EKONOMİ - 26 Ocak 2026 Pazartesi 14:27

Buttim’de bayrak değişimi

A
A
A
Buttim’de bayrak değişimi

Bursa Uluslararası Tekstil Ticaret Merkezi (BUTTİM) 24. Olağan Genel Kurulu, kat maliklerinin katılımıyla BUTTİM Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. 2019 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini başarıyla yürüten Sadık Şengül, görevi BUTTİM’in kuruluşundan bu yana ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı olan Gülten Demir Varol’a devretti. BUTTİM tarihinde bir ilke imza atan Varol, "Bu bir bayrak yarışıdır; devraldığımız hizmet bayrağını daha yukarılara taşımak için var gücümüzle çalışacağız" ifadelerini kullandı.


Bursa ticaretinin kalbi ve tekstil sektörünün dünyaya açılan kapısı BUTTİM’de, yönetim kademesinde önemli bir değişim yaşandı. Haftasonu gerçekleştirilen 24. Olağan Genel Kurul toplantısında, 7 yıldır sürdürdüğü başkanlık göreviyle merkezin kurumsal kimliğine ve teknik altyapısına önemli yatırımlar yapan Sadık Şengül, görevi yeni yönetime bıraktı. Yapılan oylama sonucunda 2019 yılından beri Denetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Gülten Demir Varol, BUTTİM Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi.


"Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde"


Veda konuşmasında duygusal anlar yaşayan geçmiş dönem başkanı Sadık Şengül, görev süresi boyunca pandemi, deprem felaketi ve ekonomik dalgalanmalar gibi küresel ve ulusal krizlere rağmen BUTTİM’i "geleceğin ticaretine" hazırladıklarını vurguladı. Şengül, konuşmasında "2019 yılında ‘BUTTİM’i tüm dünyanın konuştuğu bir ticaret üssü haline getireceğiz’ sözüyle yola çıkmıştık. Bugün geriye dönüp baktığımda; dış cephesinden asansörlerine, fiber altyapısından yangın güvenliğine kadar BUTTİM’in adeta kalbini yenilemiş bir yönetim olarak huzurlarınızdayız. Doluluk oranının yüzde 100’e yaklaştığı, 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan, mali yapısı disipline edilmiş ve yaşayan bir BUTTİM bırakmanın gururunu yaşıyorum. Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde." ifadelerini kullandı.


"Sorumluluğumuzun farkındayız"


Genel Kurul’da kat maliklerinin desteğiyle Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Gülten Demir Varol, teşekkür konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Varol, BUTTİM’in güçlü bir ticaret ekosistemi olduğunu ifade ederek yeni dönem vizyonuyla ilgili"Öncelikle, BUTTİM’e değer katan çalışmaları ve 7 yıllık emekleri için Sayın Sadık Şengül ve ekibine şükranlarımı sunuyorum. Sayın Başkanımızdan devraldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak; BUTTİM’i küresel ticaretin güçlü merkezlerinden biri haline getirmek için kararlılıkla çalışacağız. Kat maliklerimizin güveni en büyük gücümüzdür. Katılımcı yönetim anlayışımızla, teknolojiyi ve yenilikçi projeleri odağımıza alarak BUTTİM’in marka değerini daha da güçlendirecek işlere imza atacağız. Sorumluluğumuzun farkındayız; BUTTİM ailesi için çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu.


Genel Kurul sonucunda BUTTİM’in yeni yönetim ve denetim kadroları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Üyeleri: Gülten Demir Varol, Mehmet Emin Tamam, Mehmet Okur, Yedekler: Hami Savcı, Murat Evinç, Mehmet Devrim, Sami Bağcı, Ersan Ertürk, Aysel Kısa, Denetim Kurulu Üyeleri:Rıfat Çolak, Necmi Kasaboğlu, Oktay Arslan, Yedekler:İbrahim Bozveli, Bestami Arslan, Ersin Aydemir, Bülent Tuna, Barış Ortakaya, Edip Seyhan



