GÜNDEM - 18 Mart 2026 Çarşamba 12:55

Bursa Büyükşehir Belediyesi, bayrama hazır

A
A
A
Bursa Büyükşehir Belediyesi, bayrama hazır

Bursa Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların bayramı güven ve huzur içinde geçirebilmesi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Ramazan Bayramı süresince vatandaşların herhangi bir aksaklık yaşamaması için ulaşım, zabıta, itfaiye ve diğer hizmetlerdeki ekipleriyle sahada olacak.


BURULAŞ’TAN ulaşıma takviye


Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURULAŞ, bayram boyunca yolcu yoğunluğunun yaşanabileceği noktalarda araç ve ekip takviyesi yapacak.


Terminal ve çevresindeki yoğunluk anlık olarak takip edilerek, ihtiyaç halinde ek araç yönlendirmesi de sağlanacak. Bayram süresince oluşabilecek yoğunluğu dikkate alarak personel planlaması da yapacak olan BURULAŞ, terminal bölgesinde artan yolcu talebine bağlı olarak gerekli durumlarda ek seferler düzenleyecek.


BursaRay’da ise 19 Mart Perşembe günü hafta içi tarifesi uygulanacak, sabah ve akşam 5 ek sefer hazır olacak. Bayramın birinci günü olan 20 Mart Cuma günü ise hafta içi tarifesi uygulanacak, saat 12.00’den itibaren 5 ek sefer hazır olacak. Bayramın ikinci günü olan 21 Mart Cumartesi günü Cumartesi tarifesi uygulanacak, saat 12.00’den itibaren 5 ek sefer hazır olacak. Bayramın üçüncü günü olan 22 Mart 2026 Pazar günü ise 10.00 ile 20.30 saatleri arasında 8,5 dakika aralıklarla sefer yapılacak. Saat 12.00’den itibaren 5 ek sefer hazır olacak.


18 Mart 2026 Çarşamba ve 22 Mart 2026 Pazar tarihlerinde gerçekleştirilecek BUDO ek seferlerine bağlı olarak bazı otobüs hatlarında da düzenleme yapıldı. Ek gemi sefer saatlerine uyum sağlamak üzere mevcut otobüs seferleri güncellenirken, belirli saatlerde ek otobüs seferleri planlandı.


Ulaşım Ücretsiz


Bunun yanında bayram süresince (20-21-22 Mart Cuma-Cumartesi-Pazar) kent içi toplu ulaşımda hizmet veren BursaRay, tramvay ve tüm otobüsler, BursaKart kullanmak suretiyle ücretsiz hizmet verecek. Arife günü ile bayramın 3 günü boyunca 10.15-18.30 saatleri arasında her saat karşılıklı düzenlenecek otobüs seferleriyle mezarlıklara ücretsiz ulaşım sağlanacak.


Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmesi Müdürlüğü ile hafif raylı sistemin işletmesini yürüten BURULAŞ Genel Müdürlüğü, vatandaşların bayram süresince rahat ve güvenli bir biçimde yolculuk etmelerini sağlamak için her türlü önlemi alarak normal seferlerini sürdürecek. Vatandaşlar ulaşımla ilgili her türlü talep ve şikayetlerini ise 0850 850 99 16 numarasından BURULAŞ Çağrı Merkezi’ne bildirebilecekler.


BURULAŞ bünyesinde hizmet veren BURPARK otoparklarında, bayramı öncesi ve bayram süresince yaşanabilecek yoğunluklara karşı gerekli tedbirler alındı. Özellikle turistik bölgelerde artması beklenen araç trafiği göz önünde bulundurularak personel sayısı artırılırken, hizmetin aksamaması ve etkin bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla çalışma saatleri uzatıldı.


