GÜNDEM - 11 Aralık 2025 Perşembe 14:25

Bursa sürdürülebilirlikte Türkiye’ye öncü

A
A
A
Bursa sürdürülebilirlikte Türkiye’ye öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak, kentin ortak geleceğine ışık tuttu.


Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı konferansa alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı.



"Sürdürülebilir bir yaşam ve bir kültür meselesidir"


Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ni kente kazandıran eski Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek sözlerine başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Bozbey, "Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön şartı olduğunu gördüm" dedi.



Sürdürülebilirlik büyükşehir çalışmalarına yön veriyor


Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Bozbey, "Geçtiğimiz aylarda önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım Bursa’mızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu" diye konuştu.



"Sürdürülebilirlik, ortak akıl ve dayanışma ile hayat bulabilir"


"Hedefimiz daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır" diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Bozbey, "Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.


BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti.


KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, "Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardından ana sponsor firmaların temsilcilerine plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. ’Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan deneyimlerini paylaştı.



Bursa sürdürülebilirlikte Türkiye’ye öncü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Miraç kandilini kutsal topraklarda idrak ettiler Umre ibadeti için kutsal topraklarda bulunan Türk umreci kafileleri, Miraç kandili dolayısıyla kaldıkları otelin mescidinde Türkiye’den gönderilen ve umreciler tarafından okunan hatimler için toplu dua programı düzenledi. Umre ibadeti için kutsal topraklarda bulunan Türk umreci kafileleri, Miraç kandilini manevi bir atmosfer içinde ihya etti. Kafilelerin konakladığı otelin mescidinde, Türkiye’de okunarak gönderilen ve kutsal topraklarda kadın-erkek umreciler tarafından tamamlanan hatimler için toplu hatim duası yapıldı. Miraç Kandili gecesi yatsı namazının ardından gerçekleştirilen programa 210. Kafile Başkanı Mehmet Cemal Yılmaz, 228. Kafile Başkanı İlhami Çiftci, din görevlileri Yusuf Kara, İlyas Üstündağ, Osman İnalgaç ile Denizli umrecileri grup hocası Cihan Şahan katıldı. Umrecilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahiler okundu. Programda konuşan 210. Kafile Başkanı Mehmet Cemal Yılmaz, Miraç kandilinin İslam dünyası için taşıdığı büyük öneme dikkat çekti. Miraç gecesinin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in en büyük mucizelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, bu gecede ümmete üç büyük müjde verildiğini ifade etti. Bunların beş vakit namazın farz kılınması, şirk dışında ümmetin günahlarının affedileceği müjdesi ve Bakara Suresi’nin son ayetlerinin nazil olması olduğunu hatırlatarak; "Bizleri yurdumuzdan, memleketimizden buralara getiren şey Allah ve Resulüne olan sevgidir. Çekilen tüm meşakkatleri unutturan Kâbe’yi görmek, Peygamber Efendimizin izinde yürümektir. Miraç gecesi, kulluğun, teslimiyetin ve Allah’a yakınlaşmanın zirvesidir. Bu geceyi dua, salavat, Kur’an ve namazla ihya etmeye gayret edeceğiz. Bu gecede umre ibadetine niyet eden herkesin kutsal topraklara gelmesi için dua edeceğiz. Bu gece hastalarıma şifa olması için dua edeceğiz. Bu gece borçlularımızın