklemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.



BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Şehitler Abidesi’nde 18 Mart tören hazırlıkları devam ediyor Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü kapsamında, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi’nde 18 Mart töreni için çalışmalar devam ediyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle Şehitler Abidesi’nde tören hazırlıkları sürüyor. Hazırlıklar kapsamında, Kuzey cephedeki Albayraksırtı Şehitliği, Süngübayırı Şehitliği, Çataldere Şehitliği, 57. Alay, Conkbayırı, Kılıçbayırı Şehitliği, Kılıçdere Şehitliği ve Kireçtepe’deki şehitlikler ile Güney cephedeki Kilitbahir Kalesi, Mecidiye Tabyası, Şahindere Şehitliği, Çanakkale Şehitler Abidesi, Seddülbahir Kalesi, diğer şehitliklerin bitkisel ve yapısal bakım onarım çalışmaları gerçekleştirildi. Çevre Düzenleme Projesi tamamlanan alanda ağaç grubu bitkilerin dikimi yapıldı. Rengini şehitlerimizden alan, kırmızı beyaz rengi ile Türk bayrağını temsilen 10 bin adet şakayık çiçeği dikildi. Hisarlık Tepe’de yer alan yaklaşık 42 metre yüksekliğindeki Şehitler Abidesi’nin çevresine, Türk Bahçesi ve temsili şehitliklere Türk bayrağını simgeleyen kırmızı ve beyaz 10 bin şakayık fide ile 80 bin lale soğanı dikildi. Türk bahçesi ve servili yola dikilen 6 bin sümbül ile de sümbüllerin kendine has kokusu ve ve görüntüsü ile ahenk sağlanmak istendi. Alandaki çimlerin tamamı mevsime göre gübrelendi, biçildi ve kalan bitkilere de form verildi. Temsili şehitliklerin içinde bulunan beyaz çakıl taşlarının eksik kısımları tamamlanıp alan basınçlı suyla yıkanarak temizlendi. Alanda bulunan rölyefin de yıllık bakımı yapılarak törene hazır hale getirildi. Yürüme yollarında kirlenen alan ve taş zemin makine yardımıyla silindi, helikopter pistleri boyandı. Yol güzergahları, dinlenme noktaları ve helikopter pistleri etrafındaki yabancı otlar biçilerek ilaçlama işlemleri yapıldı. Hazırlıklarda sona gelinen tören alanında 18 Mart Töreni provası alındı. Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Gelibolu 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir tören alanında incelemelerde bulundu. Şehitler Abidesi’nde 18 Mart töreni için hazırlıkların devam ettiğini belirten Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 111. yıl dönümü etkinliklerinde artık son aşamaya geldik ve o büyük zafer günümüzü bekliyoruz ve son provalarımızı yapıyoruz. Yine her yıl olduğu gibi 111. yıl dönümünde de o büyük zaferi, büyük kahramanları, kahramanlığı yine hatırlayacağız, anacağız, büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Yine Çanakkale’yi Geçilmez yapanları, o büyük komutanları, Gazi Mustafa Kemal Paşa’mızı, Cevat Paşa’mızı, Selahattin Adil Beyleri, Seyit Onbaşı, Ezineli Yahya Çavuş’u, Bigalı Mehmet Çavuş’u ve o büyük askerleri, o büyük insanları, yine hayırla yâd edeceğiz. Yine devlet ricalimizle, askeri erkanımızla, şehit yakınlarımızla, gazilerimizle birlikte millet olarak o büyük zaferi kutlayacağız. Bir kez daha bu toprakları bize vatan yapanları, Çanakkale’yi Geçilmez yapanları hayırla anacağız ve onları unutmadığımızı, unutmayacağımızı bir kez daha dünyayı ilan edeceğiz. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı olarak o büyük hatıraya, o kahramanların hatıralarına dünya durdukça her daim sahip çıkacağız. Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun. O büyük mübarek kahramanların, o büyük insanların ruhları şad olsun" dedi.