Bayram süresince vatandaşlara daha konforlu ve kesintisiz hizmet sunabilmek adına Yeşil Katlı Otoparkı, Doğanbey Zeminaltı Otoparkı, Merinos Yerleşkesi Otoparkı, Millet Bahçesi Zeminaltı Otoparkı, Emirsultan Zeminaltı Otoparkı, Mudanya İDO Otoparkı, Mudanya Halitpaşa Otoparkı ile Botanik Park ve Hayvanat Bahçesi otoparkları 24 saat kesintisiz hizmet verecek.


Zabıta ekipleri sahada


Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı bayram öncesi ve bayram boyunca vatandaşlardan şahsen veya 716 33 00 - 716 33 40 ve Alo Belediye 153 no’lu hatta gelen öneri ve şikayetleri anında değerlendirmek üzere yaya ve motorize ekipler oluşturdu. Ayrıca; şehir içerisinde toplu taşıma hizmeti veren özel halk otobüsleri, minibüs, taksi ve dolmuşlar ile seyahat eden yolcuların her türlü mağduriyet ve şikayetlerinin giderilmesi amacıyla Trafik Denetleme Zabıta Amirliğinde, şehirlerarası yolculuk yapan yolcuların şikayetlerinin değerlendirilmesi için de Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde bulunan Terminal Zabıta Amirliğinde yeterli sayıda personel görevlendirildi.


İtfaiye teşkilatı görev başında


İtfaiye Dairesi Başkanlığı ise bayram boyunca 17 ilçede 31 noktada 162 araçla yangın müdahale, kentsel arama kurtarma, kırsal arama kurtarma, köpekli K9 arama kurtarma ve drone ekibi ile 24 saat görev başında olacak. Bayram boyunca toplam 647 personelle kentin daha güvenli ve huzurlu bir bayram geçirmesi için kesintisiz hizmet verecek.


BUSKİ ekipleri de görev başında


Bursa merkez ve tüm ilçelerde 134 araç ve 311 personelle hizmet vermeye devam edecek olan BUSKİ Genel Müdürlüğü, ALO 185 çağrı merkeziyle her gün olduğu gibi tüm bayram boyunca da 7/24 hizmet etmeye devam edecek. Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü ekipleri de bayram boyunca sahada olacak.


Bayram süresince Mezarlıklar Şube Müdürlüğü de defin işlemlerini sürdürecek. Mezarlıklar ziyarete açık olacak. Vatandaşların her konudaki dilek ve şikayetlerine yardımcı olmak üzere aşağıda isimleri ve telefonları belirtilen hizmet birimlerimiz çalışmalarını aralıksız sürdürecek.



