GÜNDEM - 14 Aralık 2025 Pazar 16:23

Bursa’nın su sigortası Uludağ’da alarm

A
A
A
Bursa’nın su sigortası Uludağ’da alarm

Yağışların son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğine ve Uludağ’daki kar örtüsünün son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığına dikkat çeken Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeniden susuzluk yaşamaması adına tüm vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya davet etti.


Ağırlıklı olarak insan eliyle ortaya çıkan ve tüm dünyada gün geçtikçe etkisini daha fazla hissettiren iklim krizi, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Dünyanın bir kısmı yağışların olmaması sebebiyle susuzlukla mücadele ederken, bir kısmı ise aşırı yağışların getirdiği felaketlerle uğraşıyor.


"Yağışlar, son 52 yılın en düşük seviyesinde"


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm oldu ve uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kaldı. Bu değer son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.


Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri yaşanan krizi gözler önüne seriyor. Bursa’nın en önemli su kaynağı ve ‘su sigortası’ olarak kabul edilen Uludağ, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en sert şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve düzensizleşen yağış rejimi, son 10 yılda dağdaki kar örtüsünün yüzde 50’ye varan oranlarda azalmasına neden oldu. 2015 yılında 266 gün boyunca karla kaplı olan ve 187 santimetre kalınlığa ulaşan zirve, 2024 yılında sadece 100 gün kar tutabilirken; maksimum kalınlık 93 santimetreye kadar geriledi. 2025’in ilk altı ayında kar kalınlığı anlık olarak 131 santimetreye ulaşsa da, artan sıcaklıklar nedeniyle erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı.


"Son 50 senede uludağ’da sıcaklık 3 derece arttı"


1970-2024 yılları arasındaki son 55 yıllık periyot incelendiğinde, Bursa merkezde ortalama sıcaklıkların 2 derece, Uludağ’ın zirvesinde ise 3 derece arttığı görülüyor. Bu durum, buharlaşmayı şiddetlendirerek yağışların yeraltı sularını beslemeden atmosfere karışmasına neden oluyor. Zirvedeki yağış miktarının ortalamanın 30 milimetre altına düşmesi ve Uludağ’daki erimenin, kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiği görülüyor. Yağış rejimindeki düzensizleşme ve artan sıcaklıklar ise su teminini zorlaştırıyor.


"Halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum"


Doğancı ve Nilüfer barajlarını ziyaret ederek son durum hakkında bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yağışların azalması sonucu kentte bir süre su kesintisi yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Gerekli tedbirlerin alınması sayesinde daha vahim bir tabloyla karşılaşılmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa artık su şehri değil. Bursalılara bugüne kadar su tasarrufu konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Bu sayede su tüketiminde önemli bir düşüş yaşandı. Ancak bunun da yeterli olmadığını biliyoruz. Su sorunu yaşadığımız süreçleri elbette atlatacağız. Bu dönemi atlatmak ve tekrar susuz kalmamak için halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum. Suya sahip çıkmalıyız. Suyu tasarruflu kullanmalıyız. Sürdürülebilir su anlayışını Bursa’ya yerleştirmeliyiz. Bu konuda halkımızın desteği önemli" dedi.


"Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanı"


Bursa’daki su kaynaklarının ana damarının Uludağ olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’a kar yağdığında barajların suyla dolduğunu ve kente aktarıldığını söyledi. Uludağ’da 2015 yılında 2 metreye yakın kar yağarken, 2024 yılında bu oranın yüzde 50 azaldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Son 52 yılın en düşük yağmur yağdığı yıldayız. Aralık ayının ortasına gelmemize rağmen hala yeterli yağmur alamadık. Uludağ’a da yeterli kar yağmadı. Son 10 yılda su miktarında da yüzde 30 civarında bir düşüş oldu. Dünya yaklaşık 20 senedir iklim krizini konuşuyor ve gerekli tedbirleri alarak süreci yönetiyor. Ancak Bursa’da dikkate alınmamış. Bu yüzden bugünleri yaşıyoruz. Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanıdır. Bizler Bursa’nın gelecekte su sorunu yaşamaması için çözüm üreten, bilim insanların verilerini dikkate alan bir yönetim anlayışını sergiliyoruz" diye konuştu.