Buttim’de bayrak değişimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de 3 polisin şehit olduğu saldırının iddianamesi kabul edildi İzmir’in Balçova ilçesinde geçen yıl polis merkezine düzenlenen, 1’i emniyet müdürü 3 polisin şehit olduğu, 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. 7’si tutuklu 13 sanık hakkında 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 261’er yıla kadar hapis cezası istendi. Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı gerçekleşen olayda, E.B. pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada saldırgan bacaklarından vurularak etkisiz hale getirilirken, polis memuru Murat Dağlı ve bir vatandaş yaralandı. Talimat terör örgütü DEAŞ’tan İddianamede, saldırı tarihinde 16 yaşında olan tutuklu sanık E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’a katıldığı, örgüt ideolojisini benimsediği ve silahlı eğitim aldığı bilgisine yer verildi. Şüphelinin, örgütün amaçları doğrultusunda saldırı talimatı aldığı belirtildi. Saldırıyı gerçekleştiren E.B.’nin yaşı nedeniyle ayrılan ve İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen dosyası da birleştirilmesi talebiyle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Balçova Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne 8 Eylül 2025 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin soruşturmasını tamamladı. Hazırlanan 58 sayfalık iddianame, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, saldırıyı gerçekleştiren E.B. (17) ile babası N.B. ve annesi A.B.’nin de aralarında bulunduğu 7’si tutuklu 13 şüpheli yer aldı. İstenen cezalar belli oldu Kabul edilen iddianamede, 7’si tutuklu 13 sanık hakkında ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ’kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme’ ve ’kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ gibi suçlardan, 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıkların yargılanmasına 9 Nisan tarihinde başlanacak.
Balıkesir Zafer Uysal: "Galibiyeti Balıkesirspor ailesine armağan ediyoruz" Balıkesirspor Teknik Direktörü Zafer Uysal, Karşıyaka maçının ardından yaptığı açıklamada galibiyeti Balıkesirspor ailesine armağan ettiklerini açıkladı. TFF 3. Lig 4 grup takımlarından Balıkesirspor, 18. hafta müsabakasında konuk ettiği Karşıyaka’yı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Balıkesirspor Teknik Direktörü Zafer Uysal, "Karşıyaka galibiyetimiz, sadece üç puan değil. Sahada ilmek ilmek dokumaya çalıştığımız oyun karakterimizin, dayanışma ruhumuzun ve gerçek bir kulüp olma bilincinin en somut yansıması oldu. Bu anlamlı zaferin mimarı olan tüm futbolcularımı yürekten kutluyorum" dedi. "Performansımız, fabrika ayarlarımıza geri dönüşün vurgusunu taşıyordu" Sahada gösterilen performansın temelini disiplinli çalışmalarına bağlayan Uysal, "Ancak asıl teşekkür, 90 dakika boyunca inançlarını hiç kaybetmeden, coşkularıyla bize güç veren siz değerli taraftarlarımıza. Bu galibiyeti, sizlere ve tüm Balıkesirspor ailesine armağan ediyoruz. Stadyumumuzun zorlu zemin şartlarına da ayrı bir parantez açmak gerekir. Performansımız, hem taktik disiplin hem de mücadele azmi açısından bir toparlanma ve temel değerlerimize, ’fabrika ayarlarımıza’ dönüşümüzün vurgusunu taşıyordu. Antrenmanlarda üzerinde titizlikle durduğumuz, savunmadan hücuma organize olma, top kaybı sonrası anında yüksek pres ve oyunu kontrol altına alma prensiplerini sahada net bir şekilde görmek, hepimiz için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı oldu" Teknik Direktör Uysal açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Rakip hücumlarını, hatasız bir savunma organizasyonu ve kolektif geri dönüş mücadelemizle etkisiz hale getirdik. Kanat bölgelerimizde verilen amansız mücadele, rakibin etkili ortalar kullanmasının önünde set oldu. Orta sahada kurduğumuz sağlam denge, hem defansif güvencemizi pekiştirdi hem de hücumda sürpriz unsurlar için zemin hazırladı. Takımımızın sabit bir hücum anlayışının önüne geçerek, rakip savunmayı derin şartlarla ve sürekli pozisyon değişiklikleriyle test etti. Bu zaferin belki de en iç ısıtan tarafı, genç futbolcularımıza duyduğumuz güvenin karşılığını almak ve onların gelişimine bizzat sahada tanıklık etmekti. Gençlere fırsat verme politikamızın ne denli isabetli olduğunu bir kez daha gördük. Sakat ve cezalı oyuncularımızın eksikliği ile forma şansı bulan genç yeteneklerimiz ve bu süreçte takımdan ayrılan değerli oyuncularımız olmasına rağmen, sahadaki her bir futbolcumuz büyük bir karakter, aidiyet ve mücadele örneği sergileyerek, gerçek bir takım ruhuyla kenetlendi. Bu dayanıklılık ve profesyonellik, bu koca kulübün ne denli güçlü bir oyuncu topluluğuna sahip olduğunun kanıtıdır. Bu koca çınarı, 60 yıllık köklü mirasımızı daha ileri taşımak için şehrin tüm dinamiklerinden ve değerli iş insanlarımızdan beklediğimiz destek, takımımızın omuzlarındaki yükü hafifletecek ve hedeflerimize birlikte, daha güçlü adımlarla yürümemizi sağlayacaktır. Yolumuza, inancımız ve birliğimizle devam edeceğiz. Bizi yalnız bırakmadığınız için bir kez daha teşekkürler. Biz, birlikte parlayan bir yıldızız."
Zonguldak 350 milyon yıllık Gökgöl Mağarası’na ziyaretçi rekoru Türkiye’nin en uzun onuncu mağarası olan 350 milyon yıllık doğa harikası Gökgöl Mağarası, ziyaretçi akınına uğruyor. Zonguldak İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, Gökgöl Mağarası’nın son 25 yılın en yüksek ziyaretçi rakamına ulaştığını belirterek, "Bu yıl 90 bin misafirimizi ağırladık, 2026 hedefimiz 125 bin barajını aşmak" dedi. Zonguldak-Ankara karayolu üzerinde bulunan ve 2021 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından modern bir çehreye kavuşan Gökgöl Mağarası, bölge turizminin lokomotifi olmaya devam ediyor. 875 metrelik yürüyüş parkuru, içinden geçen deresi ve etkileyici damlataş oluşumlarıyla dikkat çeken "Yaşayan Mağara", hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Zonguldak turizminin parlayan yıldızı Gökgöl Mağarası, pandemi sonrası dönemde yakaladığı ivmeyle rekorları altüst ediyor. Şehrin tanıtımına doğrudan katkı sağlayan mağara, sadece bir doğa harikası olarak değil, aynı zamanda şifa arayanların da rotası haline geldi. "90 bin ziyaretçiyle dev bir sıçrama yaptık" Ziyaretçi verilerini paylaşan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, artışın tesadüf olmadığını vurgulayarak şöyle dedi: "Yıllardır Zonguldak’ı ziyaret eden insan sayısının artması hem esnafımız hem vatandaşlarımız için olumlu bir tablo yansıtmakta. Tadilat ve pandemi sonrasındaki dönemde ziyaretçi sayılarımız 30 bin, 45 bin ve 60 bin baremlerini aşarak bu yıl 90 bin rakamına ulaştı. Bu, son 20-25 yılın en büyük rakamıdır. Gökgöl, kendi tanıtımını kendisi yapan bir lokasyon; çünkü her gelen buradan mutlu hatıralarla ayrılıyor." 