borçlarını eda etmesi için dua edeceğiz. Bu gece mazlum coğrafya da Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da eziyet çeken Müslüman kardeşlerimizin sıkıntılarının son bulması için dua edeceğiz. Bu gece geçmiş günahlarımızın af olunması için, vatanımıza evlerimize günahlardan arınmış tertemiz gitmek için dua edeceğiz. Bu gece bu kutsal toprakların bize şahitlik etmesi, bizlerin tekrar tekrar bu mukaddes yerlerde buluşması için dua edeceğiz. Cennet için, peygamberimizin şefaatine nail olabilmek için, çocuklarımızın vatan millet sevgisi ile dolu çok iyi yetişmiş bireyler olması için dua edeceğiz. Biz istiyoruz. Kabe’deyiz, Allah’ım Peygamberimiz yüzü suyu hürmetine, Kabe hürmetine dualarımızı makbul dualar arasında kabul etsin" dedi. Konuşmanın ardından Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahilerle devam eden program, hatim duasıyla sona erdi. Hatim duasını 210. Kafile Başkanı Mehmet Cemal Yılmaz yaptı. Program sonunda umreciler, Miraç kandilinin tüm İslam âlemine hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.
Erzurum Hınıs’tan Avrupa’ya uzanan eğitim hamlesi: Öğretmenler Lüksemburg’da iklim değişikliği eğitimi alıyor Erzurum’un Hınıs ilçesinde görev yapan 5 öğrenmen, Erasmus+ Programı kapsamında kabul edilen "Change Yourself, Not the Climate (CYNC)" "Kendini Değiştir, İklimi Değiştirme" adlı uluslararası proje kapsamında iklim değişikliği eğitimi alıyor. Fransa Ulusal Ajansı tarafından desteklenerek uygulamaya alınan proje Fransa, Lüksemburg, Yunanistan ve Türkiye ortaklığında yürütülüyor. Proje ortaklarından biri de Hınıs İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü oldu. Proje kapsamında Hınıs İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden seçilen 5 öğretmen, 11-17 Ocak 2026 tarihleri arasında Lüksemburg’da eğitim faaliyetlerine katılıyor. Öğretmenler, Lüksemburg’daki cole Internationale Gaston Thorn ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik temalı eğitimlere katılacak. Projenin ana amacının öğretmenleri güçlendirmek olduğu belirtilirken projenin temel hedefin iklim değişikliği ile mücadelede öğretmenlerin bilgi ve becerilerini artırmak olarak ifade edildi. İklim değişikliğinin derslere entegrasyonu konusunda uygulamalı yöntemler geliştirmek, öğrencilerde çevre bilincini güçlendirmek, okullarda yeşil okul, sıfır atık ve karbon ayak izinin azaltılması yönünde uygulamalar başlatmanın amaçlandığı proje; çevre ve iklim değişikliği ile mücadeleyi merkeze alan Erasmus+ yatay öncelikleri ile uyumlu olarak tasarlandı. Aynı zamanda öğretmenlerin mesleki gelişimine ve temel anahtar becerilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Lüksemburg hareketliliğinde yoğun eğitim programı Lüksemburg’daki eğitim hareketliliğinde öğretmenler; iklim okuryazarlığı, derslerde iklim değişikliğinin nasıl ele alınacağı, müfredat entegrasyonu, yenilikçi öğretim yöntemleri, okulda yeşil uygulamalar ve sıfır atık çalışmaları, karbon ayak izinin azaltılması faaliyetleri konularında atölye çalışmalarına katılacak. Program süresince öğretmenler, Lüksemburg eğitim sistemi ve yerel çevre uygulamalarını yerinde inceleyerek farklı ülkelerden gelen öğretmenlerle ortak çalışma fırsatı elde edecek. Eğitim sonunda katılımcı öğretmenlerin kendi okullarında uygulayabilecekleri ders içi ve okul temelli etkinlik planları geliştirmeleri bekleniyor. Hınıs’ta öğrencilere ve okullara doğrudan katkı sağlayacak Harekete katılan öğretmenler dönüşte: edindikleri bilgi ve deneyimleri diğer öğretmenlerle paylaşacak, okullarda çevre ve iklim değişikliği temalı eğitim faaliyetleri yürütecek, öğrencilerle sıfır atık, geri dönüşüm, ağaçlandırma ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını hayata geçirecek. Proje kapsamında elde edilen çıktılar; yerel basın, sosyal medya ve okul web siteleri aracılığıyla da kamuoyu ile paylaşılacak. Bu uluslararası iş birliği ile Hınıs’taki öğretmenler ve öğrenciler, Avrupa düzeyinde yürütülen iklim değişikliği çalışmalarının aktif bir parçası haline geliyor.
