GÜNDEM - 03 Mart 2026 Salı 14:39

Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi

A
A
A
Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi

Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla "Ortak Akıl Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek."


BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı.


"Tarihi kırılmayı doğru okumalıyız"


Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür." ifadelerini kullandı.


"Dönüşümü yönetmek zorundayız"


Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz."


"Bursa’da yeni iş modeli"


İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, "Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz." dedi.


Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, "Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz." dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi.


"Mesele sadece üretmek değil"


Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, "Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." diye konuştu.


İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: "Değişime öncülük etmeliyiz"


İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, "Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır." dedi.


"Lojistik teknopark odalarımız için çok değerli"


Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, "BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum." dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi.


Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı


Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, "Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır." diye konuştu.


"Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz"


İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: "Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz."


"Yenişehir’in potansiyeli yüksek"


Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.



Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabı için ihalesi yapıldı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, öncelikli projeleri arasında yer alan Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabı için ihalenin yapıldığını açıklayarak "İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yer teslimini yapacağız. Projenin 461 gün içinde tamamlanmasını hedefliyoruz" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, vizyon projeleri arasında yer alan Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabı için ihalenin yapıldığını açıkladı. Başkan Genç, projenin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirileceğini belirtti. Proje kapsamında konvansiyonel kalıp sistemiyle yapılacak 34 bin 444 metrekare inşaat alanına sahip sosyal donatı yapıları ile 367 bin 305 metrekarelik alanda millet bahçesi genel altyapı işleri ve rekreasyon alanları inşa edilecek. Ayrıca millet bahçesi, sosyal donatı alanları, altyapı çalışmaları ve çevre düzenlemeleri gerçekleştirilecek. 461 günde tamamlanacak Başkan Ahmet Metin Genç, "İhale açık usulle yapıldı. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yer teslimini yapacağız. Projenin 461 gün içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. Uzunkum Yaşam Alanı, Trabzon’un sahil bandına çok önemli bir değer katacak. Tamamı bin dönüm olan Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabında rekreasyon alanlarından sosyal donatılara, yürüyüş ve bisiklet yollarından spor alanlarına, geniş yeşil yaşam koridorlarından vatandaşlarımızın doğayla iç içe vakit geçirebileceği modern sosyal mekanlara kadar pek çok unsur yer alacak. Şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Erzurum Sağlıkta Türkiye yüzyılı vizyonuna önemli katkı: Atatürk Üniversitesi, Sağlıkta Yapay Zekâ Patentlerinde Türkiye’nin zirvesinde Türkiye’nin sağlık alanındaki yapay zekâ temelli patent performansına ilişkin 2025 verileri, Atatürk Üniversitesinin önemli bir başarıya imza attığını ortaya koydu. Sağlık odaklı "Artificial Intelligence Technologies-Yapay Zeka Teknolojileri" alanında 18 patentle Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasında yer alan Üniversite, bu alanda ilk 5’teki konumuyla dikkat çekti. Açıklanan sıralamada büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra, köklü araştırma geleneklerine sahip üniversiteler yer aldı. Güçlü Ar-Ge altyapılarıyla öne çıkan bu kurumlar arasında Atatürk Üniversitesinin gösterdiği performans, yükseköğretim kurumlarının sağlık teknolojileri alanındaki dönüşümüne de işaret ediyor. Klinik temelli ve disiplinlerarası bir yaklaşım Atatürk Üniversitesinin elde ettiği bu başarı; sürdürülebilir bilimsel üretim, klinik temelli mühendislik yaklaşımı ve disiplinli Ar-Ge uygulamalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Üniversitede yürütülen çalışmalar, nörodejeneratif ve nöropsikiyatrik bozuklukların erken tespiti ve rehabilitasyon süreçlerine odaklanıyor. Alzheimer hastalığı, Hafif Bilişsel Bozukluk (MCI), Parkinson hastalığı, depresyon ve ADHD gibi alanlarda geliştirilen projelerde hazır sistemlerin entegrasyonu yerine; her hastalık bağlamına özgü mimari yapıya sahip ve özel olarak eğitilmiş yapay zekâ modelleri tasarlanıyor. Böylece ölçülebilir erken evre tespiti, rehabilitasyon