Bursa Büyükşehir Belediyesi, bayrama hazır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Açık Kapı"dan üniversite öğrencilerine yakın temas Kars’ta vatandaşla doğrudan iletişimi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Kars Valiliği Açık Kapı Şube Müdürlüğü, bu kez üniversite öğrencileriyle buluştu. Vali Ziya Polat’ın "Sevdamız Eğitim" vizyonu doğrultusunda yürütülen ziyaretlerde, gençlerin talep ve önerileri yerinde dinlendi. Çalışmalar kapsamında Kafkas Üniversitesi’nin birçok fakülte ve meslek yüksekokulu ziyaret edildi. Tıp, Mühendislik ve Mimarlık, Dede Korkut Eğitim, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile Yabancı Diller, Adalet, Kazım Karabekir Teknik Bilimler, Sosyal Bilimler ve Susuz Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle bir araya gelen ekipler, "Milletin Kapısı" anlayışını kampüslere taşıdı. Ziyaretlerde Açık Kapı personelleri, öğrencilere sistemin işleyişi hakkında detaylı bilgi verirken; kamu hizmetlerine erişim, talep ve şikayetlerin iletilmesi süreçleri uygulamalı olarak anlatıldı. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunları doğrudan yetkililere iletme fırsatı buldu. Programlara katılan öğrenciler, özellikle barınma, ulaşım, eğitim imkamları ve sosyal yaşamla ilgili taleplerini dile getirdi. Açık Kapı ekipleri ise iletilen her başvurunun kayıt altına alındığını ve ilgili kurumlara hızlı şekilde yönlendirileceğini belirtti. Yetkililer, bu tür buluşmaların yalnızca sorun çözmeye yönelik değil, aynı zamanda gençlerin kamu yönetimine katılımını artırmayı hedeflediğini vurguladı. Öğrencilerin sürece aktif katılım göstermesi, programların verimliliğini artıran önemli bir unsur olarak değerlendirildi. Ziyaretlerin bir diğer önemli ayağını ise ortak sosyal projeler oluşturdu. Açık Kapı ekipleri ile öğrenciler arasında yapılan görüş alışverişinde; gönüllülük esaslı sosyal sorumluluk projeleri, yerel kalkınmaya katkı sağlayacak çalışmalar ve gençlerin aktif rol alabileceği etkinlikler masaya yatırıldı. Bu kapsamda özellikle dezavantajlı gruplara yönelik projeler, çevre bilinci çalışmaları ve eğitim destek programları gibi alanlarda iş birliği yapılması planlanıyor. Ayrıca bu tür ziyaretlerin artarak devam edeceği ve daha fazla öğrenciye ulaşılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Balıkesir Balıkesirli keşşaflar cepheye uğurlandı Çanakkale Savaşı’nda vatan savunmasına katılan keşşaf (izci) birliğinin tamamı şehit olan Balıkesir Lisesi öğrencileri, 111 yıl sonra tekrar cepheye uğurlandı. Asker kıyafetleri giyerek askerlik şubesine giden ve ardından kına yakılan öğrenciler temsili olarak Çanakkale cephesine uğurlandı. 1914 yılında adı Balıkesir Sultanisi olan Balıkesir Lisesi’nden keşşaflık (izci) görevinde olan yaklaşık 100 öğrenci Çanakkale Savaşı’nın çıkması ile birlikte askere alınmış ve savaş neticesinde Balıkesir Lisesi savaşın olduğu 2 yıl mezun öğrenci verememiştir. Çanakkale Savaşı’nın 111 yıl dönümünde hatıraları tekrar yaşatan Balıkesir Lisesi Derneği, yaptığı program ile lisede okuyan öğrencilerine dönemin asker kıyafetlerini giydirdi. İlk olarak okul bahçesinde buluşan öğrenciler 111 yıl önce çekilen fotoğrafın aynısını tekrar çektirdi. Keşşaflar, 1914 yılında askerlik şubesi olarak kullanılan binaya giderek askerlik belgelerini aldı. İsimleri okunan askerler bina içerisine girerek temsili olarak askerlik şubesi başkanının elinden Osmanlıca ile hazırlanmış belgelerini ’Vatan Sağolsun’ sesleri eşliğinde aldılar. Yürüyüşün ardından İstanbul’un fethinde önemli rol oynayan Zağnos Paşa’nın adını taşıyan Zağnospaşa Camii’ne gelen temsili askerlere burada kınalar yakıldı. Avuçlarına yakılan kınaların ardından askerler Çanakkale cephesine uğurlandı.
