ÇEVRE - 22 Şubat 2026 Pazar 10:24

Bursa trafiğine 40 kilometrelik nefes: Bursa’dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak

A
A
A
Bursa trafiğine 40 kilometrelik nefes: Bursa’dan geçiş süresi 30 dakika kısalacak

İstanbul ile İzmir arasındaki otoyol geçişinin şehir içinden sağlanması nedeniyle son dönemde günlük 120 bin araca ulaşan Bursa trafiği için yeni proje hayata geçiriliyor.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen proje ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, "Öncelikle Bursa’nın trafiği son zamanlarda ciddi manada yoğun hale gelmeye başlamıştı.


Biliyorsunuz İstanbul’dan İzmir’e doğru giden otoban Bursa’nın şehir içerisine girip devam ediyor. Ardından da aynı şekliyle Ankara’dan gelen otoyolumuz Bursa istikametine girip İstanbul’la beraber birleşip oradan İzmir yoluna doğru devam ediyordu. Son dönemde artık trafiğin iyice artıyor olması, özellikle yoğun trafik dönemlerinde günlük geçişlerin 120 bin civarına ulaşması sebebiyle şehir içerisindeki trafiğimiz bile sıkışmaya başlamıştı. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığımız bir çalışma başlatmıştı. Geçtiğimiz yıl proje ihalesi yapıldı ve bununla ilgili olarak da çalışmalar başladıktan sonra 2026 Nisan’ında da proje çalışmaları nihai noktaya gelmek üzere. İnşallah 2026 Nisan’ından sonra proje biraz daha açık hale gelmiş olacak. Yeni planlanan projede ise yaklaşık bunun 34 kilometresi bölünmüş otoban özelliğinde olacak. Ardından da 6 kilometrelik, 6 kavşakla beraber 40 kilometreye ulaşan bir otoyol bağlantısı olacak. Bursa ile ilgili tarafı ise bundan sonraki süreçte İstanbul istikametinden İzmir istikametine giden araçlar Bursa’ya uğramadan Gemlik’ten geçtikten sonra gişelerin bitiminden itibaren ayrılacak ve Bursa’nın en batı kısmında TEKNOSAB’ın biraz daha berisinde, Görükle Kavşağı’ndan sonra ayrılarak Bursa’dan ayrılmış olacaklar. Bunun tabii ki ileriki süreçte İzmir ve İstanbul otobanını kullanan vatandaşlarımızın en azından trafikteki araç kullanım süresi yaklaşık 30 dakika kısalacağı söyleniyor. Bunun tabii sadece İzmir otobanını kullanan vatandaşlarımızın değil, Bursa için de ciddi bir rahatlık sağlamış olacak. Bu aksta boşalmış olan otomobil sayısı Bursa’nın kullandığı şu anki kuzey otobanına yakın olan otobanımız boşa çıkacak ve 120 bin sayısının en azından yarıdan da daha aşağı bir sayı oranını düşüreceğini tahmin ediyoruz" dedi.



Otobanın geçeceği köylerden beklenti ve talepler alındı


Otobanın geçeceği güzergah için köylülerle istişare yapıldığını belirten Gürkan, "Geçtiğimiz günlerde valimizin başkanlığında bir heyetle bir araya gelindi. Bunun sebebi de şuydu, zaman zaman kamuoyunda kuzey otobanının geçiş yapacağı noktalarla ilgili bazı algılar yürütülmeye çalışılıyordu. Bunları rahatlatmak için bununla ilgili olarak özellikle kuzey otobanı hattından geçecek olan köylerimizin muhtarları ile birlikte valimizin başkanlığında kendileriyle istişare toplantısı yapıldı. Bu istişare toplantısında da Kuzey otobanın etkileyecek olduğu yaklaştığı köylerle ilgili beklentileri ve talepleri alındı. Valimiz ve milletvekillerimizle beraber bunları değerlendirip o köylerdeki vatandaşlarımızın, muhtarlar vasıtasıyla talepleri alınarak önümüzdeki otoban projesinin daha nitelikli, daha kullanışlı ve hemşerilerimizi daha mutlu edecek bir projeksiyona çevrilmesi sağlanmış oldu. İnşallah hayırlısıyla Ulaştırma Bakanımız da bu konuda ciddi manada hassasiyet gösteriyor. Yaklaşık 40 kilometrelik kuzey otobanı dediğimiz otobanın sadece Bursa’ya değil, İzmir ve Ankara istikameti, İstanbul ve Ankara istikametinden gelen araçların da ulaşım süresini en az yarım saat azaltacak olan bir otoban projesi. İnşallah hayırlısıyla en kısa zamanda büyük ihtimalle yap işlet devret modeliyle olacaktır. Bursa’mıza ve Türkiye’mize kazandırmış oluruz diyorum. Öncelikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu ve Bursa milletvekilimiz ile birlikte bu projeyi bizatihi talimatlandıran sayın Cumhurbaşkanımız’a çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.