sırasında objektif izleme ve klinik karar alma süreçlerine veri odaklı destek sağlanması hedefleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sağlıkta Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sunuyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının yalnızca bir sıralama göstergesi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Sağlıkta Yapay Zekâ Teknolojileri alanında 2025 yılı itibarıyla 18 patentle ülkemizin zirvesinde yer almak, Üniversitemizin bilimsel vizyonunun ve kararlı Ar-Ge politikasının bir sonucudur. Bu başarıyı, Milli Teknoloji Hamlesinin sağlık ayağında güçlü bir katkı olarak görüyoruz. Sağlıkta Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli bileşenlerinden biri olan yapay zekâ temelli çözümlerde söz sahibi olmak bizim için stratejik bir hedeftir." Üniversitenin özellikle İlaç Hammadde Merkezi ile İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün entegre çalışmalarına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, bu yapının sağlık teknolojileri alanındaki üretimi daha da artıracağını ifade etti: "İlaç Hammadde Merkezimizin kurulduktan sonra İlaç, Aşı, Biyoteknoloji Enstitümüz ile entegre şekilde faaliyete geçmesiyle birlikte, yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerinde katlanarak artan bir üretim süreci öngörüyoruz. Yapay zekâ artık günümüzün vazgeçilmez bir gerçeği. Biz de Atatürk Üniversitesi olarak değişen ve dönüşen bilim çağını yakından takip ediyor, çalışmalarımızı teknolojinin sunduğu imkânlarla güçlendiriyoruz." Sağlıkta dijital dönüşümün öncü kurumlarından Atatürk Üniversitesi, sağlık alanında geliştirdiği özgün yapay zekâ modelleriyle yalnızca akademik literatüre değil, klinik uygulamalara da doğrudan katkı sunmayı hedefliyor. Erken tanıdan rehabilitasyona, karar destek sistemlerinden biyoteknolojik entegrasyona kadar geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalar; üniversite-sanayi iş birliğinin ve disiplinlerarası yaklaşımın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Elde edilen 18 patentlik performans, Üniversitenin sağlıkta dijital dönüşüm sürecinde öncü kurumlardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koyarken; Türkiye’nin yapay zekâ temelli sağlık teknolojileri alanındaki küresel rekabet gücüne de önemli katkı sağlıyor.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu: "Teşviklerle değil, yapısal reformlarla güçlenmeliyiz" Denizli Sanayi Odası (DSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda, küresel belirsizliklerin iş dünyasına etkileri ve imalat sanayinin mevcut durumu ele alınırken, Denizli Model Fabrika açılışı ve sanayicilerin OSB’lerde yaşadığı sorunlar değerlendirildi. Ayrıca döviz, faiz ve enflasyon gelişmeleri, reel sektör göstergeleri, ihracat ve istihdama ilişkin konular istişare edildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, son dönemde artan küresel belirsizlikler ve devam eden savaş ortamının yalnızca siyasi dengeleri değil, ekonomik ve ticari yapıları da derinden etkilediğini ifade etti. Sürekli değişen jeopolitik gelişmelerin tüm sektörlerde dalgalanmalara yol açtığını belirten Konyalıoğlu, özellikle iş dünyası açısından belirsizliği doğru okumak ve etkin biçimde yönetmenin artık en önemli yetkinliklerden biri haline geldiğini vurguladı. Hem Türkiye’nin hem de dünyanın sanayi üretimi ve tedarik zincirleri üzerindeki baskılarına dikkat çeken Konyalıoğlu, dayanıklılık, planlama ve risk yönetiminin bu dönemde her zamankinden daha fazla öne çıktığını söyledi. "Türkiye, AB-Hindistan STA ile dezavantajlı konumda" Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının (STA) Türkiye açısından risk oluşturduğunu belirten Kasapoğlu, Türkiye’nin Gümrük Birliği yükümlülükleri nedeniyle dezavantajlı bir konuma düşebileceğini ifade ederek, Küresel rekabet gücümüzü kaybetmemek için Gümrük Birliği’nin güncel hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının devamında 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6 büyüdüğünü ancak bu büyümenin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade ederek Sanayinin yüzde 2,9 büyüdüğünün açıklandığını ancak sahada birçok sanayicinin daralma yaşadığını belirtti. Tarım sektörünün büyümeye negatif katkı verdiğini, inşaat sektörünün ise yaklaşık yüzde 10’luk büyüme ile ekonomiyi yukarı çektiğini ifade eden Başkan Kasapoğlu, imalat sanayinin ülke ekonomisi içindeki payının yüzde 20’lerden yüzde 15 seviyesine gerilediğini vurguladı. Buna karşılık gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin payının arttığını ifade etti. İhracatın büyümeye katkısının negatif, ithalatın ise artış yönlü olduğunu belirten Kasapoğlu, "Türkiye ekonomisi üreterek değil, tüketerek büyüyor. İhracata dayalı değil, ithalata dayalı bir büyüme modeli ortaya çıkmış durumda" dedi. "Teşviklerle değil, yapısal reformlarla güçlenmeliyiz" Sanayinin mevcut ekonomik şartlarda ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu da belirten Kasapoğlu, imalat sanayinin döviz bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir maliyet artışıyla karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi. 2003-2026 dönemine ilişkin verileri paylaşarak, enflasyonun yaklaşık 40 