2026 hedefi 125 bin ziyaretçi Gelecek vizyonunu "Hedefimiz çok büyük" diyerek özetleyen Karayılmaz, turizm rotalarının değiştiğine dikkat çekerek şöyle dedi: "Valimizin liderliğinde Türkiye’nin birçok fuarına giderek tanıtımlar yapıyoruz. Bu çalışmalar meyvesini verdi; ulusal tur şirketleri artık Karabük ve Amasra rotalarına Zonguldak’ı da eklediler. Hafta sonları mağarada adım atacak yer olmuyor. Personelimiz sadece Pazartesi günleri dinlenebiliyor. Özellikle 10 günlük bayram tatillerinde 9-10 bin kişilik akınlar yaşıyoruz. Bu motivasyonla 2026 yılında 125 bin rakamını geçmeyi hedefliyoruz." Solunum hastaları için doğal rehabilitasyon merkezi Mağaranın mikroklima özelliğinin sağlık turizmine katkısını anlatan Karayılmaz, şu detayları paylaştı: "Mağaramız yazın serin, kışın sıcak olan çok enteresan bir ortama sahip. Solunum sistemi rahatsızlığı olan insanlar burada vakit geçirdiklerinde kendilerine iyi geldiğini ifade ediyorlar. Özellikle yaşlı hastalarımız, girişten sonraki ilk 100 metrede bulunan salonumuzda oturup dinlenerek vakit geçiriyorlar. Bu sağlık faktörü de ziyaretçi sayımızın artışında ciddi bir etken." "Sarkıtların her biri bir sanat eseri" Mağarayı ailesiyle birlikte ziyaret eden Hümeyra Feyzanur Kök, yer altındaki bu büyüleyici atmosferi şu sözlerle tarif etti: "Sarkıtların her biri Allah’ın eşsiz birer sanat eseri gibi. Damlaların akışını izlemek ve bu huzurlu atmosferde yürümek gerçekten etkileyici. Buraya ikinci gelişim ama şehirden ayrılmadan önce bir kez daha görmek istedim. Burası sadece bir mağara değil, ruhun dinlendiği bir yer. Herkese tavsiye ediyorum."
İstanbul Zeynep Sönmez: "Rüya gibi bir turnuva geçirdim" Avustralya Açık’ta 3. tura kadar yükselen milli tenisçi Zeynep Sönmez, "Benim için de çok güzel bir deneyim oldu. Rüya gibi bir turnuva geçirdim" dedi. D Smart’ta yayınlanan Spor Ajansı programına canlı bağlantıyla katılan milli tenisçi Zeynep Sönmez, 3. tura kadar yükseldiği Avustralya Açık Turnuvası’nın ardından duygularını ve hedeflerini anlattı. Turnuvayı rüya gibi geçirdiğini ifade eden Sönmez, "Benim için de çok güzel bir deneyim oldu. Yıla böyle başlamak çok güzeldi, atmosfer çok güzeldi. Rüya gibi bir turnuva geçirdim diyebilirim. O yüzden çok mutluyum" cümlelerine yer verdi. "Her maçın kendi hikayesi var" İlk turda dünya çapında önemli bir rakibi olan 11. sıradaki Ekaterina Alexandrova’yı mağlup etmesini değerlendiren milli tenisçi, "Daha önce oynadığım bir oyuncuydu. O yüzden biraz tanıyordum kendisini. Çok da iyi bir oyuncu. Onunla kortta olabilmek çok güzeldi. Her maçın kendi hikayesi var. O yüzden bir önceki oynadığımız maçtan tecrübelerimi aldım ve yapmam gerekenler, yapmamam gerekenleri daha net biliyordum. İyi bir maçtı, çok çekişmeli bir maçtı" diye konuştu. Sönmez, turnuvada maç sırasında fenalaşan top toplayıcı kıza yardım etmesi ile ilgili de, "Avustralya o gün çok sıcaktı. Olay benim kortumda yaşandı. Ayrıca benim tarafımdaydı o top toplayıcı da. Kim benim yerimde olsa aynı şeyi yapacağını düşünüyorum. Orada kendini çok da iyi hissetmediğini gördüm, ayakta duramıyordu. Kenara doğru yürürken tamamen bayıldı. Sonra oturttuk şu an gayet iyi" ifadelerini kullandı. "Enerji çok güzeldi benim için" Putintseva ile 3. turda oynadığı maçı kaybetmesine rağmen ayakta alkışlanan ve o maçtaki atmosfer üzerine gelen soruya da yanıt veren Zeynep Sönmez, "Çok güzel bir atmosfer vardı benim için. Putintseva için de zorlu bir atmosfer olduğunun hepimiz farkındaydık. Ben onun davranışları için konuşamam. Bu benim için doğru olmaz. Kendi açımdan mükemmel atmosfer vardı. Çok keyif aldım. Hiç kendimi yalnız hissetmedim. Gerçekten enerji çok