Çanakkale Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur" Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir" dedi. Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 12.00’de başladı. Alana iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz helikopterle tören alanına geldi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız ve 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, Avustralya’nın Ankara Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Yeni Zelanda Büyükelçi Yardımcısı Erin Morriss, Avustralya Savunma Ateşesi Albay Timothy Hawley, Birleşik Krallık Savunma Ateşesi Albay Jim Torbet, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptığı konuşmada, "Her sahada tarihin akışını değiştiren pek çok eylemin, olayın, çalışmanın, eser ve buluşun banisi olan Türk milleti, istiklal ve istikbali söz konusu olduğunda, vatanına ve bayrağına göz dikildiğinde savaş meydanında da tarihin akışını değiştirmeye; coğrafyaları ve devletleri şekillendirmeye daima muktedir olmuştur. Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark bu gerçeği ’Tarihten Türkleri çıkarırsanız ortada tarih diye bir şey kalmaz’ diyerek dile getirmiştir. Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir Çanakkale. Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar. 18 Mart’ın, Çanakkale Deniz Zaferi olarak anılmasında saklı olan muazzam başarının altını burada özellikle bir kez daha çizmek isterim. Çünkü deniz zaferleri iki donanma arasındaki çarpışmalarda kazanan tarafa atfedilen başarıdır. Hâlbuki Boğazı ve çevresini savunan Türk ordusu; 2. Ağır Topçu Tugayı, Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanlığı ile 9. ve 11. Piyade tümenlerinden oluşuyordu. Herhangi bir donanma gücü söz konusu değildi. Buna karşı işgal kuvvetleri ise tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük donanma gücüyle Çanakkale’ye hücum ediyordu. Mehmet Akif’in ’Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya’ mısralarının ardında, taraflar arasındaki bu muazzam fark yatmaktadır. İşgal kuvvetlerinin 3 tümenden oluşan birleşik filosunda; Queen Elizabeth, Agamemnon, Inflexible, Ocean, Irresistible, Bouvet ve Majestic gibi İngiliz ve Fransız donamalarının en güçlü 18 savaş gemisi yer alıyordu. Sadece bu gemilerdeki toplam top sayısı 279’du. Bunların yanında hafif kruvazörler, denizaltılar, mayın gemileri, kömür ve hastane gemileri ve hatta 6 uçak taşıyan ARK Royal uçak gemisi de Çanakkale’ye gelmiştir. Peki, bizde? Bizde Cevat Paşa vardı saygıdeğer misafirler. Hafız Nazmi ve Tophaneli Hakkı beyler, Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf, Seyit ve Müstecip onbaşılar vardı bizde… Bu adlarda saklı, iman dolu sinesi savaş gemilerinin zırhından daha kalın, daha dayanıklı niceleri vardı Çanakkale’de. Karşılarındaki donamanın inanılmaz büyüklüğüne, kıyamet gibi yağan ateş gücüne aldırmadılar. Üzerine bastıkları, arkalarında uzayıp giden vatan toprağına baktılar ve geri dönmeyi akıllarından çıkarıp yüzlerini denize çevirdiler. Kulağa hayali, efsanevi gibi geliyor ama yaşandı bunlar… Şahidi, Çanakkale sularına gömülen Bouvet, Irresistible ve Ocean gemileridir. Şahit, yenilmez diye anılırken batanlar dışında 4 gemisi de savaş dışı kalan; insan zaiyatı 800’ü aşan ve gücünün üçte birini kaybeden birleşik filodur. Hatırlatmak isterim ki müttefikler Boğazı kolayca geçeceklerini düşünüyordu. Churchill’e göre İngiliz donanması Boğaz’da görününce Türkler topları bırakıp kaçacaktı. Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi İstanbul’a tur bile organize etmişti. İşte, gönderdikleri filodan bile büyük bu kibirleri de Çanakkale’nin şehit ve gazi kanlarıyla bereketlenmiş sularında boğulup gitmiştir. O gün birleşik filonun bir deniz yüzbaşısı ’Doğrudur, yumurta kırılmadan omlet yapılamaz ama yumurtalar kırılır ve omlet yapılmazsa kötü olur. Mesele şudur: Tabyalara üç gemi değerinde hasar verdik mi’ diyerek meselenin özünü dile getirmiştir. Ecdadımız, kimsenin gücü yetmez denilen bu filoya fazlasıyla yetmiş ve dahi artmışlardır ki sonrasında karadan işgale yeltenenlere; vatana, bayrağa, mukaddesata göz dikip el uzatanlara da hadlerini bildirmişlerdir. O zaman da Bigalı Mehmet Çavuş, Yüzbaşı Yusuf Kenan ve Kemal Beyler, Yarbay Hüseyin Avni Bey gibi cümle şehit ve gazilerimizin yiğitliğini simgeleyen yeni kahramanlar meydanda yerini almıştır. Ve kara savaşlarında bir direniş destanı yazan Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal de Türk’ün istiklal ve istikbal mücadelesinin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak tarihe geçmiştir. 