kat, dolar kurunun ise 26 kat arttığını belirterek maliyet dengelerindeki bozulmaya dikkat çekti. Devlet tarafından sağlanan teşvik ve desteklerin önemine değinen ancak bunların kalıcı çözümler oluşturmadığını vurgulayan Kasapoğlu, ihracatta uygulanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinden ise toplam ihracatçıların yalnızca yüzde 18’inin yararlanabileceğini ifade etti. Emek yoğun sektörlerde sağlanan istihdam desteklerinin geçici rahatlama sağladığını ancak yapısal rekabet sorununu çözmediğini belirtti. Bu noktada DSO Teşvik Ofisi’nin çalışmalarına değinen Kasapoğlu, teşvik ve destek mekanizmalarının daha etkin takibi ve sanayicilere daha yoğun rehberlik sağlamak adına çalışmaların hızlandırıldığını vurguladı. "Denizli sanayicisi için yeni hedef" Savunma sanayi yatırımlarına da dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli’de hayata geçirilmesi planlanan yatırım kapsamında TEI ile yürütülen temaslara değindi. TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Akşit’in Denizli’ye yatırım konusunda olumlu yaklaşım sergilediğini belirten Kasapoğlu, bu ay içinde üç görüşme gerçekleştirdiklerini, İzmir’deki nikel karışım fabrikasını ve Eskişehir’deki TEI Yerleşkesini yerinde incelediklerini aktardı. Kasapoğlu, Denizlili sanayicilerin katılımıyla kurulacak ortak girişim modeli için, "Denizli geçmişte ortaklık kültürünü başarmış bir şehir. Yeni bir sanayi evrimini üyelerimizle birlikte gerçekleştirebiliriz" mesajını verdi. Denizli Model Fabrika ile bölge sanayisi için yeni bir dönem başlıyor DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, geçtiğimiz ayın oda faaliyetleri değerlendirilirken, en önemli etkinliğin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın ve üst düzey Birleşmiş Milletler yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen Denizli Model Fabrika açılışı olduğunu vurguladı. UNDP’nin Türkiye’de ikinci kez bir Model Fabrika açılışına katıldığını hatırlatan Başkan Kasapoğlu, teknik ve finansal destek sağlayan UNDP ile birlikte hareket etmenin Denizli sanayisi açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Bakan Kacır’ın Denizli programı kapsamında Model Fabrika’nın resmi açılışının ardından Denizli Valiliğinde Başkanlarla bir araya gelinerek istişare toplantısı gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, gün boyunca yapılan temaslarda OSB’lerde yaşanan sorunları ve özellikle Denizli Makine İhtisas OSB’nin ağustos ayında birinci etap yer teslimine yönelik hazırlık sürecini Bakan’a doğrudan iletme fırsatı bulduklarını Meclis Üyelerine aktardı. Meclis Toplantısının ardından iftar programına geçildi. Program sonunda Başkan Selim Kasapoğlu ve Meclis Üyeleri, sürpriz pasta kesimi ile Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun doğum gününü kutladı.
Gaziantep Seyrantepe’de gönüllere dokunan buluşma Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Seyrantepe Mahallesi’ne gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşma, mahalle sakinlerinin yoğun ilgisiyle adeta miting havasına büründü. Özellikle kadınların ve çocukların gösterdiği ilgi dikkat çekerken, ev ortamında başlayan sohbet kısa sürede kalabalık ve coşkulu bir buluşmaya dönüştü. Mahallede yaşayan kadınlarla bir evde bir araya gelen Yılmaz, vatandaşların taleplerini birebir dinledi. Kadınların sosyal hayata katılımı, çocuklara yönelik projeler, mahallelerde yapılması planlanan hizmetler ve günlük yaşamı kolaylaştıracak çalışmalar hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. "Bizim için en büyük ödül, yüzlerdeki tebessüm" Yılmaz, belediye olarak mahallelerin ihtiyaçlarını sahada tespit etmeye büyük önem verdiklerini vurgulayarak, her talebin tek tek not alındığını ifade etti. Çocuklarla yakından ilgilenen Yılmaz, onlarla sohbet ederek eğitim, oyun alanları ve sosyal faaliyetlere ilişkin düşüncelerini dinledi. Çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Yılmaz, onların yüzündeki tebessümün yapılan hizmetlerin en büyük karşılığı olduğunu söyledi. Mahalle sakinleri ise ilk kez bu kadar sıcak ve doğrudan bir iletişim kurduklarını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. "Masa başında değil, sokaklardayız" Yılmaz, Şehitkamil’in her mahallesine eşit hizmet götürme anlayışıyla çalıştıklarını belirtti. "Biz bu ilçeyi masa başında değil, sahada; hemşehrilerimizin yanında, onların evlerinde, sokaklarında yönetiyoruz" diyen Yılmaz, Seyrantepe Mahallesi için planlanan projeler hakkında da bilgiler verdi. Altyapıdan sosyal projelere, kadınlara ve gençlere yönelik çalışmalardan çocuk oyun alanlarına kadar birçok başlıkta yeni adımlar atılacağını ifade etti. Hep birlikte Şehitkamil’i yarınlara taşıyoruz Vatandaşların yoğun ilgisi ve desteği karşısında duygulanan Yılmaz, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Şehitkamil’in gücünü insanından aldığını belirten Yılmaz, "Bu ilgi bize hem sorumluluğumuzu hem de doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösteriyor. Hep birlikte Şehitkamil’i daha güzel yarınlara taşıyacağız" diye konuştu. Seyrantepe Mahallesi sakinleri de ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek, sorunlarını doğrudan anlatabilmenin kendileri için çok kıymetli olduğunu söyledi.