EKONOMİ - 12 Mart 2026 Perşembe 20:48

Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu

A
A
A
Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu

Bursa’nın iş dünyası ve sivil toplum temsilcisi kadınları, ’Kadın Dayanışmasıyla Aynı Sofrada Ramazan’ iftarında bir araya geldi. Beş güçlü kadın STK’nın iş birliğiyle düzenlenen geceden elde edilen gelirle, ihtiyaç sahipleri için kurulacak bin kişilik iftar sofrasına ve mühendis kızların eğitimine destek sağlandı.


Bursa’nın önde gelen beş kadın sivil toplum kuruluşu, Ramazan ayının paylaşma ruhunu anlamlı bir organizasyonda buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğinde düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneğine sahne oldu. Villa Verde’de düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kadınların birlikteliğiyle buluşturdu.


Geceye katılarak kadın liderlerin dayanışmasına destek veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim ve sivil toplum kültürüne vurgu yaptı. Bursa’nın her alanda örnek bir şehir olduğunu belirten Matlı, "Bu akşam burada gördüğümüz birliktelik, Bursa’nın dayanışma ruhunun güzel bir yansımasıdır. Kadınların üretimde, sanayide, eğitimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer alması yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik kalkınmasının ve refahının artmasının da en önemli unsurlarından biridir" dedi.


Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime her zaman öncelik verdiklerini ifade eden Özer Matlı, gecede şu önemli desteği de paylaştı;


"Bu anlayışla Bursa Ticaret Borsası olarak, mühendis adayı kız öğrencilerimizin eğitimine sunacağımız burs desteğinin yanı sıra, ben de bu akşam eşim Şahika Matlı adına aynı tutardaki burs desteğini şahsi olarak üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Genç kızlarımızın eğitimine katkı sunmak, ülkemizin yarınlarına yapılabilecek en kıymetli yatırımdır. Kadınlarımızın iş hayatında daha güçlü yer alması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz."


Programın ev sahiplerinden Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınlar için en iyisini hedefleyen bir gönüllü hareketi olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. Toplumun geleceğinin kız çocuklarının eğitimine bağlı olduğunu ifade eden Sinoplu, "Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir; üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün burada sadece bir günü kutlamıyoruz. Aynı zamanda kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz. Çünkü biz sadece konuşan değil, değişime yön veren kadınlarız" diyerek kadın dayanışmasının dönüştürücü gücüne dikkat çekti.


Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil, 8 Mart sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık günü olduğunu hatırlattı. Soroptimistlerin kız kardeşlik ruhuyla hareket ettiğini vurgulayan Yeşil, "Bizler, eğitim, fırsat eşitliği ve dayanışma yoluyla kadınlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Bugün burada sergilenen bu tablo, kadın dayanışmasının ne kadar güçlü ve dönüştürücü olduğunun en kıymetli örneğidir. Amacımız, daha eşit ve umutlu bir gelecek için kadınların ışığını hep birlikte büyütmektir" dedi.


Gecede söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislikten girişimciliğe kadar her alanda büyük bir değer üreticisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözüne atıfta bulunan Öztürk gecenin en anlamlı müjdesini paylaşarak şunları söyledi: "Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Özer Matlı’nın değerli destekleriyle, bugün burada bulunan her misafirimiz adına yapılan bağış desteği sayesinde TÜMKAD&TEV Bursa Fonumuz kapsamında mühendis adayı genç kadınlarımızın bir yıllık bursu karşılanacaktır. Bu anlamlı destek, sadece öğrencilerimizin eğitim yolculuğuna katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kadın mühendislerinin yetişmesine de güçlü bir katkı olacaktır. Bu anlamlı destek için Sayın Özer Matlı’ya gönülden teşekkür ediyorum."


BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ise konuşmasında, kadın dayanışmasının sadece bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Eşitliğin bir lütuf değil, hak olduğunu vurgulayan Şençayır, "Cumhuriyet kadınları olarak sadece geçmişle gurur duymuyor, geleceği de inşa ediyoruz. Çünkü biz kadınlar tarih boyunca hayatın kurucu gücü olduk. Bugün burada sadece yemek paylaşmıyoruz; vizyonu, sorumluluğu ve umudu paylaşıyoruz. Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, kadın birbirine omuz verdiğinde gelecek değişir. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca bir masa dolmaz, koca bir şehir ayağa kalkar" dedi. Şençayır ayrıca, katılımcıların bağışlarıyla Gönül Sofrası Aşevi’nde verilecek bin kişilik iftar yemeğinin, kadın dayanışmasının somut bir iyiliğe dönüşmüş hali olduğunu belirterek tüm destekçilere teşekkür etti.


TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise, kadın dayanışmasının gücü ile Ramazan’ın bereketini aynı sofrada buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Şen, "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmak için değil; kadın dayanışmasının gücünü ve iyiliğin çoğaldıkça büyüdüğünü birlikte göstermek için bir aradayız. Bazen en güçlü bağlar, en samimi sohbetler ve en anlamlı dayanışmalar aynı sofrada başlar. Bu anlamlı gecede aynı sofrada buluşmamıza vesile olan dayanışmanın, paylaşmanın ve iyiliğin çoğalarak büyümesini diliyorum" dedi.


Kadınların ortak değerler etrafında kenetlenmesinin topluma kattığı değeri hatırlatan Şen, "Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Gecede elde edilecek gelirin bir bölümü ile yapılacak iftar desteğinin yanı sıra, Bursa Ticaret Borsası’nın da bu anlamlı programa katılan her bir misafir adına ek katkı sunarak mühendis kızlara ilave burs desteği vereceğini açıklayan Şen, "Kadınların eğitimine ve geleceğine verilen bu anlamlı destek dolayısıyla, Kurulumuzun koordinasyonunu yürüten Bursa Ticaret Borsası’nın kıymetli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özer Matlı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.


İftar programının ardından konuk yazar Canan Ekinci Yılmaz, gerçekleştirdiği söyleşi ile davetlilere keyifli ve ilham dolu anlar yaşattı. Kadın hikayeleri ve dayanışmanın toplumsal dönüştürücü gücü üzerine yapılan söyleşi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.



Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgedeki bölüp parçalama senaryolarına işaret ederek, "Bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen "Emekçilerle İftar Programı"na katıldı. Kurtulmuş, işçi ve memur sendikalarının temsilcileri ve işçilerle Türkiye demokrasisinin kalbi, milli iradenin tecelligahı TBMM’deki iftar sofrasında bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu mübarek ramazan akşamında Allah oruçlarımızı, dualarımızı, niyazlarımızı, dileklerimizi kabul etsin. İnşallah sağlık afiyet içerisinde sevdiklerimizle beraber nice ramazanlara ulaşmayı hayırlısıyla her birimize nasip etsin" ifadesini kullandı. Ramazan ayının manevi ikliminin oluşturduğu güzelliklerin başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasına ve bütün insanlığa huzur, barış, esenlik getirmesini temenni eden Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki içinden geçmekte olduğumuz bu zor dönemin koşulları en kısa süre içerisinde değişir ve başta Türkiye olmak üzere bütün Müslüman ülkeler huzur ve selamete erer" diye konuştu. "Bu aziz millet sıradan bir millet değildir" Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, şimdiye kadar kabul edilen ne kadar kural varsa bunların hepsinin altüst olduğu ve kuralın yerine kuralsızlığın geçtiği bir sürecin yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, gücü elinde bulunduranın güçsüz gördüğünü istediği gibi terbiye etmeye çalıştığı, orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme de girildiğine işaret etti. Kurtulmuş, "İçinde yaşadığımız dönemin şartları bizi çok daha uyanık olmaya mecbur bırakmaktadır. Çok daha güçlü olmak, olan biteni çok iyi anlamak ve kendi içimizde birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Başka şansımız yoktur. Çünkü Türkiye, diğer ülkeler gibi değildir. Bütün muhataplarının hem bölgesinde büyük bir güç olarak telakki ettiği hem de tarihten getirmiş olduğu mirasına her an sahip çıkabilecek bir güç ve potansiyele sahip olduğunu gördüğü oldukça önemli bir ülkedir. Böyle baktığınız zaman Türkiye, sıradan bir ülke, bu aziz millet de sıradan bir millet değildir" şeklinde konuştu. Türkiye’ye karşı dost düşman herkesin bakışlarının başka bir ülkeyi değerlendirdiklerinden çok daha farklı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Düşmanlarımız, rakiplerimiz Türkiye’nin güçlü bir şekilde ayakta durmamasını isterler. Aynı şekilde dostlarımız ve bizden bir şekilde dostluk sözleri duymak isteyenler de Türkiye’nin daha güçlü olmasını, ayaklarını daha sağlam bir şekilde yere basmasını arzu ederler. Onun için bizler elimizdeki bütün imkanları seferber ederek her alanda barışı, iç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi tesis etmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecek" TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya koyduğu çalışmasının büyük bir demokratik başarı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Komisyon’un nihai raporunun da Türkiye’nin geleceğiyle ilgili ümitvar olmak için fevkalade değerli bir çalışma olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin muktedir olduğunu, en zor meseleleri bile çözebilecek bir demokratik olgunluğa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun yanında milletimizin büyük bir çoğunluğunun, Türkiye’deki bu çalışmaya yürekten destek verdiğini ve bir an evvel bu işin artık tamamıyla sonlandırılmasıyla ilgili dilek ve temennilerini ifade etmişlerdir. Ümit ediyorum ki böylesine zor bir süreçte inşallah Türkiye bu meseleyi de geride bırakacak ve artık bu ülkenin her yerinde, her köşesinde sadece kardeşliğin diliyle konuşulacak, Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecektir." Gelecek dönemde emekle ilgili konuşacak konuların en başında "emeğin değeri" konusunun geleceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ülkelerin bir kısmının yeraltı zenginlikleri olabilir, bir kısmının yerüstü zenginlikleri olabilir, kiminin serveti olabilir, kiminin çok büyük zenginlikleri olabilir ama bütün insanların ortak olan tek varlığı emektir. Yani herkesin emeği vardır ve herkesin emeğinin değerinin korunması önemlidir. Zaten başından itibaren insanlık tarihi boyunca çalışma hayatıyla ilgili verilen mücadelenin de ana fikri bu terminoloji etrafında dönmek durumundadır. Emeğin değeri bilinmezse, emeğin kadri kıymeti bilinmezse o toplumda birliğin dirliğin olması, o toplumda paylaşmanın olması asla mümkün olmaz" ifadesini