111 yıl önce yazdığımız bu destanın zamansız bir zafer, değeri asla azalmayacak bir örnek olduğunu günümüzde tekrar tekrar tecrübe ediyoruz. Bugün uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, vicdanların ayaklar altına alındığı, zevk olsun diye bombalama yapılabileceğinin hayasızca dillendirildiği bir dönemdeyiz. Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Konuşmamı bu duygularla noktalarken aziz Türk milletinin Çanakkale sularına yazdığı destanın, şanlı deniz zaferimizin 111’inci yıl dönümünü kutluyorum. Başta Çanakkale şehitlerimiz ve ahirete irtihal etmiş gazilerimiz olmak üzere Türk milletinin varlığı ve mukaddesatı için canını vermiş, kanını dökmüş, ömrünü vakfetmiş cümle geçmişlerimizi; Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Bu vesileyle şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve aziz milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı da tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Yılmaz: "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise 18 Mart Deniz Zaferi töreninde yaptığı konuşmada, "Sizleri şahsım ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sonuna yaklaşmış olduğumuz Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyor, Rabbimden bizleri sağlık ve afiyetle bayrama kavuşturmasını diliyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi Töreni vesilesiyle bu şanlı zaferin kazanıldığı topraklarda sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci sene-i devriyesinde vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in diliyle bir kez daha sesleniyoruz: ’Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.’ Bugün Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş fedakârlığın, milletimizin istiklal iradesinin ve tarih boyunca süregelen vatan sevgisinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş bu hatıra, ardına bakmadan yollara düşenlerin, hayatlarının baharında cephelere koşanların, bu vatanın kaderi söz konusu olduğunda kendi kaderini tereddütsüz biçimde ortaya koyanların hatırasıdır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen gençler, köylerinden, kasabalarından, şehirlerinden ayrılıp Gelibolu sırtlarında aynı safta buluşmuş; milletimizin istiklal iradesini omuz omuza savunmuştur. Bugün de aynı ruhla iç cephemizi güçlendiriyor, birliğimizi ve kardeşliğimizi yüceltiyoruz. Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir. Dönemin en güçlü donanmalarıyla desteklenen büyük bir saldırı karşısında bu topraklarda yükselen direniş, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin hiçbir şart altında teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Çanakkale’de ortaya çıkan direniş, milletimizin ilerleyen yıllarda vereceği büyük istiklal mücadelesinin ruhunu da mayalamıştır. Bu cephede sergilenen kararlılık ve fedakârlık, daha sonra Anadolu’nun dört bir yanında yürütülecek Kurtuluş Savaşı’na ilham vererek güçlü bir irade doğurmuştur. Bu bakımdan Çanakkale, milletimizin bağımsızlık yürüyüşünde yeni bir dönemin kapısını aralayan tarihî bir eşik olarak hafızalarımızda yerini almıştır. Burada, aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha haykırıyoruz: ’Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal!’ ’Çanakkale geçilmez’ ruhu, bu milletin istiklal iradesini ve bağımsız yaşama kararlılığını ifade eden güçlü bir hafıza olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. İçinden geçtiğimiz dönemde bölgemizde gerilimlerin arttığı, savaşların ve çatışmaların geniş bir coğrafyayı etkilediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü bir devlet iradesiyle, dirayetli liderlikle hareket etmesi ve savunma kapasitesini sürekli geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kararlı politikalar ve savunma alanında atılan adımlar sayesinde milletimiz bugün huzur ve güven içinde yaşamaktadır. Etrafımız ateş çemberi iken ülkemiz adeta bir istikrar merkezi olarak temayüz etmektedir. Bu güven ortamının arkasında güçlü bir tarihsel birikim ve köklü bir devlet geleneği bulunmaktadır. Osmanlı döneminde kurulan Tophane-i Âmire’den Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan askerî fabrikalara uzanan üretim geleneği, savunma alanında kendi imkân ve kabiliyetlerimizi geliştirme iradesinin erken örneklerini ortaya koymuştur. Cumhuriyet döneminde Şakir Zümre’nin mühimmat üretimi, Nuri Demirağ’ın havacılık alanındaki girişimleri ve Vecihi Hürkuş’un öncülük ettiği çalışmalar savunma alanında yerli üretim anlayışının tarihimizdeki güçlü adımlarından bazılarıdır. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında karşılaşılan ambargolar ise savunma alanında dışa bağımlılığın ne kadar ciddi riskler doğurabileceğini açık biçimde göstermiştir. Bu tecrübe, Türkiye için yeni bir bilinç oluşturmuş; kendi savunma sanayiini geliştirme kararlılığı daha güçlü bir şekilde ortaya konmuştur. Son yıllarda savunma sanayiinde ortaya koyduğumuz atılımlar, Türkiye’nin güvenlik mimarisinde köklü bir dönüşüm meydana getirmiştir. 2000’li yılların başında yüzde 20 seviyelerinde bulunan savunma sanayiindeki yerlilik oranı bugün yüzde 80’in üzerine çıkmıştır. Türkiye artık savunma alanında ihtiyaç duyduğu pek çok sistemi kendi mühendisliğiyle geliştiren, kendi üretim gücüyle sahaya süren bir kapasiteye ulaşmıştır. Bugün gökyüzünde görev yapan Bayraktar TB2, AKINCI ve ANKA gibi insansız hava araçlarımız ile KAAN ve HÜRJET projeleri hava gücümüzde yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Denizlerde MİLGEM gemilerimiz ve TCG Anadolu ile mavi vatandaki varlığımız güçlenirken, kara kuvvetlerimize yeni bir kabiliyet kazandıran ALTAY tankı ve modern zırhlı araçlarımız sahadaki gücümüzü artırmaktadır. Hava savunmasında HİSAR ve SİPER sistemleri ile ATMACA, SOM ve TAYFUN gibi yerli füze projeleri ise Türkiye’nin savunma kapasitesini her alanda ileri bir seviyeye taşımaktadır. Savunma sanayiinde elde edilen bu başarılar, milletimizin bağımsızlık iradesinin teknoloji, üretim ve mühendislikle birleşmiş hâlidir. Dün vatan toprağını korumak için cepheye koşanların taşıdığı kararlılık, bugün bilim insanlarımızın, mühendislerimizin ve savunma sanayiinde çalışan binlerce gencimizin emeğiyle yeni bir güce dönüşmektedir. Çanakkale’de ortaya çıkan ruh ile bugün caydırıcı güç olma yolunda ortaya koyduğumuz irade arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Çanakkale’de yazılan destan, milletimizin birlik içinde hareket ettiğinde karşısında hiçbir gücün duramayacağını gösteren güçlü bir tarihî miras olarak hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaktadır. Yaşamaya da devam edecektir. Bu topraklarda verilen mücadele milletimizin istiklal ve hürriyet konusundaki kararlılığının en güçlü sembollerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Bu duygularla Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci yıl dönümünü bir kez daha tebrik ediyor; başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu büyük destanda imzası bulunan tüm komutanlarımızı ve kahraman Mehmetçiklerimizi, imkansızlıklar için her türlü fedakarlığı yapan aziz milletimizi rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Şehitler Abidesi’ndeki tören SOLOTÜRK’ün nefes kesen gösterisiyle sona erdi.