"Çınarcık arıtma tesisini yakın zamanda devreye alacağız"


Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çözümler sayesinde Çınarcık Barajı bypass hattını hayata geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Günlük ortalama 100 bin metreküp suyu, Çınarcık Barajı’ndan alarak Bursalılarla buluşturduk. Çınarcık Barajı’nın arıtma tesisini de yakın zaman içerisinde devreye alacağız. Böylece biraz daha nefes alacağız. Diğer alanlardaki çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bize hem göletler konusunda hem de diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarda destek veren DSİ Bölge Müdürlüğü’ne, bize önemli katkıları olan Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a da teşekkür ediyorum" dedi.



Bursa’nın su sigortası Uludağ’da alarm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Altıeylül’de can dostlara büyük destek Altıeylül Minik Patiler Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı, hayvanseverlerin örnek dayanışmasına sahne oldu. Hayvanseverler kampanya ile 2 ton mama bağışı topladılar. Altıeylül Hayvan barınağında yaşayan can dostlar için sosyal medya üzerinden başlatılan bağış kampanyası kısa sürede geniş kitlelere ulaştı ve yaklaşık 2 ton mama desteği sağlandı. Türkiye’nin farklı noktalarından destek veren vatandaşlar, sokak hayvanlarının yaşam şartlarını iyileştirmek için tek yürek oldu. Toplanan mamalar, Altıeylül Belediyesi ekipleri tarafından teslim alınarak bakımevinde yaşayan hayvanlara ulaştırılmaya başlandı. Modern bakımevi hayvanların ihtiyaçlarına göre tasarlandı Yaklaşık 300 hayvana ev sahipliği yapan bakımevinde, hayvanların ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanan 39 doğal yaşam alanı ve 52 padok yer alıyor. Tesiste ayrıca her biri 10 metrekare büyüklüğünde olan müşahede, karantina, yavrulu anne ve ameliyat sonrası bakım alanları bulunuyor. Söz konusu alanların tedavi ve bakım süreçlerinde aktif olarak kullanılarak can dostların tedavi ve rehabilitasyon işlemleri yapılıyor. Yeşil alanlarla iç içe tasarlanan bakımevi, hayvanların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarına katkı sağlıyor. Bakımevinde şu anda toplam 288 köpek bulunurken, bunların 63’unu yavrular oluşturuyor. Sağlanan mama desteği, bu ihtiyacın karşılanmasında önemli bir rol oynarken, bakım süreçlerinin de daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor. "Herkes elini taşın altına koydu" Altıeylül’de gerçekleşen bu anlamlı dayanışma, hayvan hakları konusunda toplumsal farkındalığın arttığını bir kez daha ortaya koydu. Mama desteği için büyük bir dayanışma içerisinde olduklarını söyleyen hayvansever Zeynep Gökçen Cihan "Bu kampanyayı başlatırken amacımız, bakımevindeki can dostlarımızın temel ihtiyaçlarına bir nebze de olsa katkı sağlayabilmekti. Altıeylül Belediyemiz can dostlarımızın ihtiyaçlarını zaten eksiksiz karşılıyor. Bizde onlara bir nebze olsun yardım etmek istedik. Çok kısa sürede bu kadar büyük bir destekle karşılaşmak hepimizi hem şaşırttı hem de çok mutlu etti. Türkiye’nin farklı yerlerinden hayvanseverler adeta tek yürek oldu. Yaklaşık 2 ton mama desteğinin toplanması, aslında toplumda bu konuda ne kadar büyük bir duyarlılık olduğunu da gösteriyor. Herkes elinden geleni yaptı; kimi bir paket mama gönderdi, kimi kampanyayı paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağladı. Bu dayanışma bizim için çok kıymetli. Bakımevinde yaşayan yüzlerce hayvanın düzenli beslenmesi büyük önem taşıyor. Özellikle yavruların sağlıklı gelişimi için bu destekler hayati nitelikte. Biz de elimizden geldiğince bu tür çalışmaların devam etmesi için çaba göstermeye devam edeceğiz. Destek veren, paylaşan, katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi.