kullandı. "Emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir" Savaşlardan, çatışmalardan, enerji arzındaki sıkıntılardan, iklim değişikliklerinden bahsedildiği bir dönemde, belki de dünyanın en önemli sorununun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "1970’lerden sonraki süreçte, yani yüksek teknolojilerin hızlı bir şekilde dünyada yayılmasıyla birlikte gelir dağılımındaki adaletsizlik dünyanın hemen her ülkesinde, her bölgesinde alabildiğince açılmıştır. Bu dünyanın en temel sorunlarından birisidir. Bunun için emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir. Dünyada adaletin sağlanabilmesinin en temel şartlarından birisi de gelir dağılımındaki adaletin temin edilmesidir. Gelir dağılımında adalet olmazsa, toplumsal sınıflar arasındaki gerilim başka hiçbir şey olmaksızın zaten artmaya müsait hale gelir. Orta sınıf çöker. Orta sınıf çöktüğü zaman toplumda zenginle fakir arasındaki uçurum ayrı çatışma konularını da gündeme getirir. Onun için diyoruz ki, gelir dağılımı adaletine odaklanan, bunun için emeğin değerini artırmayı temel felsefesi olarak kabul eden ve böylece adaletli bir ekonomik düzeni kurmak isteyen niyetler ve bu yöndeki çabalar fevkalade önemlidir ve dünya barışına büyük bir katkı sunar" Dünyada gelecek dönemde gelir dağılımıyla ilgili adaletsizliği artıracak gelişmelere de işaret eden Kurtulmuş, dijitalleşmenin artması, robotik alandaki gelişmeler ve yapay zekanın gelişmesiyle birlikte emek alanıyla ilgili yeni tartışmaların ortaya çıktığını söyledi. Kurtulmuş, sadece emek ve ekonomiyle ilgili değil, bu konudaki gelişmelerin hukuk alanında da ciddi tartışmaları beraberinde getireceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak gelişmeleri hem çok yakın takip etmek hem de bu gelişmelerle birlikte emeğin değerini korumak gibi bir vazifelerinin bulunduğunun altını çizdi. Emeği birinci derece ilgilendiren önemli gelişmelerden birisinin de bu döneme ilişkin "kırılganlıklar" olduğunu ifade eden Kurtulmuş, jeostratejik birtakım gerilimlerin ve kırılganlıkların dünyadaki ekonominin bildik gidişatını da derinden ve çarpıcı şekilde etkileyeceğine dikkati çekti. "Türkiye olarak daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına girdiğini dile getiren Kurtulmuş, "Birileri Netanyahu’ya gaz veriyor, ikinci Davut’sun diyorlar. Yani ‘Sen yürü, Davut’un krallığını kuracaksın’ diye dini bir misyonla donatmaya çalışıyorlar. Netanyahu’dan olsa olsa ikinci Davut değil, ikinci Hitler çıkar, ikinci Führer çıkar, o istikamette ilerliyor. Gazze’deki en ağır bedeli çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Şifa Hastanesi’nde öldürülenlerle bugün İran’da ilkokulda öldürülen çocukların acısı aynıdır ve bedeli yine hep dediğim gibi masum ve mazlum insanlar ödemektedir. Onun için bizim Türkiye olarak hem bölgemizdeki gelişmelerden hem de dünyadaki bu küresel türbülanstan etkilenmemek için daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" ifadesine yer verdi. Türkiye’de uzun yıllar bu milletin insanları sımsıkı sarılıp kucaklaşmasın diye oynanan oyunları hatırlatan Kurtulmuş, binlerce gencin hayatını kaybettiği 1980’lerdeki sağ-sol çatışmasının Türk halkının kendi iç kavgası olmadığını emperyalistlerin bu milletin üstüne tahmil ettiği bir çatışma olduğunu kaydetti. Bu ülkede çıkarılmak istenen Alevi-Sünni, Türk-Kürt çatışmasına prim verilmediğini, bundan sonra da verilmeyeceğini belirten Kurtulmuş, "Bu ülkede hiçbir vatandaşımızın hiçbir gerekçeyle bir diğerinden ayrıldığı senaryoya asla ve asla eyvallah etmeyeceğiz. Türk’ün, Arap’ın, Kürt’ün, Sünni’nin, Alevi’nin, Şii’nin hiçbirisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiçbir vatandaşımızın bir diğerinden farkı yoktur. Bütün bu farklılıklarımızı, etnik, mezhebi, kültürel, hayat tarzına ilişkin farklılıklarımızı ise sadece büyük zenginliğimizin bir parçası olarak kabul edeceğiz" dedi. "Bu oyunu bozuyoruz" Türkiye gibi bu kadar zengin kültürel bir mirasa sahip birkaç ülkenin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, Anadolu’da taşınan her bir kültürel farklılığı, "pırlanta değerinde tarihsel miras" şeklinde niteledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle, bölgede terörün sona ermesi, halkların arasına sokulmaya çalışılan fitnenin ortadan kaldırılmasıyla birlikte bu coğrafyanın her yerinde insanların barış ve huzur içerisinde olacağını vurguladı. Bu topraklarda yaşayan Arap’ı, Kürt’ü, Türk’ü birbirinden ayırt