İstanbul Akalazya hastalığına modern tedavi yöntemi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Altay Kandemir, Akalazya hastalığında kullanılacak yeni tedavi yöntemini anlattı. Kandemir, "Geleneksel olarak akalazya tedavisinde balon dilatasyon veya cerrahi yöntemler kullanılırdı. Günümüzde bu hedefe ulaşmada en modern ve etkili yöntemlerden biri POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) tedavisidir" dedi. Yemek yerken takılma hissi ve yutma güçlüğü ile kendini gösteren Akalazya hastalığında yeni bir tedavi çözümü geliştirildi. Zamanla beslenme yetersizliğine ve şiddetli kilo kaybına neden olan hastalığa karşı uyaran Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Altay Kandemir, hastaların hayatını normale döndüren POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) yöntemini anlattı. Kandemir, endoskopik olarak gerçekleştirilen tedavinin Akalazya ile mücadelede yeni bir dönem başlattığını vurguladı. Akalazya nedir? Akalazya’nın yemek borusunun nadir görülen ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir hastalığı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Altay Kandemir, "Bu hastalıkta, yemek borusunun alt ucundaki kasların gevşeyememesi ve yemek borusunun gıdaları mideye itme yeteneğini kaybetmesiyle karakterize bir hastalıktır. Sonuç olarak hastalar uzun süredir devam eden yutma güçlüğü, göğüs ağrısı, yemek sonrası takılma hissi, zamanla kilo kaybı gibi şikâyetler yaşar. Akalazya tedavisinde amaç, yemek borusunun alt ucundaki bu kasın gevşemesini sağlayarak yiyeceklerin mideye rahat geçmesini sağlamaktır. Geleneksel olarak akalazya tedavisinde balon dilatasyon veya cerrahi yöntemler kullanılırdı. Günümüzde bu hedefe ulaşmada en modern ve etkili yöntemlerden biri POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) tedavisidir" ifadelerini kullandı. "POEM, tamamen endoskopik olarak, yani ağız yoluyla girilerek gerçekleştirilen bir işlemdir" diyen Prof. Dr. Kandemir, vücudun dışında hiçbir kesi, dikiş veya yara izinin oluşmayacağını belirtti. POEM tedavisinin avantajlarından bahseden Kandemir, şöyle devam etti: "Ciltte kesi yoktur, tamamen ağız yoluyla yapılır. Hastanede yatış süresi genellikle 1-2 gün ile sınırlıdır. İyileşme süreci hızlıdır, hasta kısa sürede günlük yaşamına döner. Uzun dönem başarı oranları oldukça yüksektir. Daha önce balon, botoks veya cerrahi tedavi uygulanmış hastalarda da etkili bir seçenektir. Akalazyanın tüm tiplerinde uygulanabilir." İşlem süreciyle ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kandemir, "POEM işlemi genel anestezi altında, donanımlı bir endoskopi ünitesinde gerçekleştirilir. Endoskopla yemek borusuna girilerek, tıkanıklığa yol açan kaslara müdahale edilir ve yemek borusu çıkışı gevşetilir. Böylece gıdalar rahatça mideye iner" dedi. "Sağlığınızı ertelemeyin" Yutma güçlüğünün sadece bir konfor sorunu olmadığını, aynı zamanda beslenme yetersizliği ve akciğer komplikasyonlarına yol açabilen ciddi bir durum olduğunu kaydeden Prof. Dr. Altay Kandemir, "Yutma güçlüğü yaşayan hastaların, gecikmeden bir gastroenteroloji uzmanına başvurarak güncel tedavi seçenekleri hakkında bilgi alması büyük önem taşır" diye konuştu.