Aydın Efeler’de Otizm Yaşam Merkezi büyüyor Efeler Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Yaşam Merkezi, her geçen gün daha fazla özel bireye ulaşarak kapasite ve hizmet çeşitliliğini artırıyor. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in görev süresi boyunca merkezde önemli gelişmeler kaydedilirken, otizmli bireylerin günlük yaşam becerilerini artırmaya, sosyal uyumlarını güçlendirmeye ve bireysel gelişimlerini desteklemeye yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen eğitimlerde; iletişim, motor beceriler, akademik gelişim ve sosyal etkileşim gibi birçok alanda destek sağlanıyor. Ayrıca ergoterapi, duyu bütünleme, spor, müzik, resim ve dil-konuşma eğitimleriyle bireylerin çok yönlü gelişimi hedefleniyor. Merkezden faydalanan öğrenci sayısı da dikkat çekici şekilde arttı. Başkan Yetişkin döneminde yaklaşık yüzde 60 oranında artış yaşanırken, bu gelişmeyle birlikte daha fazla otizmli bireyin eğitim ve destek hizmetlerinden yararlanması sağlandı. Öte yandan merkezde yalnızca eğitim değil, sosyal ve kültürel gelişimi destekleyen projeler de hayata geçirildi. Özel bireylerin sanatsal yönlerini ortaya koyabilmeleri amacıyla dans grubu kurulurken, vals ve bale gibi branşlarda çalışmalar başlatıldı. Meslek ve uygulama atölyesiyle üretim becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, "Topraktan Sofraya Meslek Mutfağı Atölyesi" projesinin kabul edilmesiyle eğitim imkanları genişletildi. Ayrıca öğrencilerin dikkat ve stratejik düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla satranç grubu da oluşturuldu. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, otizmin bir eksiklik değil farklılık olduğunu belirterek, "Efeler’de herkesin kendini değerli ve görünür hissettiği bir kent oluşturmak için çalışıyoruz. Otizmli bireylerimizin hayatın her alanında yer alabilmesi en büyük önceliğimiz. Farkındalık sadece bir güne sığdırılamaz; yılın her günü bu bilinçle hareket etmeliyiz" dedi.
Tunceli Tunceli’de çiftçilere tohum ve fide desteği Tunceli’de atıl durumdaki araziler üretime açılırken, binin üzerinde çiftçiye yüzde 75 hibeli tohum ve fide desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, Tunceli’de boş, nadasa bırakılan veya atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılması için önemli bir adım atıldı. Proje çerçevesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen programda üreticilere yüzde 75’i Bakanlık hibeli yağlık ayçiçeği, nohut ve kuru fasulye fideleri teslim edildi. Programda yaptığı konuşmada üretimin ve çiftçiliğin öneminden bahseden Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir ifadesi var ‘Köylü milletin efendisidir’ diye. Bunu hepimiz alkışlıyoruz. Ancak Ulu Önder, köylü milletin efendisidir derken zincir marketten yoğurt alan köylüden bahsetmiyor, yumurtasını gelip şehirden alan köylüden bahsetmiyor. Üreten, memleketine katkı sağlayan ve vatandaşına hizmet eden köylüden bahsediyor. Bizim bu köy yapısını oluşturmamız lazım. Devletimiz Türkiye yüzyılı ifadesini tarım için de Tarım Yüzyılı şeklinde kullanıyoruz. Hangi vatandaşımız bir katkı almak istiyorsa devletimizin neredeyse yüzde 70-80’lere kadar hibe destekleri var. Faizsiz kredi destekleri var. Onun için çiftçilerimizin de harekete geçmesi gerekiyor. Bu sene İl Özel İdaresinde de bir ilke imza attık. Tarım için 12 milyon TL bütçe ayırdık. Tarımı desteklememiz gerekiyor" dedi. Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürü Yavuz Suat Pala ise "Gerek sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak gerekse atıl, nadasta olan arazilerimizi tekrar üretime dahil etmek amacıyla yüzde 75 hibeli tohumlarımızı Tarım Alanlarının Üretimin Yaygınlaşması Projesi kapsamında çiftçilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bugün burada 55 bin 550 ton nohut, 5,5 ton kuru fasulye, 450 kilo yağlık ay çiçeği tohumu dağıtımını gerçekleştireceğiz. 5’inci ayda 147 bin 960 adet sebze fidesi, eylül ayında 30 ton toplam mercimek tohumunun dağıtımını gerçekleştirip bu yıl toplam bin 104 çiftçimize 8 bin 36 dekar alan için 5 milyon 614 bin TL toplam destek sunacağız. Bakanlığımızın destekleri Valimizin liderliğinde gerek bitkisel gerek hayvansal üretimde Tunceli Tarım İl Müdürlüğü olarak üreticilerimize desteklerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.