edecek bir tek rasyonel sebep bulunmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bunların bölgeyi bir asır evvel bölüp parçalayıp kendilerince kolay lokma haline getirmek isteyenlerin ortaya koyduğu senaryolar olduğunu anlattı. Kurtulmuş, "Üzülerek ifade ediyorum ki bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Allah’ın izniyle birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bize düşer, bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. Bunun için gayretle mücadele ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Her birimiz bulunduğumuz her noktada, her yerde bu kardeşlik türkülerini birlik ve beraberlikle ilgili konuları gündeme getireceğiz ve sonuç alacağız. Bir asır evvel yapmış oldukları o ayrılık senaryosunun üzerinden nasıl bu aziz millet hep bir araya gelerek, ’Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı, bir büyük kurtuluş mücadelesi verdi, istiklalini kazandıysa biz de Allah’ın izniyle istikbalimizi garanti altına alarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Kurtulmuş, İstiklal Marşı’nın kabul edilmesinin 105. yıl dönümünü iftiharla kutladıklarını da ifade ederek, "Mehmet Akif Bey, sadece İstiklal Marşı’mızın yazarı değil, o dönemdeki milletimizin tamamının sahip olduğu ruhu anlatabilen bir büyük insandır. O ruhu bugün de taşıyoruz, o ruhu bugün de yaşıyoruz. Mehmet Akif Bey, aynı zamanda Burdur Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin de fevkalade önemli, kahraman kurucularından birisidir. Kendisinin şahsında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün kurucularını, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygıyla anıyorum ve Türkiye’nin bu ulusal kurtuluş mücadelesinde yaşadıklarımızın bizim için yarınımızın da teminatı olduğunun altını çizerek ifade ediyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şu dua ile sonlandırdı: "Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin, hanelerimize neşe, birlik ve beraberlik versin. Cenab-ı Allah bu milletimize kıyamete kadar beraber olmayı nasip etsin. Allah bizi sevsin, bizleri sevdirsin ve kendisini hakkıyla sevenlerden olmayı nasip etsin. Ahirimiz ve akıbetimiz hayır olsun, dinimiz ve dünyamız mamur olsun diyorum." TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekilleri ve işçilerle fotoğraf çektirdi.
İstanbul Trendyol 1. Lig: Esenler Erokspor: 1 - Bandırmaspor: 1 Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında evinde karşılaştığı Bandırmaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçtan dakikalar 6. dakikada sol taraftan savunma arkasına sarkan Kayode, kalesinden çıkan Akın’ın ceza sahası dışındaki müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Ayberk Demirbaş faul kararı verdi Akın’a sarı kart gösterdi. Sonrasında VAR’dan gelen tavsiye üzerine Ayberk Demirbaş pozisyonu izlemeye monitöre gitti. 9. dakikada incelemesini tamamlayan Ayberk Demirbaş, kaleci Akın Alkan’ın sarı kartını iptal edip doğrudan kırmızı kartla oyundan ihraç etti. 14. dakikada Recep Niyaz’ın pasında kale önünde kaleciyle karşı karşıya kalan Kayode, meşin yuvarlağı kontrol edip yaptığı vuruşla filelere gönderdi. 1-0 45+6. dakikada Amaral’ın sağ taraftan kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içinde topa yükselen Kerim, Mikail’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Ayberk Demirbaş penaltı noktasını gösterdi. 45+9. dakikada penaltıda topun başına geçen Tanque’nin yerden şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-1 Stat: Esenler Hakemler: Ayberk Demirbaş, Harun Güngör, Ferhat Çalar Esenler Erokspor: Ertuğrul Çetin, Hayrullah Bilazer, Cavare, Onur Ulaş, Enes Alıç, Mikail Okyar (Jack dk. 63), Amilton (Catakovic dk. 75), Recep Niyaz (Berat Luş dk. 76), Ömer Faruk Beyaz (Kanga dk. 63), Faye, Kayode Yedekler: Birkan Tetik, Enes Ali Oral, Nzaba, Eray Korkmaz, Yunus Emre Gedik, Alper Karaman Teknik Direktör: Osman Özköylü Bandırmaspor: Akın Alkan, Kerim Alıcı, Hikmet Çiftçi, Atınç Nukan, Enes Aydın (Oğuz Ceylan dk. 78), Mulumba, Muhammed Gümüşkaya (Mücahit Albayrak dk. 78), Fall (Arda Özçimen dk. 12), Amaral (Abdulkadir Parmak dk. 70), Kehinde (Badji dk. 46), Tanque Yedekler: Yasin Midiliç, Yusuf Can Esendemir, Enes Çinemre, Ndongala, Emirhan Acar Goller: Kayode (dk. 14) (Esenler Erokspor), Tanque (dk. 45+9 pen.) (Bandırmaspor) Kırmızı kart: Akın Alkan (dk. 9) (Bandırmaspor) Sarı kartlar: Mikail Okyar, Recep Niyaz (Esenler Erokspor), Amaral (Bandırmaspor)