güzeldi benim için" değerlendirmesinde bulundu. Maç sonrasında rakibiyle soyunma odasında karşılaştıklarını belirten Sönmez, "Putintseva ile maçtan sonra soyunma odasında görüştük, yani denk geldik ve bana ’Çok iyi oynadın. Bence çok yakın zamanda çok daha yüksek yerlere geleceksin. Senle oynarken çok zorlandım’ gibi bir yorum yaptı. Ben de teşekkür ettim" dedi. "Sporcu olmak tam zamanlı bir iş" Yoğun turnuva temposu nedeniyle Türkiye’ye çok sık gelemediğini ifade eden Zeynep Sönmez, "Çok az Türkiye’ye gidebiliyorum maalesef. Hem maalesef hem de işimi yapabildiğim için mutluyum. İkisi beraber çok dolu geçiyor. Genelde erken yatmam ve erken kalkmam gerekiyor. Beslenmeme dikkat etmen gerekiyor. Dinlenmem de antrenman kadar önemli çünkü her şey bir bütün aslında. Hepsine dikkat ederek hareket etmeye çalışıyorum. Çoğu zaman seyahat ediyorum. Bol su tüketimine dikkat ediyorum. Vücudumun da ödem yapmaması için dikkat ediyorum. Aslında sporcu olmak tam zamanlı bir iş. Her şeye dikkat etmeniz vücudunuza zihninize iyi bakmanız gerekiyor. Çünkü seyahat ettikten sonra da yorgun olsak da dinlenme şansımız olmuyor. Hep performans sergilemek zorundayız. O yüzden sağlığıma ekstra dikkat etmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. Tenisin zorluk derecesine de değinen milli sporcu, şunları söyledi: "Tenisin kendi içinde bir sürü zorluğu var. Diğer sporlar hakkında konuşursam doğru olmaz. Çünkü içeride neler olduğunu bilemiyorum ama kesinlikle tenis kolay sporlardan biri diyemem. En zor sporlardan biri bence." "Favori zeminim sert kort" Zemin tercihi sorusuna da yanıt veren Sönmez, sert kortun kendisi için ayrı bir yeri olduğunu belirtti. Sönmez, "Çimde oynamayı seviyorum ama bence favori zeminim sert kort. Çünkü sert kortta büyüdüm. İstanbul’da genelde antrenmanlarımı küçükken hep sert kortta yapıyordum. O yüzden en alışık olduğum kort sert zemin" açıklamasını yaptı. Maç öncesi rutinlerinden de bahseden milli sporcu, özel totemlerinin olmadığını söyledi. Zeynep, "Totemlerim yok. Müzik dinlerim, ısınırım. Böyle rahat rahat uzun uzun ısınmayı tercih ederim" diye konuştu. "Yılın ilk hedefi olarak ilk 100’e geri dönmek istiyordum" İlk 100’e yeniden girmenin kariyerine katkısını da anlatan Zeynep Sönmez, "İlk 100’e girmemin şöyle bir katkısı var. Bazı turnuvalarda ana tablo hakkı oluyor. Bu güzel bir şey. Yılın ilk hedefi olarak ilk 100’e geri dönmek istiyordum. Bunu başarmış olduk. Şimdiki hedef en yüksek sıralamamın üstüne çıkmak ama genel olarak benim hep dediğim bir şey var kortta olmaktan keyif almak istiyorum" Yakın dönem turnuva planını da paylaşan milli tenisçi, "Büyük ihtimal Abu Dabi olacak. O olmazsa da Doha olacak. En son oynadığım turnuvadan daha iyi oynamak istiyorum" dedi. Genç sporculara da mesaj gönderen Sönmez, "Kesinlikle bol bol keyif alsınlar kortta olmaktan. Sonuçtan bağımsız eğlenmeye çalışsınlar. Kendilerinin en iyi versiyonu olmaya çalışsınlar. Kesinlikle pes etmesinler. Hayalleri varsa onların peşinden gitsinler. Kendilerine inansınlar" ifadelerini kullandı. "Zihnine hükmeden bedenine de hükmeder" Zeynep Sönmez, son olarak kitap okuma konusundaki motivasyonunu şu sözlerle anlattı: "Okuduğum bir kitap vardı. Orada altını çizdiğim bir kaç yer vardı. Maçta bana yardımcı olabileceğini düşündüm. Altını çizdiğim yerleri okudum ve ben hep şunu söylerim; ’Zihnine hükmeden bedenine de hükmeder’ Mümkün olduğunca zihinsel olarak da psikolojik olarak da yaşayacağım şeylere kendimi hazırlıyorum."