Niğde NÖHÜ Rektörü Hasan Uslu’dan Niğde’nin üretim potansiyeline dikkat çeken makale Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, BusinessEkonomi Dergisi’nin yeni sayısında "Geleceğin Üretim Ekosisteminde Sessiz Güç, Büyük Potansiyel: Niğde" başlıklı bir makale kaleme aldı. Rektör Uslu, makalesinde küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimlerin yeni üretim merkezleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek Türkiye’nin ihracat performansına da dikkat çekti. Türkiye’nin 2025 yılında 273,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını hatırlatan Uslu, Niğde’nin yaklaşık 89,9 milyon dolarlık dış ticaret performansının ise kentin gerçek potansiyelinin başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Niğde’nin coğrafi konumu, maliyet avantajı ve üretim kültürü sayesinde küresel üretim haritasında daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Rektör Uslu, doğru stratejik adımlarla kentin üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı. Türkiye’nin sanayi stratejisinde Niğde’nin önemli rolü Makalesinde Türkiye’nin sanayi vizyonunun yüksek katma değerli üretim, dijital dönüşüm ve yeşil sanayi ekseninde şekillendiğine değinen Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu, Niğde’nin özellikle madencilik alanındaki doğal kaynak zenginliğiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Özellikle kalsit gibi stratejik minerallerin ileri işleme teknolojileriyle yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin Niğde’nin sanayi yapısına önemli katkı sağlayacağını belirten Uslu, bu dönüşümün kenti ham madde sağlayan bir şehirden değer zincirinin önemli bir halkası haline getirebileceğini dile getirdi. Makalesinde Türkiye’nin kuzeyinden güneyine uzanan Samsun-Mersin sanayi hattı kapsamında planlanan mega endüstri bölgelerinin yeni bir üretim vizyonu ortaya koyduğunu belirten Uslu, Niğde’nin bu hat üzerinde stratejik bir konumda bulunduğunu ifade ederek bu durumun şehir için önemli bir kalkınma fırsatı sunduğunu kaydetti. Planlanan büyük ölçekli sanayi alanlarının Niğde’yi yatırımcılar açısından daha cazip bir üretim merkezi haline getirebileceğini belirten Uslu, lojistik avantajların demir yolu ve liman bağlantılarıyla güçlendirilmesinin şehrin stratejik değerini artıracağını ifade etti. Rektör Uslu’dan Niğde’nin 2035 vizyonuna ilişkin model önerisi Niğde’nin sanayi geleceğinde akıllı üretim ve dijital dönüşümün belirleyici olacağına da dikkat çeken Rektör Uslu, veri analitiği, otomasyon ve yapay zeka destekli üretim süreçlerinin artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifadeederek bu doğrultuda Niğde’de üniversite, kamu ve sanayi temsilcilerinin katılımıyla bir "Niğde Teknoloji Kurulu" oluşturulmasının; Ar-Ge yatırımlarını yönlendiren, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren ve kentin teknoloji odaklı üretim kapasitesini artıran önemli bir adım olabileceğini belirtti. Makalede Niğde’nin 2035 perspektifine de değinen Rektör Uslu, şehrin teknoloji yoğun üretime geçmiş, ihracat hacmini artırmış ve sürdürülebilir üretim anlayışını benimsemiş bir sanayi yapısına ulaşabileceğini belirtti. Niğde’nin Sessiz Gücü, Üretim Ekosisteminde Belirleyici Rol Oynayabilir Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Uslu son olarak doğru stratejik planlama ve ortak akılla Niğde’nin "sessiz gücünün" büyük bir üretim hikâyesine dönüşebileceğini ifade ederek, şehrin gelecekte yalnızca üretimin bir parçası değil, üretimin yönünü belirleyen aktörlerden biri olabileceğini kaydetti.